Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/577 E. 2026/2204 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/577
- Karar No
- 2026/2204
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/577
KARAR NO:2026/2204
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN) İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :27/05/2025
NUMARASI :2022/966 E - 2025/486 K
DAVANIN KONUSU:Tazminat
KARAR TARİHİ :08/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketlerin tekstil alanında faaliyet gösterdiklerini ve yüksek kapasite elektrik kullandıklarını, davalı şirketin, elektrik dağıtım hizmeti verdiğini, müvekkili şirketlerle iletişime geçerek indirimli enerji kullanımı vaadinde bulunduğunu, müvekkillerinin "çalışmakta oldukları tedarik şirketiyle akdettikleri sözleşmede cezai şart kararlaştırıldığını" belirtmeleri üzerine ise davalının "oluşabilecek sorunları çözeceğini" söylediğini, bunun üzerine dava- cıların indirimli enerji kullanmak amacıyla davalı ile 6 ay süreli olarak "Elektrik Enerjisi Satış Sözleş- mesi" ve "Ek Protokol" akdettiklerini, ancak daha sonra davalı tarafça gönderilen faturalarda gözle görülür artış meydana geldiğini , müvekkillerinin oldukça yüksek meblağlarda , değişken ve tutarsız miktarlarda ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, bunun üzerine müvekkillerinin bir enerji danış- manıyla çalışmaya karar verdiğini,enerji danışmanı tarafından yapılan inceleme sonucu müvek- killerinin kullandıkları enerji birim fiyatının vaat edildiği üzere indirimli olması bir yana, devletin genel tarifesinden bile daha yüksek olduğunun tespit edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin talep edildiğini, davalının bu yöndeki talepleri görmezden geldiğini,Davalının tüm bu tutum ve davranışları ve akdedilen sözleşmeden beklenen menfaatin sağlanmaması nedenleriyle taraflarınca keşide edilen Kartal ... Noterliği'nin 31.08.2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile " 6 aylık sözleşme süresinin sonunda sözleşmenin yenilenmeyeceği" hususunun bildirildiğini, ihtarnamenin tebliğin takiben davalının müvekkillerine bir sözleşme ve ek protokol gönderdiğini, ancak gönderilen sözleşmenin, müvekkillerinin imzaladığı sözleşme olmadı- ğını, taraflarca imzalanan sözleşmenin tarihinin de gönderilen sözleşmede farklı olduğunu, tarafla- rınca keşide edilen Kartal... Noterliği'nin 16.09.2022 Tarihli ve... Yevmiye no'lu ihtarnamesiyle" davalı tarafın bu eylemlerinin hukuka aykırı olduğu"nun bildirildiğini, Ayrıca davalı şirket ile yapılan görüşmeler esnasında müvekkillerin halihazırda çalış- makta olduğu bir tedarik firması bulunduğu ve bu firmayla imzalanan söyleşmede cezai şart kararlaş- tırıldığını, müvekkillerin, davalı şirket ile sözleşme akdetmesi halinde yüklü bir meblağ ödeme tehli- kesiyle karşı karşıya kalacağını, Davalı şirket ise sözleşme görüşmeleri esnasında müvekkillere, bir önceki çalıştıkları tedarik firmasıyla oluşabilecek sorunları çözeceklerini de söyleyerek müvekkille- rini ikna ettiği ve nihayetinde sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin imzalanması sonrasında bir önceki tedarik şirketinin cezai şartın tahsili amacıyla müvekkiller aleyhine dava açtığını, davalı taraf ise bu vaadini de yerine getirmeyerek müvekkilini bu davada yalnız bıraktığını,
Sonuçta müvekkillerin, hem davalının yerine getirmediği indirimli elektrik kullanımı vaadi yüzünden devlet tarifesinden bile pahalı elektrik kullanarak zarara uğradığını, hem de bir önceki tedarik firmasına cezai şart ödeme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını beyanla; davalı tarafa yapılan fazla ödeme nedeniyle şimdilik 20.000,00 TL'nin her bir fatura tarihinden , eski tedarikçi tarafından müvekkillere açılan alacak davası sonucu hükmedilecek tutarın (müstakbel zararın) ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar ile özel hukuk hükümleri kapsamında elektrik enerjisi satış sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmelerin imza tarihinin 04.03.2022 olduğunu, mevzuat kapsamında portföy giriş işlemlerinin her ayın 1'i ile 5'i arasında yapılabildiğini bu kapsamda müvekkili tarafından takip eden ay olan 01.04.2022 tarihinden itibaren davacılara elektrik tedariği yapıldığını,davacıların sözleşme süresinin 6 ay olduğunu, kendilerine farklı bir nüsha sunulduğu iddia- sının gerçek dışı olduğunu, sözleşme süresinin 36 ay olarak kararlaştırıldığını, sözleşmenin dava- cılarca kaşelenip imzalandığını, sözleşmelerde son sayfadan görüleceği üzere tüketici bilgilendirme beyanı ve teslim formunun da davacılarca imzalanarak sözleşmelerin bir nüshasının alıcı olan dava- cılar tarafından teslim alındığını, ayrıca Sözleşme'nin 13. Sayfasının imza öncesi son cümlesinin "İşbu Sözleşme 04.03.2022 tarihinde iki nüsha olarak taraflarca akdedilmiştir. İşbu iki nüsha arasında uyumsuzluk, uyuşmazlık bulunması halinde, Satıcı'da yer alan nüshanın geçerli olacağını taraflar kabul, beyan ve taahhüt ederler." hükmünü içerdiğini, müvekkili şirketin sözleşmeleri kitapçık şeklinde olup, bölünüp ayrıl- ması ya da değiştirilmesinin mümkün olmadığını, davacılar ile müvekkil şirket arasında sözleşme görüşmeleri yapılması akabinde her bir davacı ile ayrı ayrı sözleşme imzalandığını,bu sözleşmelerde aktif enerji birim satış fiyatı hesaplama yöntemlerinden 2 numaralı yöntem seçildiği bu yöntemin; "(PTF+ Dengesizlik Maliyeti+ Yekdem) + Kâr %8" olarak imza altına alındığını, sözleşme süresi boyunca davacılara sözleşmede kararlaştırılan yöntem ne ise ona uygun olarak faturalar tanzim edildi- ğini, davacıların basiretli bir tacir olarak kendilerine en cazip gelen yöntemi tercih ettiklerini, ulusal tarifenin sözleşme devam ederken bu yöntemin altında ya da üstünde bir rakama tekabül etmesinin davacıların ticari olarak seçimlerinin sonucu olduğunu, sözleşmenin davacılara teslim edildiğini, buna karşın davacıların Kartal... Noterliği'nin 23.08.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile sözleş- melerin teslimini talep ettiklerini, hemen akabinde Kartal ... Noterliği'nin 31.08.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile sözleşmenin süresinin 6 ay olduğu ve sözleşmelerin teslim edilmediğini tekrar iddia ettikleri, halbuki davacılara sözleşmelerin birer nüshasının 23.08.2022 tarihinde e posta olarak gönderildiğini, davacıların Kartal... Noterliği'nin 06.09.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarna- mesi ile " sözleşmenin 6 aylık düzenlendiği" iddiasında bulunduklarını, Kadıköy ... Noterliği'nden gön- derilen 12.09.2022 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarname ile, "sözleşmelerin teslim tutanakları ile taraflarına teslim edilmiş olduğu, ancak buna rağmen tekrar kayıtlı iletişim e-postalarına ihtarnameden evvel dahi gönderimin tekrar sağlandığı, sözleşmelerin süresinin ise 6 değil 36 ay olduğu" bilgisinin veril- diğini, müvekkili şirketçe tanzim edilen Kadıköy ... Noterliği'nin 23.09.2022 tarih ve ... yevmiye nolu son ihtarında da " Kartal... Noterliği'nin 06.09.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesindeki iddiaların asılsız olduğu, sözleşme feshedilmek isteniyorsa başka yollar aranmaması gerektiğinin" ihtar edildi- ğini,davacılar ile sözleşme görüşmeleri yapıldığını,sözleşmede vadedilen yöntem ile elektrik tedariğini sağlandığını, davacıların tüm riskler hakkında bilgi sahibi olarak basiretli bir tacir olarak imzala- dıklarını, sözleşme akabinde müvekkili şirkete ne gibi bir kusur isnat etmeye çalıştıklarının anlaşıla- madığını, taraflar arasında özel hukuk hükümleri uyarınca imzalanan sözleşmeler ve hükümleri doğrultusunda fatura tanzim edildiğini, mevcut ya da müstakbel zararın varlığının söz konusu olama- yacağını, davacıların daha önce imzalamış oldukları sözleşmelerin süresi ve şartlarının davacıların bilmekle ve yerine getirmekle yükümlü olduklarını, müvekkili şirketin üçüncü bir kişinin fiiline ilişkin bir taahhütte bulunmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi'nce:
" 1-Davacılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. Bakımından sözleşmenin feshi talebi yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle ayrı ayrı REDDİNE,
2-Davacı ... A.Ş. sözleşmenin feshi talebi yönünden davanın REDDİNE," karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:Hüküm davacılar tarafından istinaf edilmiştir.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde: davalının indirimli olarak enerji tedarik etme taahhüdünde bulunması üzerine bu teklifi cazip bulunan müvekkilinin 6 ay süreli olarak "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" ve "Ek Protokol" akdettiğini, imzalanan belgelerin son nüshalarının kendilerine teslim edilmediğini, sözleşme sonrası davalı tarafça tahakkuk olunan faturaların indirimli olmak bir yana devletin genel tarifesinden bile daha yüksek miktarda ve tutarsız olduğunu, davalının taraflar arasındaki sözleşmenin esaslı unsurlarını ihlal ettiğini, ayrıca sözleşmenin imzalanması sonrasında bir önceki tedarik şirketinin, cezai şartın tahsili amacıyla müvekkilleri aleyhine dava açtığını, davalı tara- fın cezai şart ödeme yönündeki vaadini de yerine getirmeyerek müvekkilini bu davada yalnız bırak- tığını, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ise eksik ve hatalıdır. Zira ilk derece mah- kemesince istenen hususlardan yalnızca defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı ve ticari defterlere göre tarafların birbirlerinden alacağının bulunup bulunmadığı hususunun değerlendiril- diğini, geri kalan hususların değerlendirilmediğini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Davacılar, indirimli olarak elektrik tedarik etmek üzere davalı ile sözleşme akdettiğini, ancak davalı tarafça tahakkuk edilen faturaların piyasa koşullarının /devlet birim fiyatlarının çok üzerinde olduğunu, neticede indirimli tedarik sağlanmadığını, ayrıca önceki tedarik şirketi ile olan sözleşmelerinde öngörülen cezai şartın davalı tarafça ödeneceği taahhüt olunmasına rağmen davalının bu taahhüdüne uymadığını beyanla taraflar arasındaki sözleşmelerin fesihi, alacak ve tazminat talep etmektedir.Davalı ise, davacıların kendi özgün iradeleri ile dayanak sözleşmeleri imzaladığını, sözleşmelerin bir örneğinin kendilerine verildiğini, yapılan faturalama işleminin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu, önceki tedarikçi tarafından talep edilen cezai şart ile ilgili bir taah- hütlerinin bulunmadığını savunmaktadır.Benzer uyuşmazlıklarla ilgili olarak ,Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararlarında belirtil- diği üzere; hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğru- luk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır.Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile, "her bir davacı için teklif edilen birim fiyatlarının belirlenmesi teklif edilen birim fiyatların sözleşmede belirtilen birim fiyatıyla uyumlu olduğu, sadece teklif edilenlerde kar %4,5 olduğu halde sözleşmelerde %8 olarak geçtiği, ancak, sözleşme maddelerinde kar oranının günün şartlarına göre değiştirilebileceği ve sözleşmenin 5.2. maddesinde aktif elektrik enerji birim satış fiyatının EPDK Tarife fiyatlarından indirim yapılarak belirleneceği ve EPDK tarife fiyatlarından daha düşük olacağı" hususuna yer verildiği, ayrıca, taraflar arasında yapılan 01.04.2022 tarihli 36 ay sureli ikili anlaşmanın son sayfasındaki aktif elektrik enerji birim satış fiyatı taahhüt- namesinde; "aktif elektrik enerji birim satış fiyatının, (...)+ KAR(%8) yöntemi ile sapta- nacağı ve son kaynak tedarik tarifesinin altında ve üstünde çıkabileceğinin" kararlaştırıldığı, faturalandırılan bedellerin sözleşme hükümlerine uygun ve EPDK fiyatlarından daha düşük olduğu,dolayısı ile dava- cılar açısından zarar oluşmadığı, davacının önceki tedarikçisi ile aralarındaki sözleşmede kararlaş- tırılan cezai şart bedelinin davalı tarafça üstlenildiğine dair bilgi,belge ve delil sunulmadığı, davacılar tacir olup işlerini görürken basiretli bir tacir gibi davranmalarının gerektiği, hali hazır durum itibariyle davalının sözleşmenin ihlali niteliğinde işlem ve eyleminin tespit edilmediği, mevcut delil durumuna göre tahsili gereken bir zararın doğmadığı anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacıların istinaf başvuru- sunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/09/2026