Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/47 E. 2026/109 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/47
- Karar No
- 2026/109
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
70. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/47
KARAR NO: 2026/109
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/09/2022
NUMARASI: 2018/867 Esas, 2022/742 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 14/10/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında tekstil ürünlerinin üretilmesi amacıyla uzun yıllardır süre gelen ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafından sipariş edilen tekstil ürünlerinin üretilip davalıya teslim edilmesine karşın fatura kaynaklı iş bedelinin ödenmediğini, davalı aleyhine takip yapıldığını ancak davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini öne sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı yüklenicinin ürettiği tekstil ürünlerinin ihracatını yaptığını, üretilen ürünlerde yer alan ayıplar nedeniyle yabancı firma tarafından iade edildiğini, navlun ücreti ve KDV ödemek zorunda kaldıklarını, ayıplı ürünlere ilişkin reklamasyon faturası düzenleyerek davacıya gönderildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu öne sürerek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, eser sözleşmelerinde işin yapıldığını ve teslim edildiğini kanıtlamanın yükleniciye, eserin ayıplı olduğunu kanıtlama külfetinin ise iş sahibine ait olduğu, davalı tarafın ayıp savunmasını ispatlayamadığı, ayıplı olduğu ileri sürülen malları davacıya iade etmediği, muhafaza altına almadığı ve hurdaya çıkararak imha ettiği, ayıbın varlığı konusunda tespit bulunmadığı gibi ayıba ilişkin başkaca delilin de sunulmadığı, kısaca davalı iş sahibinin ayıplı olduğunu iddia ettiği imalatı ortadan kaldırmakla ayıbın varlığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının ürettiği mallar ile davalı yüklenicinin ihraç ettiği malların tamamen aynı olduğunu, ihracat yapılan firmanın sadece ayıplı malları iade ettiğini, ayıbın yüklenicinin kabulünde olduğunu, malların muhafazasının masraflı olduğunu, ayıp sebebiyle gümrük masrafları ve navlun ücreti ödemek zorunda kaldığını beyan etmektedir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı yüklenici davalı iş sahibidir.
Mahkemece, sözleşmeye konu tekstil ürünlerinin davalı iş sahibi tarafından imha edilmiş olması sebebiyle ispat imkanının ortadan kalktığından bahisle bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla davanın kabulü ile davalı iş sahibi aleyhine başlatılan takibe itirazın iptaline karar verilmiştir.
Eser sözleşmelerinde ayıplı iş sebebiyle zarara uğradığını iddia eden taraf ayıbın varlığını ve ayıptan dolayı doğrudan uğradığı zararı ispat etmekle yükümlüdür.
Her ne kadar dosyaya sunulan fotoğraflar ve mail yazışmaları ile davaya konu tekstil ürünlerinin ayıplı olduğu ortaya konulmuş ise de davalı iş sahibinin ayıp sebebiyle yurt dışı firmadan iade edilen ürünleri davacı yükleniciye iade etmediği gibi ayıplı ürünlerin miktarı hususunda herhangi bir tespit de yaptırmaksızın ürünleri imha ettiği dosya kapsamı ile sabittir. Ancak bu durum davacı yükleniciyi tamamen sorumluluktan kurtaracak nitelikte değildir. Ürünler ortada olmadığı zaman zararın miktarını belirlemek tam olarak mümkün olmasa da TBK’nın 114/2.maddesi delaletiyle TBK 50. Maddesi uyarınca mahkemece ürünlere ait fotoğraflar, e-postalar, tarafların ticari defter ve kayıtları ile tekstil sektöründe cari ticari teamülün değerlendirilmesi amacıyla tekstil sektöründe uzman bilirkişiden rapor alınarak zarar miktarının tespiti ve ayıplı ürünler nedeniyle davacı hak edişinden indirimi gereken bir tutar bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması amacıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../09/2022 tarih, 2018/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.