Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/33 E. 2026/43 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/33
- Karar No
- 2026/43
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
71.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : 2026/33
KARAR NO : 2026/43
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/05/2023
NUMARASI: 2018/1221 Esas- 2023/400 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacı vekili; davalı nezdinde ... poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın sebebiyet verdiği çift taraflı kazada ... plakalı aracın sürücüsü olan müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinde kaza nedeniyle geçici ve kalıcı vücut fonksiyon kaybı meydana geldiğini, yine bakıcı giderinden ve tedavi masraflarından kaynaklanan zararının bulunduğunu, müvekkilinin gündelik işlerinde efor kaybına uğrayacağını, davalı ... şirketine başvuru yapıldığını, ancak başvuruya rağmen müvekkilinin zararlarının gerektiği gibi karşılanmadığını belirterek HMK m.107 uyarınca geçici iş göremezlik nedeniyle 250-TL, sürekli iş göremezlik nedeniyle 250-TL, kalıcı bakıcı gideri nedeniyle 250-TL, tedaviye bağlı olarak ... tarafından karşılanmayan tedavi - yol - yemek - refakatçi gideri için 250-TL olmak üzere şimdilik toplam 1.000-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili; davacının başvurusu üzerine açılan hasar dosyasında uzman aktüerlerden ... yaşam tablosuna göre alınan rapor sonucunda davacı yana 04.06.2018 tarihinde 8.565,81-TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödeme ile Karayolları Trafik Kanunu gereği müvekkili şirketin üzerine düşen tüm hukuki sorumluluğu yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun net olarak tespiti gerektiğini, tazminat hesabı yapılması halinde müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilmesinin gerektiğini, davacı vekilinin müvekkilinin daimi sakatlığının bulunduğu iddiası ile müvekkili şirketten sakatlık tazminatı talep ettiğini, ancak Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliğine göre kişinin tüm tedavileri tamamlandıktan sonra sakatlığın 12 ay boyunca stabil ve kalıcı olması gerektiğini, geçici iş göremezlik giderlerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, bu hususta sorumluluğun ...'ya ait olduğunu, ... Genel Şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan taleplerin trafik sigorta poliçesi kapsamı dışında bırakıldığını, davacı yanın gelir durumunu somut belgelerle ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple faize dava tarihinden itibaren hükmedilebileceğini ve faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davacının kendisine ait ... plakalı araç ile davalı ... şirketi nezdinde sigortalı olan ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında 13.10.2017 tarihli kaza tutanağına göre davacının kazanın oluşumunda asli derecede kusurlu olduğu, dava dışı sigortalının ise kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, 14.04.2021 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporuna göre ise davacının yerleşim yeri dışında mıcırlı yolda ilerlerken hızını yol durumuna göre ayarlamaması sebebiyle asli kusurlu olduğunun bildirildiği, dava dışı sigortalı sürücünün ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığının tespit edildiği, kaza tutanağı ile 14.04.2021 tarihli rapor arasında çelişki doğması üzerine ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 31.12.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre seyir halindeyken yola gereken dikkat ve özeni göstermeyen, seyrini mahal şartlarını göz önünde bulundurarak kendi yön bölümünde kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermeyen davacının tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla davacının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; kaza sonrası 13/10/2017 tarihinde Jandarma Trafik Ekibi tarafından tutulan kaza tespit tutanağında davalı şirketin sigortalısının ikinci dereceden kusurlu olduğunun kabul edildiğini, bu kapsamda sigorta şirketi tarafından müvekkiline ön ödeme yapıldığını, müvekkilinin 13/10/2017 tarihinde Köprübaşı İlçe Jandarma Komutanlığı'ndaki ifadesini kaza sonrasında olayın şoku ile verildiğini, bu nedenle ifadeye itibar edilemeyeceğini, kaza tarihinde müvekkilinin istikametinde güneşin gözüne vurmasının imkansız olduğunu, saat ve konum itibariyle güneşin müvekkilinin arkasında olduğunu, dosyaya yargılama aşamasında sunulmuş bulunan kusur tespitlerine ilişkin raporlarda itirazlarının değerlendirilmediğini, olay mahallinde keşif yapılması talebinin gerekçesiz bir şekilde ilk derece mahkemesi tarafından reddedildiğini, kaza yerinde keşif yapılmadan dosyanın hem kusur bilirkişiye hem de ATK'ya tevdi edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.
Uyuşmazlık, kazanın meydana gelmesinde davalı ... şirketinin sigortalısının kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.
Somut olayda; 13.10.2017 günü saat 18:30 sıralarında sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı araç ile karşı yön şeritte seyreden sürücüsü ... yönetimindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası ile ilgili Jandarma trafik ekibi tarafından tutulan trafik kazası tespit tutanağında kazanın; ...'un, kendi yönetimindeki ... plakalı araç ile Köprübaşı istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde iken ... Mahallesi yolu üzerinde, Harmantepe mevkiinde yolun mıcırlı olduğu kısmında araç hızından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybedip karşı şeride geçtiği esnada ... istikametinden seyir halinde bulunan ... yönetimindeki ... plakalı araca sol yan taraftan çarpma sonucu meydana geldiği şeklinde açıklanmış, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... 2918 sayılı KTK'nın 84/7 nolu şeride tecavüz etme kuralını ihlal ettiğinden birinci derecede kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın diğer kusurlardan 52/b aracın hızını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak kuralını ihlal ettiğinden ikinci derecede kusurlu olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi...'dan alınan 14/04/2021 tarihli raporda; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un gündüz, bahse konu mahalde, yerleşim yeri dışında, mıcırlı yolda ilerlerken hızını yol durumuna göre ayarlamayarak gözünü güneş alması sonucu mıcırlı yolda direksiyon hakimiyetini kaybettiği, karşı yön şeridine geçerek kendi şeridinde nizami olarak seyreden ... plakalı otomobile çarptığı, sürücü ...'un trafik dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'nın kendi yol bölümü olan şeridini takiben nizami seyri sırasında, karşı istikamet şeridinden gelerek ani ve kontrolsüz olarak şerit değiştirerek kendi şeridine giren ... plakalı araç ile çarpışması şeklinde oluşan kazada alabileceği bir önlem olamayacağı, kendisine kusur atfedilemeyeceği tespit edilmiştir. Bahsi geçen raporda kaza tespit tutağındaki tespitlerde değerlendirilmiş olup, davacının meydana gelen kazada % 100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 31/12/2021 tarihli raporda da sürücü ...'nın idaresindeki otomobil ile kendi yön bölümünde seyir halindeyken karşı yön bölümünden seyir şeridine giren davacı sürücünün idaresindeki otomobil ile idaresindeki aracın sol yan kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazada, olayın oluşu üzerinde hatalı tutum ve davranışı görülmediğinden dolayı atfı kabil kusuru bulunmadığı, davacı sürücü ...'un idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni gösterip seyrini mahal şartlarını göz önünde bulundurarak kendi yön bölümünde kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, dikkatsizce seyri sırasında karşı yön bölümüne geçerek bu yönden şeridini takiben seyir halinde olan otomobilin sol yan kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen olayda, asli %100 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Bu durumda mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kaza tespit tutanağı ile kusur raporu arasındaki çelişkiyi gidermek üzere alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporunun gerekçeli, denetime elverişli, bilimsel tekniklere göre hazırlanmış olmasına ve olayın oluşuna uygun düşmesine ve çelişkiyi gidermesine göre mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732-TL harçtan peşin alınan 269,85.TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15.TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2026