Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/2546 E. 2025/371 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/2546
- Karar No
- 2025/371
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2546 Karar No : 2025/371
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Rafinerileri AŞ VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 18/12/2023 tarih ve E:2019/12170, K:2023/8470 sayılı kararının yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idarenin internet sitesinde 29/05/2019 tarihinde yayımlanan "Römorkörcülük Hizmet Sahalarına Yönelik İlave Şartlar" başlıklı tablo şeklindeki düzenleyici işlemin İzmit Körfezi hizmet sahasında 70 TBP'lik römorkör bulundurma şartına ilişkin kısmı ile Nemrut Körfezi hizmet sahasında 70 TBP'lik römorkör bulundurma şartına ilişkin kısmının ve tablonun altında yer alan ''Not: Nemrut Körfezinde yer alan LNG tesislerine hizmet verecek römorkörlerde; başta veya kıçta römorkör halatını vermeye imkan tanıyan manevra ırgatı, yangın söndürme sistemi ve ana makina ve jeneratör eksozlarında alev tutucu (flame arraster) bulunmak zorundadır.'' ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 18/12/2023 tarih ve E:2019/12170, K:2023/8470 sayılı kararıyla; Dava konusu işlemin dayanağı 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği'nin 08/01/2020 tarih ve 31002 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlülüğe giren Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in 23. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, Aynı şekilde 2019/4 sayılı Genelge'den sonra davalı idare tarafından 10/01/2020 tarih ve 2020/1 sayılı Genelge'nin yürürlüğe konulduğu ve bu Genelge'nin 9. maddesi ile 11/04/2019 tarih ve 2019/4 sayılı Genelge'nin yürürlükten kaldırıldığı, Bahse konu mevzuat değişiklikleri üzerine, römorkörcülük hizmeti için ilave şartlar getiren tablo biçimindeki dava konusu işlemin de yürürlükten kaldırılarak, 10/01/2020 tarih ve 2667 sayılı Bakanlık Oluru ile yeniden oluşturulan Hizmet İzni Komisyonunun 30/01/2020 tarih ve 2020/1 sayılı kararıyla yeni Yönetmelik ile Genelge uyarınca "Kılavuzluk/Römorkörcülük Hizmet İznine Yönelik İlave Şartlar ve Kriterler"in kabul edildiği ve bu düzenlemenin de davalı idarece yayımlandığı, Davalı idare tarafından, internet sitesinde 29/05/2019 tarihinde yayımlanan "Römorkörcülük Hizmet Sahalarına Yönelik İlave Şartlar" başlıklı tablo şeklindeki dava konusu düzenlemelerin yürürlükten kaldırıldığı anlaşıldığından, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, Dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.100,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu Genelge'nin yürürlükten kaldırılmış olmasının, Genelge'nin hukuka aykırı olduğu sonucunu doğurmadığı, bu nedenle de Daire kararının aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Yukarıda belirtilen gerekçeyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 18/12/2023 tarih ve E:2019/12170, K:2023/8470 sayılı kararının temyize konu yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 19/02/2025 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin bilahare yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin ve bu giderler arasında yer alan vekâlet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin daha sonra yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ve bu giderler arasında yer alan vekalet ücretine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir. Bu durumda; konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri ve bu kapsamdaki vekalet ücreti konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.