Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2023/2918 E. 2025/5189 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2023/2918
- Karar No
- 2025/5189
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/2918 Karar No : 2025/5189
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde meydana gelen patlamada...'un yaralandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile ... için 5.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 1.021.923,35 TL) maddi ve 1.000.000,00 TL manevi, ... için 100.000,00 TL manevi ve ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın (maddi tazminatın olay tarihinden, manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek) faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddi, maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü, manevi tazminat istemleri yönünden ise davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 1.021.923,35 TL maddi tazminatın, 5.000,00 TL' sinin idareye başvuru tarihi olan 08/04/2016 tarihinden itibaren, kalan kısmının miktar artırım tarihi olan 15/04/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ...'a 50.000,00 TL, anne ...'a 25.000,00 TL, baba ...'a 25.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 08/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, manevi tazminat talebinin fazlaya ilişkin kısmının ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurusunun reddi, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulü kısmen reddi ile kararın davacılardan; ...'a 50.000,00 TL, anne ...'a 25.000,00 TL, baba ...'a 25.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı İçişleri Bakanlığı'nca davacılara ödenmesine ilişkin kısmı ile tazminat talebinin reddine ilişkin işlemin iptali isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin kısımları yönünden istinaf başvurularının reddine, kararın maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, 29.376,59 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 08/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu, hükmedilen tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, olay nedeniyle meydana gelen zarardan idarelerinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu, olayın terör olayı niteliğinde olduğu bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında incelenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediği ve hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Ankara Valiliği tarafından, faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde belirtilen kısım için dava tarihinden, miktar artırımı ile artırılan kısım için miktar artırım dilekçesinin idarelerine tebliğ tarihinden itibaren olması gerektiği, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun uyarınca çözümlenmesi gerektiği, manevi zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanamayacağı, olayda idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar ve davalı Ankara Valiliği tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı İçişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacılar tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde meydana gelen patlamada ...'un yaralandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile ... için 5.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 1.021.923,35 TL) maddi ve 1.000.000,00 TL manevi, ... için 100.000,00 TL manevi ve ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın (maddi tazminatın olay tarihinden, manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek) faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi ve manevi tazminat istemlerinin esasına yönelik kısmının incelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın esasa ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, kabul edilen maddi tazminat tutarı üzerinden davacılar lehine duruşmasız işler üzerinden maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının incelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda Kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 332. maddesinde, yargılama giderlerine, mahkemece kendiliğinden hükmedileceği yönünde düzenleme yapılmış; 326. maddesinde ise, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı kuralı getirilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği hükmüne yer verilmiştir. 03/09/2022 tarih ve 31942 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. maddesinde, Tarifede yazılı avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığı olduğu; 3. maddesinde, yargı yerlerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, ekli Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı, bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin gözönünde tutulacağı; 10. maddesinin 1. fıkrasında; manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, 2. fıkrasında; davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği; 13. maddesinin 1. fıkrasında, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7nci maddenin ikinci fıkrası, 10uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12nci maddenin birinci fıkrası, 16ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği; 3. fıkrasında; maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği; 21. maddesinde, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarifenin esas alınacağı kuralı getirilmiştir. Bakılan uyuşmazlıkta, davacılar vekilinin duruşma talebi dikkate alınarak 02/07/2018 tarihinde açılan duruşmada davacıları temsilen Av. ...'nın, davalı idarelerden İçişleri Bakanlığını temsilen Av. ...'in geldiği, Ankara Valiliğini temsilen duruşmaya gelen olmadığı görülerek gelen taraflara usulüne uygun söz verilip açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildiği tespit edilmiştir. 26/12/2022 tarihli temyize konu kararda, davacılar lehine toplam 29.376,59 TL maddi tazminatın ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine hükmedildiği ve kabul edilen maddi tazminat üzerinden 5.500,00 TL vekalet ücretinin davacı lehine, red edilen maddi tazminat üzerinden 5.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idareler lehine hükmedildiği görülmüştür.
Temyiz incelemesine konu kararda, maddi tazminata ilişkin kısım yönünden, davacılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde duruşmalı işler için öngörülen 11.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, duruşmasız işler için öngörülen 5.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. C) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden davalı idareler lehine duruşmalı işler üzerinden maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının incelenmesi : 02/01/2020 tarih ve 30996 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinde; (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir. "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. kuralı yer almaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile manevi tazminata ilişkin kısımları hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 13.450,00 TL nispi avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacılara verilmesine, reddedilen manevi tazminat yönünden 2.590,00 TL duruşmalı işler üzerinden belirlenen maktu avukatlık ücretinin ise davacılar tarafından davalı idareye verilmesine karar verilmiştir. Mahkemece, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olması nedeniyle yukarıda yer verilen Tarife kuralları uyarınca, idare lehine, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarını aşmayacak şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, duruşmalı işler üzerinden belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacılar ve davalı idarelerin temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararının maddi ve manevi tazminat istemlerinin esasına yönelik kısmı yönünden ONANMASINA, kabul edilen maddi tazminat tutarı üzerinden davacılar lehine duruşmasız işler üzerinden maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı ile reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden davalı idareler lehine duruşmalı işler üzerinden maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA, 3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.