Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/24 E. 2026/35 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/24
Karar No
2026/35
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

71.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

ESAS NO : 2026/24

KARAR NO : 2026/35

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/11/2023

NUMARASI : 2021/759 Esas- 2023/756 Karar

DAVANIN KONUSU: ... Kaydının Kaldırılması

KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA : Davacı vekili; müvekkili ... aleyhine ...AŞ tarafından sigorta sahtecilik engelleme bürosuna 13.12.2013 tarihinde ... kayıt sayılı ... ihbarı ile sigorta suistimalinde bulunulduğuna dair asılsız bildirimde bulunulduğunu, davalı tarafından oluşturulan sigorta suiistimal bildirimi hakkında müvekkiline herhangi bir ihtar ve tebliğ yapılmadığını, müvekkilinin adına kayıtlı ... plakalı aracı ile 01.09.2013 tarihinde kaza yaptığını, kaza tarihinde ... plakalı aracın 30.08.2013- 30.08.2014 tarihleri arasında geçerli kasko ve ... poliçesinin bulunduğunu, ... poliçesinin ... AŞ tarafından, Kasko poliçesinin ...AŞ tarafından tanzim edildiğini, 01.09.2013 tarihli kazaya karışan araçlar ... plakalı araç ile ... plakalı araç olduğu halde, davalı ile yapılan e-posta yazışmalarında verilen cevapta karşı aracın müvekkili ile ilgisi olmayan ... plakalı araca ait bilgiler olduğunu, davalı tarafından açıkça asılsız ve somut destekten yoksun sigorta suiistimali ihbarında bulunulduğunu, davalı tarafın asılsız ihbarı nedeniyle müvekkilinin 2013 yılından beri araçlarına değerinden yüksek bedelde sigorta yaptırarak maddi kayıp yaşadığını belirterek müvekkili ... aleyhinde oluşturulan 13/12/2013 tarih ve ... sayılı haksız sigorta suiistimal bildirim ihbarının kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili; davaya konu talebe ilişkin olarak müvekkili şirket kayıtlarında yapılan araştırma neticesinde; davacının maliki bulunduğu ... plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde 30/08/2013 - 30/08/2014 vadeli kasko poliçesi ile sigortalı olduğu, 01.09.2013 günü saat 12:00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... Caddesini takiben seyir halinde iken dur uyarı levhası bulunan yolun sağ tarafından aynı caddeye geçiş yapmak isteyen ... sevk idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu hasarlandıklarına ilişkin düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası anlaşmalı tespit tutanağı ile kaza nedeniyle araçta oluşan maddi hasarın poliçe kapsamında tazmini için davacı yanca hasar başvurusunda bulunulduğunu, vaki hasar ihbarı üzerine ekspertiz ve hasar dosyasına ilişkin yapılan araştırmalar sonucunda hasar tarihi ile poliçe başlangıç tarihi arasında 2 gün olduğundan, kazaya karışan karşı araç sürücüsüne ulaşılarak olay mahalline ilişkin resimlerin temin edildiğini, yapılan resim alt yapı özellik/tarih sorgulamasında kaza tarihi ve poliçe tanzim tarihinin aynı gün olduğu ve kazanın meydana geldiği saatin poliçe tanzim saatinden 35 dk önce meydana geldiğinin tespit edildiğini, yapılan Tramer sorgulamalarından sigortalı aracın bir önceki kasko poliçesinin 10/06/2013 tarihinde sona erdiği ve 30/08/2013 tarihinde tanzim edilen kasko poliçe tarihi ile arasında 80 günlük açıklık olduğu hususlarının tespiti üzerine hasar dosyasının suiistimal araştırması için araştırma birimine sevk edildiğini, yapılan araştırmada kazanın belirtilen yerde belirtilen şekilde meydana gelmekle beraber, kaza sırasında aracın kasko poliçesinin olmadığı, poliçenin hasardan sonra düzenlendiği hususunun tespit edildiğini, bunun üzerine sigortalı araç sahibi davacı ...'ın hasar başvurusu ile ilgili feragat dilekçesi sunduğunu, davacının kaza sırasında kasko poliçesi olmadığı halde aracına kazadan sonra kasko sigorta poliçesi yaptırdığını ve araç hasarının karşılanması talebi ile sigorta şirketine hasar ihbarında bulunarak hasarın poliçe teminatı dahilinde karşılanacak şekilde uygulamalar yaparak hasar tazminatı almaya çalıştığını, sigorta şirketlerinin yanlış sigorta uygulamalarını kurulan veri tabanına (...'e) bildirme yükümlülüğü bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; dava konusu kazanın davacı beyanı uyarınca 01/09/2023 saat 12.03 tarihinde gerçekleşmediği, dosyada mevcut bulunan kaza fotoğraflarında kazanın 30.08.2013 tarihinde saat 11.25'de gerçekleştiği, fotoğraftaki tarih ve saat ile kaza tespit tutanağındaki tarih ve saatin farklı olmasının ve fotoğraftaki tarihte davacının kasko sigortasının bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaza tarihi itibariyle davacının aracında kasko sigortası bulunmadığı, davacının kaza tarihini kaza tutanağında ileri bir tarih olarak beyan ettiği, davalı ... firması tarafından yapılan sigorta suistimal bildirim ihbarının usul ve yasaya uygun olduğu, aksinin davacı tarafça tanık delili ile de kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; müvekkilinin kendi aracında meydana gelen hasarın tazmini için 30.08.2013 tarihinde davalı ... nezdinde yaptırdığı Kasko Poliçesine istinaden başvuruda bulunduğunu, ancak davalı ... şirketinin suistimal olduğunu iddia ederek ... ihbarında bulunduğunu, davalı ... şirketinin dayanak olarak gösterdiği tek hususun kaza günü çekildiği iddia edilen fotoğraflar olduğunu, dosya içerisinde bulunan tüm bilgi, belge ve sair evrakların incelenmesi durumunda da görüleceği üzere dava dışı ...'den elde edilen fotoğraflar neticesinde kazanın 30.08.2013 tarihinde meydana geldiği iddia edilmiş ise de tahkikat aşamasında ... isimli kişinin beyanı alınmaksızın, davalı ... şirketinin iddiası teyit edilmeksizin hüküm kurulduğunu, dosya içerisinde bulunan bahsi geçen kazaya ilişkin kaza tutanağının incelenmesi durumunda kazanın 01.09.2013 tarihinde meydana geldiği açıkça yazmakla birlikte ... isimli kişinin imzasının da olduğunu, mahkemece, soyut ve hukuki mesnetten yoksun davalı ... şirketinin beyanlarına itimat edilerek hüküm kurulduğunu, dosya içerisine eklenen itiraza konu bilirkişi raporuna tek dayanak olarak kaza günü çekilen kaza sonrasına ait fotoğrafların alt yapı özellik / tarih detayında yer alan fotoğraf oluşturulma tarihinin 30.08.2013 ve 11:25 olması gösterilmiş olup işbu hususun kabulünün mümkün olmadığını, kaza günü fotoğraf çeken cihazın tarihinin ve saatinin doğru olduğu yönünde herhangi bir kesinlik bulunmadığını, bahsi geçen fotoğrafları çeken cihazın tarihinin doğru olmama ihtimalinin göz ardı edildiğini, davalının ispat külfeti üzerinde olmasına rağmen kazanın poliçe tarihleri dışında gerçekleştiğini ispat edemediğini, sigorta şirketinin rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ve teminat dışı olduğunu somut delillerle ispatlamakla yükümlü olduğunu, 01.09.2013 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin aracında oluşan toplam hasar bedelinin sadece 5.000-TL olup hayatın olağan akışı içerisinde bahsi geçen düşük bedel için basiretli bir tacir olan müvekkilinin davalı tarafın iddia etmiş olduğu gibi bir işlem yapmayacağını, ancak davalı ... şirketinin asılsız işlemi nedeniyle müvekkilinin sürekli şekilde yüksek bedellerden poliçe yaptırmak zorunda olup maddi zarara uğradığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik gereğince oluşturulan ... (suistimal) kaydının silinmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.

30.04.2011 tarihinde 27920 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti Bildirimi Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in, “Bildirim Yükümlülüğü” başlıklı 11.maddesinde “sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorundadırlar.” düzenlemesi yapılmıştır. Verilerin kim tarafından silineceği hususunda bir düzenleme yapılmamıştır.

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı)’nın 01/11/2017 tarihli 2017/12 sayılı Yanlış Sigorta Uygulamalarına İlişkin Genelgesinde ise yanlış sigorta uygulamalarına ve sigorta suistimaline ilişkin veriler hakkındaki esaslar belirlenmiştir. Genelge’nin 3.4 m. uyarınca bu verilere ilişkin kaydın düzeltilmesine ilişkin başvurular Merkez tarafından 1 iş günü içerisinde kayda ilişkin değerlendirmeyi yapan kuruma güvenli elektronik ortamda iletilecek ve ilgili kurumca 7 iş günü içerisinde kayıt hakkında Merkez’e gerekçeli açıklama yapılacaktır. ...Anılan kaydı oluşturan kurum bu açıklamanın yanında gerekçesini belirterek ...’teki kaydı silebilecektir. 3.5 m. uyarınca tesis edilen işlem ise Merkez tarafından başvuru sahibine gerekçeli olarak iletilecektir. Aynı genelgenin 3.1. m. ''Merkez,yönetmeliğin 14. Maddesindeki haller saklı kalmak üzere, hakkında ... kaydı oluşturulan ilgililere asgari olarak yanlış sigorta uygulamasına ilişkin değerlendirmeyi yapan şirket, olay tarihi ve ilgili sigorta branşını içeren bilgileri iletir" düzenlemesi getirilmiştir.

Davacı hakkında ... kaydının oluşturulduğu, dayanağının ise; poliçe düzenlenmesinden önce oluşan hasarın poliçenin yapılmasını müteakip talep edilmesi olduğu, davacının hakkındaki suistimal kaydının silinmesi için davalıya başvuruda bulunduğu, davalı ... tarafından bu başvurunun yerinde görülmeyerek reddedildiği, bunun üzerine davacının iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık; davacının suiistimal niteliğinde bir davranışı bulunup bulunmadığı hususundadır.

Somut olayda; davacıya ait ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ...'ye ait ... plakalı araç arasında meydana gelen kaza ile ilgili davacı ve dava dışı sürücü tarafından Maddi Hasarlı Anlaşmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlendiği, bahsi geçen tutanakta kaza tarihinin 01/09/2013 olarak gösterildiği, davacının onarım bedeli için davalı ... şirketine yaptığı başvuru kapsamında kasko şirketine ibraz edilen hasar fotoğraflarının incelenmesinde

resmin alındığı tarihin 30.08.2013 günü saat 11:25 olarak tespit edildiği, dava konusu 001-0210-07410163 numaralı kasko poliçesinin başlangıcının 30.08.2013 tarihi saat 12.00 olması nedeniyle davacının eylemi suiistimal kabul edilerek kayıt oluşturulduğu anlaşılmaktadır.

Bilirkişi incelemesinde dosya içerisinde bulunan kaza fotoğrafları resim alt yapı özellik ve tarih detayında yer alan fotoğraf oluşturulma tarihinin 30.08.2013 günü saat 11:25 olmasından, kazanın iddia edildiği gibi 01.09.2013 tarihinde saat 12:00'da değil, 30.08.2013 tarihinde saat 11:25'de meydana geldiği, dava konusu kazanın gerçek tarihinin 30.08.2013 saat 11:25, davaya konu olan... nolu ... sigorta poliçe başlangıç tarihinin ise 30.08.2013 saat 12.00 olmasından dava konusu kaza esnasında, davaya konu olan ... plakalı araç için düzenlenen... nolu ... Sigorta Poliçesinin yürürlükte olmadığı, davacının hasar başvurusu sonrası durumun tespit edilmesi üzerine haklarından feragat ederek, aracını kasko poliçesi kapsamında tamir ettirmeden tamirhaneden almış olmasının da, kaza tarihinin doğru olmadığını, kaza esnasında dava konusu aracın kasko poliçesinin olmadığını gösterdiği, aksi durumda davacının rayiç değeri 21.850-TL olan bir araçta oluşan 4.931,37-TL tutarlı ağır hasar bedelinden feragat etmesinin beklenmeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir.

Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, suistimal kaydının davacı hakkında oluşturulması ve davacının kendisi yönünden suistimal kaydının silinmesini talep etmesi karşısında, davalının dayanağı eksper ve araştırma raporundaki tespitler ile mahkemesince alınan bilirkişi raporundaki tespitler uyarınca davacının eyleminin yanlış sigorta uygulaması niteliğinde olması ve suistimal kaydı oluşturulmasına yeterli olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00.TL harçtan peşin alınan 269,85.TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15.TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/24, K. 2026/35, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-24-e-2026-35-k-905dd2810be6