Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2025/3025 E. 2025/7804 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2025/3025
Karar No
2025/7804
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/3025 Karar No : 2025/7804

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av....

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

2- ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Şile ilçesi sınırları içerisinde bulunan İR:... ruhsat numaralı alanda 33.074,26 m² açık işletme, 1.890,58 m² pasa döküm alanı ve 731,70 m² verimli toprak depolama alanı olarak kullanılmak üzere ilave orman izni verilmesi istemiyle 27/06/2019 tarihinde yapılan başvurunun "Söz konusu alanın endüstriyel plantasyon ağaçlandırma alanında kaldığı ve kısmen %71'den fazla kapalı verimli Devlet ormanı olduğu, ayrıca denize 500 metre mesafede bulunduğu" gerekçesiyle Orman Genel Müdürlüğü'nün 23/06/2020 tarih ve E.961685 sayılı Olur'una istinaden 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi ile Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca reddedilmesine ilişkin olarak tesis edilen Şile Orman İşletme Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu olay açısından, izne konu edilen maden türü de dikkate alındığında, ormanlık sahada izne konu edilen maden sahasının sağlayacağı kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılması yapıldığında; ormanın sadece üzerindeki ağaçların çapı ve kullanım amacı ile ölçülebilen ve değer takdir edilen bir varlık olmadığı, ormanın insan ve diğer canlıların temel yaşam kaynakları olan başta oksijen ve temiz su kaynağı olması, erozyonu önleme, karbon yutak alanı olması, ılıman bir iklim sağlayarak tarımsal faaliyetlere destek olması, bölgedeki hayvancılığa katkı sağlaması, birçok canlıya yaşam alanı oluşturması ve rekreasyonel fonksiyonları göz önüne alındığında hesap edilemeyecek ölçüde bir değerinin olduğu, ormanların asli faydalarının yaşanabilir, solunabilir hava, içilebilir su, ekilebilir ve kullanılabilir toprak temini ve bu alanların korunması olduğu, sel gibi afetlerin oluşmasını önlemesi, toprak yüzeyine düşen yağışların filitrasyonu ile içilebilir suyun temini, bu suların dengeli ve düzenli olarak kullanıma sunulması, sürdürülebilir tarım, yerleşim ve sanayi alanlarının sel ve taşkınlardan korunması, kökleri aracılığıyla yeni toprak üretimine katkı sağlaması gibi ana faydalar sıralanabileceğinden, dava konusu izin talebine konu alanın orman olarak muhafazındaki kamu yararının maden olarak işletilmesine kıyasen daha üstün olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacı tarafından pasa döküm ve depolama alanı ile işletme alanı olarak söz konusu alanın kullanılması amacıyla izin verilmesi amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, işlem gerekçesinde belirtilen hususlara ilişkin Mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan istinafa konu kararın verildiğinin görülmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli ara kararı ile dava konusu uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için Mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak hazırlanacak bilirkişi raporunun Dairelerine gönderilmesi amacıyla dava dosyasının 2577 sayılı Kanun'un 45/4 maddesi uyarınca Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, buna istinaden Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun dosyaya sunulması sonucunda yapılan değerlendirmede, dava konusu işlemde davacının izin talebinin reddedilme gerekçesinin, talep sahasının kısmen %71'den fazla kapalı verimli Devlet orman alanında kalması, denize 500 metre mesafede olması ve endüstriyel plantasyon ağaçlandırma alanında olması olarak belirtilmesi ve bilirkişi raporunun işlem gerekçesinde belirtilen söz konusu hususlara ilişkin kısmında da, talep edilen alanın orta ağaçlık çağında tam kapalı sahil çamı meşçeresi ve ağaçlandırma alanı olduğu, ayrıca alanın devlet ormanı olduğu ve alanda tam kapalı orman statüsünde alanların da mevcut olduğu, talep alanının orman olmakla birlikte çevresi de ormanlık alanlarla çevrili olduğundan madencilik faaliyetlerinin civar orman ağaçlarında da kurumalar ve bozulmalar yapabileceği, ayrıca denize mesafesinin 670 metre olduğu ve dava konusu maden işletmesinde çevresel kirliliği önlemek üzere her türlü tedbir alınsa bile denize bu kadar yakın mesafedeki maden sahasının deniz ekosisteminde geri döndürülemez ekolojik yıkım yaratacağı tespitlerine yer verilmiş olması karşısında, işlem gerekçesinde yer alan hususların doğruluğunun ilgili bilirkişi raporuyla somut tespitlerle ortaya konulmuş olduğu, bu haliyle dava konusu işlemde bu sebeple hukuka aykırılık, farklı bir gerekçeyle verilen ilk derece mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmeyerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, IV-a grubu maden işletmeciliğine ilişkin Genelge'de bir kısıtlama bulunmadığı, mahkeme kararının usule ve yasaya aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun temyiz başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. Yürütmenin durdurulması talebi bulunmadığı halde fazladan yatırılan ... TL temyiz yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. Kesin olarak, 20/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2025/3025, K. 2025/7804, T. 20.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2025-3025-e-2025-7804-k-ffb03b38e2e9