Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/251 E. 2026/1161 K. – İstirdat (Ticari
Konu: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/251
- Karar No
- 2026/1161
- Karar Tarihi
- Konu
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/251
KARAR NO: 2026/1161
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/01/2025
NUMARASI: 2024/715 Esas - 2025/44 Karar
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/06/2026
Taraflar arasındaki İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin müşterisi ....Şti. tarafından müvekkili şirket namına aşağıda bilgileri yazılı çeklerin keşide edildiğini, ... ...Caddesi Şubesine ait. 31.10.2023 ödeme tarihli 160.000,00 TL. bedelli ... Seri Numaralı çek, ... ...Caddesi Şubesine ait, 31.11.2023 ödeme tarihli 160.000,00 TL. bedelli ... Seri Numaralı çek, ... ...Caddesi Şubesine ait, 31.12.2023 ödeme tarihli 160.000,00TL. bedelli ... Seri Numaralı çek, bu çeklerin müvekkilin rızası dışında kaybolduğunu, söz konusu çeklerin keşideci tarafından gönderildiği kargo sırasında kaybolduğu, Keşideci ....Şti vekili Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına 09.12.2022 tarihli dilekçesi ile çeki çalanların tespiti ve cezalandırılması için şikayet dilekçesi verdiği, kaybolan yukardaki çeklerin iptaline karar verilmesi için müvekkili ....Şti tarafından Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesin de çekin iptali için davası açıldığını, dava dosyası 2022/1255 E nosu ile derdest olduğunu, davada iptali istenen çeklerden......Caddesi Şubesine ait, 31.10.2023 ödeme tarihli 160.000.00 TL. bedelli ... Seri Numaralı çeki kötü niyetle eline geçirmiş olan davalı çek iptali davasının görüldüğü Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1255 E sayılı dosyaya müdahale dilekçesi vererek söz konusu çek hakkında verilen ödeme yasağının kaldırılmasını talep ettiği, bu gelişme üzerine, mahkeme kendilerine çek hakkında istirdat davası açmak üzere süre verdiğini, davalı dava konusu çeki kötüniyetle eline geçirdiğini, çek ön yüzünde, Keşideci ....Şti tarafından müvekkili ....Şti namına düzenlendiği, arka yüzüne bakıldığında müvekkili eline ulaşmayan çekin sahte kaşe ve imza ile müvekkili şirket adına sahte olarak ciro edildiğini, bu sahte cirodan sonra sırasıyla, .... Şti., ..., ... ..., .... Şti. , son olarakta çeki elinde bulunduran , şahıs olarak müdahale dilekçesi veren ... -... tarafından ciro edildiğini, çekin cirantaların da sahte cirolar olması ve aslında ciro eden bu şirket ve şahısların sahte olması kuvvetli olduğu, müdahil son ciranta .../nun zayi olan kıymetli evrakları kötü niyetle ele geçirme suçları hakkında cezai soruşturma ve kovuşturmalarının olma ihtimali nedeni ile hem bu hususun hem de diğer cirantaların gerçek olup olmadıkları hususun mahkeme tarafından araştırılmasını talep ettikleri, davaya konu çeklerin tamamının kambiyo vasfını kaybettiğini, çeklerin müvekkili şirket lehine keşide edildiğini, ancak müvekkili şirkete hiç ulaşmadığını, çekin arkasındaki ... Kaşesi ve imzasının müvekkili şirkete ait olmadığını, çeki çalanlar tarafından sahte olarak ciro edildiğini, bundan dolayı ciro zincirinde kopukluk olduğunu ve çekin kambiyo vasfını taşımadığını, davalının yetkili hamil olmadığını, ayrıca davalı tarafından çekin mahkemeye ibraz edilmesinden sonra Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/71376 Soruşturma numaralı dosyasında davalı aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile dava konusu edilen......Caddesi Şubesine ait, 31.10.2023 ödeme tarihli 160.000,00 TL, bedelli ... Seri Numaralı çekin davalıdan istirdadına ve müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı tarafından açılan ve yine mahkememizde görülen 2022/1255 E. sayılı davanın dava dilekçesi incelendiğinde 3 adet çekin firmaları bünyesinde kaybolduğunu, tüm aramalara rağmen bulunamadığının beyan edildiğini, huzurdaki davada ise çeklerin kargoda çalındığının ifade edildiğini, gerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1255 E. dosyası ve gerekse huzurda açılan dava tamamen hayali senaryolar ile borçtan kurtulma amacı taşıyan ve birbirinden tamamen farklı beyanlar içerdiğini, öncelikle ilgili çekin kargoda çalındığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, kanunen çek, bono, poliçe, hisse senedi, tahvil vb. her türlü kıymetli evrak, altın, mücevherat, nakit para ve posta tekeline aykırı kargoların taşınmasının yasak olduğunu, hiçbir kargo şirketi çek teslim almayacağı gibi alındı evraklarına çek taşındığını yazmasının da mümkün olmayacağını, davacının bu yöndeki beyan ve savunmalarının da hukuken hiçbir karşılığının bulunmayacağını, davacı veya çekin keşidecisi tarafından ilgili kargoya yönelik herhangi bir tazminat davası açılmadığını, kargo şirketine yönelik herhangi bir hukuki ve cezai işlem yapılmadan verilen beyanın yersiz olduğunu, dava dilekçesi ekinde ise işbu kargo ve çekle ilgili hiçbir delil ve evrak paylaşılmadığını, kargo takip numarasının dahi belli olmadığını, davanın kötü niyetli açıldığını ve müvekkilinin alacağını tahsili hususunda engel teşkil etmesi amacıyla gerçekleştirildiğini, ispat yükünün çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olduğunu, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olmasının yeterli olacağını, dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığını, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulünü, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2017 tarih, 2014/1160 E., 2017/944 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasını, müvekkilinin mernis adresinin '... Mahallesi, ...Sokak, No:... ... - İstanbul olduğunu, HMK. kapsamında dosyanın davalının yerleşim yeri ve yetkili mahkeme olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, davanın reddini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...davacı her ne kadar dava konusu çekin iadesini talep etmiş ise de, çek üzerinde yapılan incelemede ciro silsilesinin muntazam olduğu, davacının çekin yetkili hamili iken rızası dışında elinden çıktığını ispat edemediği, yine davalının çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispat edemediğinden davanın reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin eksik inceleme yaparak hukuka ve yasaya aykırı olarak davanın reddine karar verdiğini, çeklerin müvekkilinin rızası dışında kaybolduğunu veya çalınmış olan çeki elinde bulunduran davalının kötüniyetli olarak eline geçirdiğinin açık olduğunu, çekte müvekilinin imzasının sahte olduğu iddiaları nedeniyle mahkemece müvekkili şirket temsilcilerinin imzalarının inceleme yaptırması gerekirken 16.01.2025 tarihli duruşmasında, HGK gereğince müvekkili şirket yetkileri hakkında imzalarının incelenmesini taleplerinin dikkate almadığını, imza incelemesi yaptırılmadığını ve bu şekilde eksik inceleme yaparak hukuka ve Yargıtay kararlarına aykırı olarak davanın reddine karar verdiğini, Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi/nin 2024/715 E-2025/44 K. sayılı ve 16/01/2025 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava; çekin istirdatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Dosya kapsamından; dava konusu çekin ... Caddesi Şubesine ait, 31.10.2023 keşide tarihli, 160.000 TL bedelli, ... seri numaralı çek olduğu, keşidecisinin .... Şti., lehtarının davacı olduğu, çek arkasında davacı cirosundan sonra sırasıyla .... Şti., ..., ... ..., .... Şti. Ve en son ... -...'ya ait ciroların bulunduğu , davacı tarafça çekin kendisine ulaşmadan önce kaybolduğu iddiasıyla Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1255 Esas sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığı, anılan dosyada ödeme yasağı kararı verildiği, davalının çeki elinde bulundurduğunu bildirerek çek iptali dosyasına müdahil olması üzerine davacıya istirdat davası açmak üzere süre verildiği, eldeki davanın da bu kapsamda açıldığı anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK ) 790. maddesi uyarınca, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir.
TTK 818/c maddesi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanacak TTK 677. maddesinde "imzaların istiklali" prensibi benimsenmiş olup, ciro imzalarından biri sahte bile olsa, bu durumdan düzgün ciro silsilesinde yer alan diğer imzaların geçerliliği etkilenmez.
TTK’nın 792. maddesinde ise "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu çek incelendiğinde, çek üzerinde yer alan ciro silsilesinin görünüş itibarıyla muntazam olduğu, cirolar arasında şekli anlamda bir kopukluğun bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda davalı, TTK'nın 790. maddesi anlamında yetkili hamil sıfatını haiz olup, kambiyo senetlerinin mücerretlik ilkesinden yararlanır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı vakıaları ispatla yükümlüdür (TMK m.6, HMK m.190). Bu kapsamda eldeki davada davacının öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını, ayrıca davalının çeki kötü niyetle veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Somut olayda davacı taraf, çek üzerindeki ciro imzasının ve şirket kaşesinin sahte olduğunu, çekin kendisine hiç ulaşmadığını ve davalının çeki kötü niyetli olarak elde bulundurduğunu ileri sürmüş ise de davacının çekin rızası dışında elinden çıktığına ilişkin iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle ortaya koyamadığı gibi davalının çeki iktisap ederken çekin önceki hamilin elinden rızası dışında çıktığını bildiğini veya bilebilecek durumda olduğunu gösteren herhangi bir delil de sunulamamıştır. Öte yandan çek iptali davasının açılmış olması, çek hakkında ödeme yasağı kararı verilmiş bulunması veya davalı hakkında soruşturma yürütülmüş olması tek başına davalının kötü niyetli olduğunu ya da iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu göstermeye yeterli değildir. Her ne kadar mutlak defii niteliğindeki imza inkarına dayalı sahtelik iddiası her aşamada herkese karşı ileri sürülebilir ise de istirdat davasına konu çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğu gözetildiğinde ilk cironun davacıya ait olup olmamasının sonuca bir etkisi olmadığından imza incelemesi yapılmasına da gerek yoktur. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık halleri ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 08/06/2026