İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/874 E. 2026/434 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/874
- Karar No
- 2026/434
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/874 Esas KARAR NO : 2026/434
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/09/2023 KARAR TARİHİ : 24/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya karşı bir borcu olmadığını, davalı ile aralarında eser sözleşmesi imzalandığını ancak bazı aksaklıklar nedeniyle iş sözleşmede belirlenen tarihlerde teslim edilemediğini, yarım kalan işler için yeni bir sözleşme düzenlendiğini, söz konusu senet 01/06/2023 tarihinde imzalanan eser sözleşmesi nedeniyle düzenlenmiş ve sözleşmede belirtilen işi zamanında ve eksiksiz yapması karşılığında davalıya ödeneceğinin belirtildiğini, işe başlamadan davalıya 10.000,00 TL gönderildiğini, bunun yanında davalı iş yeri sahibinden de işe başlamak için 20.000,00 TL almasına rağmen işin sözleşmede belirtilen sürede yapılmadığını ve işi yarım bırakarak davacıyı maddi ve manevi zarara uğrattığını, sözleşmeye aykırılık nedeni ile sözleşmenin feshedildi bildirilerek senedin iadesi talep edilmiş ise de alacaklı senedi tutmaya devam ederek daha önce yapılan ödemeleri inkar ettiğini, senedin üzerinde değişiklik ve eklemeler yaptığını, davacının borçlu olmadığını bilmesine rağmen kötü niyetle icra takibi başlatıldığını, takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığını belirterek davacı vekili ihtiyati tedbir kararı verilerek Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinden yapılan takibin yargılama sonuna kadar durdurulmasını ve bu talebin kabul edilmemesi halinde icra takibinin yargılama sonuna kadar durdurulmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça her ne kadar takibe konu bononun sonradan doğrulduğu iddia edilmiş ise de ilgili hususun gerçeği yansıtmadığını, takibe konu bonoda davacı tarafça ödeme gününde düzeltme yapıldığını, ilgili düzeltmenin davacı tarafça imzalandığını, borçlu tarafça senet altındaki imzaya da itiraz edilmediğini, müvekkiline olan borcu nedeniyle takip konusu senedi düzenleyene borçlunun, haksız ve mesnetsiz itirazı ile icra takibi sürüncemede bırakma ve zaman kazanma niyetinde olduğunu, davacı tarafça, takibe konu bonodan doğan borcun ödendiğini, bulunmadığı iddia edilse de işbu iddiaların soyut beyanlardan ibaret olduğunu, davacı tarafça müvekkiline takibe konu bono kapsamında hiçbir ödeme yapılamadığını beyanla, davanın reddine, huzurdaki yargılama nedeniyle icra takibini durdurulmasına karar verilmesi halinde davacı borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Adli tıp kurumu fizik ihtisas dairesi 03/03/2026 tarih ve ... sayılı raporunda: "İnceleme konusu senette ödeme tarihinin üzerinde yer alan dar alana atılı düzeltme imzası ile ...' ın mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzanın dar alana atılı basit tersimli imza olması nedeniyle ...'ın eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, dava konusu 95.000,00-TL'lik senet üzerinde ödeme günü kısmında tahrifat yapılıp yapılmadığı, parafın davacı keşidecinin el ürünü olup olmadığının ve de senedin tarafların kabulünde olan eser sözleşmesi kapsamında verilip verilmediğinin tespitine ilişkindir. Davacı vekili 22/04/2026 tarihli dilekçesinde, davalı aleyhine açmış bulundukları menfi tespit davasından, müvekkilinin serbest, açık ve özgür iradesi doğrultusunda feragat ettiklerini, bu itibarla, işbu dava kapsamında ileri sürülen tüm talep ve istemlerinden feragat ettiklerini, dosya kapsamında verilmiş bulunan ihtiyati tedbir kararının da feragat beyanları doğrultusunda kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamelerinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." Yine aynı Yasa'nın 311. maddesine göre, feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragatın davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan/istemden feragatın yöntemine uygun, süresinde ve üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecek hususta olduğu anlaşılmış olup, bu doğrultuda aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davadan feragatin gerçekleştiği aşamaya göre alınması gereken 732,00-TL karar harcının, dava açılırken yatırılan 1.622,37-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 890,37-TL harcın karar kesinletiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AÜTT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Dosya içerisinde/mahkeme kasasında bulunan imza incelemesine esas evrak asıllarının kararın kesinleşmesinden sonra İLGİLİ KURUMLARA İADESİNE, 7-İhtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına, davacı tarafından davadan feragat edildiğinden karar kesinleştiğinde dava konusu senet için konulan ödeme yasağına ilişkin kararın kaldırılmasına ve ilgili icra dairesine müzekkere YAZILMASINA, 8-Davacı tarafından yatırılan teminatın 6100 sayılı HMK'nun 392/2'nci maddesi uyarınca davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması hâlinde yatırana İADESİNE, 9-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere, tarafların yokluklarında karar verildi. 24/04/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır