İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/384 E. 2025/18 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/384
Karar No
2025/18
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/384 Esas - 2025/18 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/384 KARAR NO : 2025/18

.... DAVA : Marka... Kararının İptali DAVA TARİHİ : 24/09/2021 KARAR TARİHİ : 16/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkili tarafından yapılan .... ibareli marka başvurusuna davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın .... tarafından kısmen kabul edilerek marka kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkartıldığını, söz konusu karara müvekkili tarafından gerçekleştirilen itirazın... tarafından reddedildiğini, ... kararında markanın asli unsurunun “...” ibaresi olduğu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, başvuru markasının parçalara bölünmeden bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, “...” ibaresinin ayırt ediciliği düşük, tanımlayıcı niteliği bulunan, tek başına zayıf bir marka olduğunu, taraf markalarının tertip tarzı itibariyle de birbirinden farklı olduklarını, davalı şirketin markalarında “...” ibaresinin daima markaların ilk/başlangıç kısmında yer aldığını, bu ibareden önce gelen bir ibare bulunmadığını, müvekkili markasında ise “....” ibaresinden önce “...” ibaresi geldiğini, markaların başlangıç kısımlarının benzerlik değerlendirmesinde daha büyük önem taşıdığını, “...” kelimesinin “etkin, canlı, hareketli, çalışan, etkili, etken” gibi anlamlara geldiğini, yaygın kullanımı olan ve ayırt ediciliği oldukça düşük olan kelimenin tek bir marka sahibinin kullanımına tahsis edilmesinin hukuka uygun olmadığını, “...” ibaresinin ekonomik olarak “bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü” anlamına geldiğini, bu anlamı bakımından 36. sınıfta yer alan ve başvurunun reddine karar verilen “finansal ve parasal hizmetler” yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bu sınıfa ilişkin mal ve hizmetlerin ortalama tüketiciden ziyade uzman ve bilinçli tüketiciye hitap ettiklerini, markaların tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını ifade ederek, ......'nın 26/07/2021 tarih ve .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı ... vekili cevaplarında özetle; başvuru markası ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, taraf markaları arasında yüksek düzeyde işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, markaların ortak unsurunun “...” ibaresi olduğunu, bu ibarenin davalı şirketi adına tescilli markanın esas unsurunu oluşturduğunu, başvuru markasındaki farklılığın ibareler arasındaki yüksek düzey benzerliği ortadan kaldırmadığını, halkın markaları doğrudan karıştırabileceği gibi aynı firma tarafından ya da birbiri ile ilişkili firmalar tarafından üretildikleri izlenimine kapılabileceğini, her iki markanın da beyaz zemin üzerine siyah harflerle oluşturulmuş kelime markaları olduğunu, şekil unsuru veya ayırt edici başka bir unsur ihtiva etmediklerini, redde mesnet markanın kapsadığı mal ve hizmetler ile başvuru markası kapsamından çıkarılan mal/hizmetlerin aynı/aynı tür/benzer nitelikte olduklarını, davacının başvuru markasının tescili talebinin yerinde olmadığını, mahkemenin sadece müvekkili kurum işleminin iptaline karar verebileceğini, aksi durumun fonksiyon gaspı anlamına geleceğini, ... kararının usule ve hukuka uygun olduğunu, verilen kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili cevaplarında özetle; müvekkili şirketin “....” markası ve bu markanın devamı niteliğindeki seri markaların sahibi olduğunu, müvekkili şirket markalarının bilinen ve tanınan markalar olduğunu, müvekkili markaları ile iltibas yaratan davacı markasının müvekkili şirkete ait markalardan biri sanılabileceğini, olası olumsuzlukların müvekkili şirketin sahip olduğu markaların itibarını zedeleyeceğini, taraf markalarının aynı sektörlerde yer aldığını ve aynı tüketici kitlesine hitap ettiklerini, iki markanın da kulakta bıraktığı etkinin tamamen aynı olduğunu, davacı markasında yer alan “...” kelimesinin ilgili sektörde vasıf belirten jenerik bir kelime olduğunu, asıl marka değeri taşıyan ibarenin “...” ibaresi olduğunu, ibarenin müvekkili şirketin ticaret unvanı ve markaları ile ilintili olduğunu, “... ...” ibareli markanın yeterli ayırt ediciliği haiz olmadığını, davacı markasının müvekkili markası ile ortak sınıflarda tescil ettirmek istediğini, müvekkili markalarının başvuru markası ile görsel ve fonetik olarak aynı olduğunu, davacı tarafın müvekkili markalarının ulaştığı tanınmışlık ve güven ortamından yararlanarak haksız kazanç sağlama amacında olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir. Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, ... kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının.... sayılı "... ..." ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır. Davaya konu .... sayılı "... ..." ibareli marka için davacı tarafından 31/01/2020 tarihinde 09,35,36,38.sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, başvurunun yayınına karar verildiği, ilana karşı davalı tarafından .... sayılı "..." ibareli markalarına dayanarak itirazda bulunduğu, itirazın kısmen kabulüne karar verildiği, kısmen kabul kararına karşı davacının itirazda bulunduğu, ......’nın 26/07/2021 tarih ve .... sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Marka tescilinde nispi ret nedenleri arasında düzenlenen karıştırılma ihtimali uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Markaların, karıştırılma ihtimaline dayalı tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya benzer mal ve hizmetler bulunuyor olması, dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların aynı veya benzer olması ve dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunması koşullarından herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı değerlendirme konusu nispi tescil engelinin varlığını kabul için yeterli olmayacaktır. Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Dava konusu marka başvurusunun reddedilen malları 09,35 ve 36. Sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler olduğu, davalının redde mesnet markası ise 01 / 05 / 06 / 07 / 08 / 09 / 10 / 13 / 18 / 20 / 21 / 25 / 26 / 27 / 28 / 32 / 33 / 34 / 35 / 36 / 37 / 40 / 42 / 45. sınıflarda tescilli olduğu; Dava konusu marka kapsamında yer alan 36. sınıf hizmetlerin tamamı, davalıya ait marka kapsamında aynen yer aldığı; Dava konusu marka kapsamında yer alan 09. sınıf: “fotoğraf makineleri, Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; manyetik/optik okuyuculu kartlar, Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller.” emtiaları, davalıya ait marka kapsamında aynen yer aldığı; Dava konusu marka kapsamında yer alan “09. sınıf: Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: ... telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri.” emtiaları, davalı markasında yer alan “09. Sınıf: Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlardan otomatik resim çekme makinaları.” ile benzer emtialar olduğu; Dava konusu marka kapsamında yer alan “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için bilet otomatları, nakit para çekme makineleri, makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar; yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler) diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar, elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sönsörler) malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve parasal hizmetler)” ise, davalıya ait marka kapsamında yer alan “09. Sınıf: bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Makine ve cihazlarda kullanılan elektronik elemanlar.” emtialar ile benzer olduğu, zira bir malın üretilmesinin doğal sonucu, o malın pazarlanmasıdır. Dolayısıyla bahsi geçen emtialar ile bunların perakendeciliği hizmetleri arasında tamamlayıcılık ilişkisi söz konusu olup, bu mal ve hizmetler tüketici nezdinde benzer olduğu; Dava konusu marka kapsamında yer alan diğer mal ve hizmetler ise, davalının markası kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı/aynı tür olmadığı gibi, benzer/ilişkili mal ve hizmetler olmadığı; Neticede; taraf markalarında aynı/aynı tür/benzer mal ve hizmetler, dava konusu marka kapsamında yer alan “09. Sınıf: bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. 35. Sınıf: İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.” bakımından “emtiaların aynı ya da benzer olması” şartının sağlanamadığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu siyah-beyaz renkler kullanılarak oluşturulmuş olup, kapsamında herhangi bir şekil unsuru bulunmayan bir kelime markasıdır. Marka “... ...” ibaresinden oluşmakta olup, kelimelerin tamamı küçük harflerle ve standart bir yazı karakteri ile yazılmıştır. “... ...” ibaresi, aynı satırda ve aynı punto ile yazılmış, herhangi bir unsur ön plana çıkarılmamıştır. ....nezdinde “1. İsim: Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça. 2. İsim: Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri. 3. İsim: ... telefonu. 4. İsim: askerlik: Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum, çökertme. 5. İsim: spor: Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta.” olarak tanımlandığı, dolayısıyla “...” ibaresi, 9. sınıfta yer alan “... telefonu” emtiası bakımından özellikle tanımlayıcı bir ibare olduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan diğer emtialar bakımından ise, tanımlayıcı olmamakla birlikte, anlamlı bir kelime olması nedeniyle ayırt edici niteliğinin düşük olduğu anlaşılmıştır. “...” kelimesi ise çok farklı anlamlara gelen bir kelime olup, bu anlamlar .... online sözlüğünde şu şekilde sayılmıştır; “1. Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. 2. Etkili. 3. Çalışan, çalışmasını sürdüren. 4. Etken. 5. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü.” Davacıya ait markanın esas unsurunu oluşturan “....” kelimelerinin birlikte yazılması ile yeni bir anlam ortaya çıkmamıştır. Kelimelerin ayrı ayrı anlamlarından yola çıkılarak “Etkin, canlı, hareketli ... telefonu” gibi bir anlam belirlemesi yapılabilir. Davalıya ait redde mesnet marka ise, büyük harflerle standart yazı karakteri ile yazılmış, kapsamında renk ya da şekil unsuru bulunmayan bir kelime markası olduğu, markanın tek unsuru “....” ibaresi olduğu, dolayısıyla davalıya ait redde mesnet markanın esas unsurunu “...” ibaresi oluşturduğu anlaşılmıştır. ....” kelimesi Fransızca actif (eylemli, etkin) sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince aynı anlama gelen activus sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Latince agere, act- (yapmak, eylemek) fiilinden türetilmiştir. “...” kelimesi orijinal bir ibare olmayıp, sayılan anlamları itibariyle mekanik ve elektronik tüm aletler, makineler, araçlar ve hatta canlılar için kullanılabilen bir sıfat niteliği taşımaktadır. Dolayısıyla, “...” kelimesi, hem mal hem hizmetler bakımından ayırt ediciliği oldukça düşük bir ibare olduğu, davalıya ait marka kapsamında yer alan emtialar yönünden herhangi bir tanımlayıcılığı bulunmamakla birlikte, “....” kelimesi genel olarak ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu, zira ... nezdinde başvurusu halinde/tescilli, sadece 09. sınıfta “...” barındıran 250’den fazla marka mevcut olduğu, tüm sınıflar nezdinde araştırma yapıldığında ya da “...” kelimesinin İngilizcesi olan “active” ibaresi araştırmaya dahil edildiğinde, bu sayı 1000’den fazla olduğu, dolayısıyla “...” ibaresinin, sıklıkla kullanılan, tüketicilerin aşina olduğu, ayırt edici gücünün düşük ibarelerden olduğunun kabulünün gerektiği, “...” kelimesinin ayırt ediciliği düşük olmakla birlikte, davaya konu emtialar bakımından bu ibarenin kimsenin tekeline verilemeyecek ve markasal etki doğurmayan bir ibare olarak değerlendirilemeyeceği, zira “...” ibaresi doğrudan bir emtiayı tanımlamadığı anlaşılmıştır. Taraf markaları ortak olarak “...” kelimesini ortak olarak içermekte, uyuşmazlık bu ibarenin ortaklığından kaynaklanmaktadır. Taraf markaları arasındaki tek benzerlik “...” kelimesini içermeleridir. Bu ibare, davalı markasının esas unsuru iken, davacı markasının esaslı unsuru olan “... ...” ibaresi kapsamında yer alan bir ibaredir. Taraf markaları ortak olarak “...” kelimesini içermeleri nedeniyle, görsel ve işitsel olarak düşük seviyede benzer kabul edilebilir. Fakat “...” ibaresi ile “... ...” ibarelerinin anlamları birbirinden farklıdır. “...” ve “...” ibarelerinin ortaya getirilmesi ile ortaya çıkan anlam, “...” kelimesinin anlamından farklıdır. “...” bir sıfat iken “... ...” ibaresi ile “... olan bir üründen” bahsedilmektedir. “...” kelimesi haricinde markaların görsel, işitsel veya kavramsal olarak benzerlik seviyesini yükseltmeye yarayacak hiçbir benzerlik bulunmadığı, somut olay bakımından taraf markalarının esas unsurları arasında görsel ve işitsel olarak düşük seviyede benzerlik bulunduğu, kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus; ortalama düzeydeki halk nezdinde bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurulmasıdır. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. Tüketicinin iki işaret arasında doğrudan ya da kaynakları bakımından idari – iktisadi bir ilişki kurma yanılgısına düşmesi iltibas ihtimalinin kabulü için yeterli olacaktır. Karıştırılma olasılığının değerlendirmesi, inceleme konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği bakımından, markaların ayırt edici ve baskın unsurları özellikle göz önüne alınarak, markaların bütünsel olarak ortaya çıkardıkları izlenim esasında yapılmalıdır. İnceleme konusu malların veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin markaları algılayış biçimi, karıştırılma olasılığına yönelik genel değerlendirmede belirleyici rol oynar. Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları ve davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak global olarak yapılmalıdır. Karıştırılma ihtimali değerlendirilirken araştırılması gereken bir diğer husus da hedef tüketici kitlesidir. Tüketici kitlesi, her bir mal ve hizmet türü için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, dava konusu marka kapsamında yer alan özellikle 36. sınıftaki hizmetlerin günlük kullanıma tabi olmayan, belirli bir düzeyde uzmanlık gerektiren hizmetlerden olup, ilgili tüketicinin dikkat seviyesi ve bilinç düzeyi yüksektir. Bu hizmetler yönünden, ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/özen seviyesinin yüksek olabileceği ve iltibas değerlendirmesinde dikkat düzeyi ortalamanın üzerinde olan ilgili tüketici kesiminin dikkate alınabileceği, diğer yandan dava konusu markanın mal ve hizmet sınıflarından olan 09 ve 35. Sınıf mal ve hizmetler ise, ilgili tüketicinin ortalamadan yükseğe değişen bilinç ve dikkat seviyesine sahip olan yetişkin kimseler olduğu anlaşılmıştır. Kendisinden önce tescil edilmiş bir markadaki ibare ile birlikte, kendi unsurlarını içinde barındıran kompozit bir markanın, önceki marka ile iltibas oluşturup oluşturmadığına karar verilebilmesi için, önceki markanın kendi başına, bağımsız bir ayırt edici karakterinin olup olmadığının ve taraf markalarındaki ortak unsurun, sonraki markada baskın unsur olup olmadığının incelenmesi gerektiği; Davalı şirkete ait markanın esas unsuru “...” ibaresi iken, davacıya ait dava konusu markanın esas unsuru “... ...” ibaresi olduğu; Ayırt ediciliği düşük bir markayı seçen marka sahibinin, rakiplerinin de aynı veya benzer tanımlayıcı unsuru içeren markaları kullanmaya eşit derecede hakkı olduğunu kabul etmesi gerektiği, taraf markaları “...” ve “...” gibi ayırt edici niteliği düşük ibarelerden oluştuğu; Neticede; davacıya ait dava konusu “... ...” ibareli marka ile davalıya ait redde mesnet “...” esas unsurlu markanın karşılaştırılması neticesinde, markaların “...” ibaresini ortak olarak içermelerinden kaynaklı olarak aralarından düşük seviyede görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, davanın konusunu oluşturan “... ...” ibaresi ile davalıya ait “...” markası arasında kavramsal bir benzerlik bulunmadığı, “...” ibaresinin varlığı ile markanın “...” kelimesinin anlamından uzaklaştığı, dava konusu markada “...” ve “...” ibarelerinin bir araya getiriliş şeklinin orijinal olması, taraf markalarının bir kısım aynı/aynı tür/benzer mal ve hizmetleri içerdiği ve fakat bu mal ve hizmetlerin ilgili tüketicisinin ortalama ya da ortalamanın üstünde bilgi ve dikkate sahip olduğu, hizmeti alan tüketicinin üzerinde araştırma yaparak satın alma eyleminde bulunduğu, taraf markalarında ortak olarak bulunan “...” ibaresi ayırt edici niteliği düşük bir ibare olduğu, davalı markaları “...” kelimesini içermekte ise de, bu ibare haricinde davacı markasında farklı kelime unsurlarının bulunduğu, dava konusu markada “...” kelimesinin ön plana çıkarılmadığı, dolayısıyla davacı markasının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, bütün olarak bakıldığında dava konusu markanın davalının markasından uzaklaştığı, markaların bütünsel olarak ilişkilendirilebilir olmadığı, “...” ibaresi gibi ayırt edici niteliği düşük bir ibareyi ortak olarak içeren taraf markalarının tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığı, somut uyuşmazlık bakımından tüketicinin taraf markalarını benzer emtialar üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olması, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunmaması nedeniyle somut olay bakımından markaların ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmıştır. Neticede dosya incelendiğinde, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; Dava konusu davacının .... sayılı "... ..." ibareli marka başvuru kapsamında yer alan “09. Sınıf: bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. 35. Sınıf: İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.” mal ve hizmetlerinin davalıya ait markada yer alan mallar ile aynı/aynı tür/benzer olmadığı, davacıya ait dava konusu marka başvurusu ile davalıya ait redde mesnet markanın düşük seviyede görsel ve işitsel benzerlik taşıdığı, aralarında kavramsal benzerlik bulunmadığı ve düşük seviyede görsel ve işitsel benzerliğin karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, ... kararının iptali koşullarının oluştuğu, ... kararının yerinde olmadığı, Biçimindeki gerekçeler ile davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın istinaf edildiği ve.... sayılı ilamıyla, "1-İlk derece mahkemesi tarafından gerekçeli karar, davalı Şirkete 26.03.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, istinaf başvurusu ise 6100 sayılı HMK'nın 345. maddesinde düzenlenen yasal iki haftalık süre geçtikten sonra 19.04.2022 tarihinde yapılmış ve istinaf dilekçesinde de gerekçeli kararın kendisine usulsüz olarak tebliğ edildiği ve karardan daha sonraki bir tarihte haberdar olunduğu yönünde itirazda bulunulmamıştır. HMK'nın 346/1. maddesi uyarınca, bu durumda, ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, aynı Kanun'un 352. maddesi uyarınca, ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince de karar verilebileceğinden, davalı Şirket vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı .... vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; dava, ... kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, .... sayılı marka başvurusunun, davalı Şirketin itirazı üzerine kısmen reddine dair... kararının iptalini talep etmiştir. Bu tür davalarda ...... ile başvuruya itiraz eden arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Nitekim yerleşik Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. (.... K. Sayılı ilamları) Somut olayda ise dava dilekçesinde davalı olarak sadece ..... gösterilmiş, daha sonra sunulan 27.09.2021 tarihli dilekçe ile dava konusu başvuruya itiraz eden .... Bankasının davaya dahil edilmesi talebinde bulunulmuştur. İlk derece mahkemesince davacı vekilinin dahili davalı talebi kabul edilerek yargılamaya devam edilmiş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesinde yer alan düzenleme dışında dahili dava yolu ile taraf değişikliğine gidilmesi mümkün değildir. Usul hukukumuzda dahili dava müessesesi bulunmayıp, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliği mümkün değildir (..... sayılı ilamı). O halde mahkemece, dava konusu başvuruya itiraz eden ... Yatırım Bankası AŞ aleyhine usulüne uygun olarak dava açılması ve sonrasında iş bu dava ile birleştirilerek bir hüküm kurulması gerekirken, davaya dahil edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Bu itibarla Dairemizce, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun resen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı Kurum vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. " biçimindeki gerekçeler ile mahkememiz kararını kaldırmıştır. Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekilince birleştirme talepli olarak başvuruya itiraz eden ... Yatırım Bankasına dava açıldığı ve açılan davanın mahkememiz dosyası ile birleştirildiği, birleştirme sonrası dilekçeler teatisi işlemlerinin tamamlanarak ve ön inceleme duruşması yapılmıştır. Netice itibariyle, dava konusu davacının.... sayılı "... ..." ibareli marka başvuru kapsamında yer alan “09. Sınıf: bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. 35. Sınıf: İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.” mal ve hizmetlerinin davalıya ait markada yer alan mallar ile aynı/aynı tür/benzer olmadığı, davacıya ait dava konusu marka başvurusu ile davalıya ait redde mesnet markanın düşük seviyede görsel ve işitsel benzerlik taşıdığı, aralarında kavramsal benzerlik bulunmadığı ve düşük seviyede görsel ve işitsel benzerliğin karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, ... kararının iptali koşullarının oluştuğu, ... kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : D a v a n ı n K a b u l ü n e, 1-.... sayılı kararının iptaline, 2-Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 59,30.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 556,10.-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 2.502,10.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.16.01.2025

Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 127,10.-TL Bilirkişi Ücreti : 2.250,00.-TL P.P : 152,00.-TL TOPLAM : 2.502,10.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/384, K. 2025/18, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-384-e-2025-18-k-ecb3db738239