Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/367 E. 2026/592 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/367
- Karar No
- 2026/592
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/367
KARAR NO: 2026/592
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/11/2025
NUMARASI: 2025/106 Esas - 2025/825 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirket arasındaki ticari ilişki sonucunda 1.652,00 euro bedelli faturanın düzenlendiğini, davalının söz konusu faturayı ödemediğini ve İstanbul.... İcra Dairesine ait ... esas sayılı dosyası ile ica takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek; İstanbul.... İcra dairesine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; dava dilekçesi ve delil listesinin usulüne uygun olmadığını, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrakın sunulmadığını, müvekkilinin davacıya belirtilen miktarda ve şekilde borcunun bulunmadığını ve davacının bunu ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davacının yabancı para alacağının tahsili amacıyla davalılar hakkında icra takibi başlattığı; dosyamız arasına celp edilen icra dosyasının incelenmesinde takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği tespit edilmekle itirazın iptali davasına konu usulüne uygun bir icra takibinin olmadığının kabulü ile (aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/12593 E., 2015/9366 K. ve 24/06/2015 tarihli kararı; İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/78 E., 2021/696 K. ve 03/06/2021 tarihli kararı) HMK'nın 114/2 ve 115. maddesi uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine, şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin de reddine karar verilerek..." gerekçesiyle, usulüne uygun bir takibin bulunmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin de reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ticari ilişki sonucunda 1.652,00 EURO bedelli fatura düzenlendiğini ve icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine itirazın iptali davasının açıldığını, bilirkişi raporuna göre alacağın sabit olmasına rağmen mahkeme tarafından ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin icra takibini UYAP sistemi üzerinden başlattığını, yabancı para cinsinden açılan icra takiplerinde EURO seçilmesi durumunda sisteme müdahale şansının bulunmadığını, sistemin yalnızca harç hesaplaması aşamasında yabancı para alacağını Merkez Bankası kayıtlarından aldığını, TL rakam üzerinden belirlediği harç miktarını tahsil ettiğini, UYAP sistemini hazırladığını, takip talebinin dosyasına aktarılmasının takip talebine göre ödeme emri düzenleyerek tebliğ edilmesi işleminin UYAP üzerinden icra müdürlüğü tarafından yapıldığını, müvekkili şirkete yabancı para birimi ile yapılacak takibe ekleme veya açıklama yapabilme imkanını vermediğini, takip talebine müdahale imkanının bulunmadığını, ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmemesi durumundan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, bu durumun UYAP sisteminden kaynaklı ve icra müdürlüğü insiyatifinde bir durum olduğunu, emsal kararda belirtildiği üzere yabancı para alacağının Türk lirasına çevrilme amacının harcın belirlenmesine ilişkin olduğunu, UYAP sisteminde bu durumun otomatik olarak yapıldığını, bu durumda geçerli bir takibin olmadığının ifade edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yabancı para alacağının Türk Lirasına çevrilerek harcın tahsil edildiğini, ayrıca kamu düzenine ilişkin olduğu iddia edilen bu hususun sorumluluğunun müvekkili olmayıp icra müdürlüğü olduğunu, müvekkilinin UYAP sisteminin izin verdiği formatta takip talebini hazırladığını, takip talebinin usulüne uygun olup olmadığını inceleme yetkisinin icra müdürlüğünde olduğunu, müvekkili şirketin müdahale şansının olmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, ticari satıma ilişkin faturaya bağlı alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlık, icra takip talebinde yabancı para alacağının Türk lirası karşılığının takip talebinde ve ödeme emrinde gösterilmemiş olmasının sistemden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, mahkemece, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Davacı vekili tarafından davalı hakkında İstanbul.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 15.02.2024 tarihinde ,1.652,00 EURO ile 136,52 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.788,52 EURO'nun tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, takip talebi konusunun ticari satımdan kaynaklanan 1.652,00 EURO fatura alacağı olduğu, takip talebinde ve ödeme emrinde alacağın Türk Lirası karşılığının gösterilmemiş olduğu, davalı tarafça icra takibine itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, mahkemece bilirkişi raporu alındıktan sonra yukarıda yer verildiği üzere davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine dair hüküm tesis edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Takip talebinde alacağın Türk lirası karşılığı gösterilmemiştir. UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede buna dair herhangi bir düzeltmeye veya değişikliğe rastlanılmamıştır. İİK'nın 58. maddenin üst başlığı "Takip talebi ve muhtevası"dır. Anılan maddenin ilk fıkrasında, takip talebinde bulunması gereken hususlara ve takip talebinin icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılacağı ifade edilmiştir. Maddenin 3. Fıkrasında, takip talebinde bulunması zorunlu olan hususlar arasında "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi; " sayılmıştır. Yasal düzenleme emredici niteliktedir.İİK'nın 67. maddesine göre itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması ve takibe süresi içinde itiraz edilmiş olması, özel dava şartıdır. İİK'nın 58/3 maddesine aykırı şekilde yabancı para alacağı üzerinden takibin yapılırken takip talebinde ve icra dairesince gönderilen ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk lirası karşılığının gösterilmediği tespit edilmekle, itirazın iptali davasına konu, usulüne uygun bir icra takibinin mevcut olmadığının kabulü gerekir. (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/12593 E., 2015/9366 K. ve 24/06/2015 tarihli kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2023/4310 Esas, 2024/4281 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 04.05.2024 tarihli ve 2022/10534 Esas, 2023/3081 Karar sayılı kararı). Anılan noksanlık; kamu düzeni ile ilgili devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde tutulmalıdır (HGK.12/05/1999 tarihli, 199/12-271 Esas, 1999/301 Karar).İİK'nın 58/ilk fıkrada; takip talebinin icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılacağı belirtilmiştir. Maddenin gerekçesinde, takip talebinin elektronik ortamda da yapılabilmesine imkân sağlandığı böylece UYAP kullanan avukatların bürolarından icra takip talebinde bulunabileceklerine yer verilmiştir. Buna göre alacaklının yabancı para alacağının Türk lirası karşılığını takip talebinde göstermek zorundadır. Buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Çünkü İİK 60/1.fıkrada; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere 58.maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde de yer alacağı belirtilmiştir. (Emsal Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/617 Esas, 2025/1082 Karar, YHGK 1999/12-271 Esas, 1999/301 Karar sayılı 12.09.1999 tarihli ilamı).
İcra İflas Kanunun Yönetmeliği'nin 16. maddesinde, icra takip talebinin ve ilgili işlemlerin UYAP üzerinden yapılabileceği hususu ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Gerek Yönetmeliğin anılan hükmü, gerekse İİK'nın 60. maddesi, icra müdürünün takip talebinin bu kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar vermesi hâlinde ödeme emri düzenleyeceği, talebin kabul edilmemesi hâlinde verilen kararın tutanağa yazılacağı belirtilmiştir.
Somut davada, davacı vekili tarafından her ne kadar takip talebinin elektronik ortamda yapıldığı, sisteme gönderilmesinden sonra icra dairesi nezdinde hangi formatta ve hangi şekilde takip talebi ve ödeme emri oluşturulduğunun kendilerinin kontrolü dışında olduğu, taleplerinin fiili ödeme günündeki döviz kuru karşılığı TL olarak ödeme yapılmasına ilişkin olduğu ve harca esas olmak üzere takip tarihindeki kur ve TL karşılığının rakamsal olarak belirtildiği ve bunun kendilerinden kaynaklanmadığı iddia edilmiş ise de iddiayı destekler dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge mevcut değildir. İddianın bir an için doğru olduğunun kabulü halinde ise takibin bu şekilde başlatılarak devamı usulüne uygun bir icra takibi başlatılmamış olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir. İİK'nın 58. madde düzenlemesi emredici niteliktedir. Yasa ve Yönetmelik kapsamında elektronik ortamda başlatılan takip talebindeki eksikliğin mevcudiyeti hâlinde başvuran tarafça bu durumun ilgili icra müdürlüğüne bildirilmesi ve talebin yenilenerek düzeltilmesi gerekirken bu düzeltme yapılmamıştır. Teknik veya sistemsel sorun usule uygun şekilde gerçekleştirilmeyen takip talebini geçerli hâle getirmeyecektir. Bu nedenlerle, takibin geçerli olmadığı ve böylece itirazın iptali davası bakımından özel dava şartı olan geçerli bir takibin bulunması şartının somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin buna dair kararı yerinde görülmüştür.Belirtildiği üzere, yabancı para alacağına dair başlatılan icra takibinde takip konusu alacağın Türk lirası karşılığının gösterilmesi özel dava şartları arasında yer almaktadır. Bu dava şartı itirazın iptaline özgü olduğundan dava aşamasında giderilmesi mümkün olmayacaktır. HMK'nın 114.maddede düzenlenen dava şartları aynı yasanın 115. maddesinde belirtildiği üzere davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması gerekecektir. 2.fıkrada ise; dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekecektir. Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 02.04.2026