İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/902 E. 2026/504 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/902
- Karar No
- 2026/504
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/902 Esas KARAR NO : 2026/504 DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/10/2025 KARAR TARİHİ : 03/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı Vekili Dava Dilekçesinde; Davacı ..., 06.12.2019 tarihinde tescil ve ilan edilen --------- Şirketi'nin %51 oranında ortağı olduğunu, --------- %49 oranında diğer ortağı ise davalı ... olduğunu, ---------- 15.04.2025 tarihinde tasfiye sürecine girmiş olup, müştereken temsile yetkili olarak şirketin mevcut ortakları ... ve ... tasfiye memuru olarak atanmış ve bu atamaya ilişkin imza sirküleri çıkarıldığını, ----------- tasfiyeye girmeden önce dava dışı üçüncü şahıs --------- ile Ruhsat Devir ve Varlık Satış Sözleşmesi imzalandığını, --------- ait varlıkların satışı ve ruhsat devri için toplam 455.000 USD KDV'nin --------- ödenmesi üzerinde anlaşmaya varıldığını, Sözleşme kapsamında bu bedelinin yarısının noter huzurunda gerçekleştirilecek devir işleminden sonra, kalan yarısının ise -------- tasfiye sürecinin tamamlanmasından sonra ödeneceği belirtildiğini, ödemenin ilk taksidi noterde devir işleminin tamamlanma tarihi olan 03.01.2025 tarihinde 9.410.766,22 TL -------- --------- nezdindeki hesabına ödendiğini, --------- tarafından yapılan ilk taksit ödemesinden birtakım şirket borçları kapatıldıktan sonra her bir ortağın paylarına isabet edecek şekilde ayrı ayrı ...a'a 2.000.000,00 TL; ...'e 2.000.000,00 TL olacak şekilde toplam 4.000.000,00 TL tasfiye payı ödendiğini, bu ödemeden sonra bakiye ödeme için sözleşme uyarınca tasfiyenin tamamlanması beklenmiş, 16.08.2025 tasfiye tamamlanmış ve ---------yetkilileri ile bakiye ödeme için iletişime geçildiğini, -------- tarafının verdiği bilgiye göre, yukarıda hesap numarası verilen IBAN yerine,--------- diğer ortağı ve tasfiye memuru ...'in mail yoluyla şirkete ait kullanılmayan ve mobil giriş bilgileri sadece ...'de olan farklı bir IBAN hesabı bildirdiği, bu banka hesabına, tasfiyesinde 9.110.766,00 TL ve 28.07.2025 tarihinde ise 1.359.324,00 TL ödeme yapıldığı öğrenildiğini, ..., dava dışı -------- kasten yanlış henüz tamamlanmadan, 23.07.2025 tarih yönlendirerek bu ödemeyi kendi kontrol ettiği banka hesabına ödettirdiği hususu, -------- devir işlemleriyle birlikte tasfiye sürecine girdiği andan itibaren ---------- alacaklılarına ödenmesi gereken ödemelere iştirak etmemiş, bu ödemeler tamamen davacı ...'ın üzerinde bırakıldığını, Esasında şirketin ödemesi gereken ancak davalının şirketten malvarlığını çeşitli yöntemlerle kaçırması nedeniyle davacı maddi açıdan güçlük çekerek alacaklıların zararını gidermek zorunda kaldığını, ...'in usulsüz işlemleri neticesinde davacı şirketin uğramış olduğu zararların tazminini talep etmiştir. Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde; şirketin ortağından olan cari hesap alacağının tahsiline ilişkin olduğunu ancak davacı ortak da şirkete borçlu olduğunu şirket artık gayrı faal olup, tasfiyeye girmiş ve tasfiye işlemleri tamamlanarak tasfiye sonu bilançosu hazır hale geldiğini, Ortada şirketin ortaklarına olan tasfiye payının ödenmesi işi kalmış olup, davalı ...'in davacı ortak ...'dan alacağı bulunduğunu, Davalı, uhdesinde kalan cüzi rakam üzerinde hapis hakkını kullanmak zorunda kaldığını, Davacı ve Davalının üç ayrı şirketi bulunduğunu, Bunlardan biri dava konusu şirket, diğer --------Şirketi ve üçüncüsü --------- Şti olduğunu, Davalı ..., dava konusu şirket devri için gelen para ile aynı zamanda davacının da ortağı olduğu bu şirketlerin de borçlarını ödediğini,8 Bu şirketlerin tüm muhasebesi esasında birlikte tutulmakta ve birlikte sürdürülmekte olup finansmanı da tek kaynaktan yapıldığını, Davacı, kendi şahsi ödemeleri haricinde hiçbir zaman bu ödeme görüşmelerine dahil olmamış ve alacaklılarla karşı karşıya gelmediğini, Sencard firması ödeme yapmadan önce davacıya vergi ödemeleri ve firmalara ait borçların bilgisi verilmiş ve bu ödemelerin yapılması gerektiği bilgisi kendisine aktarıldığını, Bu ödemeleri yapmayacağını müvekkile aktardığını, Bu gecikmelerden kaynaklı vergi dairesine 1 milyon TL'den fazla faiz oluşmuş, sektörde mal tedariği yapılan firmalar icra takibi başlattığını, Davalının yapmış olduğu ödemeler sayesinde firma itibarı herhangi bir zarar görmemiş ve satış aşaması sorunsuz gerçekleştirildiğini, Bu ödemelerin yapılması ile aynı zamanda --------- adı ile faaliyet gösteren davacının ticari ve şahsi itibarı kurtarılmış halde faaliyetine devam ettiğini, Bu sayede şahsi ve ticaretine hiçbir icrai işlem yapılmadığını, Davacı ile ---------- firmasında davalının ortak olduğu zamana ait borçlar için diğer ortaklarına yapılan satışlardan doğan senetlerin iadesi yapıldığını, Gerekli belgeler ve yazışmalar ekte sunulduğunu, Bu senetler 6 adet olup toplam bedeli 24.644 dolardır. Senet iadeleri davacının şahsına, çalışan --------tarafından -------- Şti. şubesinde elden teslim edildiğini, --------- Şti. davalıya ait hisselerinin davacı ve diğer ortaklara olan devrinde, diğer ortaklar tarafından taahhüt edilen kısımları için olduğunu, Davacı, bu senetlerin aynısını davalıya vermediği gibi nakit olarak da devir bedelini ödemediğini, Tüm bunların yanı sıra davacının şirketlere cari hesap borcu bulunduğunu, Anlatmaya çalıştığımız üzere görülecektir ki davacının iddia ettiği hususların hiçbirisi gerçek olmadığı gibi müvekkilim davacıdan alacaklı olduğunu beyan ve talep etmiştir. Davacı vekilinin 02/06/2026 tarihli feragat dilekçesi sunduğu görüldü. Davalı vekilinin 02/06/2026 tarihli feragat dilekçesine karşı beyan dilekçesi sunduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davacı vekili 02/06/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat edildiğini beyan ve talep etmiştir. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m.307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği gibi, hüküm ifade edebilmesi de karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir, ancak feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır(HMK m.309). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir(HMK m.310) ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur(HMK m.311).Vekilin davadan feragat etmesi halinde, bu konuda vekaletnamesinde özel yetki bulunmalıdır(HMK m.74). Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir(HMK m.312).Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan deliller, feragat, iddia ve beyanlar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf 03/06/2026 tarihli dilekçe ile kayıtsız ve şartsız olarak yargılama sırasında davasından feragat ettiğini bildirdiğinden, feragat beyanının yasal şartları taşıdığı, talep eden vekilinin vekaletnamesinde feragat özel yetkisi de bulunduğu, HMK m.312 maddesi gereğince yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmasına, davanın usulüne uygun feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda belirtildiği gibi; 1-Davanın usulüne uygun FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 732 TL'nin başlangıçta alınan 615,40 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 116.60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca talep edene iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle dosya üzerinden karar verildi.03/06/2026