Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/6289 E. 2025/10585 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/6289
Karar No
2025/10585
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/6289 Karar No : 2025/10585

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Manisa ili, Kula ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında üçüncü kişiye (G.K) satışının yapılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E..., K:... sayılı kararda; olayda UYAP kayıtları incelendiğinde, dava konusu taşınmazın davalı idare tarafından G.K isimli kişiye 11/10/2023 tarihinde satışının yapılarak tahsis işleminin gerçekleştirildiği, davacı tarafından 07/12/2023 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:...... sayılı dosyasında, söz konusu taşınmaza yönelik olarak tapu iptal ve tescil davası açıldığı, davacı tarafından anılan Mahkemeye sunulan dava dilekçesi incelendiğinde, taşınmazın G.K'ye satışının yapıldığından davacının haberdar olduğu ve bu hususu dilekçesinde de beyan ettiği, bunun dışında da 15/12/2023 tarihinde dava dosyasına taşınmazın G.K'ye satışına ilişkin bilgi ve belgeler sunulduğunun görüldüğü, bu durumda, davacının dava konusu taşınmazın idare tarafından üçüncü kişiye satışına yönelik işlemi en geç ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı dava tarihi itibariyle (07/12/2023) öğrendiği anlaşıldığından, bu tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 26/06/2024 tarihinde açılan işbu davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Manisa ili, Kula ilçesi, ... ... Mahallesi ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 6.008 m²'lik alanına 30 yıllık süredir zilyed sıfatıyla elinde bulundurduğu, anılan taşınmazın tamamının 16.587,45 m² olduğu, bu taşınmazın tamamının 6292 sayılı Kanun'un 2-b.maddesi uyarınca G.K.isimli kişiye satışının yapıldığının öğrenilmesi üzerine davanın açıldığı, yapmış olduğu şikayet üzerine başlatılan soruşturmanın adli yargı yerinde derdest olduğu, idarenin hatalı işlemi nedeniyle dava konusu edilen işlemin öğrenilemediği, bu haliyle açmış oldukları davanın süresinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Manisa ili, Kula ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı ve 16.587,45 m² yüzölçümlü taşınmazın, 6292 sayılı Kanun kapsamında dava dışı G.K. isimli kişiye Kula Kaymakamlığı (Kula Milli Emlak Şefliği)'nin ... tarih ve E-... sayılı işlemiyle satışının yapılması neticesinde davacı tarafından 07/12/2023 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil davası açıldığı ve bu davanın derdest olduğu, devamında 17/05/2024 tarihinde idareye yapılan başvuru ile satış işleminin geri alınmasına yönelik yapılan talebin ... tarih ve E-... sayılı işlem ile reddedilmesi üzerine, anılan taşınmazın dava dışı G.K. isimli kişiye satılmasına yönelik işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesinde "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." hükmüne; "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde "1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına ilişkin 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeblere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir. Çağdaş demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüde sağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlükleri büyük ölçüde kısıtlayan veya kullanılamaz hale getiren sınırlamalar hakkın özüne dokunur. Temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamaların yalnız ölçüsü değil, koşulları, nedeni, yöntemi, kısıtlamaya karşı öngörülen kanun yolları demokratik toplum düzeni kavramı içinde değerlendirilmelidir. Özgürlükler, ancak Anayasa'nın ilgili maddelerinde öngörülen nedenlerle ve demokratik toplum düzeninin sürekliliği için zorunlu olduğu ölçüde sınırlandırılabilir. Anayasa Mahkemesi'nin 10/04/2003 tarihli ve E:2002/112, K:2003/33 sayılı kararında; hukuk devletinin, insan haklarına saygı gösteren, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her eylem ve işlemi hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasa'nın bulunduğu bilincinde olan devlet olduğu; ayrıca, hukukun evrensel ilkelerine saygı duymanın hukuk devleti olmanın gereği olduğu; hukukun genel ilkelerinden birisinin de mülkiyet hakkının "zamanötesi" niteliği, başka bir anlatımla mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramaması olduğu belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, Manisa ili, Kula ilçesi, ... ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı ve 16.587,45 m² yüzölçümlü taşınmazın, tapu iptali ve tescili istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:.../... sayılı dosyasında dava açıldığı ve bu davanın henüz derdest olduğu, daha sonra davacı tarafından açılan bu davada sunulan bilgi/belgelerden satışa esas teşkil eden komisyon kararının usule uygun olarak köyde ilan edilmediğinin öğrenildiğinden bahisle, 17/05/2024 tarihinde idareye yapılan başvuru ile satış işleminin geri alınmasına yönelik yapılan talebin... tarih ve E-... sayılı işlem ile reddedilmesi üzerine, anılan taşınmazın dava dışı G.K. isimli kişiye satılmasına yönelik işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; UYAP üzerinden yapılan incelemede anılan taşınmazın tapu iptali ve tescili istemiyle 07/12/2023 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:.../... sayılı dosyada açılan davanın derdest olduğu ve 15/01/2026 gününde duruşma yapılacağı görülmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, adil yargılanma hakkını "hukukun üstünlüğü" ilkesinin temel unsurlarından biri olarak kabul ettiğinden, mahkemeye etkili erişim hakkını da, adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak kabul edip, mahkemeye başvuru konusunda tutarlı bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve etkili fırsatlara sahip olması gerektiğini karara bağlamıştır. (AİHM, 23/01/2023 tarih, B. No: 51307/99 sayılı Geffre/Fransa kararı) Anayasa'nın 40. maddesinde yer alan "Devlet işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmü uyarınca işlemlerde, işleme karşı süresini belirtmek şartıyla hukuksal yolların gösterilmesi zaruridir. Her ne kadar ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:......, K:...sayılı, temyize konu kararında, tapu iptal ve tescil davası açıldığı tarih 07/12/2023 itibariyle davacının işlemden haberdar olduğundan bahisle davanın süre aşımı nedeniyle reddine ve bu kararın yapılan istinaf incelemesinde istinaf isteminin reddine karar verilmiş ise de; davacının, açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının yargılamasının devam ettiği, henüz derdest olduğu, esas hakkında herhangi bir karar verilmediği, bu tarihten önce davacıya tebliğ edilmiş bir işlemin bulunmadığı, davalı idarenin mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendiren tasarrufunun anılan davanın açılması neticesinde yapılan yargılama esnasında öğrenildiğinin kabulü gerekmektedir. Mahkemelerce usul kurallarının katı şekilde yorumlanması halinde adil yargılanma hakkı ile Mahkemeye erişim hakkının ihlal edileceği, hak kayıplarına sebebiyet verileceği açıktır. Bu durumda, davacı tarafından tapu iptal ve tescil istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılamanın devam ettiği, henüz esas hakkında bir karar verilmediği ve bu yargılama esnasında mülkiyet hakkını ilgilendiren bir konuda işlem yapılması istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında idareye 17/05/2024 tarihinde başvuruda bulunulduğu anlaşıldığından, davanın süresinde açıldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla, davanın süre yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamakta olup işin esasının anılan Mahkemece incelenip karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 30/12/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY: (X)- Dava; Manisa ili, Kula ilçesi, ...Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı ve 16.587,45 m² yüzölçümlü taşınmazın, 6292 sayılı Kanun kapsamında dava dışı G.K. isimli kişiye Kula Kaymakamlığı (Kula Milli Emlak Şefliği)'nin ... tarih ve E-... sayılı işlemiyle satışının yapılması neticesinde davacı tarafından 07/12/2023 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:.../... sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil davası açıldığı ve bu davanın derdest olduğu, devamında 17/05/2024 tarihinde idareye yapılan başvuru ile satış işleminin geri alınmasına yönelik yapılan talebin...4 tarih ve E-... sayılı işlem ile reddedilmesi üzerine, anılan taşınmazın dava dışı G.K. isimli kişiye satılmasına yönelik işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; ikinci fıkrasının (a) bendinde, bu sürenin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildiriminin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı; 8. maddesinin birinci fıkrasında, sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde; ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı; otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı; isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı belirtilmiş, 14/3-e maddesinde; dilekçelerin “süre aşımı” yönünden de inceleneceği, 6. fıkrasında, ilk inceleme hususlarının ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise süresinde açılmayan davanın reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. İdari Yargıda dava açma süresinin 2577 sayılı Kanun'un 7/2-a maddesi uyarınca yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kuralına yer verilmiştir. Yazılı bildirimin bulunmadığı durumlarda, dava açma süresinin ıttıla (öğrenme) ile başlayacağı kuşkusuzdur. Danıştay'ın yerleşik hale gelen içtihadına göre, İdari Hakimin, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeleri inceleyerek, ya da başka dava dosyalarında yer alan dava süreçlerini kontrol ederek, davacının dava konusu etmiş olduğu idari işlemi hangi tarihte öğrendiğini tespit ediyor ise, bu tarihi esas alacağı, eğer böyle bir tespitin yapılması mümkün değil ise, aksi ortaya konulmadığı için davacının dava dilekçesinde yazdığı öğrenme tarihini esas alacağı tabiidir. Davacı, öncelikle ... ada, ... parselin bir başkasına (G.K.) satışına ilişkin 24/08/2023 tarihli işlemin, geri alınması veya iptal edilmesi istemiyle 17/05/2024 tarihinde yapmış olduğu başvurunun reddedilmesi üzerine satış işleminin iptalini istemektedir. Olayda, iptalini istediği 24/08/2023 tarihli işlem bizzat davacıyla ilgili ve davacıya yazılı olarak tebliğ edilen bir işlem olmadığı için bu işlemin, davacı tarafından ne zaman öğrenildiğinin tespiti önem arzetmektedir. Zira, işlem tarihinden başvuru tarihine kadar, dokuz aya yakın bir süre geçtiği dikkate alındığında, davacının bu uzun süre içinde işlemden haberdar olmaması olağan değildir. Nitekim dava dilekçesi eki belgeler incelendiğinde, davacının zilyet olduğu taşınmazın G.K.üzerine tescil edilmiş olduğunu tesadüfen öğrendiği ve süresi içerisinde de ... Asliye Hukuk Mahkemesine E:.../... sayılı dosyada davasını açtığı ve bu davanın henüz derdest olduğunu belirtmiştir. Bu beyana göre, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne davanın açıldığı 07/12/2023 tarihinde, davacının sözü edilen satış işleminden haberdar olduğu kendi beyan ve dilekçesinden anlaşılmaktadır. Danıştay 8. Dairesinin 09/10/2023 tarih ve E:2023/1074, K:2023/4972 sayılı kararında yer aldığı gibi "üçüncü kişiye yapılan satış işlemlerinin iptali istemiyle yapılan başvurunun reddi işlemine karşı açılan davalarda, ... Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmış ise, açılan bu dava tarihinde davacının işlemden haberdar olduğunun kabulü gerektiği" yolundaki karar onanmak suretiyle içtihat oluşmuştur. Hal böyle iken, davacının, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davanın açıldığı 07/12/2023 tarihinde, satış işleminden haberdar olduğunun kabulü ile 17/05/2024 tarihinde yapılan başvurunun 60 günlük süre içinde yapılmadığından dolayı ... İdare Mahkemesinin davanın süre yönünden reddine ilişkin kararının istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşü ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/6289, K. 2025/10585, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-6289-e-2025-10585-k-735ea0862ace