İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/505 E. 2026/473 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/505
- Karar No
- 2026/473
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/505 Esas KARAR NO : 2026/473 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/06/2026 KARAR TARİHİ : 15/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari bir ilişki mevcut olduğunu, bu ilişki kapsamında taraflar arasında ürün alımı konusunda anlaşma sağlandığını, bu anlaşmaya istinaden müvekkil şirket tarafından davalıya ... tarihli .... ... numaralı ... TL bedelli fatura ile ürün siparişi verildiğini ancak söz konusu siparişe konu ürünlerin bir kısmı müvekkil şirkete teslim edilmediğini, teslim edilmeyen ürünlerin bedeli yapılan hesaplamalar neticesinde ... TL olarak tespit edildiğini, müvekkili şirket teslim alınamayan ürünlere ilişkin olarak haklı bir şekilde ... Tarihli .... Numaralı ... TL bedelli iade faturası düzenlemiş ve bu fatura davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı tarafça bu iade faturasına süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, aksine iade faturasının gerekçesi olan ürün teslimatındaki eksiklik kabul edildiğini, davalı tarafın söz konusu iade faturasının düzenlenmesinden sonra müvekkil şirkete ... TL tutarında bir ödeme gerçekleştirdiğini, yapılan bu ödeme davalı tarafın borcun varlığını ve iade faturasının haklılığını zımnen kabul ettiğinin en açık göstergesi olduğunu ancak yapılan bu ödeme sonrasında bakiye ... TL tutarındaki alacak halen ödenmediğini, söz konusu bakiye alacak miktarının netleştirilmesi ve taraflar arasında cari hesap mutabakatı sağlanması amacıyla ... tarihinde bir mutabakat belgesi imzalandığını, müvekkili şirket tarafından alacağın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... /... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın mutabakat belgesi ile borcu açıkça kabul etmiş olmasına ve herhangi bir ödeme yapmamış olmasına rağmen, icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmiş ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini, dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde alacağın likit olması şartıyla borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davada alacak miktarı taraflar arasında imzalanan ... tarihli mutabakat belgesi ile kuruşu kuruşuna belirlenmiş durumda olduğunu, müvekkili şirketin davalıdan olan ... TL tutarındaki alacağı muacceldir ve herhangi bir rehinle temin edilmediğini, davalının icra takibine yaptığı haksız itiraz ve borcu ödemekten kaçınma iradesi, ileride müvekkil şirketin alacağına kavuşmasını imkansız hale getirme tehlikesi barındırdığını, bu sebeple 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257. ve devamı maddeleri uyarınca davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulması talep ettiğini, bu nedenlerle müvekkili şirketin alacağının güvence altına alınması amacıyla, İcra ve İflas Kanununun 257. ve devamı maddeleri gereğince teminatsız veya Mahkemenizce takdir edilecek uygun bir teminat mukabilinde, davalı borçlunun ... TL asıl alacak ve ferilerini karşılayacak miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine tensipen ve karşı tarafa tebligat yapılmaksızın ihtiyati haciz konulmasını, davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... /... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin mutabakat tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ve diğer ferileriyle birlikte devamına, alacağın likit ve belirlenebilir olması, davalının mutabakat belgesine rağmen kötüniyetli itirazı göz önüne alınarak; davalının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu alacağın netleşmediğini ve icra dosyasına yapılan itirazda açıkça belirtildiğini, müvekkili şirketin talebe dayanak sözleşmeler ve faturalarda ... TL kısma ait bedel iadesi yaptığını, kalan kısım için yeniden hesaplama vs yapılması gerektiğinden bakiyeyi iade etmediğini, bu konu yargılama ile tamamlanabilecek bir konu iken mahkemece kısmi ödemenin ve iade faturasına itiraz edilmemesini zımni kabul olarak görmüş ve ihtiyati haciz kararı verdiğini, ihtilaf konusu miktar yargılama konusu olduğundan İhtiyati Haciz kararına itiraz ettiklerini, ihtiyati hacze dair itirazımızın kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep etmiştir. Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. Söz konusu dosya incelendiğinde; ... tarihli ilamsız icra takibinin alacaklısının ... ... imited Şirketi, borçlusunun ... ... .... .... ve .... Limited Şirketi olduğu, toplam alacağın ... TL olduğu, takip dayanağının ... ... ... Tarihli e fatura ve ... tarihli mutabakat ... TL olduğu, borçlunun takibe ve tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine ... tarihinde durduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili feragat dilekçesinde özetle; " dosyada borçlunun haricen borcunu ödemesi sebebi ile davadan feragat ettiklerini, davalı vekilinin mahkemeye vermiş olduğu ... Tarihli beyan dilekçesinden de görüleceği üzere davalının feragat halinde vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını, davanın feragat nedeniyle işlemden kaldırılmasına ve kullanılmayan gider avansının tarafımıza iadesine karar verilmesini " talep etmiştir. Dava ; Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... Esas sayılı dosyası ile girişilen ilamsız icra takibine ,davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine yöneliktir. Davadan feragat 6100 sayılı HMK’nun 307. maddesinde davacıların talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanmış olup, HMK.'nın 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı vekili tarafından davadan feragat edilmekle, feragatın yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Feragatin gerçekleştiği aşama gözetilerek 1/3 oranında hesaplanan alınması gerekli ... -TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile ... -TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle kamu tarafından yapılan ... -TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'ın 18/A-13. maddesi gereğince davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Taraflarca Mahkememiz veznesine depo edilen kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair; tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/06/2026
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza