Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16887 E. 2026/3000 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16887
Karar No
2026/3000
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1517 Esas, 2025/2038 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/428 Esas, 2025/356 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilinin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 10... (eski ... köyü 2280) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı kayyımı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare Sakarya ili, ... ilçesi, ... köyü 2280 parselde kayıtlı taşınmaza yönelik olarak taşınmazın 506,42 m²lik kısmının kamulaştırılması amacıyla kamulaştırma bedel tespit ve tescil davası açtığını, kamulaştırılması talep edilen taşınmazda tapuda malik olarak görünen ...'ya, yerel Mahkemece verilen yetkiye istinaden kayyım ataması yapıldığını, söz konusu kararın 06.10.2021 tarihinde kesinleştiğini, akabinde dosyanın ihbar edildiğini, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi gereğince, bedel tespit ve tescil davalarında, öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) belirlenmesi, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin, taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alması suretiyle değerinin belirlenmesi gerektiğini, söz konusu taşınmazın mücavir alan sınırları içerisinde kalması, kısmen uygulama imar planı içerisinde olması ve belediye hizmetlerinden yararlanması gibi unsurların mevcut olması sebebiyle, bilirkişilerce arsa vasfında değerlendirildiğini, taşınmazın değerine gelince, Sakarya Kayyımlık Bürosu bu konuda herhangi bir itirazlarının olmadığını ilgi sayılı yazıları ile ... Hazine Avukatlığına bildirdiğini, ancak hukuki itirazlar taraflarına ait olduğundan bilirkişilerce emsal alınan taşınmazların davaya konu taşınmazın objektif özelliklerine uygun olması ve emsal alınan taşınmaz ile davaya konu taşınmazlar arasındaki oranlamanın da hakkaniyete uygun olması gerektiğini ileri sürerek kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın usul ve kanunlara uygun bedel tespitinin yaptırılarak belirlenecek kamulaştırma bedelinin davalı müvekkiline ödenmesine karar verilmesine, yargılama giderleri ve kayyım vekâlet ücretinin davacı idareye yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin hukuka aykırı şekilde fahiş olarak belirlendiğini, müvekkil idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından taşınmaza uygun bir bedel takdir edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise mevzuata ve yargı içtihatlarına ve hakkaniyete aykırı yüksek bir bedel belirlendiğini, bilirkişilerin tamamen subjektif değerlendirmelerle bedel belirlediklerini, uygun taşınmazlar üzerinden emsal araştırması yapılmadığını, emsal alınan taşınmazlarla dava konusu taşınmaz arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, özetle dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin hakkaniyete aykırı şekilde yüksek belirlendiğini, Yargıtay içtihatlarına aykırı şekilde düzenleme ortaklık payı oranının düşülmediğini, eksik düşüldüğünü, yerel Mahkemece, davacı lehine 2942 sayılı Kanun'da belirtilen maktu vekâlet ücretine hükmedilmişken, 2942 sayılı Kanun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) ve Anayasa'nın 10 uncu madde eşitlik hükümlerine aykırı olarak davada reddedilen miktar yönünden müvekkil idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek usul ve kanuna aykırı olarak verilen kararın bedel, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri bakımından kaldırılarak, belirttikleri gerekçeler doğrultusunda talepleri doğrultusunda yeniden karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği gibi davacı vekili istinaf dilekçesinde davacı lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiği itirazında bulunmuş ise de kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemine ilişkin davada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğundan davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16887, K. 2026/3000, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16887-e-2026-3000-k-f9250ec01d2f