Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2025/1743 E. 2026/1232 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2025/1743
Karar No
2026/1232
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/1743 Karar No : 2026/1232

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR): 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

2- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

DİĞER DAVALI: ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- Kendileri Adına Asaleten ...,...'ya Velayeten ..., ... 2- ...3- ... ... Mirasçıları; 4- ... 5-... 6- ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'nın 30/01/2023 tarihinde evinin bulunduğu sitenin bahçesinde oynarken bir hayvanın (köpeğin) saldırısına uğraması sonucunda vefat etmesine ilişkin olayda idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle anne ... için 1.000,00-TL (miktar artırımı ile 1.170.474,35-TL) maddi ve 1.000.000,00-TL manevi, baba ... için 1.000,00-TL (miktar artırımı ile 660.452,14-TL) maddi ve 1.000.000,00-TL manevi, kardeşler ..., ... ve ... ile babaanne ... ve dede ... için ayrı ayrı 300.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 2.000,00-TL (miktar artırımı ile 1.830.926,49‬-TL) maddi ve 3.500.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda maddi tazminat istemi yönünden; davalı idarelerin kusurlu olduğu anlaşılmakla, çocuklarını kaybederek onun desteğinden mahrum kalan ve Mahkemece aldırılan bilirkişi raporuyla da miktarları ortaya konulan, anne ...'ya 1.170.474,35-TL'nin, baba ...'ya 660.452,14-TL'nin davalı idarelerce ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, davacı anne ve baba tarafından cenaze ve defin masraflarına karşılık ayrı ayrı 100,00-TL tazminat ödenmesi talebinde bulunulmuş ise de, söz konusu cenaze ve defin hizmetinin ilgili belediyelerce ücretsiz olarak yapıldığı bilinmekle, davacılar tarafından da bu durumun aksini gösterir mahiyette herhangi bir masraf yapıldığına ilişkin somut bilgi ve belge sunulamadığı görüldüğünden, söz konusu 200,00-TL'lik maddi tazminat talebinin reddi gerektiği, manevi tazminat istemi yönünden ise; davalı idarelerin hizmet kusuru nedeniyle köpek saldırısı sonucu henüz 10 yaşını bile tamamlamamış olan çocuk ...'nın vefatının tüm davacı aile bireyleri üzerinde büyük bir etki ve üzüntü yarattığı açık olmakla birlikte, çekirdek aile ve geniş aile ile kurulan bağların sıkılığı ve yakınlık bağı arttıkça hissedilecek acı, elem ve üzüntünün de katlanacağı durumu göz önünde bulundurularak, davacıların manevi acılarının bir nebze olsun hafifletilebilmesi amacıyla takdiren, anne ...ya 500.000,00-TL, baba...'e 500.000,00-TL, kardeşler ..., ... ve ...a ayrı ayrı 150.000,00-TL, babaanne ... 100.000,00-TL ve dede ... (mirasçıları ..., ... ..., ... ..., ... ve ...) 100.000,00-TL olmak üzere toplam 1.650.000,00-TL manevi tazminatın idarelerce davacılara ödenmesi gerektiği, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin de reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine maddi tazminat talebinin 1.830.926,49‬-TL'sinin kabulüne, 1.830.926,49‬-TL'nin davalı idarelere başvuru tarihi olan 12/04/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından (1/3 oranında) davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin 200,00-TL maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin 1.650.000,00‬-TL'sinin kabulüne, 1.650.000,00‬-TL'nin davalı idarelere başvuru tarihi olan 12/04/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından (1/3 oranında) davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesi'nce hüküm fıkrasının 2.c maddesinde; " ... harçtan oluşan kalan 62,95-TL yargılama giderinin harçtan muaf davalı Van Valiliğinden tahsiline yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulmuş ise de, ilgili hüküm fıkrasının; "... harçtan kalan 62,95-TL yargılama giderinin davalı Van Valiliğinden tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesi, hüküm fıkrasının 3. maddesinde "... kalan harcın harçtan muaf davalı Van Valiliğinden tahsiline yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulmuş ise de, ilgili hüküm fıkrasının; "... kalan 79.262,06 TL harcın davalı Van Valiliğinden tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilerek hüküm kurulması gerektiği, bu nedenle 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesine göre yapılan inceleme sonucu, mezkur kararın usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurularının düzeltilerek reddine, harçtan kalan 62,95-TL yargılama giderinin davalı Van Valiliğinden tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, kalan 79.262,06 TL harcın davalı Van Valiliğinden tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; mevzuat gereği sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların toplatılması, kısırlaştırılması, aşılanması ve alındıkları ortama geri bırakılmaları gibi konularda belediyelere görevler yüklendiği, sorumluluk ve yetkisinin belediye sınırları içerisindeki hayvanlarla sınırlı olduğu, yasal düzenlemede hayvanların toplatılarak kent içerisinden tamamen temizlenmesine dair bir düzenleme olmadığı, öte yandan olayın meydana geldiği yerdeki ilçe belediyesinin sorumlu olduğu, idarelerinin herhangi bir sorumluluğu olmadığından tazminat isteminin reddi gerektiği, manevi tazminata faiz işletilmesine dair kısmının da usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı İpekyolu Belediye Başkanlığı tarafından; idarelerinin hayvan tarafından çocuğa saldırması sonucu gerçekleşen vefat nedeniyle sorumluluklarının ve herhangi bir kusurlarının olmadığı, sahipsiz hayvanlar ile ilgili sorumluluğun İl Çevre ve Orman Müdürlüğünde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı idare Van Valiliğinin, müteveffanın ebeveynlerinin müterafik kusurları ile hayvan sahibinin sorumluluğu yönlerinden detaylı araştırılmak suretiyle karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacılar tarafından, yakınları ...'nın 30/01/2023 tarihinde evinin bulunduğu sitenin bahçesinde oynarken bir hayvanın (köpeğin) saldırısına uğraması sonucunda vefat etmesine ilişkin olayda idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle anne ... için 1.000,00-TL (miktar artırımı ile 1.170.474,35-TL) maddi ve 1.000.000,00-TL manevi, baba ... için 1.000,00-TL (miktar artırımı ile 660.452,14-TL) maddi ve 1.000.000,00-TL manevi, kardeşler ..., ... ve ... ile babaanne ... ve dede ... için ayrı ayrı 300.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 2.000,00-TL (miktar artırımı ile 1.830.926,49‬-TL) maddi ve 3.500.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde; ”Büyükşehirin bütünlüğüne hizmet eden sosyal donatılar, bölge parkları, hayvanat bahçeleri, hayvan barınakları, kütüphane, müze, spor, dinlence, eğlence ve benzeri yerleri yapmak, yaptırmak, işletmek veya işlettirmek” büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; çevre ve çevre sağlığı hizmetlerini yapmak veya yaptırmak belediyenin görev ve sorumlulukları arasında sayılmış, 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak belediyenin yetki ve imtiyazları arasında yer almıştır. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun 'Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması' başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasında; "Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır." hükmü, 'Yerel hayvan koruma görevlilerinin sorumlulukları' başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasında ise; "Yerel hayvan koruma görevlileri; bölge ve mahallerindeki, öncelikle köpekler ve kediler olmak üzere, sahipsiz hayvanların bakımları, aşılarının yapılması, aşılı hayvanların markalanması ve kayıtlarının tutulmasının sağlanması, kısırlaştırılması, saldırgan olanların eğitilmesi ve sahiplendirilmelerinin yapılması için yerel yönetimler tarafından kurulan hayvan bakımevlerine gönderilmesi gibi yapılan tüm faaliyetleri yerel yönetimler ile eşgüdümlü olarak yaparlar." kuralı yer almaktadır. 12/05/2006 tarihli ve 26166 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği'nin 1. maddesinde, sahipsiz hayvanların çevreye verebilecekleri olumsuz etkilerinin giderilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. 'İl Müdürlüğünün Görev ve Sorumlulukları' başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; “Yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile işbirliği yaparak sahipsiz hayvanların kontrolünü takip etmek" İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'nün görev ve sorumlulukları arasında sayılmış, 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; hayvanların korunması, sorunların tespiti ve çözümlerini karara bağlamanın, her ilde valinin başkanı olduğu il hayvan koruma kurulunun görev ve sorumlulukları arasında olduğu belirtilmiş, 'Belediyelerin alacağı tedbirler' başlıklı 7. maddesinde ise; "sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması, kısırlaştırılması, aşılanması, gerekli tıbbî bakımlarının yapılması ve işaretlenmesi, alındığı ortama geri bırakılması, sahiplendirilenlerinin kayıt altına alınması" belediyelerin görevleri arasında sayılmıştır. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun; ''Valilerin hukuki durumları, görev ve yetkileri'' başlıklı 9'uncu maddesinde; c) Vali, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuatın neşir ve ilanını ve uygulanmasını sağlamak ve talimat ve emirleri yürütmekle ödevlidir. Bu işlerin gerçekleştirilmesi için gereken bütün tedbirleri almaya yetkilidir. ç) Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuatın verdiği yetkiyi kullanmak ve bunların yüklediği ödevleri yerine getirmek için valiler genel emirler çıkarabilir ve bunları ilan ederler. Aynı Kanunun 11'inci maddesinde '' c) İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteaallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır.'' düzenlenmiştir. Ayrıca, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillerden doğan borç ilişkilerinin düzenlendiği 67. maddesinin; "2. Hayvan bulunduranın sorumluluğu başlıklı, a. Giderim yükümlülüğü alt başlığında; "Bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi, hayvanın verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Hayvan bulunduran, bu zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz....." hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; sahipsiz hayvanların, başta köpekler olmak üzere, korunması, bakım ve gözetimi, saldırgan olanlarının eğitilmesi ve sahiplendirilmeleri, hayvan bakımevlerinin kurulması vb. birtakım görev ve sorumlulukların valiliklere, büyükşehir ve ilçe belediyelerine ait olduğu anlaşılmakta ise de hayvan sahibinin sorumluluğunun da özel kanun niteliğindeki Borçlar Kanununda düzenlendiği ve hayvanı sahiplenen kişinin sorumluluğunun sınırlarının belirlendiği anlaşılmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdareler, yasalarla kendilerine yükletilen verilen kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak örgütü kurmak, araç, gereç ve personeli o hizmetin gereklerine uygun biçimde hazırlamakla yükümlü olup, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli önlemlerin alınmaması, hizmetin iyi işlememesi, kusurlu işlemesi nedeniyle kişilere verilen zararların idarece giderilmesi zorunludur. Kişilerin can ve mal güvenliğini korumakla görevli olan idare, üstlendiği kamu hizmetini gereği gibi yerine getirmek, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli teşkilatı kurmak, her türlü araç ve olanağı hazır bulundurmak ve yine doğması muhtemel bazı olayların önlenmesi ve anında bertaraf edilmesi için gerekli önlemleri almak zorundadır. Bir başka anlatımla, kamu idareleri, yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğün tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle doğan zararların, hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan idare tarafından tazmini gerekeceği açıktır. İdari eylem veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Bu bakımdan; tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esastır. Olayın oluşumu ve zararın niteliğinin değerlendirilerek, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının tespit edilmesi, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekmektedir. Hizmet kusuru, kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenmesinde ve işleyişindeki nesnel nitelikteki bozukluk, aksaklık veya boşluk olup hizmetin geç işlemesi, kötü işlemesi veya hiç işlememesi şeklinde ortaya çıkar. Hizmet kusurunun ortaya çıkışına neden olan "nesnel nitelikli boşluk, bozukluk veya aksaklık" idareler bakımından kanunla kendilerine verilen ve önceden tanımlanmış görevlerin bulunmasını gerektirir. Zira hukuki sorumluluk bilinen hukuk kurallarının varlığını zorunlu kılar. "Nesnel nitelik" belirlemesi tam yargı davalarında idarenin sorumluluğunun tespitinde öncelikle ilgili idarenin kuruluş ve görevleri hakkındaki yasanın incelenmesini kaçınılmaz hale getirir. Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir. Müterafik kusur, zarara uğrayanın, zararın doğumuna veya zararın artmasına katkıda bulunmasıdır. Böyle bir durumda, zarara uğrayana ödenecek tazminat tutarı müterafik kusur oranında azaltılmalıdır. Mahkemece verilen kararda; sahipsiz hayvanların gerekli bakım ve kontrolleri yapıldıktan sonra alındıkları ortama bırakılmaları ve kendi doğal ortamlarında yaşamalarının sağlanmasının öngörüldüğü, bunun dışında belediyelerin bu hayvanları ayrılmış bir ortamda toplayacaklarına ve başı boş dolaşmalarını engellemeleri gerektiğine dair mutlak bağlayıcı bir düzenleme bulunmadığı, yine sahiplendirilen hayvanların da sahiplendirildikten sonraki süreçte sahiplendirmeyi gerçekleştiren kurumca takip ve kontrol edileceği hususunda herhangi bir düzenleme bulunmuyor ise de, işbu dava özelinde bakıldığında saldırgan olduğu konusunda tutulan tutanağa istinaden rehabilitasyon merkezine teslim edilen bir köpeğin yeterli ve gerekli inceleme ve kontrol sağlanmadan sahiplendirilmesinin bile tek başına kusurlu bir eylem olduğu dikkate alındığında, "saldırgan" başka bir ifadeyle doğal ortamına bırakılması mümkün olmayacak şekilde can ve mal güvenliği açısından tehlike arz eden bir köpeğin sahiplendirilmiş olmasının ilgili kurumların bakım ve gözetim sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı, bakım ve rehabilitasyona ihtiyaç duyduğu açık olan bu köpeğin ilgili merkezde gerekli koruma ve tedavi prosedürü işletilerek bakım ve gözetim altında tutulması gerekir iken yaklaşık 20 gün gibi bir süre içinde sahiplendirilmek suretiyle merkezden çıkışının yapıldığı, keza sahiplendirilen şahsın da köpeğin saldırgan olduğu ve etrafa zarar verdiği yönünde yetkili makamlara defaatle bildirimde bulunmasına karşın kurumlarca dava konusu vahim saldırı olayı geçekleştikten sonra harekete geçtikleri hususları da dikkate alındığında, kamu hizmetinin sürekliliği esası gereğince kurumların görevinin, sokak köpeklerinin gerekli bakım ve kontrollerini yaptıktan sonra alındıkları ortama bırakılmaları ya da tehlike arz eden hayvanların sahiplendirilmeleri ile sona ermeyeceği sonucuna ulaşıldığı gerekçeleri ile; olayda hizmet yükümlülüğü bulunan idarelerin kamu hizmetinin örgütlenmesinde, denetlenmesinde ve gerekli önlemlerin alınmasında yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediği ve gerekli önlemleri yeterince almadığı anlaşıldığından hizmet kusurunun bulunduğu değerlendirilmek suretiyle kusur durumuna ilişkin bir rapor alınmaksızın doğrudan söz konusu tazminat tutarının 1/3 oranında davalı idareler arasında paylaştırılmak suretiyle davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Uyuşmazlıkta, dava konusu olayın yaşanmasından evvel aynı hayvanın bir başka kişiye saldırdığı, bunun üzerine davalı Van Büyükşehir Belediye Başkanlığına bağlı Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezine teslim edildiği, buna ilişkin tutanak düzenlendiği, küpe numarası verilerek kaydedilen köpeğin gerekli aşılama ve kısırlaştırma işlemlerinin de bu kurumca yapıldığı, söz konusu köpeğin 25/01/2023 tarihinde, olaydan yaklaşık 20 gün sonra dava dışı H.K. isimli vatandaşa sahiplendirildiği, bu kişinin bakım, gözetim ve denetimi altında iken dava konusu olayın yaşandığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan Mahkemece Van Valiliğine kusur izafe edilmiş ise de, yukarıda yapılan tüm değerlendirmeler doğrultusunda anılan kanun maddelerinin Valiliğin mülki idare amiri konumundan kaynaklı olarak genel kolluk yetkisi ve sorumluluğun yüklendiği, bizatihi somut olarak denetim, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan idarelerin sorumluluğu yerine doğrudan genel soyut bir kolluk yetkisiyle Van Valiliğinin sorumluluğu bulunduğundan bahsedilmesinin de hukuka uygun olmadığı netice olarak yaşanan olayda Van Valiliğinin sorumluluğuna ilişkin gerekçelerin açıkça ortaya koyulamadığı, Mahkeme tarafından meydana gelen olay sonucu hazırlanan bilirkişi raporunun açık ve net olarak oransal bir şekilde müteveffanın koruma ve gözetiminden sorumluluğu bulunan ebeveynleri, köpek sahibinin sorumluluğu ve davalı idareler açısından sorumluluklarının kapsamı, kusurları ve oranlarının belirlenmesine yönelik idarelerin sorumlulukları açısından eksik ve hatalı tespitler içerdiği değerlendirmelerin bir bütün halinde hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu durumda, Mahkemece kusur oranları tespit edilerek ve müteveffa ...'nın ebeveynlerinin müterafik kusur oranı da dikkate alınarak, yaşanan olayın meydana gelmesindeki sorumluluk sebeplerinin tamamının yukarıda belirtilen idareler ve ebeveynler ile olayın meydana geldiği esnadaki hayvan sahibinin sorumluluğu açısından değerlendirildiği dengeli ve hakkaniyete uygun kusur oranlarının belirlendiği ek bilirkişi raporu alınarak yeniden karar verilmesi gerektiğinden temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 03/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2025/1743, K. 2026/1232, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2025-1743-e-2026-1232-k-061f968d2cbe