Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/4 E. 2026/1145 K. – Ticari Şirket (Fesih
Konu: Ticari Şirket (Fesih İstemli
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/4
- Karar No
- 2026/1145
- Karar Tarihi
- Konu
- Ticari Şirket (Fesih İstemli
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/4
KARAR NO: 2026/1145
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/08/2025
NUMARASI: 2025/559 Esas - 2025/530 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026
Taraflar arasındaki Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı kendisinin dava dışı ... Şti nin hak sahibi olduğunu, bu şirketin eski eşinin ailesi ile ortak olduğunu, eski eşinin ailesi ile husumetli olduğunu, şirketin karar defterinin kayıp olduğunu, şirketin 2014 yılından beri faal olmadığını, bu şirket üzerinden tarafına açılan bakur kaydından haberi olmadığını, 2018 yılında kaybolan kimliği ile yapılan şirket yetkisinden haberinin olmadığını, yapılan işlemlerin usulsüz olduğunu, Sosyal Ekonomik Destek ile geçindiğini, bu nedenle şirkete ait vergi borçlarını ödeme imkanının olmadığını beyan ederek devlet desteği ile geçindiğinden, eski ailesi ile bir araya gelmesi mümkün olmadığından ve 2014 yılından beri faal olmayan şirketin genel kurul defterleri kendi uhdesinde bulunmadığını bu nedenle kendisi ve çocuklarının elinden alınan sağlık beslenme , barınma ihtiyaçlarını gideremediğinden şirketin tasfiye sürecini başlatmasının imkansız olduğu da göz önüne alınarak Adli Yardım talebinin ve yürütme durdurma kararı verilerek Genel Sağlık Sigortasından faydalandırılmasını talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.Davacı dava dilekçesi içeriğinde şirketin feshi nedenlerinden bahsetmiş ise de, talebi genel sağlık sigortasından faydalanmaya ilişkindir. Buna göre davacı TTK md. 16/2 uyarınca tacir olmayıp, dava 6102 sayılı kanunun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari davalardan ve aynı kanunun 5. maddesinde belirtilen nisbi ticari davalardan da değildir. Bu nedenle ticari dava mahiyetinde olmayan iş bu davaya bakma görevi SGK Mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara bakmakla yetkili İş Mahkemelerine ait olduğundan mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı istinaf dilekçesinde özetle;, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesinin, davanın genel sağlık sigortasından faydalandırılma talebine ilişkin olduğunu ve bu nedenle İş Mahkemesi'nin görevli olduğunu belirttiğini, ancak, dava dilekçelerinde de açıkça belirttikleri üzere, taleplerinin yalnızca genel sağlık sigortasından faydalandırılmaya ilişkin olmayıp, aynı zamanda uzun süredir devam eden ve davalı kurumların hatalı işlemleri nedeniyle katlanmak zorunda kaldığı mağduriyetin giderilmesine, bu kapsamda .... Şti. isimli şirketin fesih ve tasfiyesine, bu şirketten dolayı üzerine tahakkuk ettirilen haksız borçların iptaline, şirket kayıtlarındaki usulsüzlüklerin düzeltilmesine ve sair hususlara ilişkin olduğunu, ...tarafından yapılan tüm hukuka aykırı işlemlerin iptali ile tarafına isnat edilen haksız borçların ve astronomik faizlerin iptaline karar verilmesini talep ettiğini, davam, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi kapsamında mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, zira, davalı ..., ticaret sicil kayıtlarının tutulması ve güncellenmesi gibi ticari faaliyetlerle iştigal etmekte olup, davaya konu uyuşmazlık da bu ticari faaliyetleri ile yakından ilgili olduğunu, ayrıca, .... Şti.'nin fesih ve tasfiyesi talebinin de TTK hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gereken ticari bir uyuşmazlık olduğunu, öncelikle adli yardım talebinin kabulüne, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/08/2025 tarihli, 2025/559 Esas ve 2025/530 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne iadesine, davamın kabulü ile, talepleri doğrultusunda karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava, Limited Şirketin kapatılması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın görev dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı, ortağı olduğu ... Şti'nin 2014 yılından beri faal olmadığını, şirketin genel kurul defterleri kendi uhdesinde bulunmadığını, şirketin SGK ve vergi dairesine borçları bulunduğunu beyan ederek 3.Şahıslar ile yapılan yapılandırmalar sonucu doğan borcun ve kapatılamayan firma kapatılması suretiyle genel sağlık sigortasından faydalanmasını talep ve dava etmiştir.
Ticaret sicil kayıtlarına göre dava dışı şirketin iki ortaklı bir şirket olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 636.maddesinde şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle, genel kurul kararı ile, iflasın açılması ile, Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde limited şirketin sona ereceği; uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirleyeceği, buna rağmen durumun düzeltilmemesi halinde şirketin feshine karar vereceği düzenlenmiştir.
Aynı taraflar arasında karara bağlanmış olan ... Şti'nin haklı nedenle feshi ve tasfiyesi istemiyle ilgili olarak açılan davada, şirket veya şirketin ortağına husumet yöneltilmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesince verilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin karara davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun Dairemizin 2025/1520 Esas ve 2025/1543 Karar sayılı ilamı ile esastan reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un (HMK) 33. maddesine göre; Hakim, Türk hukukunu re'sen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.
Eldeki uyuşmazlıkta, dava dilekçesinin sonuç kısmında genel sağlık sigortasından faydalanılması talebi mevcut ise de dilekçe içeriğinde yer alan anlatımlardan davacının öncelikle dava dışı şirketin kapatılması isteminin bulunduğu zira şirketin kapatılmasıyla birlikte genel sağlık sigortasına ilişkin işlem yapılabileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda TTK'nın 636.maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılması gerekirken mahkemece uyuşmazlığın SGK mevzuatından kaynaklı bir uyuşmazlık olduğu kabul edilerek iş mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-3 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026