Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3823 E. 2026/291 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3823
- Karar No
- 2026/291
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1099 Esas, 2025/213 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/426 Esas, 2023/983 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak terkini istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davada tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın aleyhine bir durum oluşmadıkça Bölge Adliye Mahkemesi kararını istinaf etme hakkı bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmediği ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına göre asıl davada davacı birleştirilen davada davalı aleyhine bir durum oluşmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz hakkı bulunmadığının kabulü ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.01.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... gelmiş, davalı idare vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekillerinin dava konusu .............. Mahallesi 1 38... parsel sayılı taşınmazın maliki iken davalı idare tarafından taşınmazın acele kamulaştırılması talebinde bulunulduğunu, mahkemece çok düşük bir bedelle taşınmaza acele el konulmasına karar verildiğini, davalının taşınmaza el atarak taşınmazın tamamını kullanılmaz hale getirdiğini, makul süre içerisinde bedel tespit ve tescil davası açılmadığını ileri sürerek şimdilik 500,00 TL kamulaştırmasız el atma, 500,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
2.Davacı idare vekili birleştirilen davada dava dilekçesince özetle; dava konusu ........... Mahallesi 1 38... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atılmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca acele kamulaştırma davası açıldığını, en kısa zamanda bedel tespit ve tescil davasının da açılacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; metrekare birim fiyatının yüksek belirlendiğini, ürün münavebesinin hatalı yapıldığını, kapitalizasyon faizi ile objektif değer artışının aynı gerekçelere dayandırıldığını ve oranların hatalı belirlendiğini, arta kalan kısımda değer kaybı oluşmadığını, asıl dava yönünden davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metoduna göre değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği; ancak birleştirilen davanın kabulüne karar verildiği ve değerlendirmenin 2023 yılı verilerine göre yapılması gerektiğinden 2023 yılı verileri getirtilerek resen yapılan hesaplama sonucu tespit edilen bedelin istinaf eden idare aleyhine olduğu gözetilerek istinaf edenin sıfatına göre mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak birleştirilen davada kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olarak açılan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve dava açıldığı andaki haklılık durumu gözetilerek asıl davada davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğrudur.
3. Sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metoduna göre değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında ileri sürülmesi halinde değerlendirilemeyecek olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Asıl Davada Davacı Birleştirilen Davada Davalı Vekilinin Temyizi Yönünden Asıl davada davalı birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B. Asıl Davada Davalı Birleştirilen Davada Davacı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden, Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl davada davacı- birleştirilen davada davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.