Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/248 E. 2026/541 K. – Şirketin İhyası

Konu: Şirketin İhyası

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/248
Karar No
2026/541
Karar Tarihi
Konu
Şirketin İhyası

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/248

KARAR NO: 2026/541

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 04/12/2025

NUMARASI: 2025/309 E. - 2025/819 K.

DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ihyası istenilen ... Ticaret Şirketi arasında İstanbul 4. Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesinin 2023/33 Esas sayılı dosyasında açılmış olan şufa (önalım) davası bulunduğunu, söz konusu davanın yargılaması sırasında ...tarafından ihyası istenilen şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, mahkemece davalı şirketin ihyası yönünden dava açmak ve mahkemeye bildirmek üzerine taraflarına süre verildiğini ileri sürerek, ... ... ticaret siciline yeniden tescili ile ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... vekili savunmasında özetle; müvekkili Ticaret ..., TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkil ...tasfiye memurunun bildirimi ve başvurusu üzerine işlem yapmış olduğunu ve bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunmayacağını, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi halinde tasfiye memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkil davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunmuştur. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkili ... ... TTK Geçici Madde 7 uyarınca Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından münfesih hale gelen şirketlerin Ticaret Sicilinden resen terkin edileceği kuralına uygun olarak silindiği ve bu şekilde hukuki varlığının sona erdirildiğini , TTK Geçici 7. Maddesinin 15. Fıkrası uyarınca şirketin ihyası davası açılabilmesi için haklı nedenlerin bulunması gerektiği ancak somut davada şirketin ihyasına karar verilebilmesi için haklı nedenlerin bulunmadığını, davacı tarafın önalım davasında taraf teşkili sağlanması amacıyla şirketin ihyası davası açmasında hukuki yararı olmadığını, işlemleri ve ticari faaliyeti sona ermiş şirketin ihya edilmesi talebinin kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; '' Bilindiği gibi usulune uygun olarak tasfiye edilen şirketin sicilden terkini yapılır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta şirketin tasfiyesinin sona erdiği ../01/2025 tarihinde tescil edilip sicil kaydı terkin edilmiştir. Ancak İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/33 Esas sayılı davacısı ... olan ve halen sürmekte olan davalı ... ...Limited Şirketi'ne karşı açılmış mevcut ve süren bir dava olduğundan davalı şirketin tasfiyesinin tamamlandığı söylenemez. Bu davanın neticelenmesi amacıyla ilgili davalı şirketin ek tasfiye için ihyası gerekir. Sicil kayıtlarına göre şirket ortağı ve yetkilisi davalı ... olduğu anlaşıldığından ek tasfiye için bu kişinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul .... numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde .... Şti.'nin İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/33 Esas sayılı dosyası ve bu dosyanını kararının infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak şirketin son yetkilisi ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava devam ederken davacı vekili tarafından vekillikten çekilme dilekçesi sunulduğunu, davacı asilin ise vekillikten çekilme dilekçesinin kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesinden sonra yargılama aşamalarında yer almadığı, kararın davacı asilin yokluğunda verildiğini, bu durumda davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilin şirketin ihyasına karar verilirken gerekçe gösterilen önalım davasında davalı sıfatına sahip olduğunu buna rağmen ihya edilen şirkete tasfiye memuru olarak atanmasının menfaat çatışması oluşturacağını, tasfiye işlemlerinin tarafsız biçimde yürütülmesi gerekliliğinin ilk derece mahkemesince göz ardı edildiğini, Yargıtay kararları doğrultusunda ihya kararı verilebilmesi için şirketin ihya edilmediği durumda hakkın elde edilmesinin imkansız hale gelmesi gerektiği ancak mahkemece derdest bir davanın varlığına dayanılarak karar verilmesinin bu şartı sağlamayacağını ve böylece korunmak istenilen hukuki yararın açıkça anlaşılamayacağını, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine şeklinde karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili ihyası istenilen ... Ticaret Şirketi arasında İstanbul 4. Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesinin 2023/33 Esas sayılı dosyasında açılmış olan önalım davasının devam ettiğini, bu sırada şirketin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini, bu dava dosyasında mahkemece şirketin ihyası için taraflara süre verildiğini, şirketin ihyası davasının bu sebeple açıldığını ileri sürerek adı geçen şirketi ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

İstanbul Ticaret Müdürlüğü müzekkere cevabı ve kayıtlara göre; ihyası istenilen ... ... tasfiyenin sona erdiği 28/01/2025 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, .... Ocak 2025 tarihli ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ... sayılı ilana göre ... ... terkin sebebinin genel kurul olduğu, TTK'nın 547.maddesi uyarınca sicil kaydının silindiği, şirketin son ortağının ve yetkilisinin ... olduğu anlaşılmaktadır.

Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.

İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ...davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ...gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür. İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 28.01.2025 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir.İhyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ... Ticaret Şirketi aleyhine davacı tarafından İstanbul 4. Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesinin 2023/33 Esas sayılı dosyası ile önalım davası açıldığı, dava dışı şirketin tasfiye ile sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine davacıya verilen süre içinde eldeki ihya davasının açıldığı görülmektedir. Buna göre terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, şirketin tek hissedarı, münferit tek yetkilisi ve aynı zamanda son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'na davanın yöneltilmesinde ve ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır.

HMK'nın 330. maddesine göre vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine hükmedilir. Vekalet ücreti davada haklı çıkan tarafın davasını vekille takip etmesi durumunda, lehine hükmedilen bir tutardır. Vekalet ücretine karar verilebilmesi için tarafın kendisini vekil ile temsil ettirmiş olması yeterlidir. Somut olayda, davacı vekili tarafından davanın açıldığı ve davanın takip edildiği görülmüştür. Son duruşmadan önce istifa edilmiş olması vekalet ücretinin takdir edilmemesi için bir sebep teşkil etmeyeceğinden mahkemece davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmuştur. İstanbul 4. Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesinin 2023/33 Esas sayılı dosyasında açılmış olan davada davalı ile şirket arasında menfaat çatışması olduğu yönündeki istnaf sebebi ise eldeki davanın konusu olmayıp o davada tartışılabilecektir. Kaldı ki davalı, TSG kayıtlarına göre ihyası istenen şirketin tek ortağı, tek yetkilisi ve aynı zamanda tasfiye memurudur. Açıklanan nedenlerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olup, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden davalı tasfiye memurunu vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.03.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/248, K. 2026/541, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-248-e-2026-541-k-ba71ee2d5bfd