Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/384 E. 2026/594 K. – İhya

Konu: İhya

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/384
Karar No
2026/594
Karar Tarihi
Konu
İhya

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/384

KARAR NO: 2026/594

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/12/2025

NUMARASI: 2025/608 Esas - 2025/927 Karar

DAVANIN KONUSU: Şirketin sicil kaydının ihyası

Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı asilin ticaret sicilinden terkin edilen ...Limited Şirketi isimli işyerinde çalıştığını, bu şirket aleyhine .... İş Mahkemesinde 2021-57 Esas sayılı dosyada alınan kararın .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konulduğunu, şirketin son tasfiye memurunun ... olduğunu, şirketin tasfiyesi tamamlanmadan 18/07/2025 tarihinden sicilden terkin edildiğini iddia ederek, şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili savunmasında özetle; TTK 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34 maddesi gereği işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, sicili müdürlüğü zorunlu hasım olduğundan yargılama giderinden sorumlu olmadığını, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memurunun atanması gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili savunmasında özetle; davacının .... İş Mahkemesinin 2021/57 Esas sayılı dosyasında davalı firmanın tasfiye halinde olduğunu bildiği halde müdahalede bulunmadığını, davalının tasfiyede bir kusuru olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davanın konusu sicilden tasfiye sonucunda terkin edilen şirketin ihyası davasıdır . Şirketin son temsilcisi ve tasfiye memuru davalı ... ....dır. Bilindiği gibi bir şirket alacakları ve borçları dikkate alınarak tamamen tasfiye edilmelidir. Davacı taraf iş mahkemesinde aldığı kararı ihyası istenen şirket aleyhine icraya koymuştur. Dolayısıyla ek tasfiyeye ihtiyaç vardır. Yasal hasım olan ticaret sicil müdürlüğü ve son tasfiye memuruna karşı dava açılmıştır. TTK 547-2 maddesi gereğince ihtiyaç duyulması halinde şirketin ek tasfiyesi için yeniden tesciline karar verilir ve ilan edilir. Davacının talebi doğrultusunda .... İş Mahkemesi 2021-57 Esas ve .... İcra Dairesi ... Esaslı dosyalar ve bu dosyaların infazı ile sınırlı olmak üzere..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numarasında sicile kayıtlı iken sicilden tasfiye sonucu terkin edilen Tasfiye Halinde ...Limited Şirketinin ....İş Mahkemesinin 2021/57 Esas sayılı dosyası ve bu dosyada verilecek kararın infazı ile ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, kararın ...nce tescil ve ilan edilmesine, şirketin son tasfiye memuru davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini, HMK'nın 326. maddesine açıkça aykırılık oluşturduğunu, davanın tasfiyenin usulüne uygun olarak yapılmamış olmasından dolayı açıldığını, haklılığın tespit edildiğini, tasfiye memurunun davanın açılmasına sebebiyet veren kişi olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunu, kararda belirtildiği üzere şirket hakkında derdest icra takibi bulunmasına rağmen tasfiyenin tamamlandığını, tasfiyenin gereği gibi yapılmamasından tasfiye memurunun sorumlu olacağını, emsal kararların bu yönde olduğunu iddia ederek, kararın yalnızca vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları yönünden kaldırılmasını ve lehlerine vekalet ücreti ile birlikte diğer yargılama giderlerinin de tasfiye memuru üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 547.maddesi gereğince ek tasfiye işlemleri için sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Şti isimli iş yerinde çalıştığını, şirket hakkında .... İş Mahkemesinin 2021/57 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve hükmün infazı için .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takibin devam ettiğini, icra takibi sırasında şirketin ticaret sicilden terkin edildiğinin ortaya çıktığını, terkin edilmesi öncesinde tasfiye memurunun davalı gerçek kişi olduğunu, tasfiye memuruna icra dosyasında tebligat yapıldığını ve dosyadan haberdar olduğunu buna rağmen şirketin 18.07.2025 tarihinde terkin edildiğini, tasfiyenin hatalı ve eksik olmasından dolayı gerçek anlamda tasfiyeden söz edilemeyeceğini belirterek, şirketin icra dosyası yönünden ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için sicilden terkin işleminin iptali ile tüzel kişiliğin ihyasına, tasfiye memuru olarak davalı gerçek kişinin atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamından, dava dışı şirketin tasfiye sonucunda 18.07.2025 tarihinde sicilden terkin edilmiş olduğu, davalı gerçek kişinin şirket ortaklarından olup ayrıca temsile yetkili müdür olduğu, davacı tarafça .... İş Mahkemesinin 2021/57 Esas, 2024/310 Karar ve 28.06.2024 tarihli ilam konusu alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlattığı ve davalı şirketin sicilden tasfiye sonucunda terkin edilmiş olduğunun anlaşılması üzerine iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmaktadır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması hâlinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi hâlinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür.İhyası talep olunan şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesinin sona erdiği ve 18.07.2025 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda verilen ihya kararı uyarınca tasfiye memuru olarak ...'ın tasfiye memuru olarak tayin edilmiştir.

Ticaret sicil müdürlüğü, ihya davasında yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/13309 E.2007/837 K. sayılı emsal nitelikli kararında da Ticaret Sicili Müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi' nin 2016 / 2926 Esas 2016 / 3585 Karar ve 04.04.2016 tarihli kararı da bu doğrultudadır. Ancak davalı tasfiye memuru, HMK'nın 326. maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sorumludur. Bu nedenle son tasfiye memuru olan davalı konumundaki tasfiye memurunun yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken mahkemece herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi isabetli olmamış, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının yargılama giderleri bakımından düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-Davanın kabulü ile ...nün ... numarasında sicile kayıtlı iken sicilden tasfiye sonucu terkin edilen Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi'nin sicil kaydının, ....İş Mahkemesinin 2021/... Esas sayılı dosyası görülmesi ve bu dosyada verilecek kararın infazı işlemleriyle ve ayrıca .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının yürütülmesi ve icrasıyla sınırlı olmak üzere İHYASINA,

2-Kararın ...nce tescil ve ilan edilmesine,

3-Şirketin son tasfiye memuru davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına,

4-Tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına,

5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan, bu davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davacı tarafça yapılan toplam 1.052,50 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine,

9-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avanslarının bakiyelerinin yatıran taraflara iadesine,

10-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:

a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,

b-Davacı tarafından harcanan 2.002,00 TL istinaf başvuru harcı ve 565,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.567,00 TL kanun yolu giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine,

11-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

12-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 02.04.2026

KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, istinaf başvurusu sadece yargılama giderlerine ilişkin olup istinaf konusu yargılama giderlerinin miktarına göre karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/384, K. 2026/594, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-384-e-2026-594-k-813bf00a6569