Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2025/5901 E. 2026/405 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2025/5901
- Karar No
- 2026/405
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/5901 Karar No : 2026/405
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Nakliyat Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, hisse pay devrinin gerçekleştirilmesi talebiyle yapılan başvurunun uygun bulunmaması nedeniyle reddine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin hisse pay devri talebinin herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin reddedildiği, idari işlemlerin yasal dayanağının olması "kanuni idare" ilkesinin sonucu olduğu, bu sebeple, idarenin yasal dayanağı bulunmayan bir yetkiyi kullanması olanaklı olmadığı, davacının hisse pay devri işlemi konusunda Maden Yönetmeliğinin 79. maddesinin 11. fıkrası uyarınca işlem yapılması talebinin, salt "2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ve bu genelge kapsamında Bakanlık Oluru ile yürürlüğe giren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonunun Usul ve Esasları çerçevesinde oluşturulmuş olan komisyonumuz tarafından yapılan değerlendirme sonucunda uygun olmadığına karar verilmiştir." ibaresine yer verilerek hiçbir somut ve hukuki gerekçeye yer verilmeden reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi Kararıyla, maden mevzuatı uyarınca hisse devrine ilişkin yapılan başvurular hakkında değerlendirme yapma ve karar verme yetki ve görevi verilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bu konuda takdir yetkisinin bulunduğu açık ise de, takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek ve tesis edilecek işlemin somut gerekçeleri ortaya konulmak suretiyle kullanılabileceği, davalı idare tarafından hem dava konusu işlemde, hem de dava konusu uyuşmazlıkta verilen savunmalar ile istinaf dilekçesinde dava konusu işlemin tesis edilmesine yönelik haklı bir sebep ortaya konulamadığından, salt takdir yetkisine dayalı olarak ve hiçbir somut gerekçe gösterilmeden tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, işbu iptal kararı doğrudan hisse devri sonucunu doğurmadığı, davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca söz konusu talep hakkında 3213 sayılı Maden Kanunu ve Maden Yönetmeliği hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldıktan sonra yeniden işlem tesis edilebileceği ve bu işleme karşı ayrıca dava açılabileceği gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, 2018/8 sayılı Genelgenin, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin etmek maksadıyla düzenlendiği, kapsamdaki satış, kira, irtifak, takas, tahsis, devir ve benzeri her türlü tasarrufa yönelik işlemlerin ilgili komisyonlar vasıtası ile yapılması öngörülerek uygulamada birliğin temin edilmesi amaçlandığı, başta Anayasa olmak üzere 3213 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuata tamamıyla uygun olduğu ileri sürülmektedir. Davalı Maden Ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, madenlerin taşınmaz mal niteliğinde olduğu, 2018/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren Taşınmaz Komisyonunun dava konusu işlemi tesis etme yetkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Dava, davacı şirket tarafından, hisse pay devrinin gerçekleştirilmesi talebiyle yapılan başvurunun uygun bulunmaması nedeniyle reddine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek, dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği; "Taşınmaz mallara ve kamu idarelerine ilişkin davalarda yetki" başlıklı 34. maddesinin 1. fıkrasında, imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkemenin taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu; ''Davalarda Genel Yetki'' başlıklı 32. maddesinin 1. fıkrasında ise, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dairemizin istikrarlı şekilde verilen çok sayıda kararında (Dairemizin E:2024/3978, E:2023/341, E:2022/4859 sayılı dosyaları) madenlerin taşınmaz olarak nitelendirilmesi konusunda duraksama bulunmayıp, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, taşınmaz mallara ve bu taşınmazlarla ilgili haklara ilişkin olduğu anlaşılan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiştir. Bununla birlikte, uyuşmazlığın taşınmaz mallarla ilgili 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde 1. fıkrasında sayılan tahsis, ruhsat ve benzeri mevzuatın uygulanmasından doğan bir işlemden kaynaklanmaması, dolayısıyla özel yetki kuralının uygulanamayacak olması hallerinde ise (Dairemizin E:2021/1592, E:2021/1935 sayılı dosyaları) uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiştir. Bu halde, Dairemizce, yetkili yargı yerinin belirlenmesinde söz konusu uyuşmazlığın madenle/taşınmazla olan bağının gözetildiği açıktır. Uyuşmazlığın özelliği gereği, hisse devrinin taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından, dolayısıyla madenin kendisinden kaynaklanmadığı, şirketin ortaklık yapısındaki değişikliğe ilişkin olduğu, hisse devrinin de Maden Kanunu uyarınca Bakanlık iznine bağlandığı ve yapılacak değerlendirmenin doğrudan madene ilişkin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, hisse devrini gerçekleştirecek şirketin birden fazla ilde maden ruhsatı sahibi olmasının da ihtimal dahilinde olduğu gözetildiğinde, bu hallerde uyuşmazlığın hangi madenin bulunduğu yerdeki mahkemece çözümleneceği sorununun ortaya çıkacağı tabiidir. Bu durumda, uyuşmazlıkta, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde 1. fıkrasında uygulanma imkanı bulunmadığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, genel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrasına göre, dava konusu olan idari işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın yetki yönünden reddine karar verilerek dosyanın yetkili idare mahkemesine gönderilmesi gerekirken işin esasına girilerek dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 28/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.