Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/735 E. 2026/1065 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/735
Karar No
2026/1065
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/735

KARAR NO: 2026/1065

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/02/2026 (Ek Karar)

NUMARASI: 2026/53 D.İş - 2026/90 D.İş Karar

TALEP: İhtiyati Haciz (Finans)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2026

KARAR YAZIM TARİHİ: 21/05/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

TALEP: İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkili şirketin ikametgah adresinin Gaziantep olduğunu ve Gaziantep Mahkemelerinin yetkili olduğunu, alacağın rehinle teminat altına alınmış olduğunu, FYY süreci devam etmekte olduğundan alacağın muaccel olmadığını, hesabın haksız olarak kat edilmiş olduğunu, bu nedenlerle ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, " İhtiyati hacze itiraz sebepleri İİK'nın 265. Maddesinde "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilir" şeklinde sınırlı sayıda sayılmıştır. Bu anlamda 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öngörülen şartların oluştuğu, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde yetki şartının bulunduğu, bu yetki şartı ile(GKS m. 13.4) taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, itiraz eden Yasin Kaplan Tekstil Ve Halı Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin sözleşmeyi kefil olarak imzaladığı, 6102 Sayılı TTK'nun 7. Maddesi hükmü dikkate alındığında yetki sözleşmesinin hem müşteri hem kefil adına da geçerli olduğu, bu borçlu yönüyle mahkememizin yetkili olduğu, ihtiyati haciz talep eden bankaca hesabın usulüne uygun olarak kat edildiği, hesap kat ihtarının borçlulara tebliğ edildiği, alacağın rehinle teminat altına alındığına ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, diğer itiraz sebeplerinin İİK'nun 265. maddesi kapsamında kalmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu kararın, Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) sürecinin devam etmesi, alacağın muaccel olmaması ve en önemlisi alacağın rehinle temin edilmiş olması nedenleriyle İİK'nın 257. maddesine ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, huzurdaki dosya açısından İstanbul mahkemeleri yetkisiz olup Gaziantep mahkeme ve icra daireleri yetkili olduğunu, zira, müvekkil şirket ve diğer borçluların tamamının adresi Gaziantep'tir.

Alacak rehin ve ipotekle temin edilmiş olup ihtiyati haciz şartları oluşmadığını, İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın "rehinle temin edilmemiş" olması gerektiğini, oysa huzurdaki uyuşmazlığa konu alacaklar için Banka lehine verilmiş çok sayıda gayrimenkul ipoteği, ticari işletme rehni ve diğer teminatlar bulunduğunu, alacaklı tarafça da kat ihtarnamesine bakıldığında borcun rehinle temin edilmiş olduğu belirtilmiş, alacaklı Banka, elindeki rehin ve ipotekleri paraya çevirmeden, doğrudan ihtiyati haciz yoluna başvurarak İİK m. 45 ve m. 257 hükümlerini ihlal ettiğini, yargı kararları, rehinle temin edilen alacaklarda ihtiyati haciz verilemeyeceğini, verilmişse kaldırılması gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu, davalının kefil sıfatına haiz olup, borç, asıl borçlularca banka lehine tesis edilen ipoteklerle fazlasıyla teminat altında olduğunu, teminatların değeri düşülmeden veya rehin açığı belgesi alınmadan, tüm alacak üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu durumda diğer borçlulara ve talep edene müzekkere yazılarak rehin bulunup bulunmadığı sorulması gerekirken araştırma yapılmaksızın kurulan hüküm eksik ve hatalı olduğunu, FYY süreci devam etmekte olup alacak muaccel değildir ve takip yasağı olduğunu asıl borçlular FYY sürecindeyken, Banka'nın tek taraflı ve haksız olarak hesabı kat etmesi ve AKK toplantısını beklemeden ihtiyati haciz talep etmesi, hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, kaldı ki banka tarafından gönderilen ihtarnamelere de süresi içerisinde itiraz edilmiş FYY süreci hususunda ...Şubesinden gerekli evrakların getirtilmesini talep etmişlerse de bu talebinin mahkeme tarafından karşılanmadığını, ölçülülük ilkesine aykırılık ve teminat yetersizliği hususundaki beyanlarının da adeta göz ardı edilmiş ve gerekçeli kararda bu hususlara değinilmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Talep, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, mahkemesinin yetkisi ve ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.

İhtiyati haciz isteyen tarafça, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcununu ödenmediğinden bahisle, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir.

Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, mahkemenin yetkili olmadığı ve ihtiyati haczin şartlarının bulunmadığı iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K).

Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. Ancak borçlu, ihtiyati haciz kararına karşı alacaklının iddia ettiği alacağın mevcut olmadığı yönünde bir itirazda bulunamaz. Borçlu alacağın esasına ilişkin olan itirazlarını alacaklının açacağı davada ileri sürebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir.

Kredi borçlusu şirket ile davacı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesinde, uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunun düzenlendiği ihtilaf konusu değildir. Genel kredi sözleşmesi tacirler arasında düzenlenmiş ticari nitelikte bir sözleşme olduğundan HMK'nun 17. maddesi uyarınca bu sözleşmedeki yetki şartı geçerlidir. Kefaletin fer'iliği ilkesi ve 6102 sayılı TTK'nın 7. maddesindeki ticari teselsül karinesi uyarınca genel kredi sözleşmesindeki yetki şartı sözleşmenin müteselsil kefili olan davalıyı da bağlar(Yargıtay 19. HD'nin 23.06.2020 Tarih ve 2019/2410 E. - 2020/1183 K. Sayılı kararı). Bu durumda kefiller yönünden de İstanbul İcra Daireleri yetkilidir. Buna göre yetki itirazı yerinde değildir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 586/1. maddesine göre, alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak ipoteğin kefalet borcunu da kapsaması halinde alacak rehinle temin edilmiş olacağından ihtiyati haciz verilemez. İhtiyati hacze itiraz eden tarafından kefalet borcunu kapsar şekilde ipotek bulunduğu veya TBK'nın 586/2. maddesinde ifade edildiği gibi alacağın, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alındığına dair bir belge sunulmamıştır.

Asıl borçlular ile banka arasında Finansal Yeniden Yapılandırma(FYY) sürecinin devam ettiği ileri sürülmüş ise de, Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmasının(FYYÇA) imzalandığına ilişkin dosyada bir belge bulunmamaktadır.

Hesap kat ihtarına konu kredi işletme döviz kredisi olup, gayri nakdi krediye ilişkin değildir. Ayrıca ilk derece mahkemesince belirlenen teminat miktarı da genel uygulama ile örtüşmektedir. İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin itiraz sebepleri açıklandığı üzere yerinde olmayıp ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze vaki itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/735, K. 2026/1065, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-735-e-2026-1065-k-cbc6f4d64d24