Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/1380 E. 2025/1497 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/1380
Karar No
2025/1497
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1380 Karar No : 2025/1497

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...'ı Temsilen ... Sendikası VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... 2- ... Kaymakamlığı

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/12/2023 tarih ve E:2019/6886, K:2023/7344 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, destekleme ve yetiştirme kursu açma başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan Şubat 2015 tarih ve 2689 sayılı Tebliğler Dergisinde yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi'nin "Kurs merkezi ve kurs açma yetkisi" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında "özel eğitim programı uygulanan özel eğitim okullarına" ibaresine yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/12/2023 tarih ve E:2019/6886, K:2023/7344 sayılı kararıyla; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 8. maddesi, 18/05/2012 tarih ve 28296 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin 1. maddesi ile 3. maddesinin birinci fıkrasının (m) bendi, 07/07/2018 tarih ve 30471 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ş), (t) ve (aa) bentleri ile 17. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerine yer verilerek; Şubat 2015 tarih ve 2689 sayılı Tebliğler Dergisinde yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi'nin "Kurs merkezi ve kurs açma yetkisi" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında "özel eğitim programı uygulanan özel eğitim okullarına" ibaresine yer verilmemesine ilişkin eksik düzenleme yönünden: 23/09/2014 tarih ve 4145909 sayılı Makam onayı ile yürürlüğe giren ve Şubat 2015 tarih ve 2689 sayılı Tebliğler Dergisinde yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi'nin dava konusu 'Kurs merkezi ve kurs açma yetkisi' başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurslar, fiziki kapasitesi ve öğrenci/kursiyer potansiyeli yeterli olan resmi ortaokullar, imam-hatip ortaokulları, ortaöğretim kurumları ile halk eğitimi merkezi müdürlüklerine bağlı olarak açılır." düzenlemesine yer verilmişken, 29/08/2019 tarihli mer'i Yönerge'de "Kurslar, fizikî kapasitesi ve öğrenci/kursiyer potansiyeli yeterli olan resmî ortaokullar, imam-hatip ortaokulları, genel ilköğretim programı uygulanan özel eğitim ortaokulları, ortaöğretim kurumları ile halk eğitimi merkezi müdürlüklerine bağlı olarak açılır." düzenlemesine yer verildiği, Her ne kadar dava konusu ... tarih ve ... sayılı Makam onayı ile yürürlüğe giren ve Şubat 2015 tarih ve 2689 sayılı Tebliğler Dergisinde yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi, 29/08/2019 tarihli Yönerge ile yürürlükten kaldırılmışsa da, mer'i düzenlemede de davacı tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülen iddialar aynı şekilde yer aldığından işin esasının incelendiği, Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi ile Bakanlığa bağlı resmi örgün ve yaygın eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrenci ve kursiyerlerden istekli olanlara yönelik verilecek olan destekleme yetiştirme kurslarına ilişkin usul ve esaslar belirlendiği ve anılan kursların; fiziki kapasitesi ve öğrenci/kursiyer potansiyeli yeterli olan resmi ortaokullar, imam-hatip ortaokulları, ortaöğretim kurumları ile halk eğitimi merkezi müdürlüklerine bağlı olarak açılacağının düzenlendiği, İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları, ancak bu takdir hakkının, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmediği, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmesi gerektiği, idarelerin; düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, uygulamaları çağın gereklerine ve toplumun ihtiyaçlarına uygun olarak değiştirip, yeniden düzenlemesi, kamu hizmetine egemen olan ilkelerden biri olan uyarlama (değişkenlik) ilkesi uyarınca hem bir görev hem de bir yetki niteliği taşıdığı, Kamu yararı kavramının, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade ettiği, Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, "özel eğitim programı uygulanan özel eğitim okullarına" ibaresine yer verilmemesi nedeniyle düzenlemede eksik hüküm olduğu hususu ileri sürülmüşse de, akranlarına göre bireysel ve gelişimsel olarak anlamlı farklılıkları olan kişilere; eğitimlerini sağlamak için özel olarak yetiştirilmiş personel ve özel olarak belirlenmiş eğitim programları çerçevesinde özel eğitim programı uygulanmasının gerektiği, nitekim yukarıda yer verilen Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nde, özel eğitim ihtiyacı olan bireylere sunulacak eğitim ve öğretim hizmetleri kapsamında resmi özel eğitim okullarında örgün eğitim saatleri dışında hafta içi veya hafta sonu eğitim faaliyeti olarak öğrencinin tüm gelişim alanlarındaki özellikleri ve ihtiyaçları ile akademik yeterlikleri dikkate alınarak tamamlayıcı eğitim verilebileceğinin anlaşıldığı, Bu kapsamda; dava konusu hükümlerde eksik düzenleme olmadığı, hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden: Hukuka ve mevzuata uygun Yönerge maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde de, hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Şubat 2015 tarih ve 2689 sayılı Tebliğler Dergisi’nde yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi’nin, “Kurs Merkezi ve Kurs Açma Yetkisi” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, “özel eğitim programı uygulanan özel eğitim okulları”na yer verilmesi gerektiği; dava konusu Yönerge'nin "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde yer alan mevzuat hükümleri incelendiğinde, söz konusu Yönerge hükmüne dayanak oluşturabilecek herhangi bir açık mevzuat hükmünün bulunmadığı, bu itibarla, özel eğitim programı uygulanan özel eğitim okullarında destekleme ve yetiştirme kursu açılmasını engelleyen herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, kaldı ki, bu tür okullarda öğrenim gören öğrencilerin, Anayasa’nın 10. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca pozitif ayrımcılığa tabi tutulması gereken bireyler olduğu, ancak, dava konusu Yönerge ile bu öğrenciler aleyhine ayrımcı bir düzenleme getirildiği, dolayısıyla pozitif ayrımcılık ilkesi yerine negatif ayrımcılık yaratıldığı, bu nedenle, dava konusu düzenleme ile bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare Milli Eğitim Bakanlığı tarafından; bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren özel eğitim ihtiyacı olan bireyler için; özel eğitim anaokulları, özel eğitim ilkokulları, özel eğitim ortaokulları, özel eğitim meslek liseleri, özel eğitim meslek okulları ve özel eğitim uygulama okulları açıldığı, bu okullarda eğitim-öğretim sürecinde Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) uygulandığı ve tamamlayıcı eğitim faaliyetleri verildiği, Bireyselleştirilmiş Eğitim Programının; özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin takip ettikleri program esas alınarak, gelişim özellikleri, eğitim ihtiyaçları ve performansları doğrultusunda hedeflenen amaçlara ulaşmaya yönelik hazırlanan ve bu bireylere verilecek destek eğitim hizmetlerini de içeren özel eğitim programını ifade ettiği, tamamlayıcı eğitim faaliyetinin ise; resmi özel eğitim okullarında ders saatleri dışında, hafta içi veya hafta sonu öğrencilere yönelik yürütülen eğitim faaliyeti olduğu, dava konusu, ... tarih ve ... sayılı Makam Onayı ile yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi'nin, 29/08/2019 tarihli Olur ile yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi ile yürürlükten kaldırıldığı, mülga Yönerge’nin “Kurs merkezi ve kurs açma yetkisi” başlıklı 5. maddesi ile yeni yürürlüğe giren Yönerge’nin aynı maddesinin birinci fıkrasında, kursların fiziki kapasitesi ve öğrenci/kursiyer potansiyeli yeterli olan resmi ortaokullar, imam-hatip ortaokulları, genel ilköğretim programı uygulanan özel eğitim ortaokulları, ortaöğretim kurumları ile halk eğitimi merkezi müdürlüklerine bağlı olarak açılacağının hüküm altına alındığı, özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim haklarından yararlanmalarını sağlamak amacıyla tamamlayıcı eğitim faaliyetlerinin düzenlendiği, mevzuatta kurs merkezi ve kurs açma yetkisine ilişkin hükümlerde özel eğitim programı uygulanan özel eğitim okullarına yer verilmediğinden, anılan okullarda destekleme ve yetiştirme kursu açılmasının mümkün olmadığı savunulmaktadır. Davalı idare Sincan Kaymakamlığı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 15/12/2023 tarih ve E:2019/6886, K:2023/7344 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 03/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/1380, K. 2025/1497, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-1380-e-2025-1497-k-4c2e395f96d2