Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/315 E. 2026/567 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/315
- Karar No
- 2026/567
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/315
KARAR NO: 2026/567
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/11/2025 tarihli ek karar
NUMARASI: 2023/19 Esas 2023/336 Karar 'a EK KARAR
EK KARARIN KONUSU: Tasfiye memurunun değiştirilmesi
Vefat eden tasfiye memuru yerine yenisinin atanması talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerle talebin kabulüne dair verilen ek karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Mahkemece ihya kararıyla birlikte atanmış olan tasfiye memurunun ölü olduğunun anlaşılması üzerine, davacılar vekili 13/12/2024 tarihli dilekçesinde, Yargıtay 11 HD'nin 2024/4712 esas 2024/6979 karar sayılı ilamı uyarınca, ölen tasfiye memuru yerine yeni bir tasfiye memurunun atanmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan ek yargılama sonucunda; "...İhyasına karar verilen şirketin en son yetkilisi olan ... daha önceki kararımızda tasfiye memuru olarak atanmış ise de daha sonradan vefat ettiği, mirasçıları tarafından mirasının red edildiği, davacılar vekilince dışarıdan atanacak tasfiye memuruna ödenecek paraları olmadığını bildirmeleri nedeniyle, şirketin ortakları arasından tasfiye memuru tespiti cihetine gidilmiş ancak İstanbul 4 ATM 'de görülmekte olan dava da davacıların arasında şirket ortakları olan ... ve ...'nin bulunduğu, davalı kısmında ise ... ile.... ... Ltd Şti'nin olması nedeniyle, şirketin ortaklarından ... ve ...'nin tasfiye memuru olarak atanamayacağı çünkü tasfiye memuru olarak atanmaları halinde hem davacı hem davalı konumuna geçecekleri ve aralarında menfaat çatışması bulunduğu, davalı konumuda olan ...'ın yine davalı konumunda olan şirkete tasfiye memuru olarak atanabileceği ancak vefat ettiği bu nedenle mirasçılarından birisinin tasfiye memurluğunu yapabileceği, davacılar tarafından da ...olduğunun bildirilmesi nedeniyle, mahkememizin daha önceki kararı ile ihya edilen şirkete ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek gerekmiş ayrıca ...'ın davalı konumunda olmaması ve açılan davaya da sebebiyet vermemesi nedeniyle davacılar lehine ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiştir." gerekçesiyle, Mahkemenin 27/04/2023 tarih 2023/19 Esas 2023/336 Karar nolu ilamı ile ihyasına karar verilen ...nde ... sicil numarası ile kayıtlı ...Limited Şirketi'ne tasfiye memuru olarak ...'ın (TCKN:...) tasfiye memuru olarak atanmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 20.11.2025 tarihli ek kararda ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmiş olup talepleri kabul edilmesine ve davanın açılmasına davacılar sebebiyet vermemiş olmalarına rağmen tüm yargılama giderlerinin davacılar üzerine bırakılarak davacılar yararına vekalet ücretine de hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, ihya ve ek tasfiye taleplerinin, davacıların kusurundan veya keyfi iradesinden kaynaklanmadığını, ticaret sicilindeki terkin işlemi nedeniyle açılması zorunlu olan dava niteliğinde olduğunu, 6100 sayılı HMK’nın 326. maddesi yarınca, davada haklı çıkan taraf lehine yargılama giderlerine hükmedilmesinin esas olduğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kabul ile sonuçlanan davalarda davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin zorunlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın yargılama giderleri ve avukatlık ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, TTK'nın 547. maddesi gereğince, tasfiyesine karar verilmiş bulunan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için sicil kaydının ihyası talebinin kabulü sonrasında mahkemece atanan tasfiye memurunun vefat etmesi nedeniyle yeni tasfiye memuru atanmasına ilişkindir.İlk derece mahkemesince davacı vekilinin talebi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tasfiye memurunun vefatı nedeniyle yeni bir tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş; bu ek karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesi getirilmiş olup bu düzenleme ile ticaret sicilinden tasfiye sürecine girerek tasfiye sonunda sicilden terkin edilen şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Dosya kapsamından, Mahkemenin İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/369 Esas sayılı dosyasında taraf teşkili sağlanması, davanın devamı ve infaz işleri ile sınırlı olmak kaydıyla dava dışı şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak ...''ın atanmasına karar verildiği, Dairemizce mahkeme kararının kaldırılarak davalı ... aleyhindeki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, şirketin ihyasına ve ...'ın ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, davacılar vekilince Yargıtaya başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/4712 E. 2024/6979 K. sayılı ilamı ile dairemiz kararının onanması üzerine; davacılar vekilince ...'ın 17.10.2023 tarihinde vefat ettiği bildirilerek maddi hatanın düzeltilmesi için dosyanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesine gönderilmesini talep ettiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/ 4712 Esas 2024/6979 karar sayılı ilamı ile davacılar vekilinin maddi hata dilekçesi olarak sunduğu dilekçede dayandığı olguların maddi hata olarak değerlendirilemeyeceği, aynı mahkemeye başvurmak suretiyle mahallinde yeni bir tasfiye memuru atanmasının mümkün bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin maddi hataya dayalı karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği görülmüştürİlk derece mahkemesince şirketin son sicil kayıtlarına göre ortaklarının ..., ..., ..., ... ve ... bulunduğu, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/369 Esas sayılı dosyasında ... ile ...'ın davacı sıfatı ile yer aldığı ve menfaat çatışması olduğu, davacılar vekilinin ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasını istediği, ancak ...'ın 07.02. 2022 tarihinde vefat ettiğinin tespit edildiği, yine İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/369 Esas sayılı dosyasında ...'ın davalı sıfatı ile yer aldığı, davacı vekilinin ...'ın mirasçılarından seçilecek birinin tasfiye memuru olarak atanmasını istediği, mahkemesine yazılan yazı cevabında ... mirasçıları ile ihyası istenen dava dışı şirket arasında menfaat çatışması bulunmadığının bildirilmesi üzerine mirasçılardan ...'ın tasfiye memuru olarak atandığı anlaşılmıştır Mahkemenin 27.04.2023 tarihli gerekçeli kararında davacılar vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olup; ek kararla tasfiye memuru olarak atanan ...ın ihya davasında taraf sıfatının bulunmadığı ve dava açılmasına da sebebiyet vermediği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince; Kurtulmuş Durmaz aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesi yerinde görülmüştür.Ayrıca, davalı ... sicil müdürlüğü de yasal hasım konumunda olup davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması usule ve yasaya uygun olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davcılar vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacılar vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine,
2- Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-Davacılarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.03.2026