Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2024/2608 E. 2025/1405 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2024/2608
- Karar No
- 2025/1405
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2608 Karar No:2025/1405
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirkete ait DNS Güneş Enerji Santrali (GES) ile ilişkilendirilen tüketim tesisinde Mart ve Nisan 2021 dönemlerinde elektrik tüketimi olmadığından bahisle ilgili dönemlerde üretilip sisteme verilen enerjinin YEKDEM'e bedelsiz katkı payı olarak bildirilmesine ilişkin işlemin dayanağı Yönetmelik maddesi iptal edildiğinden bahisle kaldırılması ve bu dönemlerde sisteme verilen elektrik enerjisi bedelinin ödenmesi için 04/08/2021 tarihli dilekçeyle davalı idareye yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle (zımnen) reddine dair işlemin iptali ile söz konusu dönemlerde sisteme verilen elektrik enerjisi bedelinin (toplam 260.611,00-TL) amme alacaklarına uygulanan faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, davacı tarafından, Mart ve Nisan 2021 dönemine ait "0" (sıfır) miktardaki enerji tüketiminin sebebinin, tüketim tesisinin bakıma alınması, uzun süreli arıza veya tatile gitme gibi nedenler olabileceği belirtilmekle birlikte o dönemde ülkemizde de etkisini gösteren COVID 19 salgınının da etkisi olduğunun ileri sürüldüğü, ancak söz konusu dönemde üretilen elektrik enerjisinin tamamının COVID 19 salgını veyahut diğer sebepler nedeniyle tüketilemediğinin hukuken kabul edilebilir somut gerekçelerle açıklanmadığı gibi, bu konuda yine hukuken kabul edilebilir somut maddi olayların varlığını kanıtlayacak bilgi ve belgelerin de davalı idareye ve dava dosyasına sunulamadığının görüldüğü, dolayısıyla davacının mücbir sebep olarak ileri sürdüğü ve ülkemizde etkisini gösteren COVID 19 salgınına yönelik iddiasının, davacı yönünden soyut nitelikte olduğu ve mücbir sebep koşullarının davacı şirket yönünden gerçekleşmediği anlaşıldığından, bu gerekçe ile yapmış olduğu başvurunun zımnen reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının tazminat isteminin yasal dayanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece Mart ve Nisan 2021 dönemlerinde üretilip sisteme verilen elektrik enerjisinin bedelinin ödenmemesinin gerekçesinin Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 28. maddesinin dokuzuncu fıkrası olduğu, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce söz konusu düzenlemenin iptaline karar verildiği, iptal kararı geçmişe etkili olduğundan dava konusu işlemin dayanaksız kaldığı, pandemi önlemleri ve kısıtlamalar nedeniyle tüketim tesisinin faaliyetlerine son verildiğinden tüketim miktarının "0 (sıfır)" olduğu, pandemi dönemi nedeniyle kapalı olduğu konusunda delil ve ispata ihtiyaç bulunmadığı, pandemi nedeniyle tüketim tesisinin kapalı olmasının mücbir sebep sayılması gerektiği, hiç tüketimi olmayan tesise ödeme yapılmamasının ölçüsüz olduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olarak tesis edildiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.