Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2023/1184 E. 2025/7192 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2023/1184
- Karar No
- 2025/7192
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1184 Karar No : 2025/7192
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde 2547 sayılı Kanun'un 33. maddesi hükmü kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, görev süresinin uzatılmayıp görevine son verilmesine ilişkin ... tarihli işlemin iptali ile mahrum kaldığı tüm parasal haklar haklarının işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; herhangi bir disiplinsizliği ya da başarısızlığı veya almış olduğu herhangi bir cezası bulunmayan davacının, araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olma ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapma gibi bir takım hizmetlerin yürütülmesinde eksikliği olduğuna, kurumun bilimsel çalışmalarına ve akademik gelişimine katkıda bulunmadığına, kendini geliştirmediğine, bilimsel yayınlarının yetersiz olduğuna dair somut ve bilimsel açıdan kabul edilebilir delillerin davalı idarece ortaya konulmadığı, dolayısıyla davalı idarenin davacının görev süresinin uzatılmaması yönündeki dava konusu işlemi tesis ederken takdir hakkını kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun bir şekilde kullanmadığı anlaşıldığından, davacının görev süresinin uzatılmayarak görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının bu davanın açıldığı tarih olan 22/09/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, davacının doktora programına süresinde başlamadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden, yenilenen sözleşmenin bitim tarihine kadar hesaplanacak yasal faizi ile ödenmesi gerekmektedir. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, fazladan yatırılan ...-TL temyiz harçlarının istemi hâlinde davalıya iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 25/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- Dava, ... Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde 2547 sayılı Kanun'un 33. maddesi hükmü kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, görev süresinin uzatılmayıp görevine son verilmesine ilişkin 01/09/2021 tarihli işlemin iptali ile mahrum kaldığı tüm parasal haklar ve tüm özlük haklarının işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi istemiyle açılmıştır. İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır. Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez. Bu itibarla, davacının süresi biten sözleşmesinin uzatılmaması şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.