Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/910 E. 2026/341 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/910
Karar No
2026/341
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/910 Karar No : 2026/341

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Turizm İnşaat San. Taah. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Antalya İli, Serik İlçesi, ... Mahallesi'nde kain ... ada ... (eski ...) parsel sayılı, 91.000 m² yüzölçümlü, orman vasıflı, Hazineye ait taşınmaz üzerinde, 24/06/2005 tarihli kesin tahsis kararına dayalı olarak 5 yıldızlı turizm işletme belgesiyle faaliyet gösteren şirkete ait otel tesisinin 1000 yatak kapasitesinin 29/05/2006 tarihinde 1200 yatak kapasitesine çıkarılmasına dair kapasite artışına ilişkin ödenmesi gereken Orman Köylüleri Kalkınma Gelirinin ödenmediğinin tespit edildiğinden bahisle, kapasite değişikliğinden kaynaklanan 360.294,90-TL Orman Köylüleri Kalkınma Geliri bedelinin ödenmesine yönelik tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Serik Orman İşletme Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmeyen kamu alacağının zamanaşımına uğrayacağı, dava konusu işlemle istenilen 2006 yılındaki kapasite artışında ilişkin orman köyü kalkındırma gelirinin vadelerinin 2006 yılı geliri için 2009-2013 yıllarına karşılık geldiği, bu tarihlerden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra 22/11/2022 tarihli işlemle istenilen 2006 yılındaki kapasite artışına ilişkin orman köylüleri kalkındırma gelirlerinin zamanaşımına uğradığı anlaşılmakta, tahsil zamanaşımı nedeniyle dava konusu işlemle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usul yönünden; işlemin kesin yürütülebilir olmadığı, davanın Kültür ve Turizm Bakanlığı husumetiyle görülmesi gerektiği, idarelerinin konuyla ilgili herhangi bir işlem tesis etme yetkisinin bulunmadığı, idarelerinin yalnızca, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile dava konusu firma arasında tesis edilen işlemlerden kaynaklanan ve adı geçen Bakanlıkça bildirilen orman köylüleri kalkınma gelirinin tahsilinden sorumlu olduğu, bu nedenle davaya dahil edilmesi gerektiği, esas bakımından ise; davacının işlemin Kültür ve Turizm Bakanlığınca idarelerine bildirilmediğini belirttiği halde tarh ve tahakkuku atlayarak 6183 sayılı Kanun'un 102 ve 103. maddeleri uyarınca tahsil zaman aşımı iddiasında bulunmasının hukukla bağdaşmadığı, söz konusu fon gelirlerinin takip ve tahsili 6183 sayılı Kanuna tabi bir kamu alacağı mahiyetinde olduğu, bir amme alacağının idaresince ilgilisinden istenebilmesi için hukukumuzda belirlenmiş bir zaman sınırı bulunduğunun kabulüne imkan bulunmadığı, bir diğer değişle idare vergi, resim, harç dışındaki amme alacağı aslını aksine açık bir yasal düzenleme bulunmadığı sürece ilgilisinden her zaman isteyebileceği, 2634 sayılı Kanun'un 15. maddesi bu kamu alacağının tahsis tarihini takip eden üçüncü yıldan itibaren beş yıl vade ve beş eşit taksitte ilgilisince ödenmesini değil idarece alınacağını öngördüğü, belirtilen zamanaşımı kavramları dikkate alındığında, kamu alacağının Kanun'da öngörülen vadelerde alınmasını sağlayacak şekilde hesaplanarak ilgisinden istenmemiş ve yasada belirtilen alınma süresini geçirmiş olmasının amme alacağı aslının sonlanması sonucunu yaratacağının, yükümlüsü yönünden de bunu eksik borç haline getireceğinin kabul edilemeyeceği, olayda, borcun doğduğu 2006 tarihleri itibariyle Or-Köy gelirine ilişkin davacının ne kadar borcunun bulunduğunun hesaplanarak ve ödeme tarihleri (2634 sayılı Kanun'un 15. maddesindeki taksit süreleri) belirlenerek davacı adına tahakkuk ettirilmediği kabul edilse bile, dava konusu işlemlerle Or-Köy gelirine ilişkin kamu alacağının miktarının hesaplanarak 1 ay içerisinde ödenmesinin istenilmesi suretiyle tahakkukunun yapıldığı, 2022 tarihi itibariyle henüz tahakkuku yapılmış bir kamu alacağının tahsil zamanaşımına uğradığından hukuken söz edilemeyeceği, mevzuata uygun hareket edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, işlemin tebliği ile haberdar olduğu, istenilen bedelin haksız ve hukuka aykırı olduğu, idareye bu konu ile alakalı onlarca dava açıldığı, alacağın zamanaşımına uğradığı, kendisinin tüm edimleri yerine getirdiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Antalya İli, Serik İlçesi, ... Mahallesi'nde kain ... ada ... (eski ...) parsel sayılı, 91.000 m2 yüzölçümlü, orman vasıflı, Hazineye ait taşınmaz üzerinde, 5 yıldızlı turizm işletme belgesiyle faaliyet gösteren davacı şirkete ait 1000 yatak kapasiteli tesis hakkında Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle kesin tahsis kararı alındığı, bu kararın ekinde (V)-Diğer Hükümler başlığı altında (d) bendinde "Orman arazilerinde yapılan tahsislerde; 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 15. maddesine göre 6831 sayılı Orman Kanunu'nun ek-3. maddesinin (c) fıkrası uyarınca ödenmesi gereken proje bedelinin %3'ü oranında Orman Fonuna katılma payı tahsis tarihini takip eden 3. yıldan itibaren 5 yıl vade ve 5 eşit taksitte firma tarafından ödenecektir." hükmünün yer aldığı, buna dayanılarak Tarım ve Orman Bakanlığı Orman-Köy İlişkileri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, orman köylüleri kalkınma geliri hesaplanıp tahakkuk ettirilerek tahsil işlemlerinin yapılmasının ... tarih ve ... sayılı işlemle Antalya Valiliğinden istenildiği, Antalya Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle söz konusu bedelin süresi içerisinde yatırılması gerektiğinin, aksi takdirde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsilat yoluna gidileceğinin davacı şirkete bildirildiği, bu sırada işletmeyle ilgili 200 yatak kapasite artışının söz konusu olduğu ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca işletme adına 12/06/2006 tarihli 1200 yatak kapasiteli Turizm Yatırım Belgesi düzenlendiği görülmüştür. İlerleyen süreçte, Orman Genel Müdürlüğü Orman ve Köy İlişkileri Daire Başkanlığınca Kültür ve Turizm Bakanlığına hitaben ... tarih ve ... sayılı işlemle "işletme adına 200 yatak kapasite artışında dair Turizm Yatırım Belgesi düzenlendiği, söz konusu kapasite artışından kaynaklanan Orman Köylüleri Kalkındırma Geliri bedelinin ilgili firmadan talep edilebilmesi için 29/05/2006 tarihinde yapıldığı anlaşılan 200 yatak kapasite artışının Tarım ve Orman Bakanlığına bildirildiğine dair belgenin gönderilmesi gerektiği" talebinde bulunulduğu, buna karşı Kültür ve Turizm Bakanlığında adı geçen idareye hitaben tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemle "kapasite artışının davalı idareye bildirildiğine dair bir belgenin bulunmadığı, yalnızca işletme hakkında turizm işletme belgesinin bulunduğu" cevabının verildiği, bunun üzerine ... tarih ve ... sayılı Orman Genel Müdürlüğü işlemiyle Antalya Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne hitaben "200 yatak kapasite artışı için 2006 yılı yatak birim maliyetlerine göre hesaplanacak Orman Köylüleri kalkındırma geliri tahsis payı bedelinin şirketten 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili gerektiğinin" bildirildiği, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce bu kapsamda yapılan hesaplama sonucunda belirlenen tutarın tahsil edilmesi gerektiğinin ... tarih ve ... sayılı işlemle Serik Orman İşletme Müdürlüğüne bildirildiği, bunun neticesinde Serik Orman İşletme Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle davacı şirketten, söz konusu hesaplanan 360.294,90-TL orman köylüleri kalkınma geliri bedelinin istenilmesi üzerine iş bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 21/02/2001 kabul tarihli, 03/03/2001 tarih ve 24335 mükerrer sayılı R.G.de yayımlanan 4629 sayılı Kanunun 1. maddesi ile yürürlükten kaldırılan Ek 3. maddesinde; ''(Ek madde: 20/06/1973 - 1744 S.Kanun/Madde 2) Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde oturan halkın kalkındırılmasına katkıda bulunmak amacıyla Orman Bakanlığı emrinde bir fon teşkil edilmiştir. A) Bu fonun gelirleri: (...) c) (Değişik alt bend: 23/09/1983 - 2896 S.Kanun/Madde 59) 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri gereğince verilecek izin veya irtifak haklarına dayanılarak, Devlet ve diğer kamu tüzelkişileriyle özel hukuk tüzelkişilerince kar gayesi bulunmaksızın ve kamu yararına hizmetlerde kullanılmak üzere yapılacak tesisler dışındaki her türlü tesisin, proje toplam bedelinden orman sahasına isabet eden kısmının yüzde üçü (%3'ü) oranında alınacak hisseden; (...) Teşekkül eder. Bu gelirlerin tahsili için düzenlenen kağıtlar Damga Vergisinden ve tahsil işlemleri harçtan muaftır.'' hükmü bulunmaktaydı. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun Orman fonuna katkının taksitlendirilmesi başlıklı 15. maddesinde; ''Ormanlarda yer alacak turizm yatırımı belgeli tesislerin, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek-3 üncü maddesinin (c) fıkrası uyarınca ödemek zorunda oldukları bedel, tahsis tarihini takip eden üçüncü yıldan itibaren, beş yıl vade ve beş eşit taksitte alınır.'' düzenlemesi yer almaktadır. 4629 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanunun Geçici 1. maddesinde ''A) Bu Kanun ile yürürlükten kaldırılan fonların gelirlerine ilişkin olarak; a) Bu konularda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar; (...) 4. 12.3.1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 22 nci maddesi uyarınca, turizm işletmelerine verilecek para cezaları ile hizmete katılma payı olarak mülga Turizmi Geliştirme Fonu adına tahsil edilen paralar, (...) Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümler çerçevesinde tahsil edilmeye devam edilir ve doğrudan bütçeye gelir yazılır. (...) c) (a) ve (b) bentlerinde belirtilenler ve bu Kanunla düzenleme yapılanlar dışındaki diğer her türlü fon gelirleri de bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam edilir. Ancak bu gelirler genel bütçe geliri addedilir ve tahsilatı yapan kurumlarca bütçeye gelir yazılmak üzere genel bütçe saymanlıklarına aktarılır. Gerektiğinde bu bent kapsamındaki gelirleri bir yandan genel bütçeye veya katma bütçelere özel gelir, diğer yandan fonların devamında yarar görülen hizmetlerinde kullanılmak üzere ilgili kuruluş bütçelerinde açılacak özel tertiplere Maliye Bakanlığınca özel ödenek kaydedilir. Özel ödeneklerden kullanılmayan miktarlar, ertesi yıl bütçesine devren gelir ve ödenek kaydedilir. d) Genel bütçeye veya kurum bütçelerine gelir yazılan fon gelirlerinin takip ve tahsili ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte Maliye Bakanlığınca da izlenir ve takip edilir. Bu gelirlerin takip ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. (...)'' hükmü yer almaktadır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesinde, "Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir. Hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür." hükmü; yine aynı Kanun'un 55. maddesinde, (dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle) "Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir ödeme emri ile tebliğ olunur." hükmü; 102. maddesinde ise, amme alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı hükmü yer almaktadır. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'na dayanılarak çıkarılan Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik'in 21. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde; ''(1) Kullanım bedelinin başlangıç tarihi kesin tahsis tarihidir. Kullanım bedeli, Hazineye gelir yazılmak üzere bu tarihten itibaren yıllık olarak hesaplanıp peşin olarak ilgili muhasebe birimine yatırılır. (...) c) (Değişik bend: 07/01/2010 - 27455 S. R.G. Yön./4. md.) Tahsis edilen taşınmazın orman arazisi olması halinde; 31/12/2005 tarihli ve 26040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Köylüleri Kalkınma Hizmetlerine İlişkin Esas ve Usullerin 5 inci maddesinde belirtilen esas ve usullere göre bütçeye gelir kaydedilmek ve bir defaya mahsus olmak üzere Orman Köylüleri Kalkındırma Geliri alınır. Orman Köylüleri Kalkındırma Geliri proje toplam bedelinin orman sahasına isabet eden kısmının yüzde üçüdür. Ayrıca tesiste tür, sınıf ve kapasite değişikliğinin belgelendirildiği tarihteki birim maliyetlere göre hesaplanacak bedel ile yine aynı yıl birim maliyetleri esas alınarak önceki tür, sınıf ve kapasiteye göre hesaplanan bedel arasındaki farkın yüzde üçü alınır. Yeni bedelin önceki bedelden düşük olması halinde iade yapılmaz. (2) Ana yatırımcıya yapılacak tahsislerde Bakanlıkça belgelendirilemeyen ancak kabul edilen imar planında bulunan diğer kullanımlardan alınacak bedeller kesin tahsise ilişkin alınacak Komisyon kararında belirlenir. (3) Bu Yönetmeliğin 12 nci maddesindeki istisnadan yararlanarak ilansız ek alan tahsisi yapılanlar için ilk yıl kullanım bedeli ve hasılat payları, ek alanın, ek alan dahil toplam alana oranlanması sonucunda bulunan ve ek alana isabet eden kapasite üzerinden hesaplanır. (Ek cümle: 25/06/2011 - 27975 S. R.G. Yön./5. md.) Ancak, asıl alanın, ilgili bakanlıklarca yapılan kesin izin, kesin tahsis ve üst hakkı tesisi işlemiyle yatırımcıya tahsis edilmiş olması ve sözleşmesinde hasılat payı alınacağına ilişkin hüküm bulunması halinde; ek alan üzerindeki tesislerin hasılatı da asıl alana dahil edilir ve ek alan için ayrıca hasılat payı alınmaz. (4) (Değişik fıkra: 25/06/2011 - 27975 S. R.G. Yön./5. md.) Turizm yatırımı veya işletmesi belgeli tesiste meydana gelen tür ve sınıf değişikliklerinde, değişikliğin uygun görüldüğü tarih itibarıyla yılı birim maliyetler üzerinden yeni kullanım bedeli; kapasite artışlarında ise, değişikliğin uygun görüldüğü tarih itibarıyla, artan kapasite için yılı birim maliyetler üzerinden ek kullanım bedeli tespit edilir. Bu bedeller; tür ve sınıf değişikliği ile kapasite artışının uygun görüldüğü Bakanlık yazısının yatırımcıya tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde ilgili muhasebe birimine yatırılır. (5) Tespit edilen yeni veya ek bedeller, yatırımcı tarafından tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ilgili muhasebe birimine peşin olarak ödenir. (6) Tesisin türü, sınıfı ve kapasitesinin düşürülmesi halinde kullanım bedellerinde herhangi bir indirime gidilmez. (...)'' hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta; Antalya İli, Serik İlçesi, ... Mahallesi'nde kain ... ada ... (eski ...) parsel sayılı, 91.000 m2 yüzölçümlü, orman vasıflı, Hazineye ait taşınmaz üzerinde, 5 yıldızlı turizm işletme belgesiyle faaliyet gösteren davacı şirkete ait 1000 yatak kapasiteli tesis hakkında Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünce 24/06/2005 tarihinde kesin tahsis kararı alındığı, Tarım ve Orman Bakanlığı Orman-Köy İlişkileri Genel Müdürlüğünce orman köylüleri kalkınma geliri hesaplanıp tahakkuk ettirilerek tahsil işlemlerinin yapılmasının Antalya Valiliğinden istenildiği, Antalya Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce söz konusu bedelin süresi içerisinde yatırılması gerektiği, aksi takdirde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsilat yoluna gidileceğinin davacı şirkete bildirildiği, bu sırada işletmeyle ilgili 200 yatak kapasite artışının söz konusu olduğu ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca işletme adına 12/06/2006 tarihli 1200 yatak kapasiteli Turizm Yatırım Belgesi düzenlendiği, ilerleyen süreçte, ... tarih ve ... sayılı Orman Genel Müdürlüğü işlemiyle Antalya Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne hitaben "200 yatak kapasite artışı için 2006 yılı yatak birim maliyetlerine göre hesaplanacak Orman Köylüleri kalkındırma geliri tahsis payı bedelinin şirketten 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili gerektiğinin" bildirilmesi üzerine de davacı şirketten, söz konusu hesaplanan 360.294,90-TL orman köylüleri kalkınma geliri bedelinin istenildiği görülmüş olup, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca davacının 2006 yılında yapılan kapasite artışı nedeniyle değişikliğin uygun görüldüğü tarih itibarıyla yıllık birim maliyetler üzerinden orman köylüleri kalkındırma geliri istenebileceği açıktır. Somut olayda ise; davacıdan 2006 yılı birim maliyetleri üzerinden orman köylüleri kalkındırma gelirinin ve gecikme zammının bir ay içinde ödenmesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemlerin tesis edilerek davacıya tebliğ edildiği görülmüştür. Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek-3. maddesinde yer alan Orköy gelirine ilişkin düzenleme, 4629 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinin (b) bendi gereğince yürürlükten kaldırılmış ise de; aynı Kanun'un Geçici 1. maddesi gereğince anılan fon gelirinin yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam edileceği ve bu gelirlerin takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı açıkça kurala bağlandığından, uyuşmazlığın çözümünde 6183 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılması, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlere başvurulması gerekmektedir. 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesinde, amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği kurala bağlanmış olup hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmeyen amme alacakları için Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği belirtilmiştir. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunun'un "Orman fonuna katkının taksitlendirilmesi" başlıklı 15. maddesinde, her ne kadar madde başlığı taksitlendirme şeklinde düzenlenmiş ise de madde içeriğinde söz konusu Orköy geliri için bir vade tarihi belirlenmiştir. Buna göre, ormanlarda yer alacak turizm yatırımı belgeli tesislerin, 6831 sayılı Orman Kanunun'un Ek 3 üncü maddesinin (c) fıkrası uyarınca ödemek zorunda oldukları bedelin, tahsis tarihini takip eden üçüncü yıldan itibaren, beş yıl vade ve beş eşit taksitte alınacağı kurala bağlanmıştır. Düzenlemede vade tarihinin belirlenmesi bakımından "tahsis tarihi"nin kriter olarak esas alındığı, kapasite artışından kaynaklı Orköy gelirinin vade tarihinin belirlenmesi için ise kapasite artışının turizm işletme belgesine işlendiği 29/05/2006 tarihlerinin esas alınması gerekeceği, buna göre, bu tarihi takip eden üçüncü yıl olan 29/05/2009 tarihinden itibaren hesaplanan 5 yıl vade tarihlerinin son gününün 29/05/2014 tarihi olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, uyuşmazlığın düğümlendiği nokta, Orköy bedeli istenilmesine ilişkin işlem üzerine ödenen bedelin tazmini istemiyle açılan işbu davada, tahakkuk zamanaşımının mı yoksa tahsil zamanaşımının mı olaya uygulanacağı konusudur. Yukarıda yer alan açıklamalar ve hükmüne yer verilen 4629 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanunun tahsilinde Geçici 1. maddesinin d fıkrası uyarınca orman köylüleri kalkındırma gelirinin tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtildiğinden, 6183 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde idarece tesis edilen dava konusu işlemlerin davacıya tebliği ile öncelikle tahakkuk aşamasının kesinleştiği anlaşılmıştır. Diğer bir ifade ile orman köylüleri kalkındırma gelirinin vadesi dava konusu işlemlerin tebliği ile tahakkuk kesinleştiğinden ve vade süresi tebliğden itibaren bir aylık sürenin sonunda dolacağından, tahsil zamanaşımı süresinin bu tarih itibarıyla başlayacağı açıktır. Dolayısıyla 2022 yılı itibarıyla henüz tahakkuku yapılmış bir kamu alacağının tahsil zamanaşımına uğradığından hukuken söz edilemez. Diğer taraftan, zamanında usulüne uygun tahakkuk işlemi yapılmamış Orköy gelirlerine yönelik olarak davalı idarelerce bu gelirlerin ilanihaye istenebilecek olması turizm yatırımcıları yönünden hukuk güvenliğini sarsacağından bu hususta -6183 sayılı Kanun'un tahsil zamanaşımına ilişkin düzenlemeleri uygulanamadığından- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde yer alan "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." kuralının uygulanması gerekmektedir. Zira zamanaşımı müessesesinde alacak hakkını elinde bulunduran kişinin bu hakkını belli bir süre içerisinde borçludan talep etmesi gerekmekte olup bu süre zarfında alacağın talep edilmemesi durumunda borç eksik borç niteliğine dönüşerek borçlu kişiye, borcunu ödemekten kaçınma imkanı vermektedir. Özel borç ilişkilerinde de kamu alacağının takip ve tahsiline ilişkin düzenlemelerde de zamanaşımı müessesesine yönelik düzenlemeler mevcut olup Orköy bedelinin tahsili hususunda bu müessesenin uygulanmaması, eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi borçlu turizm yatırımcısı aleyhine hukuk güvenliğine de aykırı sonuçlar doğuracaktır. Buna göre, 2634 sayılı Kanun'un 15. maddesinde yer alan vade tarihine ilişkin düzenleme gereği somut olayda davacının ödemesi gereken Orköy gelirlerinin vade tarihinin 29/05/2014 tarihi olduğu, bu tarihten itibaren 10 yıllık genel zamanaşımı süresi hesaplandığında ise 29/05/2024 tarihine kadar söz konusu gelirin davacıdan tahsil edilebileceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 26/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/910, K. 2026/341, T. 26.01.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-910-e-2026-341-k-8b3eeffce4ba