Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/4828 E. 2025/10057 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/4828
- Karar No
- 2025/10057
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4828 Karar No : 2025/10057
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, FETÖ ile irtibat veya iltisakının bulunmadığı, ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasının memuriyete engel teşkil etmediği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... ... isimli şahsın Ş.O. isimli şahıs adına kayıtlı bulunan ... numaralı kontörlü telefondan arandığı tarihte kendisi dışında M.Ş.Ş. isimli TSK da Astsubay Üstçavuş olan şahsın aynı gün ve aynı telefondan ardışık olarak mahrem yapı sorumlusu olan kişi yada kişiler tarafından 28.08.2012 günü 17.41.40 ile 17.43.10 arasında arandığı, ... Ö.G. ... isimli şahıs TCK 221 maddesinden faydalanarak vermiş olduğu ifadesinde “…2015 yılında Diyarbakır ilinde göreve başladım, ... isimli şahıs beni sabit bir hattan arayarak bir çay bahçesine beni davet etti, burada yapmış olduğumuz görüşmede, beni 2 kişi ile daha tanıştıracağını, bu kişiler ile birlikte grup olacağımız söyledi, daha sonra kendisine ait siyah renkli bir araç ile kendine ait Diyarbakır Diclekent civarında bulunan evini gösterdi, aradığı zaman da bu eve gelmemi söyledi, daha sonra beni yine sabit hattan arayarak görüşmek istediğini söyledi, aradığında birkaç kez görevde olduğumu bahane ederek görüşmeye gitmedim, ısrarlı araması üzerine daha sonra bana göstermiş olduğu evine gittim, burada ... isimli şahıs beni Astsubay olan, Gaziantepli olduğunu bildiğim ... isimli şahıs ile tanıştırdı, ... ... isimli şahıs ile bu şahsın kendi evinde ... ile birlikte 2015 yılı sonlarına kadar 2-3 kez görüştüm…” şeklinde beyanlarda bulunarak teşhis ettiği, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadesi alınan M.K. isimli şahsın TCK 221 maddesinden faydalanarak vermiş olduğu ifadesinde “… tarafıma gösterilen 3 numaralı fotoğrafta bulunan şahsın ... isimli şahıs olduğunu kesin ve net olarak teşhis ederim. Kendisi ile birlikte Balıkesir Astsubay Meslek Yüksekokulunda öğrenci iken şahıs ile birlikte örgüt evine gittiği şahıs..." şeklinde beyan bulunduğu, ... Sanık mahkememizde alınan savunmasında: "... Ben üniversitedeyken bir süre evlerinde kaldım, sonrasında da bu kişilerle bir müddet görüştüm, ... Beni ardışık olarak arayan kişiler bu yapının içerisindeki kişilerdir. Beni yine beyanımda belirttiğim ve teşhis ettiğim ... isimli kişi ile ... yada ... olarak bildiğim kişi aramaktaydı. ..." şeklindeki beyanlar ile tespitler dikkate alındığında, örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu anlaşılan davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.