Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/84 E. 2026/77 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/84
Karar No
2026/77
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 41. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/84 - 2026/77 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/84 KARAR NO : 2026/77 (İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/04/2023 NUMARASI : 2022/149 E. - 2023/151 K. DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. Av Av. DAVALI : 1 - VEKİLİ : Av. DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/04/2023 tarih ve 2022/149 E. - 2023/151 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2020/111991 sayılı "..." ibareli markanın 09, 28, 35, 38, 41 ve 42. sınıflarda adına tescili başvurusuna yönelik müvekkilinin itirazlarının, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalının başvurusu ile müvekkiline ait "..." ibareli markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ve müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-2013 sayılı kararının iptalini ve tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; mobil oyun hizmeti sunan müvekkili ile davacının itiraza dayanak marka ile sunduğu hizmetler arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin bilinen ve gündelik yaşamda oldukça kullanılan genel bir ibare niteliğiyle herkesin kullanımına açık olduğunu, müvekkilinin markasının unsurları arasından yalnızca birinin okunuşunun davacıya ait marka ile benzerlik göstermesinin markaların benzer sayılması için yeterli olmadığını, itiraza dayanak markada "..." ibaresi ile birlikte gülen yüz şekli mevcut iken, müvekkilinin markasında yengeç resminin bulunduğunu ve tertip tarzı da nazara alındığında markalar arasında herhangi bir benzerlikten söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu "şekil+... ..." ibareli marka başvurusu ile itiraz mesnedi "..." ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, dava konusu markanın kapsamında yer alan ''09, 28, 35, 42. sınıftaki tüm mal ve hizmetlerin davacının dayanak markalarında tescilli olduğu, bu itibarla ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar/hizmetler açısından davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi "..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, oluşan benzerlik nedeniyle markalar arasında yanılgı yaşayabileceği ve dolayısıyla SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu, bu mal ve hizmetlerin dışında kalanlar yönünden iltibas koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının itiraza dayanak markası ile davaya konu marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde bir benzerlik bulunmadığını, zira başvuruda vurgunun/algının ayırt ediciliği düşük olan “..." kısmında toplanmasının mümkün olmadığını, markanın bir bütün olarak "... ..." olarak ilgili hedef tüketici nezdinde algılanacağını ve "..." ibaresinin zayıf nitelikli olması nedeniyle davacının markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilişkilendirilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mobil oyun hizmeti vermek amacıyla bu marka başvurusunu yapmış müvekkilinin sunduğu hizmetler ile davacının marka içerikleri ve sunduğu hizmetler arasında hiç bir benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin gündelik yaşamda kullanılan genel bir ifade olup davacının tekeline bırakılamayacağını, müvekkilinin başkalarının mallarıyla, iş ürünleriyle, faaliyetleriyle karıştırılmaya yol açan bir ürünü ya da faaliyetinin bulunmadığını, unsurları arasında yer alan bir kelimenin okunuşunun aynı olması sebebiyle markanın iptalinin istenmesinin kabul edilemez olduğunu, davacının markası ile müvekkilinin "..." ibaresiyle birlikte sevimli hayvan yüzünü kullandığı davaya konu marka arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin markasında ön planda bulunan unusurun "..." şekil unsurundan oluştuğunu, bilirkişi heyeti tarafından dahi markalar arasında benzerlik bulunmadığı tespitinin yapıldığını ve mahkemece bu rapor dikkate alınmaksızın, hakimin takdir yetkisi kapsamında değerlendirme yapılarak bir sonuca varılmasının doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre 2020/111991 sayılı " ... ... + şekil" " ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... " ibareli markası arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markalar arasında uyuşmazlık konusu 09, 28,35 ve 42. Sınıftaki mal ve hizmetler bakımından emtia benzerliği şartı gerçekleştiği gibi, davacının itiraza mesnet markasının asli unsuru "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak yer aldığı, bu ibarenin ortaklığının markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik oluşturduğu, "..." ibaresinin davaya konu markada ön planda olup aynı zamanda bağımsızlığını koruduğu, markada yer alan diğer unsurların markaları birbirinden yeterli derecede uzaklaştırmak için yeterli olmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03.07.2024 tarih ve 2023/3333 E.-2024/5496 K. sayılı kararında "...", 02.07.2024 tarih ve 2023/3544 E.-2024/5433 K. sayılı kararında da " ..." ibareli markaların davacının "..." ibareli markalarıyla benzer kabul edildiği ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan davalı Şirket vekilinin bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/84, K. 2026/77, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-84-e-2026-77-k-12f410878c44