Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/466 E. 2026/47 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/466
Karar No
2026/47
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/466 Karar No : 2026/47

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR): 1- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mermer İnşaat San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Samsun ili, Vezirköprü ilçesi, ... köyü sınırları dâhilinde ... sayılı ruhsat alanı içerisinde kalan 133.961,23 m2'lik orman sayılan alanda maden işletme ve maden altyapı tesisi izin talebinin reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Bakanlık işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece yaptırılan teknik inceleme sonucunda düzenlenen raporlar ve eklerinde yer alan belgeler incelendiğinde, Amasya Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 26/10/2020 tarihli teknik araştırma sonucunda olumlu görüş verildiği, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi gereğince sakınca görülmediğinin tasdik edildiği, talep sahasının izin verilmesini engelleyecek millî park, yaban hayatını koruma ve geliştirme sahası, turizm alanı, özel çevre koruma bölgesi, askeri yasak bölge, sit alanı gibi özel statülü alanlar içinde kaldığına yönelik bilgiye yer verilmediği, talep sahasının tamamının ya da bir kısmının hiçbir şekilde gen koruma alanı, tohum meşceresi, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri ve endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin içerisinde kaldığına yönelik tespite de yer verilmediği, buna karşın yerleşim yeri, kara yolu ve verimli tarım alanlarına yakın olması ile bu alanların ön görünümünde kalması, bitişiğinde ve civarında maden sahası bulunmaması ayrıca ruhsat sahasında verilecek ilk izin olması nedeniyle orman bütünlüğü göz önüne alınarak izin verilmesinde kamu yararı görülmediği şeklindeki değerlendirmelerin yasal dayanağı olmadığı, öte yandan, davalı idarece, yerel Orman Bölge Müdürlüğü'nün olumlu görüşünü ortadan kaldıracak ve izin talebinin reddi yolundaki dava konusu işlemin tesisini haklı kılacak hukuken kabul edilebilir nitelikte somut bir gerekçenin ortaya konulamadığı; bu durumda, davacı şirketin ruhsatlı maden sahası içerisinde yer alan ormanlık alanda işletme tesisi ve alt yapı izni talebinin, Amasya Orman İşletme Müdürlüğünce yerinde yaptırılan inceleme sonucu uygun bulunduğu, davalı idarece takdir yetkisinin izin verilmeme yönünde kullanılmasını hukuken haklı kılacak ve yerel birimlerce tespit edilen somut tespitleri ortadan kaldıran geçerli nedenlerin somut bir biçimde ortaya konulamadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından; madencilik faaliyeti yapılmak istenen yerlerin ormanlık alanlara rastlamasının 2010 yılından itibaren yoğunluk kazandığı, bu durumun tabiatın tahribatını hızlandırdığı, kesilen ağaçların meydana getirdiği biokütle kaybının, küresel iklim değişikliğiyle mücadelede önemi gittikçe artan yutak alanlarda azalma meydana getirdiği, biyolojik çeşitliliğin zarar gördüğü, doğal dengenin bozulduğu, orman alanlarındaki madencilik faaliyetleri için Orman Kanunu hükümlerine göre izin verileceği, dolayısıyla Maden Kanunu'nun orman alanlarında bağlayıcı olmayacağı, maden ruhsatının alınmış olmasının tek başına bir hak kazandırmayacağı, Bakanlıkça uygun görülenlere ruhsat süresi dikkate alınarak izin verileceği, talebin uygun bulunmamasının doğrudan kanunun verdiği yetkiden kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından; orman alanlarındaki madencilik faaliyeti için Orman Kanunu hükümlerine göre izin verileceği, Maden Kanunun orman alanları için bağlayıcı olmadığı, maden ruhsatının alınmış olmasının tek başına hak kazandırmayacağı, davacı şirkete madencilik faaliyeti için izin verileceğine dair taahhüt verilmediği, işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu belirtilerek istemlerin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava; Samsun ili, Vezirköprü ilçesi, ... köyü sınırları dâhilinde ... sayılı ruhsat alanı içerisinde kalan 133.961,23 m2'lik orman sayılan alanda maden işletme ve maden altyapı tesisi izin talebinin reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Bakanlık işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Madencilik faaliyetlerinde izinler” başlıklı 7/4. maddesinde; ".... (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/3 md.) Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir." hükmüne yer verilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu’nun dava konusu işlem tarihindeki haliyle 16. maddesinde; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz. (...)(Ek fıkra: 26/5/2004-5177/34 md.) Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir." hükümleri yer almaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle yollamada bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişi İncelemesi" başlıklı beşinci bölümünde yer alan 266. maddesinde, mahkemenin çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; 273. maddesinde, mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu; 279. maddesinde bilirkişi raporunun gerekçeli olması gerektiği, bilirkişinin hukuki değerlendirmelerde bulunamayacağı; 281. maddesinde mahkemenin gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği; 282. maddesinde ise hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket tarafından, Samsun ili, Vezirköprü ilçesi, ... köyü sınırları dâhilinde ... sayılı ruhsat alanı içerisinde kalan 133.961,23 m2'lik orman sayılan alanda maden işletme, tesis ve altyapı izni talebiyle 04/09/2020 tarihinde Amasya Orman Bölge Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, başvuru üzerine Şahinkaya Orman İşletme Şefliği tarafından yapılan değerlendirmede, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre sakınca bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, anılan raporun Orman Bölge Müdürlüğünün onayıyla Genel Müdürlüğe gönderildiği, davalı Orman Genel Müdürlüğünce yapılan nihai değerlendirme sonucunda Orman Genel Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı işlemi ile, yerleşim yeri, kara yolu ve verimli tarım alanlarına yakın olması ile bu alanların ön görünümünde kalması, bitişiğinde ve civarında maden sahası bulunmaması ayrıca ruhsat sahasında verilecek ilk izin olması nedeniyle orman bütünlüğü göz önüne alınarak izin verilmesinde kamu yararı görülmediğinden talebin uygun değerlendirilmeyerek Bakanlık oluruna sunulduğu, Bakan adına Genel Müdür tarafından izin talebinin reddine ilişkin teklife Olur verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; İdare tarafından, izin talep edilen sahanın, yerleşim yeri, kara yolu ve verimli tarım alanlarına yakın olması ile bu alanların ön görünümünde kalması, bitişiğinde ve civarında maden sahası bulunmaması ayrıca ruhsat sahasında verilecek ilk izin olması nedeniyle orman bütünlüğünün etkileyeceği gerekçesiyle işlem tesis edildiği görüldüğünden, madencilik faaliyeti için verilecek iznin çevreye vereceği zararlar açısından, Mahkemece Çevre, Orman ve Maden Mühendislerinden oluşacak bilirkişi heyetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle konunun açıklığa kavuşturulması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 19/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/466, K. 2026/47, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-466-e-2026-47-k-74834bc80dd6