İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/697 E. 2026/234 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/697
- Karar No
- 2026/234
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/697 Esas KARAR NO :2026/234
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA DEĞERİ:50.390,00 EURO (50.390,00*18.2461 (Efektif Satış)=919.420,98 TL) DAVA TARİHİ:20/10/2022 KARAR TARİHİ:26/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ...(...) İran menşeili şirket olup davalı ... Otomotivle birkaç kez ticari ilişkide bulunduğunu, bu ticari ilişkinin 2020 yılının Şubat ayına kadar düzenli olarak sürdüğünü daha sonra müvekkili şirketin tekrar para transferi yaparak siparişte bulunduğunu fakat davalı şirketin parayı şirket çalışanı ... (TC: ...)'ın 06/02/2020 tarihinde 15.000,00 € (Euro -Avro) ve 24/02/2020 tarihinde ise 35.390,00 € (Euro -Avro) toplamda 50.390 € (Buro - Avro) tahsil etmesine rağmen istenilen siparişin müvekkili şirkete ulaştırılmadığını, Bilindiği üzere İran İslam Cumhuriyeti ambargoda olduğundan ötürü para transferlerinin yetkili sarraflar üzerinden yapılmakta olduğunu, Tahsil edilen paraların sarraftaki kayıtlarının olduğunu, davalı şirketin birçok kez alacaklı müvekkilline e-mail yazışmalarında malı , ürünü tedarik edip göndereceğini devamlı beyan edip bir türlü malın tedariği ve gönderiminin gerçekleşmediğini, Ayriyeten davacı şirketin vekili olarak telefon görüşmelerimizden sonra kendilerinin kullandığı elektronik posta adresine istemedikleri ürünleri alternatif çözümler olarak göndermiş olduğunu davacı müvekkili tarafından kabul edilmediğini, görüldüğü üzere davalı şirketin borcunu inkar etmemekle birlikte başka alternatifler sunduğunu, Dolayısıyla borç oluşduğunu fakat bir türlü yerine getirilemediğini, 08/08/2022 tarihinde .... İcra Dairesinde (Dosya No: 2022/... Es.) icra takibi başlatıldığını , borca itiraz edildiğini ve arabulucuda anlaşma sağlanamadığını, Davalı şirketin icra dairesinde ettiği itirazda kötü niyetli olduğunu ve borcu inkar ettiğini, bundan dolayı %20 icra inkar tazminatına hükmetmesini bu nedenlerden ötürü davalı şirketin ettiği itirazın iptalini, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, dava masraf ve tüm giderlerinin , avukatlık ücretinin , faizlerin ve tüm ferilerin davalı şirketin üstüme bırakılmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; açılan davaya ve davacının bütün taleplerine karşı hak düşürücü süre itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, Takip talebinde borcun sebebinin olarak "05.08.2022 tarihli 53.035,95 EUR" yazıldığını, bu ibare dışında borcun sebebi olarak başkaca bir şey gösterilmediğini ve bilgisayarda yazılmış tarihsiz ve imzasız bir bir belge sunulduğunu, açılan işbu itirazın iptali davasında borcun sebebi olarak "yapılan para transferi" olarak gösterildiğini ve icra takibine eklenmeyen bazı fotokopi yazıların ibraz edildiğini , İtirazın iptali davalarında takip talebinde belirtilen borcun sebebinin değiştirilemediğini , bu sebeple takip talebinde belirtilmeyen borç sebebinin, itirazın iptali davasında nazara alınmaması gerektiğini Davacı - alacaklının , takip talebinde belirttiği 05.08.2022 tarihli alacağın varlığını ispat etmesi gerektiğini, Dava dilekçesinde, icra takibi ile alakası olmayan bazı yazışma ve belgelere yer verildiğini , davacının alacaklı olduğu iddia ve ispat edilmeye çalışıldığını, dava dilekçesinde belirtilen ve icra takibinde yer almayan belgeleri, belgelerin içeriklerini, delil olmalarını kabul ettikleri anlamına gelmediğini kayıt ve şartıyla yapılmadığını, esasen davacının, icra takibinde belirttiği borç sebebi ile bağlı olduğunu, Davacı taraf, davalıya para transferi yaparak sipariş verdiğini ancak bu siparişin kendilerine ulaştırılmadığından bahsettiğini, İran'ın ambargoda olmasından dolayı para transferinin yetkili sarraflar üzerinden yapıldığını belirtildiğini, sarraf kaydı olduğu belirtilen bazı fotokopileri dosyaya sunduğunu, bununla birlikte davacı tarafından, e-mail yazışmalarında ürünün tedarik edip gönderileceği belirtilmesine rağmen bunun olmadığı, davalının ikrarı olduğu, davalının alternatifler sunduğu belirtildiğini, Öncelikle davacı şirket tarafından fotokopi olarak sunulan belgelerin hiçbiri kabul etmediklerini, Para transferinin yetkili sarraflar tarafından yapıldığı iddiasının geçerli olmadığını, dava dilekçesinin ekinde bulunan "sarraf alındı defteri" sayfası olduğu iddia edilen fotokopilerin de geçerliliğinin olmadığını, Tacirler arasındaki para transferlerinin banka vasıtasıyla yapılması gerektiğini, davacı tarafından böyle bir banka havale belgesi ibraz edilmediğini, Davacı banka belgesi yerine yetkili sarraf defteri sayfası fotokopisi sunduğunu, Hukukumuzda böyle bir ispat vasıtası olmadığını Davacı tarafından sunulan diğer fotokopilerin de kimin tarafından ve nasıl düzenlediğinin belli olmadığını, E- mail yazışması olarak sunulan diğer belgelerin de kimin tarafından hazırlandığının ve gönderildiğinin belli olmadığını, Netice olarak davacının, haksız ve kötüniyetli bir icra takibi başlattığını, Açılan davanın haksız olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın reddine, alacaklının yaptığı icra takibi haksız ve kötüniyetli olduğundan alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsili ile davalı müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de davacıdan tahsili ile davalı müvekkile ödenmesine karar verilmesini, talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan iş bu dava; taraflar arasında alım satım ilişkisinin 2020 yılının Şubat Ayına kadar devam ettiğini, İran menşeili şirketin davalı şirketin çalışanı ...'ın hesabına 16/02/2020 ve 24/02/2020 tarihlerinde toplam 50.390 Euro alım satım sipariş bedelinin gönderilmesine rağmen sipariş konusu malların anlaşmaya uygun olarak teslim edilmediğini belirterek, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre, malın teslim edilmeyeceği anlaşıldığı iddiası ile davacının davalı aleyhine yaptığı ilamsız icra takibine davalının yaptığı itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce uyap üzerinden incelenen dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı takip sayılı dosyasında; davacı şirketin davalı şirket aleyhine toplam 53.035,95 EUR üzerinden 05/08/2022 tarihinde ilamsız icra takibine geçildiği, davalı borçlunun ödeme emrine, borca ve ferilerine süresinde itiraz edildiği ve takibin durmasına sebebiyet verildiği görülmüştür. Davalı yanın zamanaşımı ve hak düşürücü itirazlarının bulunduğu, mahkememizce 25/05/2023 tarihli celsede "Davanın niteliği gereği satım bedelinin iadesine ilişkin olup, arabuluculuk sürecinin 20/08/2022 tarihinde başlatıldığı, yapılan ödemelerin Şubat 2022 tarihinde yapılmış olduğu, icra takibinin 11/08/2022 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla; gerek satım sözleşmelerinden kaynaklanan 6098 sayılı TBK'nın 231 ve İİK'nın 67.maddesindeki itirazın iptali davası yönünden aranan 1 yıllık sürenin davalının icra takibine yönelik itirazının davacı tarafa tebliğ edildiğine dair bir belge icra dosyası kapsamında bulunmadığından, henüz itirazın iptali davası açma süresi başlamadığı gibi takipten itibaren 1 yıllık süre dolmadan işbu davanın açıldığı" gerekçesiyle davalının zamanaşımı ve hak düşürücü itirazlarının reddine karar verilmiştir. Mahkememizce tarafların dosyaya sunduğu deliller, iddia ve savunmaları birlikte değerlendirilerek; a)Taraflar arasında yapılan yapıldığı iddia edilen alım satıma ilişkin sözleşmenin ve koşullarının belirlenerek tespiti, b)Davacının yaptığı ödemeye rağmen ödediği iddia ettiği bedele ilişkin, bedeli ödendiği halde gönderilmeyen malın bulunup bulunmadığının varsa miktarının tespiti, c)Temerrüt tarihinin belirlenerek tespiti, d)Davacının davalıdan haksız zenginleşme ilkelerine göre satım konusu mal bedelini talep edebileceği alacak varsa bunun miktarının tespiti bakımından Borçlar Hukukçusu ..., SMMM ... ve alanında uzman altın konusunda sektör bilirkişisi ... marifetiyle inceleme icra edilmiş ve konuya ilişkin 14/11/2023 tarihli kök rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı kök raporlarında özetle; "Kuyumculuk Sektörü Bakımından: “Sarraf alındı defteri” diye bir resmi evrakın 1984 yılından beri kuyumculuk sektöründe iştigal eden biri olarak hiç duymadığım, Yapılan incelemede “sarraf alındı defteri” adı altında herhangi bir matbu evrakın olmadığı bilgisine ulaşıldığı, Taraflar arasında yaşanan para transferinin de “sarraf alındı defteri” sayfası olduğu iddia edilen ve fotokopileri dosyaya sunulan iş yerinin adı ve adresi belirtilmesi halinde asıllarına ulaşılabileceği, Sözleşme İlişkisi Bakımından: Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ispatlanamadığı, Bu sebeple sözleşme koşullarının ve temerrüt tarihinin belirlenemediği, Davacının yaptığını iddia ettiği ödemeyi bu aşamada ispatlanamadığı kanaatine ulaşıldığından sebepsiz zenginleşme hususunda bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce dosyaya sunulan flash bellek, deliller dikkate alınarak, itirazları karşılar şekilde bilirkişi kurulundan ek rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin 15/05/2024 tarihli 1. Ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı 1. Ek raporlarında özetle; "Davacı tarafından 12 Aralık 2023 tarihinde sunulan Mail Yazışmaları incelendiğinde; toplam 50.390 Euro ödeme davalı şirket çalışanı ... tarafından teslim alındığı konusunda taraflar arasında herhangi bir anlaşmazlık bulunmamaktadır. Ancak davacı tarafından yapılan ödemeye ilişkin malların davalı tarafından teslim alınmamıştır. Buna ilişkin taraflar arasında karşılıklı mail şeklinde yazışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu mailler incelendiğinde; Davacı yetkilisi ... ... ; Sana inanamıyorum, durumu anlamıyorsun, burası dükkan değil, burası bir fabrikanın ayırıcıya ihtiyacı var, zamanımızı boşa harcıyoruz, paramızı geri ver, bulacağız kendi başımıza bir çözüm, Güven ve sorumluluk nedeniyle TOI’ yı seçiyoruz ama bu sıralamada eskisi gibi göremiyorum. Burada baskı altındayım. Şu anda Stoklarım tükeniyor. . Yönetim Kuruluna karşı sorumluyum. Çünkü TPI benim seçimimdi. Davalı yetkilisi ...; Durumunuzu anlayışla karşılıyoruz, ancak aynı zamanda bu durumda bizimle anlayışla ilişki kurmanızı da istiyoruz. Şirketinizle çok uzun zamandır çalışıyoruz. Ama bize olan güvensizliğiniz yüzünden kafamız karıştı. Siparişiniz hazır, size göndereceğiz. Bu süreci hızlandırmak için lojistik departmanımıza acele ediyorum. Bilgileri yer almaktadır. Bu durumda davalı taraf, bu alış veriş için belirlenen 15.000,00 Euro + 35.390,00 Euro olmak üzere toplam 50.390,00 Euro tahsil etmesine rağmen, karşılığı ürünleri davacı tarafa teslim etmemiştir. " şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce alınan ek rapora davalı yanın itirazları, asıl ve alınan ek raporun sonuçları itibariyle birbiriyle çelişkili olup, mahkememizce verilecek kararın taraflar için tatmin edici nitelikte açık ve izah edilebilir delillere dayanmasının sağlanması bakımından dava konusu taraflar arasında ticari ilişkinin taraf ticari defter ve kayıtlar da incelenerek; a-Taraf ticari defter ve kayıtlarında ticari ilişkinin ne zaman başladığı, dava konusu ticari ilişkiye yönelik herhangi bir kayıt bulunup bulunmadığının belirlenmesi, b-Ticari defter ve kayıtlara göre borç ve alacak durumunun varsa icra takip tarihi itibariyle tespiti, c-Davacı yanın dayandığı maillerin gönderildiği IP adresleri konusunda taraflarca beyanda bulunmaları ve varsa ilgili mail adreslerinin kayıtlı olduğu ilgili kurumdan adreslerinin sorularak buna ilişkin bilgi ve belgeler celp edildikten sonra bilgisayar programcısı e mail analizcisi bilirkişi tarafından tarafların vereceği e-mail adreslerine girmek suretiyle (şifreler paylaşılarak) e maillerin taraf şirketlerin adresinde kayıtlı IP adreslerinden karşılıklı olarak yazılıp yazılmadığının belirlenmesi bakımından bilirkişi olarak ..., mali müşavir ..., Bilgisayar program ve IP adreslerini inceleme uzmanı Burcu Üstünel marifetiyle inceleme yapılması istenilmiş ve konuya ilişkin 17/02/2025 tarihli yeni heyetten alınan 17/02/2026 tarihli kök rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı raporlarında özetle; "Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, davacı ve davalı taraf. E-posta hesaplarında yapılan inceleme ve dosyaya sunulan mevcut delillerin ışığında, takdirin Sayın Mahkemenizin görev alanına ait olduğu işaret edilmek suretiyle; 1- Mali Yönden: Mali yönden yapılan çalışmada taraflar ticari defter ibraz etmediklerinden; Taraf ticari defter ve kayıtlarında ticari ilişkinin ne zaman başladığı, dava konusu yönelik herhangi bir kayıt bulunup — bulunmadığının belirlenmesi, yönünden inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı, yine Ticari defter ve kayıtlara göre borç ve alacak durumunun varsa icra takip tarihi itibariyle tespit ve değerlendirme yapılamamıştır. 2- Teknik inceleme ve Genel Değerlendirme Bakımından: Davalı ve davacı taraflarca sunulan bilgilere istinaden yapılan araştırma neticesinde; Davalı taraf yazışmalarında kullanıldığı görülen info(... tr, ...(....com tr, ...@....com.tr e-postalarına ait şifre sunulmadığı, yazışmalarda yer almadığı görülen ve davalı tarafça beyan edilen ... .com.tr e-posta hesabı. Ve bildirilen şifre ile giriş yapılamadığı için incelenememiştir, davalı vekilince beyan edilen şifre ile giriş yapılamamakta, şifre hatası alınmaktadır. Davalı taraf ile iletişim kurulmuş ancak geri dönüş alınamamıştır. Davacı tarafça incelenmesi için bildirilen ...(... adresli e-posta hesabı davacı tarafa ait ...:/.../webmail adresinden erişim sağlanarak giriş yapılan e-posta hesabına bildirilen şifre ile giriş yapılmak suretiyle incelenmiştir. Davalı taraf ile gerçekleşen yazışmalar aranmıştır, gelen ve giden e-postalar incelendiğinde Gelen kutusunda 631 e-posta, Gönderilen kutusunda 1.016 e-posta olduğu görülmüştür. Gelen kutusunda en eski tarihli 27.07.2024 tarihli e-posta olduğu görülmüş ancak 631 e-posta içinde davalı tarafa ait (....com tr uzantılı yada e-postalarda yazışmalarında görüldüğü üzere dava ile ilişkili olduğu anlaşılan (... uzantılı bir e-posta olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle 05/01/2024 tarihli Görevlendirmeye dayanarak hazırlanan tarihsiz bilirkişi ek raporunda yer verilen e-maillere ulaşılamamış ve bu nedenle taraflar arasında hukuki ilişkinin var olup olmadığı, buna dayalı olarak edimlerin ifa edilip edilmediği noktasında bir değerlendirme yapılamamıştır. 02.08.2022'de ... adresinden davacı vekili ...(@gmail. ... adresine gönderilen e-posta ile taraflar arasındaki anlaşmazlığa çözüm alternatifleri içeren bir e-posta gönderildiği bu e-postanın aynı anda ...(@....com.tr ve ...@....com.tr adresli davalı e-posta hesaplarına da iletilmiş olduğu görülmüştür. Tespit edilen bu e-posta bilirkişi raporu ekinde sunulmaktadır. Bu yazışma, davacı avukatının mail adresine girilerek elde edilmiş ve gerçek olduğu tespit edilmiştir. Mail içeriğinde bir uzlaşma talebi bulunmakla birlikte uyuşmazlığın konusu ile olan bağlantısı konusunda nihai takdir Sayın Mahkemededir. Sunulan whatsapp yazışmasında davalı tarafın ödemelerin yapılması için ... adını verdiği, davacının paranın bu kişiye ait hesaba gönderilmesi için yönlendirme yapıldığı, whatsup yazışmalarında alındığı teyit edilen meblağların, 34.695 Euro ve 15.000 Euro olduğu anlaşılmaktadır. Ancak dosya kapsamındaki yazışma metinlerinde yazışma yapan kişilerin isimlerinin göründüğü, numaralarının görünmediği tespit edilmektedir, bu hususun Sayın Mahkemenin takdirindedir. Bununla birlikte 15.000 Euro'nun gönderildiğinin ifade edildiği çevirisi yapılmış yazışmanın tarihi 30.10.2019'dur. Ayrıca dosyada 15.000 Euro ödeme emri içeren bir belge bulunmaktadır ve bu belgenin de tarihi ise 03.10.2019 olarak görünmektedir. Havale dekontunda yer alan gerçekleşme tarihi 4.10.2019 ve valör tarihi 7.10.2019 olarak görülmektedir. WhatsApp yazışmalarında yer alan tarihlerin sıhhati konusunda bir değerlendirme yapılamadığı için dekontun hangi tarihli yazışmaya ilişkin olduğu konusunda bir sonuca ulaşılamamıştır. Dava dosyasına davacı vekilince 07.12.2023 tarihli dilekçe ekinde sunulmuş olan Whatsapp yazışmaları içerir 31 sayfalık delil belgesinde ... isimli kişiler arasında gerçekleştiği görülen yazışma metinlerinin içeriğinde tarafların telefon numara bilgilerinin dâhil olmadığı, tarafların kendilerini “whatsapp uygulamasında kaydettiği isimle whatsapp yazışmasının en baş sütununda yer alan tarih saat bilgisinin bilgisayara aktarıldığı şeklinde yada çevirilmesi esnasında değişikliğe uğramış olma olasılığından dolayı yanlış görüntülenme olasılığı olabileceği, bu tür bir delilin bilirkişi marifetiyle kayıtlı olduğu cep telefonundan alınmış olması gerektiği hususunun sayın mahkemenizin takdirinde olduğu, Davacının ifade ettiği üzere ... TC Kimlik numaralı ... adına 06.02.2020 tarihinde 15.000 Euro ve 24.02.2020 tarihinde 35.390 Euro toplamda 50.390 Euro gönderildiğini ispatlar bir e-posta yazışması ve e-posta eki tespit edilmemiştir, Dava dışı ... TC Kimlik numaralı ...'ın hesabına davaya konu gönderilen ödeme olup olmadığı hususunda sayın mahkemenizce müzekkere yazılarak bilgi alınabileceği hususunun takdirinin sayın mahkemenize ait olduğu" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce mahkememizin 17/04/2025 tarihli duruşma tutanağı 4 numaralı ara kararı gereği; davalıya ait ticari defter ve kayıtların davacı tarafından 11/03/2025 tarihli dilekçe ile davalı defter ve kayıtlarına dayanıldığı görülmekle, 2018-2022 yılları arasındaki tüm kayıt, defter belgeler ile dosyadaki deliller ve ticari teammüm yönünden özellikle banka kayıtları da (dosyaya yeni gelen belgeler ve tüm taraf itirazları da değerlendirilmek sureti ile) incelenmek sureti ile önceki bilirkişiler ... VE ...'den ek rapor hazırlanması istenilmiş ve konuya ilişkin 02/12/2025 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler anılı raporlarında özetle; "Nihai değerlendirme ve takdir yetkisi sayın mahkemeye ait olmak üzere yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; Mali Bakımından, Davalının bağlı olduğu ... SİGORTA MÜDÜRLÜĞÜ tarafından davalı şirketin Sayın Mahkemeye 27.06.2025 tarihli yazı ekinde ... hakkında bilgi verildiği görülmektedir. Dava dışı ... davalı şirkette 03.12.2016 tarihinde işe başladığı ve 20.03.2020 tarihinden işten ayrıldığı tespit edilmiştir. Dava dosyasına ibraz edilen ve üzerinde sarraf defteri yazan belgede 06.02.2020 tarihli 15.000,00 EUR ve 24.02.2020 tarihli belgede 35.390,00 EUR fotokopi belgede Dava dışı ... “ın imzası olduğu ve imzası olduğu dönemde davalı şirketin çalışanı olduğu tespit edilmiştir. Şeklinde bilgi ve belge talep edilmiştir. Ancak aradan geçen süre içinde ve beklenilmesine rağmen davalı ticari defter ve belgelerin ibraz noktasında sonuç elde edilmemiştir. Daha sonraki süreçte davalının yerinde inceleme talebi doğrultusunda Sayın Mahkemeye bildiren adrese gidilmiş olup (... Mah.., ... ... Sok. No:3/3 ... /İSTANBUL) adreste kimsenin olmadığı ve işyerinin kapalı olduğu görülmüştür. Konu hakkında takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye aittir. Teknik İnceleme ve Genel Değerlendirme Bakımından Teknik bakımından kök rapordaki kanaatimiz devam etmektedir. Sayın Mahkemenin ara kararında, dosyaya eklenen yeni belgelerin değerlendirilmesi konusunda görevlendirme yapılmış ve davacı tarafından kök raporun Sayın Mahkemeye tevdiinden sonra dosyaya sunulan proforma fatura çevirisinin incelenmesi gerekmiştir. Bu kapsamda, gerekçeleri raporda yer aldığı üzere; dosyaya çevirisi sunulan 3.2.2020 tarihli proforma faturanın malın niteliği, birim fiyatı ve miktarını içermesi nedeniyle sözleşmenin esaslı unsurlarını taşıdığı, Sayın Mahkemenin kabulü halinde satış sözleşmesine yönelik bir icap (öneri) niteliğinde olduğu, ancak sözleşmenin kurulmuş sayılabilmesi için önerinin karşı tarafa yöneltilmiş bir kabul beyanı ile tamamlanması gerektiği, Mali incelemeden elde edilen bilgiler doğrultusunda, “sarraf defteri” ibareli fotokopi belgelerde yer alan ve farklı tarihlerde kısım kısım ödendiği anlaşılan tutarların toplamının 50.390,00 Euro olduğu, bu miktarın proforma faturadaki 50.390,88 Euro bedelle örtüştüğü ve belgelerde davalı şirkette çalıştığı dönemde ...'a ait imzaların bulunduğu, Sayın Mahkemenin, bu ödemenin proforma faturadaki önerinin kabulü niteliğinde olduğunu takdir etmesi halinde sözleşmenin kurulduğu sonucuna varabileceği, Bununla birlikte, proforma faturanın icap niteliği taşıyıp taşımadığı, fotokopi belgelerin delil değeri ve kabul beyanı oluşturup oluşturmadığı konularında nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sözleşmenin kurulmuş olduğu kabul edildiğinde, malın teslim edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; mahkememizde açılan işbu dava, davacının İran menşeili bir şirket olup, davalı ile ticari ilişkisi kapsamında Şubat 2020'e kadar çalıştığını iddia ederek, en son davalı şirket çalışanı hesabına gönderilen 50.390 Eur bedeli sipariş bedeli olarak avans gönderildiği iddiası ile, sipariş konusu malın teslim edilmediğini belirterek, sebepsiz zenginleşmeye konu bedelin tahsili için yapılan icra takibine davalının yaptığı itirazın İİK m.67 gereğince iptali istemine ilişkindir. Mahkememiz tarafından, davacı şirketin İran menşeili şirket olarak ticari faaliyetlerinde bulunduğu ve ticari faaliyetlerinin İran'ın ambargo nedeniyle sarraf defteri ve Türkiye'de bulunan kapalı çarşı esnafı aracılığı ile yürütüldüğü, davacının bu iddiasının mevcut uygulama ile örtüştüğü bilinen bir gerçek olup, gönderilen maillerin de bunu teyit ettiği tartışmasızdır. Mahkememiz tarafından alınan bilirkişi raporları ile, ve özellikle 02/12/2025 tarihli raporda belirtildiği gibi, 27/06/2025 tarihli ... Sigorta Müdürlüğü yazısı ile davalı şirketin çalışanı ...'ın hesabına dava konusu edilen 06/02/2020 ve 24/02/2020 tarihli havaleler ile toplam 50.390 Euro havale edildiği ve ibraz edilen üzerinde sarraf defteri yazılan belgede, dava dışı ...'ın imzasının bulunduğu belirlenmiş, davalı şirket merkezinde yapılan inceleme sonucunda dosyaya çevirisi sunulan 03/02/2020 tarihli proforma faturanın malın niteliği, birim fiyatı ve miktarını içermesi sebebiyle sözleşmenin esaslı unsurlarını taşıdığı, satış sözleşmesine yönelik bir icap olup, işbu proforma faturadaki mal bedeli olarak sarraf defterinde 50.390 Euronun ödendiği yazılı olup, proforma faturasındaki 50.390,88 Euro bedel ile örtüştüğü, bu ödemelerin proforma fatura bedeli olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılması gerektiği bilirkişilerce belirlenmiş olup, proforma fatura ve karşılığındaki bedelin ödendiğini davacının ispat ettiği belirlenerek, malın teslim edildiğine ilişkin davalı tarafından dosyaya herhangi bir belge sunulmamış olması karşısında, malın teslim edildiğinin davalı tarafından ispat edilemediği bilirkişi raporu ve mahkememizce dosya kapsamına uygun rapora itibar edilerek, davacının, dava konusu icra takibine konu 50.390 Euro alacaklı olduğu ve bizzat davacının işbu davayı sadece asıl alacak üzerinden 968.436,45 TL olarak açtığını ve dava konusu kabul ettiğini beyan ve kabul ettiğini mahkememizde 26/03/2026 tarihli duruşmada beyan ve kabul ettiğinden, davacının sipariş verdiği mal karşılığında ödediği bedelin malın teslim edildiği davalı tarafından ispat edilememesi sebebiyle TBK m.77 ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme kurallarına göre iadesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından davanın taleple bağlılık kuralı gereği asıl alacak üzerinden kabul ve itirazın iptali gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkememizce sonuç olarak; davacının davalı aleyhine açtığı, davacının sebepsiz zenginleşme hukuk kurallarına göre alım-satıma konu malın teslim edilmemesi nedeniyle davacı tarafın ödediği iddia edilen mal-altın bedelinin istirdadına ilişkin itirazın iptali davasının kabulü ile, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın 50.390 Euro asıl alacak üzerinden iptali ile, icra takibinin işbu miktar üzerinden 3095 sayılı kanun 4/a maddesi gereğince, taleple bağlılık ilkesi gereği, yıllık % 3,75 Euro faiz oranına aşmamak ve değişen oranlarda faiz yürütülmek ve takip talebindeki diğer koşullar ile birlikte aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın varlık ve miktarının ve özellikle mal tesliminin teslimine ilişkin iddianın tespitinin yargılamayı gerektirmesi dikkate alınarak İİK m.67 koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine dair karar vermek gerekmiştir. Ayrıca kısa hükümde dava taleple bağlı kalınarak esas hüküm ile kabul edildiği halde, 1 nolu bendin son paragrafında "Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE," ilişkin maddi hata sonucu ilavenin yapıldığı anlaşılmakla, bu ilavenin hükümden çıkarılması gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davalı aleyhine açtığı, davacının sebepsiz zenginleşme hukuk kurallarına göre alım-satıma konu malın teslim edilmemesi nedeniyle davacı tarafın ödediği iddia edilen mal-altın bedelinin istirdadına ilişkin itirazın iptali davasının KABULÜ İLE, 1-Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın 50.390 Euro asıl alacak üzerinden iptali ile, icra takibinin işbu miktar üzerinden 3095 sayılı kanun 4/a maddesi gereğince, taleple bağlılık ilkesi gereği, yıllık % 3,75 Euro faiz oranına aşmamak ve değişen oranlarda faiz yürütülmek ve takip talebindeki diğer koşullar ile birlikte AYNEN DEVAMINA, 2-Alacağın varlık ve miktarının ve özellikle mal tesliminin teslimine ilişkin iddianın tespitinin yargılamayı gerektirmesi dikkate alınarak İİK m.67 koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 62.805,65 TL ilam harcından peşin alınan 11.661,52 TL peşin harç ile 4.876,96 TL icra harcının mahsubu ile bakiye 46.267,17 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 11.661,52 TL peşin harç, 4.876,96 TL icra veznesine yatan peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 16.619,18 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temli ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 143.913,15 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 61.670 TL (bilirkişi ücreti, tebligat v.s posta masrafları) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1.560 TL arabuluculuk ücretinden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı , davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza