Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/595 E. 2026/713 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/595
- Karar No
- 2026/713
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/595 Esas
KARAR NO:2026/713
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:03/02/2026
NUMARASI:2025/577 Esas, 2026/54 Karar
TALEBİN KONUSU:KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ:14/05/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Korkordato talep edenler vekili talep dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin 50 yıllık tecrübe ile faaliyet gösteren sektörün tanınan firmalarından biri olduğunu, şirketin diğer müvekkili ... tarafından kurulduğunu, özellikle son dönemlerde kendini hissettiren küresel kriz ve üretim maliyetlerinin yükselmesi, krediye erişimin zor ve çok yüksek maliyetli olması, yeni üretim tesisi yatırımları ve piyasalardaki daralmalar sebebi ile müvekkillerinin ödeme yükümlülüklerinin ifasında bazı aksamalar meydana geldiğini, konkordato projesinin şirketin özvarlığının ortaya çıkmasına büyük yardımının dokunacağını, ödeme projesinin öngörülen şekilde uygulandığını, gerekli tedbirlerin alınması ve devam eden işlerden beklenen gelirin şirketin aktifine girmesi halinde şirketin borcunu ödeyemez durumdan kurtulabileceğini, müvekkillerine borçlarını yapılandırma mühleti ve fırsatı vermeden iflasa sürüklenmesini beklemenin, çok sayıda alacaklıyı, sektöründe markalaşmış ve tanınmış bir işletmenin kapanmasına şirketin çalışanlarını ve ailelerini mağdur edeceğini, İİK 286 maadesinde yazılı tüm belgelerin Mahkemeye ibraz edildiğini belirterek konkordato taleplerinin kabulü ile geçici mühlet kararı akabinde kesin mühlet kararı ve konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; konkordato talep edenlerin, İİK'daki emredici hükümler çerçevesinde komiser heyetinin denetimine açık ve şeffaf davranma yükümlülüklerini yerine getirmedikleri, bu bakımdan konkordato projesinin uygulanabilirliğinin değerlendirilemediği ve bu hali ile konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde konkordato talep edenler vekili tarafından istinaf edilmiştir.Konkordato talep edenler vekili istinaf nedenleri olarak; komiser heyetince talep edilen evrakların tamamının dava dosyasında bulunduğunu, hal böyleyken belgelerin sunulmadığı gerekçesi ile verilen ret kararının yasa ve usule aykırı olup kaldırılması gerektiğini, komiser heyetince istenen alacak/borç mutabakatları, alacaklı sayıları dikkate alındığında verilen 7 günlük sürede tamamlanarak sunulmasının mümkün olmadığını, bu bağlamda talep edilen belgeler ve verilen sürenin uygulanabilir olmadığını, verilen kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu,Mahkemece duruşma açılmaksızın doğrudan dosya üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararı kabul etmemekle birlikte Mahkemece duruşma açıp tarafları ve komiser heyetini de dinleyerek somut olaya göre karar vermesi gerekirken doğrudan dosya üzerinden ret kararı vermesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, konkordato talep eden şirket hakkında, İİK'nun 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ile konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.2004 sayılı İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, İflasa tabi olan borçlu için İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkrasında yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, dava tarihi itibariyle yetkili ve görevli asliye ticaret mahkemesinde açıldığı, yargılamanın yetkili mahkemece gerçekleştirildiği sabittir. Diğer yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde, vekaletnamede konkordatoya ait özel yetkinin mevcut olduğuda anlaşılmıştır.Talep eden .... Şti ve ... tarafından açılan konkordatonun tasdiki talepli davada, Mahkemenin 02.01.2026 tarihli ara kararı ile konkordato talep eden şirket ve gerçek kişi hakkında 02.01.2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiştir. Komiser heyeti tarafından 15/01/2026 tarihli raporda özetle, şirketin 02/01/2026 tarihi itibariyle kesin mizan çıkarması ve komiser heyetine sunması, mizan haricinde 02/01/2026 tarihi itibariyle istenilen evrakların komiser heyetine sunulmasının istenildiği, ancak tanınan sürede borçlu şirket tarafından talep edilen evrakların sunulmadığı, herhangi bir mazeret de bildirilmediği, bu durumun görevlerini yapmalarını imkansız hale getirdiği ve borçlu şirketin konkordato sürecindeki şeffaflık ve iş birliği yükümlülüğüne aykırı olduğu belirtilmiştir.İlk derece Mahkemesinin 16/01/2026 tarihli muhtırası ile; konkordato ön raporunda belirtilen hususlarda bilgi ve belgeleri konkordato komiser heyetine sunmak üzere konkordato talep edenler vekiline bir haftalık kesin süre verilmiş ve İİK gereğince verilen kesin süre içerisinde ön raporda belirtilen evrakların konkordato komiser heyetine sunulmaması halinde davanın usulden reddine karar verilebileceği hususu ihtar edilmiştir. Muhtıranın konkordato talep edenler vekiline 21.01.2026 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Konkordato komiser heyeti tarafından mahkemeye sunulan 29/01/2026 tarihli raporda özetle, Mahkemenin 02.01.2026 tarihli geçici mühlet kararının uygulanabilmesi ve sağlıklı bir denetimin yapılabilmesi için Komiser Heyetince talep edilen evrakların süresi içinde sunulmadığı, Mahkeme tarafından gönderilen 16.01.2026 tarihli muhtıra ile verilen bir haftalık kesin süre ve davanın usulden reddedileceği ihtarına rağmen borçlu şirketin talep edilen belgeleri sunmaktan imtina ettiği, borçlu şirketn bu süreç içerisinde şeffaflık ve iş birliği yükümlülüklerine aykırı davrandığı ve bu durumun denetim görevini imkansız kıldığı belirtilmiştir.Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemece duruşma açılmaksızın doğrudan dosya üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Somut olayda, mahkemece 03.02.2026 tarihinde duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde konkordato talep edenlerin, İİK'daki emredici hükümler çerçevesinde komiser heyetinin denetimine açık ve şeffaf davranma yükümlülüklerini yerine getirmedikleri, bu bakımdan konkordato projesinin uygulanabilirliğinin değerlendirilemediği ve bu hali ile konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.İİK'nın 292. maddesinde; İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.İİK 288/1. fıkrasında, geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı ifade edilmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 289/2. fıkrasında, kesin mühlet hakkında bir karar verilmesi için, mahkemenin borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıları duruşmaya davet edeceği düzenlenmiştir. Düzenleme emredici niteliktedir. Mahkemeye takdir hakkı verilen veya dosya üzerinde karar verilmesine olanak sağlayan bir düzenleme olmadığı dikkat edilmeksizin dosya üzerinde karar verilmiş olmasıda hatalıdır. Aynı şekilde yasanın 292. maddesinin son fıkrasında da, mahkemenin karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet edeceğine yer verilmiştir.Yukarıda ifade edildiği üzere, yasal düzenlemenin aksine dosya üzerinde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, bu durum, HMK 27. maddede düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunada neden olabilecektir. Bu nedenle konkordato talep edenler vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle ve özellikle İİK‘nın konkordato ile ilgili düzenlemeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun ilgili hükümleri uyarınca, öncelikle yasanın emredici düzenlemeleri uyarınca duruşma açılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, konkordato talep eden şirket ve gerçek kişi vekilinin istinaf başvurusunun esasa dair hususlar incelenmeksizin kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Konkordato talep eden şirket ve gerçek kişi vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
2-Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/577 Esas, 2026/54 Karar sayılı ve 03/02/2026 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları konkordato talep eden şirket ve gerçek kişi tarafından ayrı ayrı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
5-Konkordato talep eden şirket ve gerçek kişi tarafından karşılanan istinaf harç ve yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14.05.2026