Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/397 E. 2026/595 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/397
Karar No
2026/595
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/397

KARAR NO: 2026/595

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15.12.2025 tarihli Ara Karar

NUMARASI: 2025/862 Esas

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati haciz eden ... ...A.Ş vekili, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1193 D.İş sırasına kaydedilmiş olar talep dilekçesinde özetle; ... ...... AŞ'ne borçlular tarafından 01.10.2025 vade tarihli 35.000.000,00-TL bedelli senet verildiğini, senet bedelinin vadesi gelmesine rağmen borçlular tarafından hâlen ödenmediğini, İİK'nın 257. maddesi "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir "Para Borcunun" alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklari ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmünü içerdiğini, keşideci .... A.Ş. ile avalist ... hakkında şifaen elde ettikleri bilgiler doğrultusunda alacağın bu borçlular yönünden tahsil kabiliyetinin olmadığı, üzerlerine kayıtlı herhangi bir taşınır/taşınmaz mal bulunmadığını tespit ettiklerini, bu nedenle mallarını kaçırma ihtimali olan avalist ... yönünden ihtiyati haciz talebinde bulunma zarureti doğduğundan bahisle mahkemece takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, aksi halde nakit veya mektup şeklinde teminat tutarının müvekkili şirket tarafından yatırılmak kaydıyla borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, masraf ve ücreti vekaletin borçluya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/10/2025 tarihli, 2025/1193 D.İş, 2025/1193 Karar sayılı ilamı ile; "...Alacaklı vekilinin talebinin kabulü ile İİK.'nun 257 ve müteakip maddeleri gereğince borçlu ...'nın 35.000.000,00 TL'lik borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haciz isteyen alacaklı tarafın İİK'nin 259 ve HMK'nin 87. maddeleri uyarınca yukarıda miktarı belirlenen (%15 - 5.250.000,00 TL) tutarında nakdi veya mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubunu Mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine" dair karar verilmiştir. Bu karara karşı, borçlu ... vekili tarafından İİK'nın 265.maddesi uyarınca itiraz edilmiştir. Bu itiraz hakkındaki değerlendirmeyi, taraflar arasındaki menfi tespit davasını görmekte olan ilk derece mahkemesi yapmış ve istinaf konusu ara kararı vermiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

Menfi tespit davasını gören İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, ihtiyati hacze itirazın değerlendirdiği 15.12.2025 tarihli ara kararıyla; "...İtiraz eden vekili, senedin kambiyo vasfına haiz olmaması ve teminat senedi vasfına sahip olması sebebi ile alınan ihtiyati haciz kararına itiraz etiklerini, davaya konu bononun ciro edilemez kaydı içeren bir bono olduğunu, buna rağmen bononun önce ciro edildiği ve sonra bu ciroların karalandığını, bu hali ile adi temlike tabi olan bir bono söz konusu olduğundan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir. İhtiyati haciz kararına itiraz eden, bononun teminat senedi olarak verildiğini ileri sürmüş ise de, bonoda teminat senedi olduğuna dair açık bir kayıt bulunmadığı gibi, bononun teminat senedi olduğu iddiası İİK.nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan ihtiyati hacze itiraz nedenlerinden olmayıp, ancak açılacak bir davada iddia veya açılan bir davada savunma olarak ileri sürülebilecek nitelikte olduğundan (İstanbul BAM 12.HD. 2019/1601 E. 2019/1183 K., 43 HD. 2022/159 E. 2022/124 K.) bu itiraz sebebi yerinde görülmemiş, bu sebeple aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen davacı vekilinin İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1193 D.İş sayılı, 07/10/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına yönelik itirazının reddine dair... " gerekçesiyle, davacı vekili tarafından İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1193 D.İş sayılı, 07/10/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına yönelik itirazının reddine karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;

Mahkemenin 15.12.2025 tarihli ihtiyati hacze itirazın reddine dair ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, senet metnindeki ciro edilemez kaydı ve likidite sorunun göz ardı edildiğini, müvekkili aleyhine takibe konu edilen 35.000.000,00 TL bononun ön yüzünde açıkça ciro edilemez şerhinin bulunduğunu, mahkemenin bu kaydın varlığını tespit etmesine rağmen hukuki sonuçlarını ihtiyati haciz aşamasında değerlendirmeyerek hataya düştüğünü, TTK'nın 681/2 uyarınca ciro edilmez kaydı içeren senetlerin nama yazılı senet hükmünde olduğunu ve ancak alacağın temliki hükümleri ile devredilebileceğini, İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve muayyen olması gerektiğini, ciro edilemez şerhinin taraflar arasındaki temel ilişkinin senede sirayet ettiğinin en büyük karinesi olduğunu, tarafların doğrudan ilişki içinde olduğunu, kişisel defilerin dikkate alınması gerektiğini, mahkemenin ret gerekçesinde bononun teminat senedi olduğu iddiasının ancak açılacak bir davada ileri sürülebilecek nitelikte olduğunun belirtildiğini, oysa ki menfi tespit davasının ikame edildiğini, ihtiyati hacze itirazı inceleyen mahkeme ile esas davayı inceleyen mahkemenin aynı olduğunu, esas dosyanın içeriğine vakıf olduğu hâlde ve alacağın varlığının ve miktarının yargılama sonucunda belli olacağının kabul edildiğini, buna rağmen ihtiyati haciz kararını kaldırmamasının hukuki bir çelişki olduğunu, fahiş bir miktar için ihtiyati haciz kararının devamının müvekkilinin ticari mahvına sebep olacağını iddia ederek, 15.12.2025 tarihli ihtiyati hacze itirazın reddine dair ara kararın kaldırılmasını ve itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, İİK'nın 72/3. maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve takibin iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, derdest dosyada ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, ... ... AŞ tarafından davacı hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 35.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 35.876.198,63 TL alacağın tahsili amacıyla 21.10.2025 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, ihtiyati haciz talep eden davalılardan ... ...AŞ şirketinin talebi üzerine , İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1193 D.İş dosyasında 07.10.2025 tarihli karar ile 35.000.000,00 TL borca karşılık ihtiyati haciz kararı verildiği, ihtiyati haciz kararından sonra icra takibinin başlatılmış olduğu, davacının ise iş bu menfi tespit davasını icra takibinden sonra açarak İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1193 D.İş sayılı dosyasındaki ihtiyati haciz kararına itiraz ile birlikte haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemenin 15.12.2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati hacze yönelik yapılan itirazın reddedildiği, ret kararı ile birlikte İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/975 Esas sayılı dosyasında 26.12.2025 tarihli karar ile dosyanın İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/682 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, ihtiyati hacze karşı yapılan itirazın reddinin İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilmiş olmasına ve istinaf dilekçesinin söz konusu mahkemeye hitaben yazılmasına rağmen birleştirme kararı sonrasında derdest dosyadaki ara karara yönelik istinaf başvurusunun İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/862 Esas sayılı dosyası üzerinden düzenlenen 03.02.2026 tarihli tevzi formu ile gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Menfi tespit davasına konu 35.000.000,00 TL bedelli bono 02.10.2024 tarihinde dava dışı ... ... AŞ şirketi tarafından takip alacaklısı davalı ... ...AŞ adına nakden ibareli olarak 01.10.2025 vade tarihi ile düzenlenmiştir. Davacı ... bonoda kefildir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Somut davada, davacı tarafça söz konusu bononun ciro edilemez şerhini ihtiva ettiği, senedin kambiyo vasfına haiz olmadığı ve teminat senedi olduğu iddia edilerek ihtiyati hacze itiraz etmiştir. Davacının itirazına dayanak yapmış olduğu hususlar İİK'nın 265. maddesinde sayılan hususlar arasında yer almamaktadır. Davacı iddiası ancak yargılama aşamasında taraflarca sunulan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ile sübuta erebilecektir. İtiraz tarihi itibariyle mevcut dosya kapsamına göre, mahkemece ihtiyati hacze yönelik itirazın reddine dair verilen ara kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen istinafa konu 15.12.2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup, ihtiyati hacze itiraz eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.02.04.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/397, K. 2026/595, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-397-e-2026-595-k-3f2f756e1bb5