Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/353 E. 2026/560 K. – Şirket Sicil

Konu: Şirket Sicil Kaydının İhyası

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/353
Karar No
2026/560
Karar Tarihi
Konu
Şirket Sicil Kaydının İhyası

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/353

KARAR NO: 2026/560

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/10/2025

NUMARASI: 2025/430 Esas 2025/694 Karar

DAVANIN KONUSU: Şirketin sicil kaydının ihyası

Taraflar arasındaki şirket sicil kaydının ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ihyası istenen Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi aleyhine (... vergi nolu) borcuna istinaden .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı (eski esas ...) dosyası ile ... A.Ş. tarafından takip işlemine geçildiğini, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının müvekkili tarafından temlik alındığını, alacağın tahsiline yönelik takip işlemlerine devam edildiğini, dosya temlik alınıp alacağın tahsili işlemlerine devam edildiği sırada ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yazılan talimat ile ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 03/07/2024 tarihinde haciz işlemi yapıldığını, mahcuzlu malların satışı için satış işlemlerine devam edildiği sırada talimat dosyasından ihyası istenen şirketin sicilden terkin edildiğini, terkin olan şirkete tebligatın nasıl olacağı hususunun talimattan esas dosyasına bildirildiğini, esas dosyasından ise satışı istenen mallarla ihyası istenen şirketin bir ilgisi olmadığı bildirilerek tekrar talimat yazılması istenmiş ise de esas dosyasından 14/05/2025 tarihinde borçlu .... Şti yönünden takip arkadaşlığı olup tebliğ yapılması şart olduğundan talebin reddine karar verildiği gerekçesiyle reddedildiğini, dosya borçlusu olan ve ihyası istenen Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi (... vergi nolu) tasfiye işlemleri sonrası sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını, satış ilanının tebliği ve takip dosyasından alacağın tahsili işlemlerine devam edilebilmesi için işbu davayı açtıklarını, müvekkilinin alacaklı olduğunu, borçlu şirketin ihya edilmesinde hukuki menfaati bulunduğunu, "...Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir...." (TTK GEÇİCİ MADDE 7/15) ilgili firmanın sicilden terkin edildiğinin icra dosyasından gelen cevabi yazıdan ve ticaret sicil gazetesinden de anlaşıldığını, hacizli malların satış işlemi başta olmak üzere alacağın tahsiline yönelik diğer işlemlere devam edilebilmesi için ihya davası açılmasında müvekkilinin menfaati bulunduğunu, ihyasını istedikleri Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin İstanbul olduğunu, tasfiye memuru ... tarafından tasfiye işlemlerinin yapıldığını ve 31/12/2007 tarihinde terkin edildiğini, dava için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin iptal edildiğini, alacağın tahsiline yönelik işlemlere devam edilebilmesi için işbu davayı açmada hukuki yarar bulunduğunu, davalarının kabulüne karar verilmesini, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki alacaklarının tahsili için İstanbul ... sicilinde kayıtlı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin (VKN: ...) ihyasına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... vekili, savunmasında özetle; TTK Madde 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği Madde 34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, Ticaret ..., ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağlar; yargı merci gibi hareket edemez. “..Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.m. 32). Yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiklerini, tescil taleplerini göstererek reddettiklerini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesi mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkil ... tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/ erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun kusurundan dolayı ... sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK madde 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/ memurlarının TTK M. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk Vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunmasının şart olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili ..., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin, yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, müvekkili müdürlük yönünden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, tasfiye sonrası sicilden terkin edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin, .... İcra Müdürlüğü'nün ... (... eski esas) Esas sayılı takip dosyasında taraf teşkili ve dosya ile ilgili işlemlerin yürütülmesi için ihya talebine ilişkindir. İhya davalarında husumet eğer şirket tasfiye olmuş ise tasfiye memuruna ve sicile karşı, resen terkin olmuş ise sadece sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğinden ve davacı tarafça tasfiye sonrası sicilden terkin edilen şirketin ihyası istenilip, davanın sicil müdürlüğüne ve tasfiye memuruna karşı açılmış olduğu, buna göre de husumetin doğru yöneltildiğine kanaat getirilmiştir. İhya davasının dinlenebilmesi için yasa koyucunun aradığı şart olan hukuki menfaatinin bulunması şartının dosyamız davacısı yönünden gerçekleşmiş olduğu, zira davacı tarafça istenilen hususlarda davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmış ve talep olunan hususlarda işlemlerin yapılmasını sağlamak için şirketin ihyasına... " gerekçesiyle, davanın kabulü ile ....Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... sicil numarası ile kayıtlı bulunan Tasfiye Hâlinde ... Limited Şirketi'nin, .... İcra Müdürlüğünün ... (... eski esas) Esas sayılı takip dosyasında taraf teşkili ve dosya ile ilgili işlemlerin yürütülmesi için ihyasına, tasfiye memuru olarak davalı Tasfiye Memuru ...'ın atanmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin terkin etmiş olduğu ...firmasının davacıya ve dava dışı ...'na hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinin 2007 yılında emekli olduğunu,, terkin ettiği firması ile ticaret hayatını sonlandırdığını ve bir daha ticaretle uğraşmadığını,70 yaşında kendi halinde bir vatandaş olduğunu ve birçok sağlık sorunuyla da uğraştığını, tasfiye memurluğu gibi masraflı ve mesai harcayacağı bir işi yapmak imkanı bulunmadığını, Ticaret odası ile yapılan görüşmelerde ihya işlemlerinin başlatılması için 17.000 TL tutarında bir ödeme yapılması gerektiğinin ve sonradan başka masrafların da çıkacağının bildirildiğini, mahkemenin müvekkilini duruşmalarda dinlemeden, sosyal ve ekonomik araştırma yapmadan, doğrudan ezbere bir biçimde 70 yaşındaki müvekkilini tasfiye memuru olarak görevlendirmesinin fahiş hatalı ve hukuki güven duygusunu yaralayan bir durum olduğunu, bu görev karşılığında kendisine hiçbir ücret takdirine yer verilmemesinin de yanlış olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... tarafından, yasal süresi içinde, istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi hâlinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547. maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür.

İhyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi aleyhine ... AŞ tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... E. İcra takibi başlatıldığı, davacı tarafından icra dosyasının temlik alındığı, dava dışı şirketin tasfiye ile sicilden terkin edildiği, bu sebeple alacağın tahsiline devam edilebilmesi için eldeki ihya davasının açıldığı görülmektedir. Buna göre terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması şart olmayıp, şirket aleyhine başlatılmış bir icra takibinde taraf teşkilinin sağlanması için şirketin temsil edilmesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'a davanın yöneltilmesinde ve ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Davalı tasfiye memurunun ihya işlemlerini usulüne uygun yapmış olması, hukuki yararı bulunan kişilerin ihya talep etmelerine engel olmadığından, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde davalının şahsi durumu nedeniyle tasfiye memuru olamayacağı talebinde bulunmuş ise de HMK'nın 357/1. maddesi gereğince, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında ileri sürülemesi mümkün olmadığından, bu yöne ilişkin istinaf nedeninin reddi gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.03.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/353, K. 2026/560, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-353-e-2026-560-k-4468e530a8f6