Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/286 E. 2026/1135 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/286
- Karar No
- 2026/1135
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/286
KARAR NO: 2026/1135
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/12/2025
NUMARASI: 2025/530 Esas, 2025/990 Karar
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil...
KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak edimlerin aynen ifası, taşınmazın % 50 si için tapu iptal ve tescil, ... adet kooperatif hissesinin devri , taşınmazın davacı yana teslimi ve 750.000 TL gecikme tazminatı bu taleplerinin mümkün olmaması halinde müspet zarar kapsamında kar kaybı ve ve yapılan masraflara ilişkin olup; mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili; taraflar arasında .... Noterliğinin 12.03.2014 tarihli ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme kapsamında projenin ve yapılacak konut ve ticaret alanının %50'si yüklenici davacıya, %50'sinin ise arsa sahibi davalıya ait olacağının kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamında davacının inşaata başlayabilmesi için; davalı tarafın imar ve mülkiyete dair yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini, taşınmazın tapusunun %50'sinin davacıya adına devrinin sağlanması, toplam ... adet kooperatif üyeliğinin davacı lehine devrinin yapılması, taşınmazın davacıya teslimi ve ruhsatlar ve işlemler için vekaletname vermesi gerektiği hususlarında tarafların anlaştığı, ancak davalı tarafın sözleşme ile yerine getirmeyi taahhüt ettiği söz konusu iş ve işlemleri taraflarca belirlenmiş olan vadelerde yerine getirmediğini, davacı tarafından .... Noterliği'nden gönderilen .../10/2015 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı tarafa sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda uğranılan tüm zararlara ilişkin hakların saklı olduğu ihtarıyla; davalıya ödenen ve sözleşme nedeniyle yapılan masraflar olmak üzere toplam 2.188.000-USD'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödenmesi aksi halde temerrüde düşeceğinin beyan ve ihtar edildiğini, davalı taraf sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini ikrarla bu yükümlülüklerini yerine getirmediğinden; yine davalı tarafın talebi ile taraflar arasında 12/11/2015 tarihli "Sulh Protokolü" başlıklı belge imzalandığını, 12/11/2015 tarihli Protokol kapsamında; davalı taraf sözleşmede üstlenmiş olduğu edimleri ve bu edimleri yerine getiremediğini açıkça ikrar ederek 15/02/2016 tarihine kadar, davacıya 6.250.000-TL ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının 12/11/2015 tarihli Protokol gereğince belirlenen sürede davacıya ödeme yapmadığından; .... Noterliği'nden gönderilen .../04/2016 tarihli 4678 yevmiye numaralı ihtarname ile davalı tarafa 6.250.000-TL'nin ödenmesi bakımından ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün süre verildiğini, ancak davalının sözleşme ve ekleri kapsamındaki yükümlülüklerini hiçbir şekilde yerine getirmediğinden; davacı tarafından İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/730 D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz başvurusunda bulunulduğunu, ilgili değişik iş dosyasında ihtiyati haciz kararı verildiğini, davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin ikrarı ve talebi üzerine taraflar arasında 24.05.2016 tarihli "Protokol" başlıklı belge imzalanmış olup bu protokol kapsamında söz konusu borcun vadesinin ileri tarihlere alınarak 3 parça halinde ödenmesi kararlaştırıldığını, sonrasında ise yine davalı tarafın talebi doğrultusunda taraflar arasında 03.08.2016 tarihli "Ek-Protokol" başlıklı yeni bir belge imzalanarak senetlerin vade tarihlerinin, davalının lehine olacak şekilde yeniden düzenlendiğini, toplam ... adet kooperatif üyeliğinin devri bakımından bu üyeliklerin devredildikleri andaki kooperatif üye sayısının 250 olduğu ve bu sayının davacının hak ve menfaatleri açısından sabitlendiğini, kooperatif üye sayısındaki artışların davacının bu ... adet üyeliklerinin değerlerinde, baştaki .../250 oranına halel getirmeyeceğinin taraflarca kabul edildiğini, ... adet kooperatif üyeliğinin/hissesinin taraflar arasındaki davacının hak ve menfaatleri açısından kooperatif üye sayısının 250 olarak sabitlendiğine ilişkin anlaşma dikkate alınarak; işbu davaya konu ... adet üyeliklerinin değerlerindeki .../250 oranı korunacak şekilde davacı lehine devri talep edildiğini, davalı taraf sözleşme ve ekleri kapsamındaki yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğinden; gecikme sebebiyle tazminat talebi haklarının doğduğunu, dava kapsamında terditli olarak aynen ifanın mümkün olmaması halinde davacının uğramış olduğu müspet zararın tazminini talep ettiklerini, davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması sebebiyle inşaat yapılarak proje hayata geçirilemediğinden; davacının projenin gerçekleşmesi ile 5 yıl boyunca site yönetimi hakkı kapsamında sağlayacağı kazançtan da mahrum kaldığını, bu sebeple davacının 5 yıl süreli site yönetiminden elde edeceği kazanca ilişkin tazminatın da davacıya ödenmesi gerektiğini belirterek; davalı tarafın edimlerinin ifası ile sözleşmeye konu taşınmazın %50 hissesinin ve ... adet kooperatif üyeliğinin/hissesinin davacıya devri, taşınmazın davacıya teslimi ve 750.000,00-TL gecikme tazminatının, doğumu anından işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiligecikme tazminatının , bu talebin uygun görülmemesi halinde ise terditli olarak; davacı şirket tarafından 5 yıl boyunca yapılacak sitede yöneticilik yaparak elde edeceği kazanca ilişkin müspet zarar ve yapılan masrafların davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava şartı Arabuluculuk süreci yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme feshedilmiş olup, münfesih sözleşmeye dayanılarak talepte bulunulması hukuken mümkün olmadığını, davalının fesih talebi davacı tarafından uygun görüldüğünü, davacının da bu protokolü imzaladığını, davacının ... adet üyelik/hisse alma hakkının bulundğunu, davacı taraf kötü niyetli olup, HMK M.329 gereğince idari para cezası verilmesi ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesi gerektiğini, davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/243 Esas sayılı dosyası ile aynı hukuki dayanaklar ve taleplere yönelik olması nedeniyle derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini belirterek; tüm terditli taleplerinin reddin, talep etmiştir.
Mahkemece 17.12.2025 tarihli karar ile;Taraflar arasında .... Noterliği'nin 12.03.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, davacının yüklenici, davalı kooperifin arsa hak sahibi olduğu, sözleşmeye konu taşınmazın İstanbul ... ... Mahallesi, ...Caddesi ... pafta ... ada ... parselde kain (...... pafta ... ada ... parselin ifrazından kalan DOP fazlası yeşil alanın) olduğu, Tapu Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında, tapuya kayıtlı böyle bir taşınmaz olmadığının belirtildiği, bilahere davacı dosyaya sunduğu ....09.2025 tarihli dilekçesi ile taşınmazı haritası üzerinde hava fotoğrafından işaretleyerek mahkemeye bildirdiği, gerek .... mobil uygulaması üzerinden mahkemece yapılan sorgulamada, gerekse belediyelerden gelen cevabi yazılarda, dava konusu edilen bu alanın tapuda kayıtlı bir yer olmadığı, bu alanın 1988 yılından beri park ve yeşil alan olarak; tapu dışı yer olarak imar planlarında yer aldığının anlaşıldığı, tapu iptali ve tescil davalarının, sadece tapuya kayıtlı yerler hakkında ve tapuda malik görünen aleyhine açılabileceği, dava konusu yerin, tapuda kayıtlı olmadığı, davalı kooperatif de taşınmazın maliki olmadığı, hem konu yönünden ve hem de pasif husumet yönünden tapu iptali ve tescil talebinin usulen dinlenemeyeceği, ..., ... Belediyesi ve... gelen müzekkere cevaplarında; dava konusu yapılan alan üzerinde davalı kooperatifi hak sahibi yapılmasına dair herhangi bir çalışma olmadığının belirtildiği, taraflar arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin davalı tarafından ifa edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu yer park ve yeşil alan olduğu gibi, davalının da herhangi bir hak sahipliği bulunmadığı, tarafların; konusu baştan beri imkansız olan bir sözleşme yaptıkları, 6098 sayılı TBK'nın 136. maddesine göre ifa imkansızlığının söz konusu olduğu, tarafların sadece sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre aldıklarını geri vermekle yükümlü oldukları, taraflar arasında aktedilen sulh protokollerine göre, davacının ödediği bedellerin ne şekilde geri alınacağı kararlaştırılmış olup, davalının bu protokollerden kaynaklı geri verme yükümünü yerine getirmediğine dair davacı tarafından; davalı aleyhine zaten .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/243 E sayılı yargılamanın devam ettiği, bu protokollere dayalı ayrıca mahkemeden bir talep de olmadığı, ifası imkansız sözleşmeden dolayı sebepsiz zenginleşme hükümleri dışında, tazminat ya da cezai şart talebi de mümkün olamadığından; davanın tümden reddine karar vermek gerektiği, tapu iptali ve tescil ile kooperatif üyelik devri talebinin usulden reddedilmiş olması ve maddi tazminat taleplerinin de tümden reddedilmiş olması sebebiyle, asgari vekalet ücretine hükmetmek gerektiği, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile;
...-Bir sözleşmenin geçerli bir şekilde kurulabilmesi için edimin sözleşme anında borçlunun malvarlığında bulunmasının şart olmadığını, bir kimsenin malik olmadığı bir taşınmazın satışını vaat etmesi veya ileride malik olacağı bir taşınmaz için taahhüt altına girmesinin hukuken mümkün olduğunu, taraflar arasındaki noterde düzenleme şeklinde yapılmış olan sözleşmenin karma niteliği ve satış vaadi sözleşmesini de içerdiği dikkate alındığında; sözleşmenin geçerli şekilde kurulduğunu,
2-Davalı kooperatifin; sözleşme kapsamında ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel'de kain taşınmaz (...- ... pafta, ... Ada, ... Parsel'in ifrazından kalan .... fazlası yeşil alanın) bakımından "Tapu Tahsis Belgeleri"ne dayalı bir hak sahipliği olduğunu, bu hakları devraldığını açıkça kabul ve ikrar ederek, idari süreçleri işleterek; mülkiyete dair yükümlülüklerini yerine getirmeyi, taşınmazın tapusunun %50'sinin davacı adına tescilini sağlamayı ve taşınmazı davacıya teslim etmeyi taahhüt ettiği, söz konusu edimlerini vadesinde yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü,
3- Dava konusu taşınmazın; tevhid ve ifraz işlemleri sebebiyle güncel tapu kayıtlarında ... Ada, ... Parsel olarak yer almamakla birlikte; güncel kayıtlar uyarınca ... ada ... parsel ile ..... ada ... parselin arasında kalan yer olarak “... Mahallesi ...Caddesi, No:... ila ... numara” adresinde kayıtlı bulunduğunu, dolayısıyla sözleşmeye konu taşınmazın mevcut ve kaydı bulunan bir yer olduğunu, Taşınmazın ... Ada, ... Parsel olarak tapu kayıtlarında bulunmamasının sözleşmenin geçerliliğine ve ifasına engel olmadığını,
4-Davalının “Tapu Tahsis Belgeleri”ne dayalı hak sahipliği bulunduğunun; sözleşme hükümleri ve davalının açık ikrarları ile sabit olduğunu, davalı tarafın keşide ettiği 23.10.2014 tarihli .... yevmiye numaralı ihtarnamede yer alan "Arsanın kooperatifçe edinilmesi hakkı ile ilgili tüm teknik çalışmalar ve belgeler, sözleşme öncesi size sunulmuş olup, bu nedenle sözleşmeyi akdetmiş bulunmaktasınız." denildiğini,
5-Taşınmaza ilişkin imar çalışması olmadığına yönelik müzekkere cevaplarında; bahsi geçen taşınmazların davaya konu yer olup olmadığının da belirsiz olduğunu,
6-Cevap dilekçesinde dahi sözleşme kapsamında projeyle alakalı tapudaki işlemlerin devam ettiğinden ve davacı tarafından davalıya ödeme yapıldığından açıkça bahsedildiğini,
7- Aynen ifa talebiyle açılan davanın konusuz olduğundan bahsedilemeyeceğini, sözleşmenin tarafı ve aynen ifa ile yükümlü olan davalının pasif husumet ehliyeti bulunduğunu,
8-TBK md. 136 kapsamında ifa imkansızlığına ilişkin yapılan tespit hatalı olduğunu, davalının temerrüdü ve kusurlu ifa etmeme durumu söz konusu olduğunu,
9-Davalının; mülkiyete dair mükellefiyetlerini sözleşmenin imzası tarihinden itibaren 6 ay içerisinde kamilen yerine getireceğini taahhüt ettiği halde bu yükümlülüğünü vadesinde yerine getirmediğinden; objektif imkânsızlık değil; temerrütten bahsedilebilineceğini,
10-İmar planlarının dinamik belgeler olup, kamu yararı ve şehircilik ilkeleri çerçevesinde her zaman değiştirilebiliniceğini, nitekim davalı kooperatifin de sözleşme ile tam da bu hususu yani imar ve mülkiyet süreçlerinin takibi ve sonuçlandırılması ile taşınmazın mülkiyetini iktisap ederek projelendirmeyi taahhüt ederek; buna karşılık davacıdan ciddi miktarda ödemeler aldığını,
11-Davalının mülkiyete ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmeyerek davacıyı zarara uğrattığını, sözleşme kapsamında davalı tarafa yüksek miktarlarda ödemeler yapıldığını,
12-Taraflar arasında imzalanan protokoller kapsamında davalının davacıya 6.250.000-TL ödemeyi taahhüt etmiş olmasına karşın söz konusu ödeme borcunu yerine getirmediğini, mahkeme tarafından "Davalı vekiline iki hafta kesin süre verilerek; davacıya haczen ya da rızaen ödemeler varsa bunların makbuzlarını ya da ödemelerin celp edileceği yerlerin (banka, icra dairesi vs) mahkemeye bildirilmesi istenilmiş, ancak davalı tarafça, yaptığı bir ödeme olmadığından; herhangi bir ödeme belgesinin ortaya koyamadığını,
13-Davalı aleyhine .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/243 E sayılı dosyası ile açılan davanın konusunun; protokoller kapsamında davalı tarafından davacıya verilen senetlerin tahsiline ilişkin olduğunu, senetlerin vadesi ise 30.09.2016, 30.10.2016 ve 30.11.2016 şeklinde olup davalının halihazırda senetlere ilişkin ödeme yapmadığını, bu kapsamda söz konusu ödemenin vadesinin yaklaşık 10 yıl önce geçtiği dikkate alındığında enflasyon karşısında davacının zararının faizle giderilemeyecek ölçüde büyük olduğunu, davalının davacıdan ödeme almasına rağmen karşı edimini yerine getirmediği ve davacıyı kat be kat zarara uğrattığı, dolayısıyla davaya konu senetlerin davacının davalıdan alacağının yalnızca bir kısmına ilişkin olup zararının tamamını karşılamayacağını,
14-Sözleşmenin ifasının imkânsızlaşması, alacaklının tüm haklarını yitirmesi ve sadece ödediği bedeli iade alması sonucunu doğurmayacağını, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığında inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı kooperatif ise arsa malikidir.
Taraflar arasında; .... Noterliğinin 12.03.2014 tarihli ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedilmiştir.
Davacı yan davasında;taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak edimlerin aynen ifası, taşınmazın % 50 si için tapu iptal ve tescil, ... adet kooperatif hissesinin devri , taşınmazın davacı yana teslimi ve 750.000 TL gecikme tazminatı bu taleplerinin mümkün olmaması halinde kar kaybı olarak müspet zarar ve yapılan masrafları bedeli taleplerinde bulunmuştur.
Somut olayda; taraflar arasında imarsız ve tapusuz bir alan için 12.03.2014 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin .... ve 2. Maddesinde, açıkça; sözleşme konu taşınmazın; İstanbul İli, ... İlçesi, ... mahallesi, ... ada ... parsel ( ... ada ... parselin ifrazından kalan ... fazlası yeşil alan) olarak belirtildiği, ancak dosya kapsamından sözleşme konusu alanın tapu tahsis belgesinin olmadığı, gecekonducuların işgal ettiği bu alan için davalının kooperatif kurarak gecekonducuları üye yaptığı, alanın tapusuz ve imarsız olduğu, ... geri görünüm etkilenme alanında kaldığı, uygulama imar planında ise yeşil alan olarak görüldüğü, İmar Kanunun 11.Maddesine göre bu yeşil alanın Belediye'ye bedelsiz olarak terk edilebileceği, İmar Kanunun 15. Maddesine göre bu alanın ifraz veya tevhidine izin verilmeyeceğinin anlaşıldığı, sözleşmenin .... Maddesinde davacının taşınmazın imarsız ve tapusuz olduğunu bildiği ancak imar durumunun değişmesinden sonra inşaat yapılacağının öngörüldüğü, tarafların buraya imar geleceği umudu ile bu sözleşmeyi yaptıkları, taşınmazın bulunduğu bölgenin ... bölgesi olması ve davacı yüklenicinin basiretli bir tacir olması sebebi ile buraya imar alınmayacağını bilmesi gerektiği, sözleşmenin başlangıçtaki objektif imkansızlık sebebi ile geçersiz olduğu bu durumda tarafların sadece birbirlerine verdiklerini alabilecekleri, bu nedenle davalı yan zaten tapu sahibi olmadığından terditli .... Taleplerinden tapu iptal ve tescil talebinin pasif husumet yokluğundan reddedilmesi, kooperatif hisse devri taleplerinin sözleşmenin geçersiz olması sebebi ile reddedilmesi, geçersiz sözleşmeyi bilerek imzalayan davacının; geçersiz sözleşmeye dayalı gecikme tazminatı talep edemeyeceği ve tapusuz bir yerin teslimi de talep etmesinin mümkün olmaması sebebi ile reddinin gerektiği, mahkemece davanın tümden reddi şeklinde hüküm kurulduğu, davacının tüm talepleri hakkında ayrı ayrı hüküm kuması gerektiği, davacının davalı ile sözleşmenin geçersiz olduğunun netleşmesinden sonra 12.11.2015 tarihinde Sulh protokolü yaparak davalı kooperatife ödediğini iddia ettiği bedeller için 6.250.000 TL ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, ancak ödememe olmaması sebebi ile davacı yanın davalı aleyhine, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/243 E, sayılı dosyası ile bu protokole dayalı başlattığı icra takibine itirazın iptali davası açtığı, mahkemece 03.07.2025 tarihli karar ile davanın kısmen kabulü ile takibin 6.250.000 TL asıl alacak ve 6.381.869,86 TL işlemiş faiz üzerinden devamına ve ....250.000 TL icra inkar tazminatına hükmedildiği, dosyanın istinaf edildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinde inceleme için sırasını beklediği, davacının terditli 2. taleplerinden biri olan yapılan masraflar ifadesinin açık olmadığı, dava dilekçesinde protokole dayalı alacağını talep ettiğini açıkça beyan edilmediği, kaldı ki protokole dayalı alacağına dair zaten yürüyen derdest bir davasının bulunduğu bunun dışındaki zararlarını da ispat edemediğinden; uğradığı zarara ilişkin talebinin derdestlikten değil de esastan reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca geçersiz sözleşmeye dayalı olarak müspet zarar olarak kar kaybı talep edemeyeceği, bu taleplerinde reddinin gerektiği, mahkemece taleplerin tümden reddine karar verildiği ancak ayrı ayrı hüküm kurulmasının doğru olması sebebi ile dairemizce tüm talepler hakkında yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin usulden kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/...-b-2. bendi gereğince kaldırılarak; tüm talepler hakkında ayrı ayrı hüküm kurularak; yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)...-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun usul yönünden KABULÜNE,
2-.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../12/2025 tarih ve 2025/... Esas, 2025/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3- Davacının terditli .... Talepleri arasında olan ve edimlerin aynen ifası kapsamında talep ettiği, tapu iptal ve tescil talebinin PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
-Edimlerin aynen ifası kapsamında talep ettiği, kooperatif hisse devri talebinin esastan REDDİNE,
-Taşınmazın teslimi talebinin esastan REDDİNE,
-Gecikme tazminatı talebinin esastan REDDİNE,
4- Terditli 2. talep olan müspet zarar olarak kar kabı talebinin esastan REDDİNE,
- Yapılan masraflar talebinin esastan REDDİNE,
5-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 25.000,85-TL'nin davacıya İADESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL asgari vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNE ADINA GELİR KAYDINA,
B) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
...-Davacı tarafından istinafın usulden kabul edilmiş olması sebebi ile yatırılan toplam ....347,40 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde kendisine İADESİNE,
2- Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin, kaldırma kararının mahiyeti gereği DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.