Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2024/358 E. 2025/1295 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2024/358
Karar No
2025/1295
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/358 Karar No:2025/1295

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gıda İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLLERİ : Av. ...- Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirketin yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 835.918,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarihli ve ...-... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Akaryakıt Özel Ekip Şubesi görevlilerince petrol piyasasında faaliyet gösteren bir kısım dağıtım firması ve bayiler ile bunların bağlantılarına yönelik yürütülen çalışmalar sonucu ... tarih ve... sayılı Çalışma Raporunun düzenlendiği, raporun ilgili bölümünde davacı şirketin 5015 sayılı Kanuna aykırı olarak dağıtım firmalarına usulsüz akaryakıt satışı yaptığı değerlendirilen bayilerden biri olduğu bilgisinin yer aldığı, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü personelince yapılan incelemede yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yaptığının belirtilmesi üzerine davacı şirket hakkında doğrudan soruşturma açılmasına karar verildiği, yapılan soruşturma sonucu düzenlenen rapor ve davacının yasal savunması dikkate alınarak davacı hakkında dava konusu kurul kararının alınması üzerine bakılan davanın açıldığı; Davacı şirketinin adresinde 17/11/2021 tarihinde yapılan denetimde elde edilen belgeler ile hazırlanan tablo incelendiğinde, 24/05/2021 tarihinde ... Akaryakıt Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin (...) bayisine B.Z. isimli şoför vasıtasıyla ... plakalı tanker ile 22.734 litre motorin sevkine ilişkin belge düzenlendiğinin görüldüğü, bu süreçte Gümrükler Muhafaza Müdürlüğünce tüm dolum tesislerinden 2021 yılında yapılmış dolumlara ilişkin bilgilerin talep edildiği, dolum tesisinden gelen veriler üzerinde yapılan tespitte, belirtilen tankerin aynı tarih ve miktar ile Petrol Ofisi Anonim Şirketi'nin bayisi olan davacı şirket adına dolum yaptığının anlaşıldığı, davacı şirketin bu alıma ilişkin ... Mühendislik İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin (...) İstanbul ilinde bulunan adresine dış satış faturası düzenlediğinin tespit edildiği, söz konusu tespitler ışığında ... ve davacı şirketin aynı bilgilerle düzenlemiş oldukları belgelerin ikisinin birden doğru olma ihtimalinin bulunmadığı, ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğünden temin edilen PTS kayıtlarına göre anılan tankerin 24/05/2021 tarihinde İstanbul iline hiç gitmediği, bu durumda davacı şirketin düzenlemiş olduğu belgenin gerçeği yansıtmadığı hususlarına yer verildiğinin görüldüğü; Aynı şekilde, davacı şirketin sunduğu fatura, irsaliye vb. belgelerde söz konusu yakıtların depo teslimi yapıldığı yönünde herhangi bir ibareye yer verilmediği, 24/05/2021 tarihinde davacı şirketin ...'e 22.734 litre motorin satışı gerçekleştirdiği, bayi tarafından düzenlenen e-irsaliyede bu yakıtın sevk adresinin "...Mahallesi .../İSTANBUL" olmasına rağmen PTS kayıtlarında yakıtı taşıyan tankerin Kocaeli-Bolu-Zonguldak güzergahında olduğu, yakıtın Zonguldak ilinde bayilik lisansı ile faaliyet gösteren ... Akaryakıt Anonim Şirketi'ne gittiğinin görüldüğü; Diğer taraftan, davacı şirketin tacir olduğu ve ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesinin 6102 sayılı Kanun'un 18. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yasal zorunluluk olduğu, davacı şirketin zilyetliğin devredilmesi ile tacirin sorumluluğunun bittiği iddiasının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, zira tehlikeli madde olarak kabul edilen akaryakıtın hangi araçla kaç gün içerisinde hangi güzergah kullanılarak teslim edileceğini basiretli tacir olan davacı şirketin takip etmesinin ve dış satış ile satılan akaryakıtın müşterinin yer üstü ya da yer altı tanklarına boşaltıldığı hususunun takip edilmesinin, herhangi bir olumsuzlukla karşılaşılması halinde talimatının alınmasının gerektiği, aksi durumda davacının sorumluluğunun ortadan kalkmayacağı; Bu durumda, davacı şirketin dağıtım firmasından almış olduğu akaryakıtı 5015 sayılı Kanun'a aykırı olarak çalışma raporunda tablo şeklinde listelenen dağıtıcılara faturasız olarak sattığı hususunun gerek PTS kayıtlarıyla gerekse de davalı idare kayıtlarında yer alan otomasyon verileriyle sabit olduğu, davacı şirket tarafından inşaat nakliyat vb. firmalara satış yapıldığı ileri sürülmesine rağmen PTS kayıtlarına göre tankerlerin ilgili adreslere hiçbir zaman gitmediği, bu durumun istisnai nitelikte de olmadığı, süreklilik arz ettiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin yeniden satış amaçlı akaryakıt satılması fiilini işlediğinin sabit olduğu, bu nedenle 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının ihlal edildiği anlaşıldığından, net satış hasılatı dikkate alınarak hesaplanan tutarın azami tutarın üzerinde olması nedeniyle idari para cezasının azami ceza tutarı olan 835.918,00.-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış; Öte yandan, dava dilekçesinde idari para cezasının ölçülü olmadığı ileri sürülmekte ise de, kanunda yüz yirmi beş bin Türk Lirasından az olmamak ve altı yüz yirmi beş bin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu petrol piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onu oranında idari para cezası uygulanacağının hükme bağlandığı, davalı idarenin bu konuda takdir yetkisinin bulunmadığı, net satış hasılatı dikkate alınarak hesaplanan tutar asgari tutarın altında kalırsa asgari tutarın idari para cezası olarak uygulanacağı, net satış hasılatı dikkate alınarak hesaplanan tutar asgari tutarın üstünde ve fakat azami tutarın altında olursa hesaplanan tutarın idari para cezası olarak uygulanacağı, net satış hasılatı dikkate alınarak hesaplanan tutar azami miktarın da üzerinde olursa azami miktar tutarında idari para cezası uygulanacağı, net satış hasılatı dikkate alınarak hesaplanan tutarın azami tutarın üzerinde olması nedeniyle idari para cezasının azami ceza tutarı olan 835.918,00.-TL olarak uygulandığı, idarenin bu hususta takdir yetkisi bulunmadığından ölçülülük ilkesinin ihlal edilmesinin de söz konusu olmadığı anlaşıldığından, davacının bu iddiaları da yerinde görülmediği; Ayrıca, "yeniden satış amaçlı akaryakıt satılması" fiili niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında sayılmadığından, 7164 sayılı Kanunla getirilen ihtar müessesinin dava konusu olayda uygulanma imkanının bulunmadığı belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, yazılı savunmasında ileri sürülen hususların değerlendirilmediği, eksik incelemeye dayalı olarak hakkında dava konusu işlemin tesis edildiği, akaryakıt satışlarının mevzuata uygun şekilde gerçekleştirildiği, müşteri tarafından temin edilen tankere akaryakıt yüklemesi yapıldığı, yakıtın teslim edilmesinden sonra sorumluluğun müşteriye ait olduğu, soruşturma raporu ve PTS kayıtları ile sınırlı inceleme yapıldığı, PTS kayıtlarının her türlü süpheden uzak somut ve kesin delil gibi kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, idari para cezasının miktar yönden yanlış hesaplandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2024/358, K. 2025/1295, T. 19.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2024-358-e-2025-1295-k-4dd35121de10