Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/2459 E. 2025/393 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/2459
- Karar No
- 2025/393
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2459 Karar No : 2025/393
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Derneği VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/06/2024 tarih ve E:2024/3399, K:2024/3925 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Milli Eğitim Bakanlığı tarafından "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" olarak tanıtılan ve 27/05/2024 tarihinde onaylanarak yürürlüğe giren eğitim programı değişikliği kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/06/2024 tarih ve E:2024/3399, K:2024/3925 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verildiği, İptal davalarının, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olduğu, bununla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucunun, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aradığı, İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerektiği,
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin, ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabul edildiği, Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığının, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlendiği, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunmasının dava açma ehliyeti için gerekli sayıldığı, Davacı .... Derneği Tüzüğü'nün 2. maddesinde, Derneğin amacının, Pir Sultan Abdal’ın yaşamı ve felsefesi doğrultusunda sosyal, kültürel çalışmalar yapmak, başta Anadolu Alevi kültürü inanç öğreti olmak üzere, tüm kültürleri yaşatmak, geliştirmek ve yaymanın yanı sıra demokrasi, laiklik, hukuk devleti, insan hakları gibi değerlere sahip çıkmak olduğunun belirtildiği, Yine Tüzük'ün "Derneğin Yapacağı İşler" başlıklı 3. maddesinde, davacı Derneğin, amacı doğrultusunda gerçekleştireceği faaliyetlerin, "A- Amacı doğrultusunda, konferans, seminer, panel, sempozyum, semah, müzik, saz, tiyatro, halk oyunları, eğitim ile ilgili çalışmalar, araştırma ve her türlü gezi toplantı, temsil sergi, fuar, festival gibi diğer gösteri ve etkinlikleri düzenler, yapar, yaptırır. Ayrıca amacı doğrultusunda yayınlar yapar, yarışmalar düzenler ve ödüller verir. B- Pir Sultan Abdal Bilim ve Sanat Enstitüsü kurarak Pir Sultan Abdal ve onunla ilgili yapılan araştırma ve eserleri dünyaya ve kamuoyuna tanıtıp yayar. C- Pir Sultan Abdal’ın yaşadığı yer olan Banaz köyünde ve diğer yerlerde kültür etkinlikleri ve anma toplantıları düzenler, buna alt yapı oluşturur. Banaz köyünde bir .... Merkezi yapımı için çalışır. Banaz köyünde bulunan Pir Sultan Abdal anıtının bakım ve çevre düzenini yaptırır, korunması için çalışır. D- Çalışmaları ırk, dil, inanç, cinsiyet ve siyasal görüş ayırımı gözetmeden sürdürür. E- Amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapar. Üst kuruluşlar oluşturulmasına çalışır, öncülük eder. F- Üyelerin sportif ve çevre korumacı çalışmalar yapmasını sağlar, lokaller açar. G- Amacı doğrultusunda çalışmalar yapabilmek için üyeleri dışında ve üyelerinden çeşitli komisyonlar oluşturur. H- İhtiyaç sahibi üyelere maddi yardımda bulunur. Başarılı ve yardım gereksinimi olan gençlere burs verir. İ- Dernek amaçları doğrultusunda taşınır ve taşınmaz mal alır, satar, kiralar ve kiraya verir. Bu malların üzerinde her türlü hakları koydurtup, işletebilir ve inşaat yaptırır. J- Amaçlarını gerçekleştirmek için yardım sandığı ve vakıf kurar, kurulmuş olanlara üye olur, gerekirse ayrılır. Ancak hâsıl olan kar payından üyelerine pay dağıtmaz, elde edilen kar tüzük amaçlarına uygun olarak kullanılır. K-Yardım toplama yasası ve ilgili yasal düzenlemelerin hükümleriyle bu tüzüğe uygun olarak yardım, bağış alır, verir ve şartlı, şartsız vasiyetleri kabul eder. L-Cem ve Kültür Evleri ile Kültür Merkezleri açar, açtırtır ve inşa eder. M- Dernek Genel Merkezi ve şubelerinde ihtiyaç duydukları sayıda personel istihdam edebilirler. N- 2. Maddede belirtilen amacını gerçekleştirmek için diğer dernekler ve kurumlarla birlikte konfederasyon kurar, kurulu federasyonlara üye olur. O- Afet, savaş ve olağan zamanlarda ihtiyacı bulunanlara gida, temizlik malzemesi, giyecek ve yakacak yardımında bulunmak üzere gida bankacılığı faaliyetlerinde bulunur. Ö- Doğanın ekolojik dengesi ile tarih ve çevreyi korumak için bu doğrultuda platformlar oluşturmak, var olan platform ve oluşumlara katılmak. P- 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli'nde yapılan katliamın ve benzer nitelikteki katliamların faillerinin bulunması, katliamların aydınlatılması için her türlü hukuki süreci harekete geçirmek, bu konularda açılmış davalara müdahil olmak ve bu katliamlara ilişkin davaların sonuçlarını her türlü platforma taşımak." şeklinde belirtildiği, Dava dilekçesinin incelenmesinden, davacı Dernek tarafından, Anayasa'nın 125. ve 36. maddeleri ile Dernek Tüzüğü'nde yer alan, yasal mevzuatın iyileştirilmesi, geliştirilmesi ve korunması için mücadele etmek, demokrasi, laiklik, hukuk devleti ve hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak amaçları uyarınca dava açma ehliyetlerinin olduğunun ileri sürüldüğü, Uyuşmazlıkta; davacı Derneğin ana amacının Pir Sultan Abdal’ın yaşamı ve felsefesi doğrultusunda sosyal, kültürel çalışmalar yapmak, başta Anadolu Alevi kültürü inanç öğreti olmak üzere, tüm kültürleri yaşatmak, geliştirmek ve yaymanın yanı sıra demokrasi, laiklik, hukuk devleti, insan hakları gibi değerlere sahip çıkmak olduğu, faaliyetlerinin de amaç çerçevesinde belirlendiği dikkate alındığında; davacı Derneğin, kuruluş amacı ve faaliyet alanları ile dava konusu "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" müfredat değişikliği arasında güncel, kişisel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı, "demokrasi, laiklik, hukuk devleti, insan hakları gibi değerlere sahip çıkmak" amacının, meşru, güncel ve kişisel olmayan konularda tek başına dava açma imkanı vermediği gerekçesiyle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu müfredat değişikliğinin Dernek üyelerini ve çalışmalarını doğrudan etkilediğinden Derneklerinin dava açma ehliyetinin olduğu, Anayasa'nın 2., 36. ve 125. maddeleri uyarınca da dava konusu düzenlemeye karşı dava açma ehliyetinin bulunduğu, iptal davalarında subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali"nin geniş yorumlanması gerektiği, bu konuda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararlarının bulunduğu, Daire kararında yer alan "karşı oy" gerekçesi doğrultusunda bozma kararı verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 27/06/2024 tarih ve E:2024/3399, K:2024/3925 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 20/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin "a" fıkrasında, idari işlemler hakkında; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davaları olarak tanımlanmış; idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasakoyucu, iptal davaları için "menfaat ihlali"ni, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir. İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir. Nitekim; çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda subjektif ehliyet koşulunun, bu durum dikkate alınarak yorumlanması gerektiğine ilişkin Danıştay kararları yerleşik içtihat niteliği kazanmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 56. maddesinde; derneklerin, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları olduğu; 90. maddesinde ise, derneklerin, amaçlarını gerçekleştirmek üzere, tüzüklerinde belirtilen çalışma konuları ve biçimleri doğrultusunda faaliyette bulunacakları hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun "Dernek Tüzüğü" başlıklı 4. maddesinin (b) fıkrasında, "Derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek için dernekçe sürdürülecek çalışma konuları ve çalışma biçimleri ile faaliyet alanı"nın dernek tüzüğünde yer alacağı belirtildikten sonra, 30. maddesinin (a) fıkrasında "Tüzüklerinde gösterilen amaç ve bu amacı gerçekleştirmek üzere sürdürüleceği belirtilen çalışma konuları dışında faaliyette bulunamayacakları" hüküm altına alınmıştır. Davacı Derneğin Tüzüğü'nün 2. maddesinde, Pir Sultan Abdal’ın yaşamı ve felsefesi doğrultusunda sosyal, kültürel çalışmalar yapmak, başta Anadolu Alevi kültürü inanç öğreti olmak üzere, tüm kültürleri yaşatmak, geliştirmek ve yaymanın yanı sıra demokrasi, laiklik, hukuk devleti, insan hakları gibi değerlere sahip çıkmak Derneğin amaçları olarak gösterilmiştir. Talim ve Terbiye Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen ve 27/05/2024 tarihli Bakan Olur'u ile yürürlüğe giren dava konusu Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretim Programlarında, okul öncesi eğitim programı ile ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında okutulan derslerin öğretim programları yeniden belirlenmiş ve önceki öğretim programları uygulamadan kaldırılmıştır. Davacı Dernek tarafından, dava konusu öğretim programlarının demokrasi eğitimi, laiklik, bilimsellik gibi Türk Milli Eğitiminin temel amaçlarına aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Bu durumda, okul öncesi eğitim programı ile ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında okutulan derslerin öğretim programlarının yeniden belirlenmesine yönelik düzenlemeler getiren ve toplumun genelini ilgilendiren dava konusu düzenleyici işlem ile demokrasi, laiklik, hukuk devleti, insan hakları gibi değerlere sahip çıkma amacı taşıyan davacı Dernek arasında somut, güncel ve meşru bir menfaat bağının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.