Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/986 E. 2026/1074 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/986
Karar No
2026/1074
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/986 Esas

KARAR NO:2026/1074

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI:2026/396 Esas

ARA KARAR TARİHİ:13/05/2026

DAVA:İTİRAZIN İPTALİ

KARAR TARİHİ:09/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Köprüsü ve ... Otoyolunun işletmesinin müvekkili tarafından yürütüldüğünü, davalıya ait ... plakalı araç ile 02/11/2024 - 10/12/2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek davalının takibe itirazının iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine ve ayrıca davalı borçlunun, rehin ile temin altına alınmayan müvekkilinin alacağını hiçbir açıklama göstermeksizin ödemekten kaçınmasının müvekkilinin, alacağına kavuşmasını zorlaştıracağını ve hatta imkânsız hale geleceğini gösterdiğinden davalının menkul ve gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının dosya borcuna yetecek miktarda ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesinin 13/05/2026 tarihli ara kararı ile; iddia edilen ihlalli geçişlerin varlığı, sayısı ve fiyatlandırmanın yargılama ile ortaya çıkacağı gerekçesine istinaden ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:Ara karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ihlalli geçişlere ilişkin görüntü kayıtları ve provizyon geçiş dökümlerinin KEP üzerinden ilk derece mahkemesine sunulduğunu, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gereken yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını istinaf ederek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti ile takip öncesi işlemiş faiz ve KDV alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Derdest dava kapsamında ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından buna yönelik ara karar istinaf edilerek ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile, 77.325,00 TL asıl alacak (Geçiş ücreti/para cezası), 10.726,10 TL işlemiş faiz ve 2.145,17 TL KDV olmak üzere toplam 90.196,27 TL üzerinden takip başlattığı, davalının ödeme emrine karşı itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.2004 sayılı İİK'nun 257. ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." düzenlemesi yer almaktadır. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır.Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.İhtiyati hacizde teminat İİK 258. maddede düzenlenmiştir. Söz konusu madde "İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder." hükmünü içermektedir.Açıklanan yasal düzenlemeler ve genel ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece kararın tesis edildiği tarih itibariyle dosya kapsamında mevcut deliller ile alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiği söylenemez. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ihlalli geçişlere ilişkin görüntü kayıtları ve provizyon geçiş dökümlerinin KEP üzerinden sunulduğunu belirtmiş ise de, UYAP sisteminden yapılan incelemede söz konusu kayıtların karar tarihinden sonra sunulduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle karar tarihi itibariyle geçerli mevcut delil durumuna göre kanaat getirecek deliller sunulmadığından yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı nazara alındığında mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik tesis edilen karar isabetli olup davacının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/396 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 13/05/2026 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.10/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/986, K. 2026/1074, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-986-e-2026-1074-k-001db4f45216