Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/86 E. 2026/80 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/86
- Karar No
- 2026/80
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 41. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/86 - 2026/80 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/86 KARAR NO : 2026/80 (ESASI İNCELEMEDEN KARARIN KALDIRILMASI)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/11/2023 NUMARASI : 2022/448 E. - 2023/422 K. DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Marka 2022-M-11265 Sayılı YİDK Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/11/2023 tarih ve 2022/448 E. - 2023/422 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2021/02826 sayılı ... ibareli markanın 21, 22 ve 35. sınıflarda adına tescili başvurusunun, davalı şirketin itirazı sonucunda, diğer davalı Kurum tarafından davalıya ait "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle 21, 22 ve 35. sınıflarda kısmen reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-11265 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, yüksek indirim (hard-discount) modelinin Türkiye’deki ilk temsilcisi olan müvekkilinin halen 141 adet ... mağazasının mevcut olduğunu, "..." markasının 2001 yılından beri müvekkili adına tescilli olup yoğun kullanım sonucu tüketiciler nezdinde yüksek bir tanınmışlık kazandığını, müvekkilinin "..." markasını aynen içeren davaya konu markanın, tertip tarzı itibariyle müvekkilinin markalarından ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bu marka kapsamına alınmak istenen mal ve hizmetlerin müvekkilinin itirazına mesnet "...", "...", "...", "... ...", "......." vs ... unsurlu markalarında tescilli olduğunu, davaya konu markada dikkati çeken ilk unsurun "..." ibaresinden oluştuğunu, markadaki diğer unsurların ayırt edicilik sağlamadığını, bu hali ile davaya konu markanın müvekkilinin markalarının serisi izlenimine neden olacağını, "..." markasının uzun yıllara dayanan yoğun kullanım sonucu tanınmış marka vasfında bulunduğunu, markanın tescilinin müvekkilinin markası ile ilişkilendirilerek itibarını zedelenmesine ve haksız rekabete neden olacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "..." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait "..." ibareli, kullanım ispatına tabi olan veya olmayan tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, "..." ibaresinin her iki taraf markalarının ortak ve asli belirleyici unsuru olarak öne çıktığı, davacının başvuru markasının kapsamından çıkartılan emtialarla davalı markasının kapsamındaki emtiaların aynı/benzer/ilişkili olduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu başvuru kapsamından çıkartılan mallar / hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısına sahip olacağı, dolayısı ile taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının itiraza mesnet "..." markası süpermarket hizmetinin adı olarak kullanılmakta iken, müvekkilinin "..." markasının baskılı ve baskısız ... malları için kullanılmakta olduğunu, davalı şirket tarafından "..." markasının "fileler, çadırlar, tenteler, brandalar, yelkenler, araç örtüleri (araç şeklini almamış olanlar), tekstilden mamul ambalaj torbaları, kauçuk ve sentetik olmayan döşeme doldurma malzemeleri (yün, pamuk dahil), tekstil amaçlı sentetik elyafları, işlenmemiş büküm elyafları, cam elyafları" yönünden kullanıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığını, müvekkili ile davalı şirketin faaliyet alanlarının tamamen farklı olduğunu, müvekkilin "..." ibareli markasını kullanıp satışa sunacağı ürünlerin özel ihtiyaçlar doğrultusunda uzman kişiler tarafından özel ölçülerle alınabilecek ürünlerden oluştuğunu, dolayısıyla bir süpermarket zinciri ile müvekkilin fileler üzerinde kullanacağı markanın karıştırılmasının mümkün olmadığını, iki ibare arasında ne görsel, ne işitsel ne de kavramsal bir benzerlik bulunmadığını ve aksinin kabulü halinde "..." ibaresinin tekel hakkının davalı şirkete verilmiş olacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE: Dava, Marka 2022-M-11265 Sayılı YİDK Kararı İptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden; davacı gerçek kişinin 8/1/2021 tarihli 2021/02826 sayılı "..." ibareli markanın 21,22 ve 35. sınıflarda tescili başvurusuna, davacı Şirket tarafından 2000/03474, 2007/67233, 2008/12134, 2008/14663, 2008/64273, 2009/66046, 2011/25974,2014/109605, 2014/109617, 2014/35255, 2014/56103, 2014/96100, 2014/96105, 2014/96108, 2015/18043, 2015/18054, 2015/18063, 2015/55198, 2015/55217, 2019/09166, 2019/37524, 2019/87504, 2019/87507 ve 2020/04361, sayılı "..." ibareli markalarına dayalı olarak itiraz edilmiş olup davacı tarafından kullanım ispatı talebinde bulunulduğu, davalı Kurum tarafından 2000/03474, 2008/12134, 2009/66046, 2014/56103, 2019/09166, 2019/87504, 2019/87507 sayılı markalar ve kapsamlarındaki mal ve hizmetler benzer görülerek marka kapsamındaki bir kısım mal ve hizmetlerin markadan çıkarıldığı, davacının bu karara yönelik itirazının, her ne kadar davacının kullanım ispatı talebi hususunda Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bir değerlendirme yapılmamış ise de, davacının söz konusu markaların sadece "plastik ve polietilen filelerden yapılmış inşaat fileleri, gölgeleme filesi, seracılık fileleri, spor alanları fileleri, dekoratif alan fileleri, baskı fileleri, güvenlik alanları fileleri ve bu malların e-ticaret hizmeti" üzerinde kullanımının ispatlanmasını talep ettiği, markaların diğer mal/hizmetleri üzerinde kullanım ispatı talebinin bulunmadığı, davacının kullanım ispatı talebinde bulunduğu malların davalı şirketin kısmi redde konu markalarının kapsamında bulunduğu ve taraf markalarının karıştırılma ihtimaline neden olacak kadar benzer olduğu gerekçesi ile YİDK tarafından reddedildiği anlaşılmıştır. Anılan kararın iptali istemi ile açılan işbu davada ise ilk derece mahkemesince, taraf markaları ve kapsamlarında bulunan mal ve hizmetler benzer olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. Bununla birlikte davacının marka başvurusuna yönelik itirazı sonrasında davalı tarafından itiraza dayanak markalar yönünden kullanım ispatı talebinde bulunulmuş olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının, başvuru sahibi davacının, itiraz eden davalıdan ancak itiraza dayanak markalarının kapsamında bulunan mal ve hizmetler için kullanım ispatı talebinde bulunabileceği, buna karşılık somut olayda davacının davaya konu başvurusu kapsamındaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden kullanım ispatı talep etmesinin 6769 sayılı Kanun ve Yönetmeliğe uygun olmadığı gerekçesi ile bu talebin yapılmamış sayılması gerektiği mütalaa edilmiştir. Kullanım ispatı, SMK'nın 19/2’de düzenlenmiş olup, bu hükme göre, SMK'nın 6/1. maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye'de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması halinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir, düzenlemesi bulunmaktadır. Bu hükümler dikkate alındığında, 6769 sayılı SMK’nın 19/2. maddesine göre tescil tarihi üzerinden 5 yıl geçen dayanak markalar yönünden itiraz sahibinin markanın ciddi şekilde kullanımın ispatlanması gerekmektedir. Her ne kadar, kullanım ispatının itiraza dayalı marka kapsamında bulunan mal ve hizmetlere ilişkin olarak yapılması gerekiyorsa da, kendi markasından hareket etmiş olsa da somut olayda davacının kullanım ispatı talebinde bulunduğu açıktır. Bununla birlikte davacı, itiraz eden davalıdan kullanım ispatı talebinde bulunurken kendi başvurusu kapsamında bulunan bir kısım mal ve hizmetler için kullanım ispatı talebinde bulunmuş olup bu durumda itiraz eden davalıdan dayanak markalarındaki mal ve hizmetlerin tamamı yerine, başvurusundaki "plastik ve polietilen filelerden yapılmış inşaat fileleri, gölgeleme filesi, seracılık fileleri, spor alanları fileleri, dekoratif alan fileleri, baskı fileleri, güvenlik alanları fileleri ve bu malların e-ticaret hizmeti" ile sınırlı olarak kullanım ispatı talebinde bulunduğu kabul edilmelidir.
Bu halde mahkemece, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile dosya kapsamında bulunan delillerin, kullanımın ispatlanması gereken zaman aralığında olup olmadığı, ciddi kullanılan marka veya markaların hangi numaralı marka/markalar olduğu ve ciddi kullanım sayılan delillerin davacının kullanım ispatını talep ettiği kendi markasındaki hangi mal ve hizmetin karşılığı olduğuna ilişkin denetime elverişli rapor alınarak bunun sonucuna göre SMK'nın 6/1. maddesi anlamında davacının markasının kapsamında bulunan 21 ve 22. sınıf mallar yönünden karıştırılma ihtimali hususunda karar vermek gerekirken bu şekilde bir inceleme yapılmaksızın, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/11/2023 gün ve 2022/448 E. - 2023/422 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/10/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.