Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/2353 E. 2025/4240 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/2353
- Karar No
- 2025/4240
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2353 Karar No : 2025/4240
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... olan davacılar tarafından, Tepebaşı İlçesi'nde mevcut içkili yerler bölgesinin genişletilmesine ilişkin olarak tesis olunan ... tarih ve ... sayılı Tepebaşı Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin iptali istemiyle Tepebaşı Kaymakamlığı tarafından açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, içkili yer olarak belirlenen alanların mevzuatın aradığı mesafe koşullarını sağladığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının usul yönünden Üye ...'ın karşı oyu ile oyçokluğuyla, esas yönünden oybirliğiyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/07/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı; ancak, davanın ihbarının Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından re'sen yapılacağı kurala bağlanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinin 1. fıkrasında, davanın taraflarının, müdahillerin ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğu; 61. maddesinin 1. fıkrasında, taraflardan birinin, davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebileceği; 65. maddesinin 1. fıkrasında, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişinin, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabileceği, 2. fıkrasında, asli müdahale davası ile asıl yargılamanın birlikte yürütüleceği ve karara bağlanacağı; 66. maddesinde ise üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'î müdahil olarak davada yer alabileceği hükümleri yer almaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden, Tepebaşı Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile Eskişehir ili, Tepebaşı ilçesinde bulunan ve İlçe Jandarma Komutanlığı Bölgesinde yer alan ... Mahallesi, ... ve ... Bulvarı, ... numaralı; ... Mahallesi, ... ve ... Bulvarı, ..., ... ve ... numaralı; ... Mahallesi, ... Sokak, ... numaralı adresler ile İlçe Emniyet Müdürlüğü bölgesinde yer alan ... Mahallesi, ... ve ... Bulvarı, ... numaralı; ... Mahallesi, ... Sokak, ... numaralı ve ... Mahallesi, ... ve ... Bulvarı, ... numaralı adreslerin içkili yer bölgesi olarak belirlenmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava konusu belediye meclis kararında belirtilen adreslerde yer alan işletmelerin, içkili yer bölgesine dahil edilmemesi halinde menfaatlerinin etkileneceğinin açık olduğu dikkate alındığında, ilgililere ihbar edilmeden yürütülen yargılama sonucu verilen karara yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu İdare Dava Dairesi kararında usul yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.