Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1662 E. 2026/1571 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1662
- Karar No
- 2026/1571
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1662 Esas
KARAR NO:2026/1571 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2026/590 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH:10/07/2026
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
TALEP:İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ:10/09/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;06.09.2024 tarihinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan emtiaların, sigortalı tarafından gerçekleştirilen Türkiye - Rusya taşıması esnasında nakliyeyi gerçekleştiren araç içinde, nakliyenin neredeyse tamamı boyunca istenen/uygun sıcaklığın altında taşıma yapılması sebebiyle hasara uğradığını, davalı ... Şirketi'nin, sigortalının CMR Sorumluluk Sigortacısı olması hasebiyle meydana gelen zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, meydana gelen zarar neticesinde müvekkili sigorta şirketi tarafından 02.12.2024 tarihinde ödenen tazminat 23.923,94 -USD tutarında rücu edildiğini, müvekkili şirket tarafından ödenen tazminat bedelinin, hasardan sorumlu olan davalı taraftan TTK m.1481 kapsamında rücuen tazmini zorunluluğu doğduğu, gerek T.T.K.'de ve gerek CMR Konvansiyonunda öngörülen sorumluluk sistemine göre, taşıyıcının, emtianın kendisine teslim edildiği andan, gönderilene teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde oluşabilecek ziya ve hasarlarından sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 10/07/2026 tarih ve 2026/590 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında;" (...) Bu bağlamda dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine ilişkin talebinin, henüz davanın kapsam ve mahiyetine göre iddialar tamamen yargılamayı gerektirdiğinden ve yaklaşık ispat koşulları sağlanmadığından, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin somut olayda yaklaşık ispatın neden gerçekleşmediğini ortaya koymadığını; dosyaya sunulan delilleri değerlendirmeksizin soyut gerekçelerle talebi reddettiğini, dava dilekçeleri ekinde sunulan sigorta poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, ödeme belgeleri ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, müvekkilinin alacağının yaklaşık ispat seviyesinde ortaya konulduğunu; ihtiyati haciz yargılamasında uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi değil, alacağın varlığı hususunda kanaat oluşmasının yeterli olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına, davalıya ait menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklar üzerine alacak miktarıyla sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; uluslararası karayolu taşıması sırasında zayi olduğu iddia olunan emtia nedeniyle sigortalısına nakliyat emtia sigorta poliçesine istinaden ödeme yapan davacının, ödeme tutarını taşıyıcının CMR sorumluluk sigortacısı olan davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlattığı ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi ile ileri sürülen ihtiyati haciz talebinin reddine dair mahkeme ara kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.Somut olayda; dosya içeriği delil ve belgelere göre; davacının davalıdan muaccel ve rehinle temin edilmemiş rücuen tazminat alacağının varlığı ve miktarı hususunda mevcut delil durumuna göre bu aşamada yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluşmadığı, gerçek hasar tutarı, kusur durumu, hasarın her iki tarafın poliçelerinin teminatı kapsamında olup olmadığı, tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri gibi uyuşmazlığın esasına etkili hususlarda; ancak tüm deliller toplandıktan sonra yapılacak yargılama ile bir değerlendirme yapılabileceği, değişen delil durumuna göre mahkemeden yeniden geçici hukuki koruma talep edilebileceği de gözetildiğinde, yargılamanın bulunduğu aşama ve mevcut delil durumuna göre mahkemece istemin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.