Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/245 E. 2026/540 K. – Şirketin İhyası
Konu: Şirketin İhyası
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/245
- Karar No
- 2026/540
- Karar Tarihi
- Konu
- Şirketin İhyası
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/245
KARAR NO: 2026/540
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/10/2025
NUMARASI: 2025/628 E. - 2025/1030 K.
DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile .... Şti. arasında karşılıksız çekten kaynaklanan borç neticesinde borçlu şirket olan .... Şti. ve keşideci olan ...Limited Şirketi aleyhine davacı tarafından, borçluların vermiş olduğu 80.200,00-TL'lik çeklerin karşılığı olmadığı ve borcun ödenmemesi sebebiyle borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz konulması istendiğini, İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından infaz edilen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/963 Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararı sonrası esas takibe geçildiğini, esas takip sürecinde borçlu şirket olan ... vergi kimlik numaralı ...Limited Şirketi'ne Tebligat Kanunu madde 35 kapsamında icra/ödeme emri gönderilmesi talebinin ......... İcra Müdürlüğü tarafından şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olması nedeniyle reddedildiğini, müvekkilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne, takdiren talep konusu alacak miktarı olan 77.710,00-TL'nin %15'i tutarında mahkeme dosyasına depo edilen teminat mektubunu iade alabilmesi adına ......İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılmış takibe devam edilebilmesi, takibin kesinleşebilmesi için taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini ileri sürerek, ...Limited Şirketi isimli şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ......vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin TTKm.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m.547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili yönünden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, İstanbul Ticaret sicilinin ... numarasında kayıtlı iken sicilden tasfiye ile terkin olan Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ........İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyası istemine ilişkindir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 2025/321 Esas - 2025/943 Karar sayılı kararı ile İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/586 Esas - 2024/767 Karar sayılı kararının bozulmasına, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğuna ilişkin ilamı üzerine dosyanın Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Ön Bürosu'na gönderildiği ve mahkememize tevzi edilerek işbu esasına kaydının yapıldığı anlaşıldı. İhyası istenen şirketin tasfiye işlemi öncesi sicil adresinin mahkememiz yetki alanında kaldığı anlaşıldığından mahkememiz görevli ve yetkilidir.İhyası istenen Tasfiye halinde ...Limited Şirketi'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, şirketin son tescilini 03/05/2024 tarihinde yaptırdığı ve şirketin tasfiyesinin sona erdiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, bu ek işlemlerler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilir" düzenlenmesine yer verilmiştir.Mahkememizce yapılan değerlendirmede, ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK'nun 547 maddesi gereğince tasfiye ile sicilden terkin olduğu, davacının .......İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla dava açtığı ve şirketin tasfiyesinin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği bu hali ile şirketin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla, ... numarasında kayıtlı Tasfiye halinde ...Limited Şirketi'nin ihyasına ve davalı tasfiye memuru ...'nın yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına keyfiyetin TTK 547/2.maddesi gereğince tescil ve ilanına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicilinin ... siciline kayıtlı Tasfiye halinde ...Limited Şirketinin ......İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla sınırlı olmak kaydı ve şartıyla ihyasına, TTK.547 maddesi gereğince yeniden tasfiye memuru olarak davalı ...'nın atanmasına, keyfiyetin TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tescil ve ilanına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihyası istenenin şirket olduğunu, müvekkilinin tasfiye memuru olduğunu, davadan ve yargılama giderlerinden şahsen sorumlu tutulamayacağını, tasfiye işlemini yapan müvekkilinin davalı olarak gösterilemeyeceğini, burada yasal zorunlu davalının Ticaret Sicil Memurluğu olduğunu, bu davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının kötü niyetli olduğunu, kanunun kötü niyeti himaye etmeyeceğini, Bankanın müvekkilinden, onun şirketinden doğrudan bir alacağı bulunmadığını, çeklerin emanet olarak bırakıldığını, bu çeklerin bedelsiz kaldığını, müvekkilinin şirketinin çeklerin verilmesini gerektiren ürünleri iade ettiğini, borcun doğmadığını, zira davaya konu şirket tasfiye edilirken gerekli ilanların üç kez yapıldığını, müvekkilinin şirket yetkilisi olarak üzerine düşeni yaptığını, müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, tasfiye memuru olarak görevlendirilen müvekkiline bu işin ücretsiz olarak tevdi edilmesinin de yasal olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği, bu sebeple davalı tasfiye memuruna da davanın yöneltilmesi yerinde görülmüştür. İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 03.05.2024 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir. İhyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi aleyhine davacı tarafından İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından infaz edilen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/963 Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararı sonrası esas takibe geçildiği, esas takip sürecinde borçlu şirket olan ...Limited Şirketine icra/ödeme emri gönderilmesi talebinin İstanbul 25. İcra Müdürlüğü tarafından şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olması nedeniyle reddedildiği, davacının da taraf teşkilini sağlamak adına eldeki davayı açtığı görülmektedir. Buna göre terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için şirkete karşı başlatılmış bir icra takibinde taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru ile tek hissedarı olduğu anlaşılan davalı ...'ya davanın yöneltilmesinde ve ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır.Davalı ... aynı zamanda şirketin tek hissedarı olduğundan mahkemece davalı için ücret takdir edilmemesi de yerinde olmuştur. Davalı tasfiye memuru vekili davacının icra takibine konu ettiği çeklere yönelik olarak çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasında bulunmuş ise de, söz konusu icra takibine ve çeklere yönelik davalının savunma sebeplerinin incelenmesi, ihya şartlaarının oluşup oluşmadığının incelendiği eldeki davanın konusu olmadığından davalı vekilin bu yöne ilişkini istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Yasal hasım konumundaki Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması yerinde olduğu gibi davalı tasfiye memurunun davaya sebebiyet verdiği ve yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, bu sebeple yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memuruna yüklenmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2024/6150, K. 2024/8653 sayılı kararı). Bu sebeplerle, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiş ve istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının, davalı tasfiye memurundan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tasfiye memurunca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.03.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.