Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/411 E. 2026/1452 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/411
- Karar No
- 2026/1452
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/411 KARAR NO : 2026/1452
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/11/2025 NUMARASI : 2022/341 Esas 2025/944 Karar DAVANIN KONUSU : TAZMİNAT BAM KARAR TARİH İ: 17/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/06/2026
Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... plakalı aracı 02/03/2015 tarihinde 47.978-TL ye ... A.Ş.ve onun İzmirdeki ... Yetkili Bayii olan ....A.Ş.aracılığı ile satın aldığını, yine aynı tarihte ... plakalı aracı aynı şekilde 47.978-TL ye ikinci araç olarak satın aldığını, iki aracın alımında müvekkili tarafından araçlar için bir takım masraflar yapılmak durumunda kalındığını, araçlarda arıza meydana geldiğini,müvekkili tarafından araçların ithalatçısı ... A.Ş.ne araçların ayıplı olduğu ve iade alınmasına dair ihtarname keşide edildiğini, gönderilen cevap ihtarnamesinde iddia edilen hiçbir hususu kabul etmediklerini, taleplerin değerlendirilmeyeceğini bildirdiklerini, dava konusu araçların tüketici kredisiyle alındığını ancak müvekkilinin ticari faaliyetinde kullanılmadığını belirterek ... plakalı araç için ödenen 47.978,60-TL, ... plakalı araç için ödenen 47.978,60-TL satış bedelinin ve araçların satın alınmasında yapılan 6.702,06-TL olmak üzere toplam 102.659,26-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 10/06/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekilinin araçları sattığı beyanıyla , 8.000 TL ( fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir araç için 4.000'er TL ) değer kaybı ve ikinci el fiyatına satması nedeniyle uğradığı kayıp, şimdilik 10.000 TL banka kredisi ile alınan araçlar için ve araçlar işini yapamaz hale geldiği için almak zorunda kaldığı krediler için bankalara ödenen masraf ve faiz, SGK'ya işçi sigorta primlerini ödeyememesi nedeniyle biriken borcu, bu borçlara işletilen faizlerden oluşan maddi zararının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 37.457,00 TL müvekkilinin araçları işinde kullanamaması nedeniyle uğramış olduğu ticari zararın tazmini, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.702,06 TL araç satın alınırken yapılan masraflar , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL araçtaki arıza nedeniyle müvekkilinden alınan parça değişim ücreti , 40.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 102.659,26 TL tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı .... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu araçların özel kullanım amacıyla değil ticari amaçla satın alındığını, ticari faaliyetlerini yürütmek için araçları kullandığını belirterek görev itirazında bulunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu araçlar ticari araç sınıfına girdiğinden davacı da dava dilekçesinde belirttiği üzere emtiayı ticari işinde kullandığından ve tacir sıfatında olduğundan görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, zaman aşımı itirazında bulunduğu, dava konusu araçlarda üretim hatası ve ayıp sayılan bir eksiklik bulunmadığını, davacı tarafından araçların satış sözleşmesindeki semen bedelinin ticari avans faiziyle ödenmesi talebinin yasal olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dosyanın görevsizlik kararı verilerek ticaret mahkemesine gönderilmesi gerektiğini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Mahkememizin 2015/804 E-2015/644 K sayılı 15/07/2015 tarihli görevsizlik kararı ile dosyanın İzmir Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş, İzmir 1. Tüketici Mahkemesinin 2015/1153 E-2015/1686 K sayılı 25/12/2015 tarihli karşı görevsizlik kararı ile dosya yargı yerinin belirlenmesi için Yargıtaya gönderilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2016/13109 E-2016/12225 K sayılı 15/12/2016 tarihli ilamı ile 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. Maddeleri gereğince mahkememizin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiş olmakla dosya mahkememiz esasını almıştır. Mahkememizin 20/06/2017 tarihli oturumunda otomotiv konusunda uzman bir bilirkişi ve hukukçu bilirkişiden rapor alınması için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti talimat mahkemesine ibraz ettikleri 28/11/2017 tarihli raporlarında dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak; dava konusu ... ve ... plakalı ... marka ...tipi ... model araçlarda gizli veya açık nitelikli bir imalat hatasının mevcut olmadığı, davacının TBK 219 maddesi kapsamında araçların iadesi ve bedellerinin geri alınması taleplerinin yasal koşullarının oluşmadığının tespit edildiğini bildirmişlerdir. Davalı ... A.Ş vekili 15/01/2018 tarihli rapora beyan dilekçesinde; bilirkişi raporuna göre dava konusu araçlarda gizli ve açık ayıp niteliğinde bir imalat hatası olmadığı kanaatine varıldığını, söz konusu araçların ayıpsız olduğunun açık olduğunu, rapordaki tespitlerin haklılıklarını destekler nitelikte olduğu beyan etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili 19/01/2018 tarihli rapora beyan dilekçesinde bilirkişi raporu uyarınca ve beyanlarına istinaden davacının davasının reddinin gerektiğini bildirmiştir. Davacı vekili 22/11/2018 tarihli rapora beyan dilekçesi ile itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; dosyanın otomotiv konusunda uzman yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını talep etmiştir. Dosya kapsamı itibariyle yeni bilirkişi raporu alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkememizin 03/04/2018 tarihli oturumunda davacı vekilinin itirazları doğrultusunda talimat bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti ibraz ettikleri 23/07/2018 tarihli ek raporlarında; kök raporlarında herhangi bir eksik inceleme söz konusu olmadığından ve davacı tarafından dosyaya mevcut belge ve bilgilerin değerlendirilmesi dışında yeni bir belge veya bilgi sunulmadığından kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin devam ettiğini bildirmişlerdir. Davalı .... A.Ş vekili ek bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde raporlar doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 10/09/2018 tarihli ek rapora beyan dilekçesinde itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; dosyanın gerçekten otomotiv konusunda uzman İzmir veya Ankara Adliyesi Bilirkişi listesinde yer alan uzman yeni bilirkişiden rapor alınmasını talep etmiştir. Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına göre davanın reddine karar verildiği, mahkememizce verilen 20/11/2018 Tarih, 2017/82 Esas, 2018/1206 karar sayılı kararına davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine dosyanın İstinafa gönderildiği, ilgili İzmir BAM 17. HD:'nin 23/03/2022 Tarih, 2019/706 Esas, 2022/548 Karar sayılı ilamı ile "....Yargılama sürecinde dosyaya sunulan uzman görüşü ile dosyada mübrez bilirkişi raporu farklı ve zıt görüşler içerebilir ve hatta tamamen birbiriyle çelişir görüşleri içeriyor olabilir. Bu durumda, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 10.11.2016 tarih, 2015/5127 E. ve 2016/4635 K. sayılı kararında, bilirkişi raporu ile taraflardan biri tarafından dosyaya sunulan uzman görüşü arasında çelişkiler bulunması halinde, çelişkilerin giderilmesi amacıyla dosyanın “yeni bir bilirkişi heyetine” tevdii edilmesi gerektiğine hükmetmiş ve bunun gerekçesi olarak, uzman görüşü sunan tarafın adil yargılanma hakkının ihlali oluşabileceğine vurgu yapmıştır: O halde, dava ile hüküm ve gerekçe arasındaki çelişki bulunduğu, davacının tazminat talepleri hakkında uzman görüşü ile bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediği hususları nazara alındığında, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına..." karar verilerek mahkememizin 2022/341 Esasını alarak yargılamaya devam olunmuştur. Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 03/11/2022 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, bilirkişi heyetinin ibraz ettiği 01/03/2023 tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak, araçlarda meydana gelen marş sistemi arızalarının kullanım kaynaklı olmadığı; davacının davalı ... şirketinden satın almış olduğu ... ve ... plakalı araçlarda meydana gelen marş sistemi arızalarının aracın fabrikasyon “gizli ayıplı” üretilmesinden kaynaklı olduğu kanaatine varıldığını bildirmiştir. Tarafların rapora karşı beyanda bulunmadıkları görülmüştür. Mahkememizin 13/07/2023 tarihli oturumunda dosyanın makine mühendisi ve mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş, bilirkişi heyetinin 06/10/2023 havale tarihli raporunda sonuç olarak; Davaya konu olan araçlarda yukarıda açıklanan değer kaybı hesaplama şartları oluşmadığı, Davacı vekilinin Islah dilekçesinin Maddi zararlar bendindeki 1. maddesinde talep ettiği Değer kaybı hesaplamasının yapılabilmesi için hesaplamaya esas şartların dava konusu araçlarda oluşmadığı için davacı tarafından talep edilen araçlarda değer kaybı oluşmadığı, Talep edilen diğer giderlerin tutarının ise evraklar doğrultusunda yaptığımız hesaplamayla 34.170,25 TL, talebe bağlı kalma ilkesiyle de 32.626,65 TL olduğu, Davacı 08.07.2015 dava tarihi le harcamalarına fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizin hesaplanmasının toplam tutarı 216,15 TL olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini bildirmişlerdir. Davacı vekilinin 20/10/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunarak dosyanın ek rapor alınması için bilirkişiye gönderilmesini talep etmiştir. Davalı .... AŞ vekilinin 30/10/2023 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunarak yeni rapor alınmasını talep ettiği görülmüştür. Davalı ...... AŞ vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmadığı görülmüştür. Mahkememizin 14/11/2023 tarihli oturumunda dosyanın 2 nolu celsenin 2 nolu ara kararı kapsamında bilirkişisine gönderilmesine karar verilmiş, bilirkişi heyetinin 17/04/2024 tarihli raporu ile sonuç olarak; ... Plakalı Araç bakımından: ... plakalı aracın AYIPSIZ HALİ ile AYIPLI HALİ arasındaki farkın (Ayıplı üretim kaynaklı yapılması gereken indirimin/değer kaybınım/ekonomik eksikliğin) 02.03.2015 Sıfır Satış tarihi itibarıyla (48.000-44.000 TL) 4.000,00 TL olduğu, ... plakalı aracın AYIPSIZ HALİ ile AYIPLI HALİ arasındaki farkın (Ayıplı üretim kaynaklı yapılması gereken indirimin/değer kaybının/ekonomik eksikliğin) 08.07.2015 dava tarihi itibariyle (60.000 TL — 54.000 TL) 6.000,00 TL olduğu, ... Plakalı Araç bakımından: ... plakalı aracın AYIPSIZ HALİ ile AYIPLI HALİ arasındaki farkın (Ayıplı üretim kaynaklı yapılması gereken indirimin/değer kaybının/ekonomik eksikliğin) 02.03.2015 Sıfır Satış tarihi itibariyle (48.000-43.500 TL) 4.500,00 TL olduğu, ... plakalı aracın AYIPSIZ HALİ ile AYIPLI HAL arasındaki farkın (Ayıplı üretim kaynaklı yapılması gereken indirimin/değer kaybının / ekonomik eksikliğin) 08.07.2015 dava tarihi itibariyle (60.000 TL — 53.500 TL) 6.500,00 TL olduğu, Faiz Hesaplaması: ... plakalı araç için 02.03.2015 sıfır satış tarihi itibariyle, hesaplanan ayıplı-ayıpsız farkı 4.000,00 tl'nin 08.07.2015 dava tarihine kadar olan ticari faiz tutarı: Toplam 4.000,00 +147,29 TL =4.147,29 TL olduğu, Dava tarihi olan 08.07.2015 tarihi itibariyle ... plakalı araç için ayıplı halle ayıpsız halle ayıpsız hal arasındaki farkın 6.000,00 TL olduğu,... plakalı araç için 02.03.2015 sıfır satış tarihi itibariyle hesaplanan ayıplı-ayıpsız farkı 4.000,00 TL'nin 08/07/2015 dava tarihine kadar olan ticari faiz tutarı, toplam 4.500 TL + 167,70 TL =4.665,70 TL olduğu, Dava tarihi olan 08/07/2015 tarihi itibariyle ... plakalı araç için ayıplı hale ayıpsız hal arasındaki farkın 6.500 TL olduğu tespit edildiğini bildirmiştir. Davacı vekilinin 06/05/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunarak ek rapor alınmasını talep ettiği görülmüştür. Davalı .... AŞ vekilinin 13/05/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı itirazlarını bildirerek ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... AŞ vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmadığı görülmüştür. Mahkememizin 04/06/2024 tarihli oturumunda dosyanın ek rapor alınması için bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bilirkişi heyetinin 06/08/2024 tarihli ek raporunda sonuç olarak; Kök raporumuzda tespit edilen ... plakalı araç Ayıplı üretim kaynaklı yapılması gereken indirimin/değer kaybının/ekonomik eksikliğin 08.07.2015 dava tarihi itibariyle tutarı; 6.000,00 TL, Kök raporumuzda tespit edilen ... plakalı araç Ayıplı üretim kaynaklı yapılması gereken indirimin/değer kaybının/ekonomik eksikliğin 08.07.2015 dava tarihi itibariyle tutarı ; 6.500,00 TL,... plakalı araç için hesaplanmış olan faiz tutarı 147,29 TL, ... plakalı araç için hesaplanmış olan faiz tutarı 165,70 TL toplam 12.812,99 TL olarak devam etmiştir. 32.626,65 TL ve hesaplanan faiz tutarı 216,15 TL — 32.842,80 TL, İcmal maddi tazminat + Alım Satım Zararı 31.372,72 TL + 1.155,20 TL FAİZ — 32.527,92 TL kök raporda tespit edilmiş olan ayıplı — ayıpsız farkı ; 12.500,00 TL + 312,99 TL FAİZ =12.812,99 TL, 32.626,65 TL + 216,15 TL FAİZ =32.842,.80 TL genel toplam 78.183,71 TL olarak hesaplandığını bildirmiştir. Davacı vekilinin 30/10/2025 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunduğu görülmüştür. Davalı ..... Aş vekilinin 21/10/2025 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı itirazlarını bildirerek ek rapor alınmasını talep ettiği görülmüştür. Davalı ... AŞ vekilinin 22/10/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Mahkememizin 27/02/2025 tarihli oturumunda dosyanın ek rapor alınmasını için bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, bilirkişi heyetinin 27/05/2025 tarihli 2. Ek raporunda sonuç olarak; Ek rapor ile kök rapor arasında bir değişikliğe gidilmediği,... plakalı aracın ayıpsız hali ile ayıplı hali arasındaki farkın 02.03.2015 Sıfır Satış tarihi itibariyle 4.000,00 TL +4 147,29 TL =4.147,29 TL; ... plakalı aracın ayıpsız hali ile ayıplı hali arasındaki farkın 08.07.2015 dava tarihi itibarıyla 6.000,00 TL olduğu, ... plakalı aracın ayıpsız hali ile ayıplı hali arasındaki farkın 02.03.2015 Sıfır Satış tarihi itibarıyla 4.500,00 TL + 165,70 TL = 4.665,70 TL, ... plakalı aracın ayıpsız hali ile ayıplı hali arasındaki farkın 08.07.2015 dava tarihi itibarıyla 6.500,00 TL olduğu, İki araç için kök raporda hesaplanmış giderler için davacının 34.170,25 TL alacağının olduğu talebe bağlı kalmak ilkesiyle bu tutarın 32.626,65 TL işleyen faizin ise 216,15 TL olmak üzere Toplam 32.824,80 TL olduğu, Ancak davacı vekili heyet raporumuza verdiği itiraz dilekçesinde araçların 2015 yılında tamirde kaldığı süreler itibariyle hesaplanmış olan 32.824,65 TL değil 2015 yılı zararı olan 98.272,65 TL ve önceki yıl kazancı olan 6.000,00 TL nin de kardan mahrumiyet olarak hesaplanıp 104.272,65 TL üzerinden ödeme yapılması talebinde bulunduğu, İcmalen Davacının ... plakalı araç için 02.03.2015 Sıfır Satış tarihi itibariyle 4.000,00 TL + 147,29 TL =4.147,29 TL, ... plakalı araç için 02.03.2015 Sıfır Satış tarihi itibariyle 4.500 TL + 165,70= 4.665,70 TL, İki aracın toplamı olarak 02.03.2015 Satış Tarihi itibariyle 12.500 TL olduğu, İki araç için kök raporda hesaplanmış giderler tutarının 32.626,65 TL + işleyen faiz 216.15 TL olmak üzere Toplam 32.824.80 TL olduğunu bildirmiştir. Davacı vekilinin 17/06/2025 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunduğu görülmüştür. Davalı . .. AŞ vekilinin 18/06/2025 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunarak ek rapor alınmasını talep ettiği görülmüştür. Davalı ... AŞ. vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmadığı görülmüştür. Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesine göre; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 41.637,79 TL maddi tazminatın 02/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, yasal şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.'' gerekçesi ile; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 41.637,79 TL maddi tazminatın 02/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat talebi yönünden açılan davanın reddine, şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı .... istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararı gerekçesi ve maddi tazminat hesaplama yöntemi açık ve anlaşılır olmadığını, maddi zarar hesabı eksik yapıldığını, manevi tazminat talebinin reddi yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu alacağa ticari faiz işletilmesi gerektiğini, davanın kısmen reddi nedeniyle verilen vekalet ücreti Anayasa Mahkemesi kararlarına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/341 E- 2025/944 K sayılı dosyasından verilen 20.11.2025 tarihli, davanın reddedilen ve davalılar lehine hükmedilen kısımlarının istinafı ile bozularak kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Şirketi istinaf dilekçesinde özetle; Araçlar5kilinin diğer davalı şirket ile davacı arasında yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığı pasif husumet itirazı bulunduğu dava konusu araçların rayiç bedelinde satıldığı, davacının maddi zararlarını ispatlanamadığı beyanıyla davanın tümden reddi talep edilmiştir Davalı....A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde özetle; Araçlarda gizli ayıp bulunduğu yönündeki kabulün dosya kapsamı ve teknik tespitlerle bağdaşmadığı mekanik aksam onarımlarının değer kaybı doğurmayacağı sabit olduğu Mahkemece kabul edilen maddi tazminat tutarına satış tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin davacının zararını dava ile ileri sürmüş olduğundan dava tarihinden önce temerrüt gerçekleşmediği beyanıyla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, satıma konu araçlarda ayıp bulunması ve araçların satışı nedeni ile, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava, Asliye Ticaret Mahkemesince açılmış, Tüketici Mahkemesine görevsizlik verilmiş, Tüketici Mahkemesinde karşı görevsizlik kararı verilmiş kararların kesinleşmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 5. Asliye Ticaret mahkemesinin yargı yeri olarak belirlemiştir. Mahkemece verilen ilk kararla davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekilinin istinaf üzerine dairemiz kararıyla uzman görüşü ile bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) 141/3 hükmünde, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 359/1-(e) hükmüne göre karar; taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışmasını, ret ve üstün tutma sebeplerini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılacak sonuç ve hukuki sebepleri açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde içermelidir. Mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür. Gerekçeye ilişkin hükümler, kamu düzeni ile ilgili olup gözetilmesi kanun ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama gerek yargı erki ile hâkimin gerek mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz. Mahkemece, toplanan deliller, bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesine göre; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 41.637,79 TL maddi tazminatın 02/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, yasal şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, ise de, dosya kapsamına dahil edilen bilirkişi raporlarından hangisinin hükme esas alındığı, hükmedilen 41.637,79 TL tazminatın hangi alacak kalemlerinden oluştuğu, bu alacak kalemlerinin kabul edilme gerekçeleri, red edilen alacak kalemlerinin hangi gerekçe ile red edildiği açıklanmadan anılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır. O halde, yukarıda yapılan açıklamalara göre, delillerin toplanarak sonuca varılması için yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulüne, HMK nun 353/1-a-6 maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/11/2025 tarih, 2022/341 Esas ve 2025/944 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- İstinaf yoluna başvuran davacı .....'den alınan 732,00 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE, 6- İstinaf yoluna başvuran davacı ....'den alınan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6- İstinaf yoluna başvuran ... Şirketi'nden alınan 732,00 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE, 7- İstinaf yoluna başvuran ... Şirketi'nden alınan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 8- İstinaf yoluna başvuran .... A.Ş.'den alınan 732,00 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE, 9- İstinaf yoluna başvuran .... A.Ş.'den alınan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 10- İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 11-İİK 36.md gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi uyarınca yatırılan teminatın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 17/06/2026