Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2022/5555 E. 2025/3623 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/5555
Karar No
2025/3623
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/5555 Karar No : 2025/3623

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü/ ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Samsun ili, Bafra ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... sayılı parsele kayıtlı arsa vasıflı taşınmaz ve üzerindeki binanın maliki olan davacı tarafından, Samsun-Sinop karayolunun taşınmazın önünden geçen kısma isabet eden bölümde beton ayaklar üzerine inşa edilen köprülü kavşak yol yapımı nedeniyle, söz konusu arsa ve binasında değer kaybı meydana geldiği ileri sürülerek 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile 41.370,45 TL) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce, Mahkemelerinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 30/06/2021 tarih ve E:2016/13992, K:2021/3745 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak, dosya kapsamında yer alan Karayolları Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısından dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 76,67 m²'lik kısmının Karayolları Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı Kamulaştırma İşlemine Başlama Kararına istinaden kamulaştırılacağının belirtilmesi nedeniyle, Mahkemelerinin 13/01/2022 tarihli ara kararı ile anılan kamulaştırma işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin sorulması üzerine, davalı idarenin 31/01/2022 tarihli cevabi yazısında dava konusu taşınmazın 76,67 m²'lik kısmının kamulaştırıldığı ve kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davasının sonuçlanmasının ardından Bafra Tapu Müdürlüğünün ... tarihli ve ... yevmiye numaralı işlemi ile yol olarak terkininin sağlandığının bildirilmesinden sonra, Mahkemelerince 17/03/2022 tarihli ara kararı ile dava konusu taşınmazın kamulaştırılan 76,67 m²'lik kısmı çıkarıldıktan sonra davacının davalı idareye başvuru yaptığı 01/12/2013 tarihinden itibaren değer kaybının hesaplandığı bilirkişi ek raporunun istenilmesi üzerine, hazırlanarak sunulan 05/04/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacının davalı idareye başvurduğu tarih itibarıyla 76,67 m²'lik kısmı çıkarıldıktan sonra taşınmazın değer kaybının 34.325,20 TL olduğunun belirtildiği, bilirkişi ek raporu hükme esas alınabilecek yeterlikte bulunarak trafik akışının düzenli bir şekilde sağlanması ve ulaşımın rahat ve verimli bir şekilde yürütülmesi için gerçekleştirilen farklı seviyeli kavşak imalatının, Samsun ili, Bafra ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... sayılı parsele kayıtlı taşınmazda (arsa ve binada) meydana getirdiği değer kaybı karşılığı olan 34.325,20 TL'nin 1.000,00-TL'lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 01/12/2013 tarihinden itibaren, 33.325,00 TL'lik kısmının ise miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 24/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENERİN İDDİALARI:Davacı tarafından, dava tarihi itibarıyla taşınmazın 76,67 m²'lik kısmının kamulaştırılmamış olduğu, dava tarihi itibarıyla taşınmazının tamamında meydana gelen değer kaybı zararının karşılanması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, dava konusu yol inşasının kamunun üstün menfaati gereği yapıldığı, bu durumun Mahkeme kararına yansıtılmadığı, davanın süresinde olmadığı, hükme esas alının bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, emsal araştırmasının hatalı yapıldığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının yasal faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almaktadır. Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. Maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır. Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, tazminat tutarının tümüne idareye başvuru tarihi olan 01/12/2013 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasının "davanın 34.325,20-TL'lik kısmının kabulüne, kabul edilen miktarın 1.000,00-TL'lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 01/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 33.325,00-TL'lik kısmının ise miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 24/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine," kısmının "davanın 34.325,20 TL'lik kısmının kabulü ile davalı idareye başvuru tarihi olan 01/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların davanın esasına ilişkin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. Davacının temyiz isteminin davanın miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısmının faiz başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE, 3. ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4. 2577 sayılı Kanun'un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2022/5555, K. 2025/3623, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2022-5555-e-2025-3623-k-716df506f38c