Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/241 E. 2026/1004 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/241
Karar No
2026/1004
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/241 - 2026/1004 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/241 KARAR NO : 2026/1004

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/11/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2025/799 Esas

DAVACI : YAPI VE KREDİ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : TARSA MEDYA KUYUMCULUK TEKSTİL AYAKKABI VE OTOMOTİV SANAYİ DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...

DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat) DAVA TARİHİ : 27/10/2025 TALEP : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 21/05/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 21/05/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tedbir talebinde özetle; Dava konusu çekin haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine konu edilmesi sebebiyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından tedbiren ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ihtiyati tedbir kararının reddi yönünde verilen kararın davacı banka nezdinde hak kaybı doğmasına sebep olduğunu, huzurdaki davanın yaklaşık olarak ispat edildiğini, tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dava konusu çekler, davalının eline hukuka aykırı yollarla, haklı bir gerekçesi olmaksızın iktisap ettiğini, dava konusu çekin haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine konu edilmesi sebebiyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından tedbiren ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/11/2025 tarihli ara karar, 2025/799 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava çek istirdadına ilişkindir. Talep; çekler hakkında ödeme yasağı talebi ve çekler hakkında başlatılan takiplerin tedbiren durdurulmasına ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı takiplerin durulması istemi yönünden davacının istinaf başvurusu yaptığı görülmüştür. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; ihtiyati tedbir talep eden davacıya çek tevdi bordrosu ile tahsil/teminat amaçlı verilen çeklerden ..., ... ve ... seri numaralı çeklerin kargoda iken 28.07.2025 tarihli kargo şirketinin yazısından çalındığının anlaşıldığı, bu hususta davacı tarafından çeklerin iptali istemiyle İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/564 esas sayılı dosyası ile çeklerin iptali istemiyle dava açıldığı, davaya konu edilen çeklerin davalı tarafından icra takiplerine konu edildiğinin anlaşılması üzerine çeklerin istirdadı için eldeki davanın açıldığı, bu hususta davacı tarafından Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/20709 sayılı soruşturma dosyası ile şikayette de bulunulduğu, çeklerin davacının elinden rızası dışında çıkması ve davalının çek iktisabında ağır kusurlu olması nedeniyle çeklere ilişkin başlatılan takiplerin tedbiren durdurulmasının ve çeklere ilişkin ödeme yasağı konulmasının talep edildiği, mahkemece anılan talebin reddine karar verilmesi üzerine davacının çeklere ilişkin başlatılan takiplerin tedbiren durdurulmasına yönelik istem yönünden istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın "ihtiyati tedbirin şartları"na ilişkin 389/1 maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" düzenlemesi bulunmaktadır. Aynı Kanun'un 390/3. maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (2004 sayılı yasanın 72/2-3.maddeleri) Somut olayda; dosyaya gelen çek fotokopileri ve takip dosyalarının incelenmesinde davacının anılan çeklerde ciranta/hamil sıfatıyla ciro silsilesinde yer almadığı gibi başlatılan takiplerde davacının taraf olarak da yer almadığı, eldeki davanın çeklerin istirdadına yönelik olduğu ve icra takiplerinin veya takibe konu borcun eldeki davanın konusu da olmadığı dikkate alındığında 6100 sayılı yasanın 389/1.maddesindeki ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığı gibi, davacının takiplerde taraf olmaması ve çeklerde ciro silsilesinde yer almaması nedeniyle 2004 sayılı yasanın 72/2-3.maddelerinin de eldeki olayda uygulama yerinin olmadığı anlaşıldığından Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetlidir. Karar başlığında; davacı ve vekilinin adresinin yazılmaması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, ihtiyati tedbir talep eden davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/05/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/241, K. 2026/1004, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-241-e-2026-1004-k-1a725d1e5975