Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2024/766 E. 2025/951 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2024/766
- Karar No
- 2025/951
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/766 Karar No:2025/951
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Plastik ve İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında 16/03/2023-05/04/2023 döneminde gerçekleştirilen işlemlerde 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesinde sayılan fiilin işlendiğine dair makul şüphe bulunması nedeniyle 6362 sayılı Kanun'un 1. maddesi çerçevesinde yatırımcıların hak ve yararlarının korunmasını teminen anılan Kanun'un 128/1-(a) maddesine dayanarak yapay piyasa oluşturmaya yönelik işlemlerin engellenmesi amacıyla Kanun'un 101/1. maddesi ile V-101.1 sayılı Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği'nin 5/1 ve 6/1. maddeleri uyarınca davacı hakkında 07/04/2023 tarihli işlemlerden başlamak üzere 6 ay süre ile borsalarda geçici işlem yasağı uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Polimer Plastik ve İnşaat Sanayi Tic. A.Ş. (...) pay piyasasında 16/03/2023-05/04/2023 döneminde (inceleme dönemi) “...” adlı Twitter hesabından payla ilgili yoğun paylaşımların yapıldığı, paylaşımları yapan kişinin ... olduğu ve paylaşımlar ile yatırımcıların yanıltılmaya çalışıldığı, alım yönlü işlem gerçekleştirilmesine ve pay fiyatının yükseleceğine yönelik paylaşımların yer aldığı, paylaşımlar ile payda talep oluşturmanın hedeflendiği, paylaşımların yatırımcıları yönlendirmeye yönelik ve kararlarını etkileyebilecek nitelikte olduğu, pay fiyatının yükseltilerek menfaat elde edilmesinin amaçlandığı, davacı ile ..., M.Ö., B.R.Ö., Ü.B.Ö. ve M.A. arasında bağlantı bulunduğu, ... ile Ü.B.Ö.'nün kardeş oldukları, ... ve Ü.B.Ö. ile payda işlemi bulunan ve aynı adreste ikamet ettikleri M.Ö. adlı yatırımcı arasında baba-oğul ilişkisi bulunduğu, ... adlı şahsın B.R.Ö.'nün eşi olduğu, Ü.B.Ö.'nün davacıya 20/10/2022 tarihinde 110.000,00-TL, yine davacının tek yetkilisi olduğu iş yeri hesabına 05/10/2022 tarihinde 25.000,00-TL, 06/10/2022 tarihinde 80.000,00-TL, 25/10/2022 tarihinde 75.000,00-TL para transferinin bulunduğu, Ü.B.Ö. ile davacının aynı IP adresinden aynı tarihlerde emir ilettikleri, davacının M.A. ile kardeş oldukları, söz konusu kişilerin birilikte hareket ettiği ve işlemler neticesinde 2.654.612,91-TL menfaaat elde ettikleri, davacının en fazla işlem gerçekleştirilen yatırımcılar arasında 2. sırada, en fazla net alım işlemi gerçekleştiren yatırımcılar arasında 1. sırada, en fazla fiyat yükseltici işlem gerçekleştiren yatırımcılar arasında 2. sırada olduğu; ... pay piyasasında 16/03/2023-05/04/2023 döneminde işlem gerçekleştiren söz konusu grup üyelerinin banka hesap hareketleri, para transferleri, hisse senedi alımı için emir iletimlerinin zaman ve hareket yönünün uyumu, akrabalık ve yakınlık ilişkilerine dair hususlar ile davacı tarafından gerçekleştirilen işlemlerin diğer grup üyeleri ile uyumlu olması birlikte değerlendirildiğinde, hisse piyasasına etki edilmeye yönelik, yönlendirici işlem ve davranışlarda bulunulduğu dikkate alındığında, piyasanın etkin ve sağlıklı işleyişini teminen gerekli her türlü tedbiri almaya yetkili kılınan davalı idarece, piyasa dolandırıcılığı fiillerinin işlendiğine dair makul şüphe oluşması üzerine diğer yatırımcıların hak ve menfaatlerini korumak maksadıyla davacı hakkında tesis edilen borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava dilekçesi okunmadan karar verildiği, karar gerekçesinin denetleme raporunda yer alan gerekçenin bir kopyası olduğu, gerekçeli karar hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, yalan veya yanlış bilgi verdiğine, haber verdiği ya da yorum yaptığına yönelik bir delil bulunmadığı, tek bir paylaşımı dahi bulunmadığı, ilgili mevzuatta belirtilen fiillerden hiçbirisini işlemediği, işlem yapma yetkisinin keyfi olarak kısıtlandığı, hiçbir sosyal medya hesabı kullanmadığı, ... pay piyasasında hisse alım ve satım işlemleri bulunduğu, ancak yapılan alım ve satım işlemlerinin yalan, yanlış ve yanıltıcı olduğuna nasıl kanaat getirildiğinin anlaşılamadığı, yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla işlem yaptığı iddia edilen 16/03/2023 tarihinden öncesinde de ... hissesinden alım yaptığı, belirli bir irade içerisinde hareket ettiği, emir verip iptal etmediği ya da sürekli emir değiştirmediği, dava konusu tedbirin kısa süreli olması nedeniyle yargılamanın kısa sürede sonuçlandırılması gerekirken, yerel mahkeme tarafından yapılan yargılamanın uzunluğu nedeniyle verilecek olumlu kararın dahi uygulanabilirliğinin kalmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem 6 ay süreyle tesis edildiğinden bu sürenin 06/10/2023 tarihi itibarıyla dolduğu, dolayısıyla dava konusunun ortadan kalktığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.