Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2025/749 E. 2026/526 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2025/749
Karar No
2026/526
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/749 Karar No : 2026/526

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Enez Belediye Başkanlığı'nın ... tarihli ve ... nolu Meclis Kararının 27. maddesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Enez Belediye Başkanlığı'nın ... tarihli ve ... nolu Meclis Kararının 27. maddesi ile yer altı suyunu kullanan ve kanalizasyondan yararlanan abonelerin sayaç taktırmak suretiyle abone olmak zorunda oldukları, yer altı suyu kullanan abonelerden, içme suyu ton fiyatının %80'i oranında su bedeli alınacağı, yer altı suyu kullanan ancak abone olmayan mükelleflere ise Haziran-Temmuz-Ağustos aylarında her ay için ayrı ayrı 50 ton artezyen suyu tahakkuk ettirilmesinin kararlaştırıldığı, uyuşmazlıkta davalı idarece, artezyen suyunun kullanılması, kullanılan suyun kanalizasyondan atılması, atılan suyun arıtma tesisinde işlem görmesi ve bu suretle bir maliyetin oluşması gerekçesiyle hareket edilerek dava konusu belediye meclis kararı ile yer altı suyunu kullanan ve kanalizasyondan yararlanan aboneler ve sayaç taktırmayan mükellefler için artezyen suyu tahakkuk ettirilmesi kararlaştırılmışsa da anılan atık su bedelinin çevre temizlik vergisi kapsamına girdiği, zira ilgili hükümlerde de belirtildiği üzere çevre temizlik vergisinin su tüketim miktarına göre hesaplanacağı, su ihtiyacını belediyece tesis edilmiş su şebekesi haricinden karşılayan konutlara ilişkin çevre temizlik vergisinin, Belediye Gelirleri Kanunu'nun "çevre temizlik vergisi" başlıklı mükerrer 44. maddesinde hüküm altına alındığı, bu sebeple atık su bedelinin "artezyen suyu tahakkuku" olarak tahsiline imkan bulunmadığı, kaldı ki artezyen atık su bedelinin, çevre temizlik vergisi kapsamı dışına çıkarılmasının, uyuşmazlıkların vergi mahkemesi yerine idare mahkemelerinde dava konusu edilmelerine ve görevsiz mahkemede görülmesine de sebebiyet vereceği anlaşıldığından, ... tarihli ve ... nolu Meclis Kararının dava konusu 27. maddesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının su ihtiyacını şebeke haricinde karşılamakta olduğu ve sayacının bulunmadığı, çevre temizlik vergisi kullanılan su miktarına göre hesaplandığından sayacı olmayan davacının çevre temizlik vergisinin hesaplanamadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçede belirtildiği üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı tarafından, Enez Belediye Başkanlığı'nın ... tarihli ve ... nolu Meclis Kararının 27. maddesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin görev ve sorumlulukları" başlıklı 14. maddesinin a) bendinde; "İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. (Mülga son cümle: 12/11/2012-6360/17 md.) (…) (Ek cümleler: 12/11/2012-6360/17 md.) Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100.000’in üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açmak zorundadır. Diğer belediyeler de mali durumları ve hizmet önceliklerini değerlendirerek kadınlar ve çocuklar için konukevleri açabilirler." hükmü, "Belediyenin yetkileri ve imtiyazları" başlıklı 15. maddesinde; "Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır:...e) Müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veya işlettirmek...." hükmü, "Meclisin görev ve yetkileri" başlıklı 18. maddesinde ise; "Belediye meclisinin görev ve yetkileri şunlardır:...f) Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek..." hükmü bulunmaktadır. 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 11. maddesinin 6. fıkrası; "...Atıksu altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atıksu miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atıksu ile ilgili hizmetler dışında kullanılamaz." hükmünü içermektedir. 23/12/1960 tarih ve 10688 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 167 sayılı Yer altı Suları Hakkında Kanun'un "Yeraltı sularının mülkiyeti" başlıklı 1. maddesinde; Yer altı suları umumi sular meyanında olup Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu suların her türlü araştırılması, kullanılması, korunması ve tescili bu kanun hükümlerine tabidir." hükmüne yer verilmiştir. 27/10/2010 tarihli 27742 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atıksu Altyapı Ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul Ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 4/m fıkrası; "Ücret: ... 2560 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca alınan kullanılmış suları uzaklaştırma bedelini de içerecek şekilde; atıksu ve evsel katı atık ile ilgili verilen tüm hizmetler karşılığında tam maliyet esaslı tarifeye göre belirlenen toplam sistem maliyetini karşılamak üzere evsel katı atık ve atıksu hizmetlerinden yararlananlar tarafından ödenmesi gereken parasal değeri" hükmünü, "Abonelik" başlıklı 10. maddesi, "Atıksu altyapı yönetimlerinin hizmet vermekle yükümlü olduğu tüm gerçek ve tüzel kişilerin abone olması zorunludur." hükmünü, "Sayaç zorunluluğu" başlıklı 11. maddesi "Atıksu altyapı yönetimlerinin verdiği su ve/veya atıksu hizmetlerinden yararlananlardan hem su hem de atıksu abonesi olanlar su sayacı, sadece atıksu abonesi olanlar atıksu sayacı taktırmakla ve işler durumda muhafaza etmekle yükümlüdürler ... " hükmünü içermektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Olayda, davalı idarece 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun ilgili maddeleri esas alınarak 2022 Gelir Tarifesine ilişkin dava konusu ... tarih ve ... sayılı Enez Belediye Meclis Kararının düzenlendiği, söz konusu Tarifenin 1. maddesi: Su Gelirleri Hasılat Tarife Cetveli başlıklı düzenlemenin 27. maddesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu madde ile; "Yer altı suyu kullanan ve kanalizasyondan yararlanan aboneler (kişi, kurum, kuruluş, ticarethane, otel, motel) sayaç taktırmak suretiyle abone olmak zorundadır. a) Yer altı suyu kullanan abonelerden; içme suyu ton fiyatının %80 oranında su bedeli alınır, b) Yer altı suyu kullanan abone olmayan mükelleflere 50 ton artezyen suyu tahakkuk ettirilmesi, Haziran-Temmuz-Ağustos aylarında her ay için ayrı ayrı" ödeneceği şeklinde kararlaştırılmıştır. Bilindiği üzere, yer altı sularının Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, yer altı suları ile ilgili olarak yer altı suyunun etüdü, araştırılması, kuyu açılması ve kullanılması hususlarında yetkinin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ait olduğu, kuyu açan kimselerin, bulunan suyun ancak kendi faydalı ihtiyaçlarına yetecek miktarını kullanmaya yetkili oldukları, bu miktarı aşan sular ile sulama, kullanma ve işlenerek veya doğal haliyle içme suyu olarak satılmak üzere çıkarılan yeraltı sularının ve Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki kaynak sularının (mazbut vakıflara ait sular hariç), 2886 sayılı Kanun hükümlerine uyularak il özel idarelerince kiraya verileceği, faydalı ihtiyaç miktarının ise, tahsis edilecek maksada göre ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü tarafından tayin ve tespit edileceği açık olup, yetkili idareden alınan izinlere (kullanım belgesi vb.) dayanılarak çıkarılan yeraltı suyunu kullananların, yeraltı/kaynak sularının izinsiz/verilen izin kapsamını aşan kullanımının da yine Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü tarafından tespit edilebileceği, böyle bir tespitin davalı idarece yapılması durumunda ise, ancak, söz konusu kullanımın önlenerek durumun Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ivedilikle bildirilmesi ve faydalı ihtiyaç miktarını aşan suların 167 sayılı Kanunun 4. maddesinde de belirtildiği üzere 2886 sayılı Kanun uyarınca kiraya verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu meclis kararının bulunduğu ilçede yer altı/kaynak suyunun bulunduğu alanlarda ilgili belediyece ulaştırılan kaynak sularını kullanmak suretiyle veyahut kendi imkanları ile elde ettikleri suları kullanarak atıksu üreten ve depolanan bu atık suyun uzaklaştırılması hizmetinden faydalanan kişilerin aboneliklerinin yapılması mevzuat gereği olup, belirtilen hususlarda davalı idarece sunulan bir hizmetin var olup olmadığı dosya içeriğinden anlaşılamamakta ise de anılan hizmetlerin veriliyor olması halinde kamu hizmetlerinin bedelsiz verilemeyeceği ilkesi uyarınca kaçak kullanımı engelleyecek caydırıcı önlemlerin alınması, vatandaşların abone yapılması vatandaşlarca yapılacak kullanımların ücretlendirilmesi hususunda davalı idarenin yetkisi

olmakla beraber, söz konusu yer altı suyuna dair yapılan hizmetlerin ortaya konulması suretiyle bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Öte yandan iptali istenilen maddenin a) ve b) bentlerinde yer alan ücretlere ilişkin olarak ise; belediyelerin ücret tarifesi belirlemede takdir yetkisi bulunduğu açık ise de belediyelerin ücret tarifesini belirlerken suyun kullanılacağı alanlara göre abone gruplandırması yapıp abone grubuna göre farklı bedel belirlemesi tabii olmakla birlikte, bu belirlemeyi yaparken somut verilere dayanılması ve objektif kriterler kullanılması, abone grupları arasında hizmetin maliyeti dikkate alınarak adalet, eşitlik ve genellik prensiplerine uygun hareket edilmesi gerektiği, bu yetkinin mutlak ve sınırsız bir yetki olmadığı, kamu hizmetinin gerekleri ve kamu yararı maksadı ile sınırlı bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dolayısıyla söz konusu takdir yetkisinin farklı tüketici grupları için farklı şekilde kullanılması halinde, bu durumu kamu hizmetinin gerekleri ve kamu yararı amacı açısından haklı kılacak objektif kriterlerin bulunması gerekmekte olup, davalı belediye tarafından sunulan hizmete dair abonelik yapılması zorunluluğunun bulunduğunun anlaşılması halinde anılan bentler yönünden söz konusu hususlar doğrultusunda inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki Edirne İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesince eksik incelemeye dayanılarak verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 04/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2025/749, K. 2026/526, T. 04.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2025-749-e-2026-526-k-004ef3b1f571