Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1973 E. 2026/1727 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1973
Karar No
2026/1727
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/1973

KARAR NO: 2026/1727

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/07/2026 (ARA KARAR)

ESAS NO: 2026/276

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/09/2026

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 22/092026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dilekçesinde özetle;

"...1-) Davalı borçlu şirket ile Uluslararası yük taşımacılığı yapan müvekkil şirket arasında, davalıya ait iki ayrı yükün 2 farklı zamanda Türkiye-Yurtdışı arası taşınması işinden kaynaklanan ticari ilişki mevcut olup bu ilişki nedeni ile müvekkil şirket tarafından ... fatura nolu, ... düzenleme ve ... son ödeme tarihli, 5000 Euro bedelli fatura ile ... fatura nolu , 07.01.2026 düzenleme ve ... son ödeme tarihli 4800 Euro bedelli e-Arşiv faturası tanzim edilmiştir. (Ek-1; Faturalar ve Ektsre belgesi, Ek-2: Yük teslimine ilişkin CMR belgeleri) 2-) Ancak davalı yan müvekkil şirkete ödemesi gereken taşıma bedelleri için ilk faturaya ilişkin yalnızca 4.250 Euro kısmi ödeme yapmış olup ve ikinci faturaya ilişkin hiç ödeme yapmamıştır. Bunun üzerine tarafımızca, söz konusu taşıma işi karşılığı tanzim edilen... ödeme tarihli e- Arşiv fatura alacağından bakiye kalan 750Euro alacağı için temerrüt tarihindeki TCMB efektif satış kuru baz alınarak 01.12.2025 tarihli kur bedeli olan 49,43TL ve 09.02.2026 son ödeme tarihli fatura bedeli 4800 Euro bedel içinde 10.02.2026 tarihindeki kur karşılığı olan 59,02TL den hesaplama yapılarak alacağın faiziyle birlikte toplamda 291.631,22 TL olarak tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’n... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. (Ek-3 Ödeme emri) Başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emri borçlu şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı borçlu tarafından yapılan haksız itiraz sonucu takip durdurulmuştur.(Ek-4 İtiraz beyanı) İş bu haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali gerekmektedir. Şöyle ki; Taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesi kapsamında müvekkil şirket tarafından taşıma işi gerçekleştirilmiş, davalı borçlu şirket adına tanzim edilen her iki fatura da kesildikleri tarihte davalı şirkete tebliğ edilmiş ve itiraz edilmeyerek kesinleşmiştir. Borçlu şirket tarafından, müvekkil şirkete ilk faturaya istinaden yapılan ödeme de mahsup edilmiş ve son derece şeffaf bir icra takibi hazırlanarak icra takibi başlatılmıştır. Ancak Borçlu şirket kötü niyetli olarak takibin ilamsız takip olmasını fırsat bilmiş ve icra takibine itiraz ederek takibi durdurmuştur. Davalı şirketin yaptığı itiraz haksız olup, müvekkile borcu olmadığı itirazı gerçek dışıdır. Yapılan yük taşımacılığına ilişkin borçlu şirketin imza ve kaşesini taşıyan (ve hatta borçlu şirketin antetli belgeleri) yük teslim belgeleri CMR belgeleri ekte sunulmuştur. Kaldı ki davalı şirket, 30.12.2025 ödeme tarihli 5000 Euro bedelli faturaya istinaden 4250 Euro ödeme yapmış olup kalan bakiye tarafımızca icra takibine konulmuştur. (Ek-5 Ödeme dekontu) Buda borçlu şirketin yaptığı itirazın haksızlığını ortaya koymaktadır. Ayrıca davalı şirketin bilerek ödeme yapmadığı ve sadece vakit kazanma amaçlı yani kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiği müvekkil şirket yetkilisi ile davalı şirket yetkilisi arasındaki yazışmalarda da mevcut olup bunlarda delil olarak sunulacaktır. TTK Madde 21/2 “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. “ denilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi T. 29.5.2000 E. 2000/4885 K. 2000/5011 “Faturaların alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi için muhataba tebliğinden itibaren sekiz gün içerisinde itiraza uğramamış olması gerekir.” şeklindedir. Bu halde davalı borçlu şirketin, müvekkil şirkete borcu olmadığı gerekçesiyle borcunu ödemekten imtina etmesi ve hakkında açılan icra takibine itiraz etmesi kötü niyetlidir. Tarafımızca sunulan fatura, yük teslim belgesi ve dekonttanda görüleceği üzere ilk fatura ait ödemenin eksik yapıldığı ve ikinci faturanında hiç ödenmediği açıktır. Bu konuda dekont asılları ve taraflara ait banka hesap dökümleri de dosyaya getirtilebilir. 3-) Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk şartı olması sebebiyle ... tarihinde Kayseri Arabuluculuk Bürosu ... başvuru numarası (Arabuluculuk Dosya No: ... ) ile başvurulmuş olup, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamamıştır. Tutanağın örneğini ekte sunmaktayız. Islak imzalı sureti ise mahkemenize ayrıca sunulacaktır. (EK-6; 16/03/2026 tarihli Arabuluculuk Anlaşamama tutanağı) 4-Ayrıca iş bu dosya için ivedilikle İhtiyati Haciz talebimiz bulunmaktadır.; Davalı borçlu firma ile aynıişi yapan müvekkil şirket borçlu şirketin malvarlığını hızla elden çıkardığını bir çok firmadan duymuş ve sahibinden.com’da davalının araçlarını devretmeye çalıştığı anlaşılmıştır. Bu durum, borçlunun mal kaçırma riskini açıkça göstermekte olup, taraflar arasında anlaşma sağlanamamasının tek nedeni de borçlunun malvarlığını elden çıkarmasıdır. Zira borçlu şirket bu itirazla vakit kazanmaya çalışmakta ve alacağın tahsilinin önüne geçmeyi hedeflemektedir. Dosyaya sunduğumuz faturalar, kısmi ödemeye ilişkin ekstre ve banka ödeme dekontu, yük teslimine ilişkin davalı şirketin kaşe ve imzasını taşıyan CMR belgeleri ve ekleri davalının borcunun olduğunu ve üzerine düşen ödemeye ilişkin edimleri yerine getirmediğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu halde davalı şirketin icra takibine yönelik yapmış olduğu itirazın tek amacının müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemek olduğu sabit olup, hal böyle iken sonrasında işbu sebepler ile müvekkilin alacağının tahsilinin ileride imkansız hale gelmesi ihtimalinin de dikkate alınarak davalı borçlu şirketin öncelikle adına kayıtlı araçlar, gayrimenkuller ve üçüncü şahıslardaki alacakları üzerine öncelikle TEMİNATSIZ olarak , mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmekteyiz. İzah edilen nedenlerle öncelikle ihtiyati haciz talebimizin kabulünü, takibe yapılan itirazın iptali ve davalının kötüniyetli olarak yapmış olduğu itiraz sebebiyle, alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemek gereği hasıl olmuştur. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, Öncelikle dava konusu alacağın güvence altına alınması amacıyla, dava konusu takibe tamamen keyfi olarak itiraz eden borçlu şirketin malvarlığını elinden çıkarma ihtimali kuvvetle muhtemel olduğundan İİK ilgili maddeler gereğince ihtiyati haciz talebimizin kabulü ile, tensiple birlikte davalı şirketin borca yetecek tırları, araçları, taşınmaz ve üçüncü şahıslardaki her türlü alacakları üzerine İhtiyati haciz konulmasına, Borçlu şirketin borca yetecek malvarlığı şirket adına kayıtlı araçlar ve taşınmazlar üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, değilse uygun bir teminat karşılığında karar verilmesine, Davamızın kabulü ile, Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve İcra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 ve ilgili hükümler kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere İcra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine ..." karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme ihtiyati haciz talebi yönünden 13/05/2026 tarihli gerekçeli ara kararıyla: "...Davacı vekilince dava dilekçesi ile ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de, dava dilekçesi ekleri incelendiğinde; mevcut hal ile davacı tarafın faturaya dayalı alacağının varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği; bu aşamada davacı alacağının varlığı, davalının alacaktan sorumlu olup olmadığı hususunda İİK'nın 258. Maddesine göre yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı görülmekle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 1- Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,..." karar vermiştir.Yargılama devam ederken davacı vekilince sunulan 17/07/2026 tarihli talep dilekçesi ile davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki alacakları üzerine, dava değeri tutarında ihtiyati haciz kararı verilmesini yeniden talep etmiştir.Mahkeme işbu ikinci talebi hakkında da 17/07/2026 tarihli gerekçeli ara kararıyla: "...Davacı vekilince talep dilekçesi ile ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de, talep dilekçesi ekleri ve dosya kapsamı incelendiğinde; mevcut hal ile davacı tarafın faturaya dayalı alacağının varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği; bu aşamada davacı alacağının varlığı, davalının alacaktan sorumlu olup olmadığı hususunda İİK'nın 258. Maddesine göre yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı görülmekle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 1- Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,..." karar vermiştir.Davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; "...Tarafımızca ikame edilen iş bu dava; müvekkil davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen iki adet e-faturadan kaynaklanan muaccel ticari alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine, davalı tarafça herhangi bir somut vakıaya, ticari kayda veya hukuken korunmaya değer bir sebebe dayanmayan soyut itirazlarda bulunulması üzerine açılmış bulunan itirazın iptali davası olup; dava dilekçesi ile birlikte, yargılama sonunda verilecek hükmün etkisiz kalmasının önlenmesi ve müvekkilin alacağının güvence altına alınması amacıyla davalı şirket hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi de talep edilmiştir. Sayın Mahkemece ilk ihtiyati haciz talebimizin reddedilmesi üzerine, ret gerekçesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak müvekkil şirkete ait usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onayları bulunan yevmiye defteri, defter-i kebir ve ilgili ticari defter kayıtları dosyaya sunulmuş; ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağın varlığını açıkça ortaya koyan WhatsApp yazışmaları ile diğer belgeler de ibraz edilerek ihtiyati haciz talebimiz ikinci kez yinelenmiştir. Buna rağmen sayın mahkeme, dosyaya sonradan sunulan hiçbir yeni delili tartışmaksızın, bu deliller hakkında herhangi bir değerlendirme yapmaksızın ve gerekçe oluşturmaksızın önceki ara kararındaki ifadeleri tekrar etmek suretiyle ihtiyati haciz talebimizi ikinci kez reddetmiştir. Oysa ihtiyati haciz yargılamasında aranan husus, alacağın kesin şekilde ispat edilmesi değil, yaklaşık ispatının ortaya konulmasıdır. Somut olayda ise yaklaşık ispatı fazlasıyla karşılayan deliller dosyaya sunulmuş olmasına rağmen sayın mahkeme, bu delilleri hiç değerlendirmemiş; yalnızca “alacağın yargılamayı gerektirdiği” yönündeki genel nitelikteki gerekçeyi tekrar etmekle yetinmiştir. Böylece ilk ret kararından sonra dosyaya kazandırılan deliller fiilen yok sayılmıştır. Dosya kapsamından da açıkça anlaşılacağı üzere tarafların her ikisi de tacirdir. Müvekkil şirket ticari defterlerini usulüne uygun şekilde dosyaya ibraz etmiş, dava konusu alacak şirket kayıtlarıyla doğrulanmıştır. Düzenlenen e-faturalara davalı tarafça süresi içerisinde usulüne uygun bir itiraz ileri sürülmemiştir. Bunun yanında dosyada bulunan WhatsApp yazışmaları da taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve dava konusu alacağı desteklemektedir. Buna karşılık davalı taraf, borcun mevcut olmadığına ilişkin ticari defter, muhasebe kaydı, cari hesap dökümü veya herhangi bir objektif delil sunamamış; yalnızca soyut inkâr savunmasıyla yetinmiştir. Davaya konu itirazın da dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı açıktır. Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın amacı alacağın esasına yönelik haklı bir savunma ortaya koymaktan ziyade, haksız itiraz yoluyla icra takibini durdurmak ve müvekkilin alacağına kavuşmasını geciktirmekt olup iş bu talebimizin Reddi, hiçbir somut delil sunmaksızın borcu inkâr eden borçlunun ödüllendirilmesi sonucunu doğuracak; bu ise ihtiyati haciz kurumunun kuruluş amacını tamamen işlevsiz hâle getirecektir. İlk derece mahkemesinin, dosyaya sonradan sunulan ticari defterleri, WhatsApp yazışmalarını ve diğer yeni delilleri değerlendirmeden önceki ret gerekçesini tekrar etmek suretiyle karar vermesi,hem ihtiyati haciz kurumunun amacına hem de gerekçeli karar yükümlülüğüne aykırı olduğundan iş bu ara kararın Kaldırılmasını ve talebimizin kabulünü istemek gereği hasıl olmuştur. Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17.07.2026 tarihli '' İhtiyati Haciz Talebinin Reddine '' ilişkin ara kararının kaldırılmasına, alacağın varlığını açıkça gösteren ticari defterler, e-faturalar, taraflar arasındaki yazışmalar ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek İİK’nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ile istinaf yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine ..." karar verilmesini ileri sürmüş ve talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafın ileri sürdüğü istinaf sebepleri esastan incelenmiştir.İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açaklamar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz talebine dayanak olarak sunulanların, davaya konu ilamsız icra takibine dayanak belgelerin davacı tarafça her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen faturaya ilişkin olması, faturanın ve kendi ticari defter kayıtlarının da bu aşamada tek başına ihtiyati haciz talebine konu, davaya ve ilamsız icra takibine ilişkin para alacağının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla istenmiş olan ihtiyati haciz talebinin kabulü için İİK 257. Vd maddesi gereğince alacağın varlığı ve miktarına dair hususlar yönünden olmak üzere yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli görülmemesi, bu nedenlerle de İİK 257 vd maddeleri gereğince ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair yasal ve yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmaması nedenleriyle davacı tarafın sözkonusu ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de, istinaf edilen 17/07/2026 tarihli gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın söz konusu ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1-Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/276 Esas sayılı, 17/07/2026 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,

4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 22/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1973, K. 2026/1727, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1973-e-2026-1727-k-0a8afd71d325