Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/596 E. 2026/738 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/596
- Karar No
- 2026/738
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/596 Esas
KARAR NO:2026/738
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ:16/03/2026
NUMARASI:2025/587 Esas
DAVA:Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
KARAR TARİHİ:14/05/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Alacaklı... Bankası... Şirketi vekili 17/02/2026 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından genel kredi sözleşmesine istinaden ... A.Ş.'ye kredi kullandırıldığını ve bu kredinin teminatı olarak ... adına kayıtlı "İli İSTANBUL, İlçe: ..., Mahalle: ..., Ada:107, Parsel:20, Cilt No:1, Sayfa No:20, Kat: ZEMİN, Bağımsız Bölüm No: 5" üzerine ipotek tesis edildiğini, firmanın sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirmemesi üzerine alacağın tahsili amacı ile müvekkili banka tarafından bilgileri verilen taşınmaz için İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Md. .... Sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığını, söz konusu taşınmazın firmanın kullanımında olan bir yer olmayıp işletmenin devamı için zorunlu olmadığını, tespit edildiği üzere; söz konusu taşınmazda işbu dava ile ilgilisi bulunmayan “... A.Ş." adlı firmanın faaliyet gösterdiğini, ipotekli taşınmazın satılamamasının banka açısından telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceğini, hem rehin alacaklısı hem borçlu açısından menfaatler dengesinin gözetilmesi gerektiği nazara alındığında müvekkili bankaya cebri icra yolu ile satışa izin yetkisi verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:... Şirketi vekili 26.02.2026 tarihli cevabi beyan dilekçesinde özetle; alacaklı... Bankası A.Ş. tarafından 17.02.2025 tarihli talep ile konkordato talep eden şirkete ait taşınmazın satışının istendiği, davacı şirket hakkında İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/587 Esas sayılı dosyada 08.08.2025 tarihinde 3 ay süre ile konkordato geçici mühlet kararı verildiğini, 05.01.2026 tarihli duruşmada ise davacı hakkında 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiğini, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun kapsamında yürütülen takipler de dahil olmak üzere, davacılar aleyhine herhangi bir icra takibi yapılmamasına, halihazırda başlatılmış bulunan takiplerin derhal durdurulmasına karar verildiğini, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına hükmedildiğini, ayrıca yürütülmekte olan İstanbul Anadolu 20. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2026/149 Esas sayılı dosyasında borca itiraz davası açıldığını, icranın geri bırakılması talebinde bulunulduğunu ve yargılamanın hala devam ettiğini, alacaklının talebine dayanan borcun konkordato mühletinden önce doğmuş olduğunu, açıkça mühlet öncesi borç niteliğinde olup ödenmesinin yasak olduğunu, alacaklının talebinin kabul edilerek taşınmazın satışına karar verilmesi halinde, şirketin ticari faaliyetlerinin doğrudan ve ağır şekilde etkileneceğini, şirketin devamlılığının ciddi surette tehlikeye düşeceğini, bu durumun hem şirketi hem de konkordato sürecine dahil tüm alacaklıları zarara uğratacağını beyan ederek alacaklının talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece 16/03/2026 tarihli ara karar ile; konkordato talep eden şirkete ait, alacaklı banka lehine ipotek tesis edilen taşınmazın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılmasının öngörülmediği, komiser heyetinin, alacaklı bankanın ipotekli taşınmazın satışına izin verilmesi talebi hakkında olumlu görüş bildirdiği, rehinli taşınmazın satışına izin verilmesi için İİK'nın 295/2 maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gerekçesiyle talebin kabulü ile alacaklı ... Bankası ... Şirketi lehine ipotekli ... ŞİRKETİ adına kayıtlı "İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, Mahalle: ... Mahallesi, Ada:107, Parsel:20, Cilt No:1, Sayfa No:20, Zemin Kat, 5 nolu Bağımsız Bölümün" cebri icra yoluyla satışına izin verilmesine, kararın İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde konkordato talep edenler vekili tarafından istinaf edilmiştir.Konkordato talep edenler vekili istinaf nedenleri olarak; İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ... sayılı dosyasında alacaklı Türkiye Cumhuriyeti... Bankası ... Şirketi tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, Bunun akabinde taraflarınca İstanbul Anadolu 20. İcra Hukuk Mahkemesinin 2026/149 Esas sayılı dosyasında, icranın geri bırakılması talepli dava açıldığını, söz konusu davanın derdest olduğunu, konkordato komiser heyetinin sunduğu 04.03.2026 havale tarihli görüşte " ...söz konusu borca itiraz incelemesinin İstanbul Anadolu 20. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2026/149 Esas sayılı dosyasında devam etmekte olduğu beyan edilmiştir. Bu durumda icra mahkemesinin takibin durdurulmasına yönelik olarak karar vermesi halinde İİK hükümleri gereği takip olduğu yerde duracak, satış ve paraların ödenmesi gerçekleştirilemeyecektir." şeklinde görüş beyan edilmiş ise de, mahkemece icranın geri bırakılması talepli davanın sonucu beklenmeksizin karar verildiğini, söz konusu davanın bekletici mesele yapılmadığını, oysa anılan davanın, alacaklının talebinin sonucunu doğrudan etkileyebilecek nitelikte olduğunu, bekletici mesele yapılmasının zorunlu olduğunu, mahkemece, taşınmazın kullanılmadığı gerekçesiyle satışa izin verilmişse de, taşınmazın projedeki ekonomik işlevi ve satışın projeye vereceği zarar bakımından detaylı bir incelemenin yapılmadığını, nitekim, konkordato komiser heyeti görüşünde "Davacı şirket açısından gayrimenkul satışı konkordatonun başarıya ulaşması için şarttır. Muhterem Mahkemenize sunduğumuz raporlarımızda bu konunun nedeni ve önemi takdirlerinize arz edilmiştir. Aksi takdirde konkordatonun başarıya ulaşması ihtimali bulunmamaktadır." şeklinde genel nitelikte bir değerlendirmeye yer verildiğini ve söz konusu görüşte bu sonuca nasıl ulaşıldığına dair somut, denetlenebilir ve teknik bir analizin ortaya konulmadığını, taşınmazın satılmaması halinde konkordato projesinin neden başarısız olacağı, şirketin nakit akışı, gelir-gider dengesi, ödeme planına etkileri yönünden verilerle değerlendirme yapılarak desteklenmediğini, bu haliyle komiser görüşünün, soyut ve varsayımsal nitelikte olduğunu, hükme esas alınamayacağını, konkordato sürecinde olan şirkete ait bir taşınmazın cebri icra yolu ile satışına izin verilmesinin konkordato sürecinde yapılabilecek çok ağır nitelikte bir müdahale olduğunu, komiser heyeti görüşünü belirttiği raporunda dahi taşınmazın rayiç değerinden az olmamak üzere satılması şartından bahsetmişken, mahkemece doğrudan cebri icra yoluyla satışa izin verilmesinin müvekkili şirketin malvarlığında ciddi bir eksilmeye neden olacağını, cebri icra satışlarında taşınmazların gerçek değerinin çok altında satıldığının bilinen bir gerçek olduğunu ve bu durumun konkordato projesinin başarı şansını doğrudan tehlikeye atacağını, açıklanan nedenlerle istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar satış işlemlerinin durdurulmasının zorunlu olduğunu, zira taşınmazın satışının gerçekleştirilmesi halinde, mülkiyetin üçüncü kişilere geçeceğini, bu durumunda istinaf incelemesini fiilen sonuçsuz bırakacağını, verilecek kararın uygulanabilirliğinin ortadan kalkacağını, telafisi güç ve imkânsız zararların doğacağını, bu nedenle, kanun yolunun getirdiği hukuki korumanın sağlanabilmesi adına satış işlemlerinin ivedilikle durdurulması gerektiğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile mahkemenin eksik inceleme ile verdiği 16.03.2026 tarihli ipotekli taşınmazın cebri icra yoluyla satışına izin verilmesine dair ara kararın kaldırılmasına, alacaklı... Bankası ... Şirketi vekilinin satışa izin verilmesi talebinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Talep, kesin mühlet kararı verilen borçlu şirket adına kayıtlı rehinli taşınmazın satışına izin verilmesi istemine ilişkindir.Davacılar hakkında mahkemece, kesin mühlet taleplerinin kabulü ile 05/01/2026 tarihinden itibaren İİK'nun 289/3 maddesi uyarınca davacılara 1 yıl süre ile kesin mühlet verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.İİK'nın 295. maddesi; "Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.(Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır." hükmünü düzenlemektedir.İİK'nın 295/2 fıkrasında 297/2 maddesine yapılan atıf nedeniyle Mahkeme rehinli malın satışına izin verilmesi talebi hakkında karar vermeden önce komiserin görüşünü almak zorundadır.Komiser heyeti tarafından dosyaya sunulan 04/03/2026 tarihli raporda; ipotekli taşınmazın fiilen borçlu işletme tarafından kullanılmaması sebebiyle ve satışı halinde konkordato projesi kapsamındaki borçların karşılanabilmesi bakımından hem borçlunun hem de alacaklıların alacaklarına kavuşabilmesi yönünde menfaatine olacağı, ipotekli taşınmazın İİK m. 295 gereğince cebri icradan satışına izin verilmesi ancak eğer şartları mevcut ve mümkün ise taşınmazın satışı için gayrimenkul değerleme raporunda belirtilen rayiç değerden az olmamak ve rehinli taşınmazın satışının ve rehinli alacağın ödenmesi sonucunda bakiye kalan kısım olması durumunda aşan tutarın adi alacak statüsünde olup konkordato projesine dahil edilmesi şartıyla, borçluya satış izin verilebilmesi ve bunun için İstanbul Anadolu 20. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2026/149 Esas sayılı dosyasında icranın geri bırakılması talebinin bekletici mesele yapılması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. İlk derece mahkemesi 16/03/2026 tarihli ara kararı ile, rehinli taşınmazın satışına izin verilmesi talebini kabul etmiş olup konkordato talep eden borçlu şirket vekili ara kararı istinaf etmiştir.28.02.2018 tarihinde kabul edilip, 15.03.2018 tarihli Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, İcra Ve İflas Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 13. vd maddelerinde, 2004 sayılı İİK'nın "Konkordato İle Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması" üst başlığını taşıyan on ikinci babında değişiklikler yapılmış, İflasın ertelenmesi kaldırarak konkordato yeni bir içeriğe kavuşturulmuştur. Geçici mühlet başlığını taşıyan 287/1. fıkrada, mahkemenin konkordato talebi üzerine 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı düzenlenmiştir.İİK 287/son fıkrada "Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." ifadelerine yer verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta mahkemece; alacaklı banka vekilinin talebinin kabulüne karar verildiği; İcra ve İflas Kanunu 287’nci maddesinin son fıkrasında; borçlunun lehine olmak üzere verilen geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı yasa yolunun kapatıldığı; bu hali ile satışa izin verilmesi talebin kabulüne ilişkin kararın İİK.'nun 287/son maddesi gereğince istinafı kabil bir karar olmadığı görülmektedir. Mahkeme ara kararında; her ne kadar istinaf yolunun açık olduğu yazılmış ise de bunun sonuca etkili olmadığı ve yasal olarak istinaf yolu kapalı olan karara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, konkordato talep eden borçlu şirket vekilinin istinaf başvurusunun İİK nın 287/son fıkrası gereğince usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/587 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 16/03/2026 tarihli ara karar dosya kapsamı ve delil durumuna göre İİK nın 287/son fıkrası gereğince kesin olduğundan konkordato talep eden borçlu şirket vekilinin istinaf başvurusunun usulden REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince ayrı ayrı alınması gereken istinaf harcı konkordato talep eden borçlu şirket tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Konkordato talep eden borçlu şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.14/05/2026