Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/862 E. 2026/1926 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/862
Karar No
2026/1926
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO:2026/862

KARAR NO:2026/1926

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ:28/11/2023

NUMARASI:2022/394 Esas - 2023/771 Karar

DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

KARAR TARİHİ:23/09/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davacının 02/12/2013 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu konumunda iken geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralandığını ve malul olduğunu, davacı kazada yolcu konumunda olduğundan tamamen kusursuz olduğunu, araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın davalıya ... poliçesi ile sigortalı olduğunu, kusurlu araç sigortacısı davalının yolcu konumundaki davacının uğramış olduğu maddi zarardan sorumlu olduğunu belirterek kazanç kaybı, ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan kayıplar ve çalışma gücündeki kaybın tümünün, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000 TL tutarındaki maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini yükselterek 69.912,11 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacının alacağını temlikname ile dava dışı...'a devrettiğini, davacının kaza nedeniyle oluşan zararlar yönünden davalı şirket tarafından inceleme yaptırıldığını, kaza nedeniyle 112.348,00TL zararın oluştuğunun tespit edildiğini ve temliknameye istinaden alacağı temlik alan dava dışı...'a bu bedelin ödendiğini, alacağın temliki ile alacak hakkının devralan üçüncü kişiye geçtiğini, temlik eden alacaklının bu aşamadan sonra artık tasarruf hak ve yetkisi bulunmadığından, bu alacağa dayalı olarak herhangi bir hukuki işlem yapmasının mümkün olmadığını, aktif husumet sebebiyle davanın reddi gerektiğini, tüm zararlarının da karşılandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Raporlar arasında ki çelişkinin giderilmesi için ek rapor alınması gerekirken itirazlarına rağmen ek rapor alınmadığını, müvekkilinin bakiye 39.831,70 TL sürekli iş görmezlik alacağı ortaya çıktığını,30.03.2023 tarihli rapor maddi gerçeğe uygun olduğunu, 27.07.2023 tarihli raporda ise müvekkilinin yıllık kazancı hatalı hesaplandığını, aktif pasif devre hesabı eksik yapıldığını, bu sebeple müvekkilinin kusuruna isabet eden tazminat tutarı yalnızca 144.326,80 TL çıktığını, 27.07.2023 tarihli raporda müvekkil'in tazminat alacağı yıllık kazancın hatalı tespiti, aktif pasif dönemin hatalı hesaplanması neticesinde çok düşük çıkmış olup bakiye zararın olmadığı tespitinde bulunulduğunu, bu husus gerçeği yansıtmadığını, mevcut raporda iki aktüer rapor arasındaki farklılığın giderilmesi gerektiğini, Mahkemece bu hususlar hiçbir şekilde irdelenmediğini, bu sebeplerle 27.07.2023 tarihli aktüer rapor ile 30.03.2023 tarihli aktüer raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden ve itirazlar değerlendirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması hak kaybına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin bakiye tazminat alacağı bulunduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 29/04/2022 tarih, 2020/481 Esas ve 2022/848 Karar sayılı ilamı ile "... Borçlar kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenecek (önce kusur indirimi, sonra yapılan ödemeler), sonra da tazminattan indirim nedenleri olan 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 43. maddesi) düzenlenen hatır taşıması indirimi ve 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 44. maddesi) düzenlenen müterafik kusur indirimi uygulanacaktır. ... Yukarıda ifade olunan hususlar karşısında, davacının uğradığı zararın hesaplanmasından sonra; hesaplanan bu bedel üzerinden, davalı borçluya ait indirim sebebi olan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılacak indirimlerin uygulanması ve bu surette sonuç tazminatın belirlenmesi gerektiği açıktır. Oysa mahkeme tarafından hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin davalı ödemesinin tenzilinden sonra yapılması gerekirken önce yapıldığı, yine hatır taşıması ve müterafik kusur indirimlerinin ilgili bozma ilamında belirtildiği şekilde ayrı ayrı yapılması gerekirken, toplam olarak %40 oranı üzerinden yapılarak davacılar aleyhine durum yaratıldığı anlaşılmaktadır" (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/3903 E. ve 2020/3867 K. sayılı kararı).Somut olayda yukarıda yapılan açıklama ışığında; Hatır taşıması ve müterafik kusur ile davalı tarafından davadan önce yapılmış ödemenin varlığı İlk Derece Mahkemesinin kabulündedir. Davalı sigorta şirketi tarafından kaza nedeniyle temlik alan dava dışı...'a 10.02.2015 tarihinde 112.348,00-TL ödeme yapılmış olduğu, dava tarihinden önce dava dışı temlik alandan alacağın geri temlik alındığı (Ayrıca İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/573 Esas ve 2017/360K sayılı ilamı ile temlikin iptaline karar verildiği) SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödemenin yapılmamış olduğu göz önünde bulundurularak, 27/11/2017 tarihli aktüer bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edilmiştir.Dava 30/06/2015 tarihinde açılmış, sigorta şirketince dava tarihinden önce ödeme yapılmış ve bu yönde ibraname düzenlenmiş, dava iki yıllık süre içinde açılmışsa da, Mahkemece sigorta şirketinin davadan önce yaptığı ödemeye ilişkin, ödeme tarihi itibarıyla borcu kalıp kalmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının zararı, 27/11/2017 rapor tanzim tarihine göre hesaplanmış ve yapılan ödemenin yine 27/11/2017 tarihe göre güncellenmiş değeri mukayese edilerek değerlendirme yapılmış, mahkemece yine bu tarihe göre yapılan hesaplamaya göre bulunan 204.565,36-TL den hatır taşıması ve müterafik kusurdan kaynaklı hakkaniyet indirimleri toplamı olan % 20 oranında indirim yapılarak sonuç rakama ulaşılmıştır.KTK'nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığının, ödeme tarihi ile zararın hesaplanması, yine ödeme tarihine göre ödemenin güncellenmesi, hesaplanan zarar üzerinden hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi uygulanması suretiyle KTK'nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığının bu şekilde değerlendirilmesi, şayet ödenmesi gereken tazminat miktarı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa, şimdiki gibi tazminat tutarından davalı tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesi, hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin yapılması sonucunda oluşacak duruma göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/17531Esas ve 2019/8913 Karar sayılı kararı).Kabule göre de;Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi, ayrı ayrı ve % 20 oranında uygulanması gerekirken, toptan ve (10+10 toplamı) % 20 üzerinden uygulanması da doğru olmamıştır." gerekçesiyle kaldırılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararın sadece davalı vekili istinaf edildiği, davacı tarafça gelirin emsal ücret esas alınarak yapılması gerektiği belirtilerek istinaf edilmediğinden, davalı taraf lehine davacının gelirinin asgari ücret olduğu konusunda usuli kazanılmış hak oluştuğundan, kaldırma kararından sonra alınan ek raporda da davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabulü ile tazminat hesaplamasında usul ve yasaya aykırılık yoktur.İlk Derece Mahkemesince Dairemiz kararı doğrultusunda aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmış olup 27/07/2023 tarihli ek raporda ödeme tarihi itibariyle davacının belirlenen % 38,2 maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşı ve geliri asgari ücret üzerinden esas alınarak, prograsif rant tekniği uygulanarak düzenlendiği, davalının %100 kusur oranı üzerinden belirlenen tazminattan %20 hatır taşıması ve %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında davacının toplam tazminatının 88.916,50 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin ödemesinin ise 112.348,00 TL olduğu belirlendiği, bu durumda ibra nedeniyle yapılan ödemenin yeterli olduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Harcın tamamı yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/862, K. 2026/1926, T. 28.11.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-862-e-2026-1926-k-ef0f55bce62c